Zehirli madde imal ve ticareti

Zehirli madde imal ve ticareti

MADDE 193 – (1) İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

T.C.

YARGITAY

1. CEZA DAİRESİ

E. 2006/1741

K. 2006/4276

T. 11.10.2006

• CEZALARIN İÇTİMAI ( Taamüden Birlikte Adam Öldürme ve Yaralamak – 5237 S.K.’da Hüküm Bulunmadığından Lehe Olan 765 S.K’nın Uygulanacağı )

• SANIĞIN DURUŞMADA HAZIR EDİLMEMESİ ( Yokluğunda Duruşmaya Devam Edilerek Hüküm Kurulamayacağı )

• SANIĞIN YOKLUĞUNDA KARAR VERİLMESİ ( Hazır Edilmeden Yokluğunda Duruşmaya Devam Edilerek Hüküm Kurulamayacağı )

• YARGILAMA GİDERİNİN TAHSİLİ ( Kısa Kararda Yargılama Giderlerinin Sanıklardan Ne Surette Tahsil Edileceğinin Gösterilmediği – Gerekçeli Kararda Eşit Olarak Tahsiline Karar Verildiği/Yasaya Aykırı Olduğu )

5237/m.193

765/m.68

ÖZET : Taamüden birlikte adam öldürme ve yaralamaktan sanıklar hakkında; 5237 S.K’da içtima hükümleri olmadığından 765 sayılı TCK. uyarınca uygulama yapılması halinde cezaevinde kalacağı süre bakımından içtima sonucu verilecek ceza sanıklar lehine sonuç doğurduğundan 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca karar verilmesi gerekir.

Hükümlü duruşmada hazır edilmeden yokluğunda duruşmaya devam edilerek hüküm kurulması,

Hükme esas teşkil eden kısa kararda yargılama giderlerinin sanıklardan ne surette tahsil edileceği gösterilmediği halde, gerekçeli kararda eşit olarak tahsiline karar verilmesi suretiyle karışıklığa sebebiyet verilmesi, Yasaya aykırıdır.

DAVA : K.’i taammüden birlikte, D., G. ile C.’ı aynı sebep ve kasıt altında birlikte öldürmekten, H. ile Y.’i de silahla yaralamaktan sanıklar B. ile C., K.’i 04.07.2001 tarihinde taammüden öldürmeye eksik derecede teşebbüsten adı geçen sanık B., taammüden ve de kan gütme saikiyle ölümle biten kavgaya fer’i fail şekilde katılmaktan sanıklar R. ile B., işbu taammüden öldürme suçuna sanıkları azmettirmekten sanık C., izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıklar B. ile C.’nin yapılan yargılanmaları sonunda:Hükümlülüklerine ve diğer sanık A. hakkında açılan kamu davasının tefrikine ilişkin Adana Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2005 gün ve 62/406 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar R., C., B., C. G., B. ile H. taraflarından istenilmiş, sanık H. duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re’sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık Hasan hakkında duruşmalı, diğer sanıkların temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:

KARAR : Sanık R., hakkında kurulan hükmü temyiz etmediği gibi temyizden feragat ettiğini bildirmesi karşısında bu sanık hakkında kurulan hüküm ceza miktarı da nazara alınarak inceleme dışı bırakılmış, ancak Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanan içtihatları veçhile suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Yasanın 58/7. maddesinin uygulanmaması gerekirken sanık aleyhine olarak uygulanmışsa da bu konuda kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği mümkün görülmüştür.

21.04.2004 günlü tensip zaptının 1. sahifesinde başkan imzasının bulunmaması da sonuca müessir görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar C., B. ve B.’in suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma ve düzeltme dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık C. müdafiinin sübuta, suç vasfına, eksik incelemeye ilişen, sanık B. müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

1- Sanık B. hakkında kurulan hükümle ilgili olarak;

Ceza Genel Kurulunun içtihadı veçhile suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi uygulanamayacağının gözetilmemesi,

2- Sanıklar C. ve B. haklarında kurulan hükmün incelenmesinde;

a ) Her bir suç yönünden; 765 sayılı TCK. uyarınca uygulama yapılması halinde cezaevinde kalacağı süre bakımından içtima sonucu verilecek ceza sanıklar lehine olup, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasında hükmolunan cezaların içtima ettirilememesi nedeniyle sanıkların aleyhine sonuç doğurduğundan 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

b ) Kabule göre de;

5237 sayılı Yasa hükümleri ile 765 sayılı Yasa hükümlerinin birlikte uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılması,

3- Sanık H. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanık H., sanıklar C. ve R.’in ortak kullandıkları söylenen cep telefonunu olaydan sonra aramışsa da, aralarında geçen konuşmanın mahiyetinin belli olmadığı gibi akrabası olan C. ile görüşmesinin de olağan olduğu, mahkumiyetini gerektirir başkaca da delil bulunmadığından beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

4- Hükümlü C. hakkında adam öldürmeye azmettirme suçundan kesinleşen hükümle ilgili 5237 sayılı Yasa uyarınca yapılan uyarlama sonucu verilen karara ilişkin yapılan incelemede;

Hükümlü C.’nin 18.10.2005 günlü duruşmada hazır edilmeden yokluğunda duruşmaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle 5237 sayılı Yasanın 193/1. maddesine muhalefet edilmesi,

5- Hükme esas teşkil eden kısa kararda yargılama giderlerinin sanıklardan ne surette tahsil edileceği gösterilmediği halde, gerekçeli kararda eşit olarak tahsiline karar verilmesi suretiyle karışıklığa sebebiyet verilmesi,

SONUÇ : Usule ve yasaya aykırı olup, hükümlü C., sanıklar H., C. ve B. müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlü C. ile sanıklar H., C. ve B. haklarındaki kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarına, tutuklulukta ve hükümlülükte geçen süreye göre hükümlü C. müdafiinin tahliye isteminin reddine, 11.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: