Zorunluluk hâli

Zorunluluk hâli

MADDE 147 – (1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2011/6329

K. 2011/39140

T. 21.11.2011

• ELEKTRİK HIRSIZLIĞI ( İşyerindeki Sayacı Borç Nedeniyle Sökülen Sanık – Eyleminde Ağır ve Acil İhtiyacı Karşılama Unsurunun Bulunmadığı/Beraatine Karar Verilemeyeceği )

• ELEKTRİK SAYACININ BORÇ NEDENİYLE SÖKÜLMESİ ( İşyerinde Doğrudan Bağlantı Yaparak Sayaçsız Kaçak Elektrik Kullanan Sanık – Eyleminde Ağır ve Acil İhtiyacı Karşılama Unsurunun Bulunmadığı )

• AĞIR VE ACİL İHTİYACI KARŞILAMA UNSURU ( İşyerindeki Sayacı Borç Nedeniyle Sökülen Sanığın Kaçak Elektrik Kullanma Eyleminde Bu Unsurun Bulunmadığı – Mahkumiyetine Karar Verilmesi Gerektiği )

5237/m. 142/1-f, 147

5271/m. 4

ÖZET : İşyerindeki sayacı borç nedeniyle sökülen sanığın, doğrudan bağlantı yaparak sayaçsız kaçak elektrik kullandığı sabit olan sanığın eyleminde; 5237 sayılı TCK.’nın 147. Maddesindeki ağır ve acil ihtiyacı karşılama unsurunun bulunmadığı, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.

Zorunluluk halinin kabul edilmesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1- Oluşa ve dosya içeriğine göre, işyerindeki sayacı borç nedeniyle söküldüğü halde, doğrudan bağlantı yaparak sayaçsız kaçak elektrik kullandığı sabit olan sanığın eyleminde 5237 sayılı TCK’nın 147. maddesindeki ağır ve acil ihtiyacı karşılama unsurunun bulunmadığı gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine, borç nedeniyle sayacın sökülüp elektrik kullanmasının engellenmesi ve karanlıkta kalmamak için zaruret halinde elektrik kullanmakta suç işleme kastının bulunmadığı, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olması şeklindeki oluşa uygun olmayan gerekçelerle beraatine karar verilmesi,

2- Kabule göre de; sanığın zaruret halinde olduğunun kabul edilmesi karşısında 5271 sayılı CMK’nın 223/4. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi ( BOZULMASINA ), 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2007/7190

K. 2011/9130

T. 30.6.2011

• YAĞMA ( Sanığın Cezaevinden Ulaşılan Fotoğrafı Üzerinden Çoklu Teşhis İşlemi Olmadan Yakınanca Teşhis Edildiği/Fiziki Görünümünün Mahkemece Tespit Edilmediği – Sanığın Suç Tarihinde Cezaevinde Olduğunu İddia Ettiği/Bu Husuların Araştırılması Gereği )

• TEŞHİS VE YÜZLEŞTİRME ( Yağma/Sanığın Cezaevinden Ulaşılan Fotoğrafı Üzerinden Çoklu Teşhis İşlemi Olmadan Yakınanca Teşhis Edildiği – Fiziki Görünümünün Mahkemece Tespit Edilmediği/ Sanığın Suç Tarihinde Cezaevinde Olduğunu İddia Ettiğine Dair Hususların Tespiti Gereği )

• SANIĞIN SAVUNMASININ İSTİNABE SURETİYLE ALINMASI ( Yağma – Suçun Alt Sınırı Dikkate Alındığında İstinabe Yoluyla Alınan Savunma İle Yetinilerek Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğu )

• SANIĞIN SUÇ TARİHİNDE CEZAEVİNDE OLDUĞUNU İDDİA ETMESİ ( Yağma – Bu Konuda Araştırma Yapılacağı )

5237/m.147

ÖZET : Yağma suçunda; kolluk araştırması sonucu cezaevinde bulunan sanığa ulaşılmış olup buradan temin edilen fotoğraflardan çoklu ortam sağlanmaksızın yakınanca teşhis edildiği, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında herhangi bir yüzleştirme işlemi yapılmadığı gibi yakınanın verdiği eşgal bilgileri ile sanığın fiziki görünümünün uyup uymadığının da mahkemece tespit edilmediği, ayrıca sanığın savunmasında suç tarihinde anılan cezaevinde olduğunu belirtmesine rağmen bu husus da araştırılmadan hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

Yüklenen suçun kanun maddesinde gösterilen alt sınırı gözetilmeden, gıyaben tutuklu sanığın istinabe yoluyla alınan savunması ile yetinilerek karar verilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : 1-)Yakınanın verdiği eşgal bilgileri ile etraftan duyduğu arap lakabının kolluk güçlerince araştırılması sonucu sanığın kimlik bilgilerinin tespit edilerek sanığa Bayrampaşa Kapalı Cezaevinde ulaşılarak buradan temin edilen fotoğraflardan çoklu ortam sağlanmaksızın yakınanca teşhis edildiği, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında herhangi bir yüzleştirme işlemi yapılmadığı gibi yakınanın verdiği eşgal bilgileri ile sanığın fiziki görünümünün uyup uymadığının da mahkemece tespit edilmediği, ayrıca sanığın savunmasında suç tarihinde anılan cezaevinde olduğunu belirtmesine rağmen bu husus da araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,

2-) Kabul ve uygulamaya göre de,

a-)Yüklenen suçun kanun maddesinde gösterilen alt sınırı gözetilmeden, gıyaben tutuklu sanığın istinabe yoluyla alınan savunması ile yetinilerek karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı Kanunun 196. maddesine aykırı davranılması,

b-)5237 Sayılı T.C.K.’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 Sayılı T.C.K.’nun 522. maddesindeki “hafif veya “pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,

c-)Sanığın, T.C.K.’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümün açıklanan sebeplerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 30.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2008/15183

K. 2011/8454

T. 16.6.2011

• YAĞMA ( Yakınanın Sanığı Teşhis Ettiği – Sanığın İse Olay Günü İşten Akşam Çıkıp Eve Gittiğini Beyan Ettiği/Sanığın Çalıştığı İş Yeri Sahibinin Dinleneceği )

• SANIK İFADESİ ( Yağma/Yakınanın Sanığı Teşhis Ettiği – Sanığın İse Olay Günü İşten Akşam Çıkıp Eve Gittiğini Beyan Ettiği/Sanığın Çalıştığı İş Yeri Sahibinin Dinlenmesi Gereği )

• TEŞHİS ( Yağma/Yakınanın Sanığı Teşhis Ettiği – Sanığın İse Olay Günü İşten Akşam Çıkıp Eve Gittiğini Beyan Ettiği/Sanığın Çalıştığı İş Yeri Sahibinin Dinlenmesi Gereği )

5237/m.147

ÖZET : Yakınanın olaydan kısa bir süre sonra kollukta alınan beyanında, kendisini yağmalayan iki şahıstan biri olarak isim vermeden mahalleden tanıdığı bayanın oğlu olduğunu belirtmesi, polis ekiplerinin de belirtilen kişinin kardeşi olan sanığı yakaladıklarında, yakınanın sanığı teşhis ettiğinin ve aşamalarda da bu tavrını sürdürdüğünün, sanığın ise olay günü çalıştığını, akşam saatlerinde çıkarak evine gittiğini ifade etmesi karşısında; adı geçen işyeri sahibinin tanık sıfatıyla davet edilip dinlendikten sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Yakınanın olaydan kısa bir süre sonra kollukta alınan beyanında, kendisini yağmalayan iki şahıstan biri olarak isim vermeden mahalleden tanıdığı A. isimli bayanın oğlu olduğunu belirtmesi, polis ekiplerinin de belirtilen kişinin kardeşi olan sanığı yakaladıklarında, yakınanın sanığı teşhis ettiğinin ve aşamalarda da bu tavrını sürdürdüğünün, sanığın ise olay günü eskici pazarında G.K.’da çalıştığını, akşam saatlerinde çıkarak evine gittiğini ifade etmesi karşısında; adı geçen işyeri sahibinin tanık sıfatıyla davet edilip dinlendikten sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilip iddia ve savunmadan hangisinin hangi gerekçelerle üstün tutulduğunun karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tâyini gerekirken, eksik inceleme ile yazı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılan E. S.’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümün açıklanan sebeple istem gibi BOZULMASINA, 16.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2007/25187

K. 2011/8482

T. 16.6.2011

• YAĞMA ( Sanığın Yakınan İle Cinsel İlişki Kurmak İçin Arabasına Bindiği/Yakınan İlişkiden Vazgeçince Bıçak Çıkartarak Yakınanın Parasını ve Cep Telefonunu Çaldığı – Yağma Suçunun Oluştuğu )

• SANIĞIN CİNSEL BİRLİKTELİK İÇİN YAKINANIN ARABASINA BİNDİKTEN SONRA BIÇAK TEHDİTİ İLE PARASINI VE EŞYASINI ÇALMASI ( Eylemin Yağma Suçunu Oluşturduğu )

5237/m.147

ÖZET : Yakınan ile travesti olan sanığın cinsel birliktelik için yakınanın arabasına bindikleri, yakınanın sanığın kadın olmadığını anlaması üzerine birlikte olmaktan vazgeçtiği, biraz sohbet ettikleri, sanığın yakınandan para istediği, yakınanın para verdiği, tekrar isteyince bir kez daha verdiği, sonrasında sanığın çantasından bıçağı çıkartıp yakınanın cep telefonunu da aldığı, yakınanın kaçarak durumu kolluğa bildirdiğinin anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmelidir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Olay günü saat 00.30 sıralarında yakınan ile travesti olan sanığın cinsel birliktelik için yakınanın arabasına bindikleri, yakınanın sanığın kadın olmadığını anlaması üzerine birlikte olmaktan vazgeçtiği, biraz sohbet ettikleri, sanığın yakınandan para istediği, yakınanın 20.00 lira verdiği, tekrar isteyince 20.00 lira daha verdiği, sonrasında sanığın çantasından bıçağı çıkartarak “… hepsini istiyorum …” dediği, yakınanın 200 Dolar ve 100.00 TL’yi verdiği, sanığın vites kolu yanındaki cep telefonunu da aldığı, yakınanın “… paramı aldın bari cep telefonumu geri ver …” demesi üzerine,”… cebinde ne varsa çıkart …” diyerek yakınanın ceplerini yokladığı, bu sırada Garanti Bankasına ait kredi kartını çıkartan yakınana, sanığın “… bankamatikten para çekip vereceksin, yoksa cep telefonundaki bütün numaraları arar konuşurum …” dediği, sanığın arabadan inip kendi arabasına binerek yakınana kendisini takip etmesini söylediği, bu şekilde giderken yakınanın kaçarak durumu kolluğa bildirdiğinin anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık Can Alper Yurttutan savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün açıklanan sebeple isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı C.M.U.K.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 16.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: