Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi

Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi

MADDE 174 – (1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yetkili makamların izni olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddelerin imalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı ihraç eden kişi de aynı ceza ile cezalandırılır.

(2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

T.C.

YARGITAY

9. CEZA DAİRESİ

E. 2011/6378

K. 2011/8651

T. 6.7.2011

• PATLAYICI MADDE BULUNDURMA VE TAŞIMA ( Temadi Eden Suçlardan Olup Sanığın Patlayıcılarla Yakalandığı Tarihte Eylem Hukuki Kesintiye Uğrar ve Sanık Hakkında Tek Hüküm Kurulması Gerektiği )

• TEMADİ EDEN SUÇLAR ( Patlayıcı Madde Bulundurma ve Taşıma Suçu Temadi Eden Suçlardan Olup Sanığın Patlayıcılarla Yakalandığı Tarihte Eylem Hukuki Kesintiye Uğrar ve Sanık Hakkında Tek Hüküm Kurulması Gerektiği )

• GENEL GÜVENLİĞİN KASTEN TEHLİKEYE SOKULMASI ( Askeri Binalarda Zarar Meydana Gelmesi ve İki Askerin Yaralanması İle Sonuçlanan Olayda Hukuki Anlamda Bir Fiil İle Birden Fazla Farklı Suçun Oluşmasına Neden Olan Sanığın Daha Ağır Cezayı Gerektiren Kasten İnsan Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Cezalandırılması Gerektiği )

• ASKERİ TESİSLERİ TAHRİP ETME ( Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması – İki Askerin Yaralanması İle Sonuçlanan Olayda Hukuki Anlamda Bir Fiil İle Birden Fazla Farklı Suçun Oluşmasına Neden Olan Sanığın Daha Ağır Cezayı Gerektiren Kasten İnsan Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Cezalandırılması Gerektiği )

• KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS ( İki Askerin Yaralanması İle Sonuçlanan Olayda Hukuki Anlamda Bir Fiil İle Birden Fazla Farklı Suçun Oluşmasına Neden Olan Sanığın Daha Ağır Cezayı Gerektiren Kasten İnsan Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Cezalandırılması Gerektiği )

5237/m.44, 80, 170, 174, 307

ÖZET : Patlayıcı madde bulundurma ve taşıma suçu temadi eden suçlardan olup, sanığın patlayıcılarla yakalandığı tarihte eylem hukuki kesintiye uğrar ve sanık hakkında tek hüküm kurulması gerekir. Sanığın da içinde bulunduğu grubun 12.05.2007 tarihinde ateş etmesi suretiyle genel güvenliğin kasten tehlikeye düşürülmesi, askeri binalarda zarar meydana gelmesi ve iki askerin yaralanması ile sonuçlanan olayda; hukuki anlamda bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın TCK.’nun 44. maddesi hükmü gereği daha ağır cezayı gerektiren kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmelidir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 5237 sayılı TCK.’nun 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup, kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, patlayıcı madde bulundurma, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.

1- Sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, patlayıcı madde bulundurma, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, kasten insan öldürme ve öldürmeye teşebbüs, patlayıcı madde bulundurma, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarının sübutu kabul edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanık hakkında maktul Osman’ı tasarlayarak ve canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçundan hüküm kurulurken uygulanan Kanun maddesinin TCK.’nun 82/1-a, b maddesi yerine TCK.’nun 81/1-a, b olarak yazılması,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle ( BOZULMASINA ), bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.’nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 12. fıkrasının birinci bendindeki “81/1-a-b” ibaresinin çıkarılarak yerine “82/1-a-b” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ( DÜZELTİLEREK ONANMASINA ),

2- 14.09.2006 ve 09.09.2007 tarihli patlayıcı madde bulundurma, 12.05.2007 tarihli genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve askeri tesisleri tahrip etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;

a ) Patlayıcı madde bulundurma ve taşıma suçunun temadi eden suçlardan olması ve temadinin sanığın patlayıcılarla yakalandığı tarihte kesildiğinin anlaşılması karşısında patlayıcı madde bulundurma ve taşıma suçlarından dolayı tek bir hüküm kurulması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden,

14.09.2006 ve 09.09.2007 tarihinde sanığın koyduğu iddia ve kabul edilen patlayıcılar nedeni ile de ceza tayin edilmesi,

b ) Sanığın da içinde bulunduğu grubun 12.05.2007 tarihinde ateş etmesi suretiyle genel güvenliğin kasten tehlikeye düşürülmesi, askeri binalarda zarar meydana gelmesi ve iki askerin yaralanması ile sonuçlanan olayda hukuki anlamda bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın TCK.’nun 44. maddesi hükmü karşısında daha ağır cezayı gerektiren kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden ayrıca TCK.’nun 170/1 ve 307/1. maddeleri uyarınca da ceza-landırılmasına karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı; sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı ( BOZULMASINA ), 06.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

8. CEZA DAİRESİ

E. 2008/14456

K. 2010/10565

T. 23.9.2010

• TEHLİKELİ MADDELERİN İZİNSİZ OLARAK BULUNDURULMASI VEYA EL DEĞİŞTİRMESİ ( Dinamit Lokumu Saniyeli Fitil ve Tahrip Kapsülünün Cins ve Miktarının Önemsiz Olup Olmadığı Dolayısıyla Sanığın Eyleminin 765 S. TCK’nun 264/5-Son Cümle Md. ve Fıkrası Kapsamında Bulunup Bulunmadığının Tartışılması Gerektiği )

• DİNAMİT LOKUMU SANİYELİ FİTİL VE TAHRİP KAPSÜLÜ ( Cins ve Miktarının Önemsiz Olup Olmadığı Dolayısıyla Sanığın Eyleminin 765 S. TCK’nun 264/5-Son Cümle Md. ve Fıkrası Kapsamında Bulunup Bulunmadığının Tartışılması Gerektiği )

• SUÇUN İŞLENDİĞİ YER VE ZAMAN DİLİMİ ( Gerekçeli Karar Başlığında Gösterilmemesinin İsabetsiz Olduğu )

765/m.264

5237/m.174

5271/m.232

ÖZET : 1- CMK.nun 232/2-c madde ve bendine aykırı olarak suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,

2- Ele geçen dava konusu dinamit lokumu, saniyeli fitil ve tahrip kapsülünün cins ve miktarının önemsiz olup olmadığı dolayısıyla sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 264/5-son cümle madde ve fıkrası kapsamında bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın karar verilmesi, yasaya aykırıdır.

DAVA : Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,

Ancak;

1- CMK.nun 232/2-c madde ve bendine aykırı olarak suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,

2- Ele geçen dava konusu dinamit lokumu, saniyeli fitil ve tahrip kapsülünün cins ve miktarının önemsiz olup olmadığı dolayısıyla sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 264/5-son cümle madde ve fıkrası kapsamında bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi ( BOZULMASINA ), 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

9. CEZA DAİRESİ

E. 2009/21264

K. 2010/4168

T. 12.4.2010

• SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN AMACI DOĞRULTUSUNDA PATLAYICI MADDE BULUNDURMAK ( Sanığın Üyesi Bulunduğu Silahlı Terör Örgütünün Devletin Birliğini Bozma Amacına Yönelik Olarak Eylemlerini Gerçekleştirdiği – Suçun Oluştuğu )

• ÜLKE TOPRAKLARININ BİR KISMINI DEVLET İDARESİNDEN AYIRMA ( Patlayıcı Madde Bulundurmak – Sanığın Üyesi Bulunduğu Silahlı Terör Örgütünün Amacına Yönelik Olarak Eylemlerini Gerçekleştirdiğinin Dikkate Alınacağı )

• TEHLİKELİ MADDELERİN İZİNSİZ OLARAK BULUNDURULMASI ( Silahlı Terör Örgütünün Amacına Yönelik Olarak – Artırımın Üçte İkiden Az Olamayacağı )

3713/m.4, 5

5237/m.174

ÖZET : Silahlı terör örgütünün amacı doğrultusunda patlayıcı madde bulundurma suçunda, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği sanığın sübutu kabul edilen eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülkü genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenmiştir. Karar hukuka uygundur.

Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi hükmüne yönelik yapılacak artırımın üçte ikiden az olamayacağı gözetilmelidir.

DAVA : Sanık müdafiinin usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

KARAR : Silahlı terör örgütünün amacı doğrultusunda patlayıcı madde bulundurma suçunu işlediği kabul edilen sanığın cezasında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 4. ve 5/2 maddeleri aracılığıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 174/2. maddesi ile yapılacak artırımın üçte ikiden az olamayacağı gözetilmeden, cezanın yarı oranında artırılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği sanığın sübutu kabul edilen eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülkü genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, kasten insan öldürme ve patlayıcı madde bulundurma suçlarının sübutu kabul olunmuş cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,

SONUÇ : İncelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

T.C.

YARGITAY

8. CEZA DAİRESİ

E. 2009/7412

K. 2009/11373

T. 15.9.2009

• TEHLİKELİ MADDELERİN İZİNSİZ BULUNDURULMASI ( Ertelemeye Engel Geçmiş Mahkumiyeti Bulunmayan Sanığın Yargılama Sürecinde Gösterdiği Pişmanlık Dolayısıyla Tekrar Suç İşlemeyeceği Konusunda Yine Her Bir Suç İçin Ayrı Ayrı Durumunun Değerlendirilerek Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

• ERTELEMEYE ENGEL GEÇMİŞ MAHKUMİYETİ BULUNMAYAN SANIK ( Yargılama Sürecinde Gösterdiği Pişmanlık Dolayısıyla Tekrar Suç İşlemeyeceği Konusunda Yine Her Bir Suç İçin Ayrı Ayrı Durumunun Değerlendirilerek Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

• PİŞMANLIK ( Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Bulundurulması – Ertelemeye Engel Geçmiş Mahkumiyeti Bulunmayan Sanığın Yargılama Sürecinde Gösterdiği Pişmanlık Dolayısıyla Tekrar Suç İşlemeyeceği Konusunda Yine Her Bir Suç İçin Ayrı Ayrı Durumunun Değerlendirilmesi Gerektiği )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Gerekip Gerekmediği Hususunda Yasada Öngörülen Ölçütlerin Diğer Kişiselleştirme Hükümlerinden Önce Mahkemece Her Bir Suç İçin Ayrı Ayrı Hukuki Gerekçeleri Gösterilerek Bir Değerlendirme Yapılması Gerektiği )

5237/m.174, 269

5271/m.231

ÖZET : Mahkumiyet hükmünün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasına olanak sağlaması bakımından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediği hususunda, yasada öngörülen ölçütlerin diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce mahkemece her bir suç için ayrı ayrı hukuki gerekçeleri gösterilerek bir değerlendirme yapılması, uygulanmaması yönünde bir kanaate ulaşılması halinde ise, ertelemeye engel geçmiş mahkumiyeti bulunmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda yine her bir suç, için ayrı ayrı durumunun değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden “işlediği diğer suçlarla birlikte değerlendirildiğinde ertelemeye ve CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile karar verilmesi, yasaya aykırıdır.

DAVA : Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : I- Sanık Ü.B. hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede;

1- Sanık hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;

04.12.2007 tarihli ekspertiz raporu ile 18.01.2008 tarihli iki kişilik bomba uzman heyetinin tanzim ettiği raporda “RDX” olarak belirtilen davaya konu tehlikeli maddenin, 5237 sayılı TCK’nun 174/1 madde ve fıkrası kapsamında tek başına patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici veya sürekli hastalığa yol açıcı özelliğe sahip olup olmadığı tereddüte yer vermeyecek biçimde kesin olarak saptanması için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek belirtilen hususlarda rapor aldırıldıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,

2- Sanık hakkında iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak;

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,

a ) Sanığın, mağdur gözaltına alındıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce iftiradan döndüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkında iftira suçundan hüküm kurulurken etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak TCK’nun 269/2 madde ve fıkrası uyarınca cezasından indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,

b ) Her iki suçtan da kurulan hükümde, dosyada mevcut adli sicil kaydı içeriğine göre ertelemeye engel geçmiş mahkumiyeti olmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaate göre cezasının ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,

II- Sanık B.K. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyizlere gelince;

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,

Ancak;

Mahkumiyet hükmünün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasına olanak sağlaması bakımından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediği hususunda, yasada öngörülen ölçütlerin diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce mahkemece her bir suç için ayrı ayrı hukuki gerekçeleri gösterilerek bir değerlendirme yapılması, uygulanmaması yönünde bir kanaate ulaşılması halinde ise, ertelemeye engel geçmiş mahkumiyeti bulunmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda yine her bir suç, için ayrı ayrı durumunun değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden “işlediği diğer suçlarla birlikte değerlendirildiğinde ertelemeye ve CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: