Tehdit

Tehdit

MADDE 106 – (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(2) Tehdidin;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.

T.C.

YARGITAY

3. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/2774

K. 2012/8086

T. 27.3.2012

• MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ ( Davacı Taraf Davalının Kısa Mesaj Yolu İle Kendisini Tehdit Ettiğini İddia Ettiği – Gönderilen Kısa Mesaj İçeriğinde Tehdit Unsuru Bulunmayıp Manevi Tazminatı Gerektirmeyeceğinden Dolayı Verilen Kararda Bir İsabet Bulunmadığı )

• TELEFON MESAJI İLE HAKARET ( Gönderilen Kısa Mesaj İçeriğinde Tehdit Unsuru Bulunmayıp Manevi Tazminatı Gerektirmeyeceği )

• MESAJ YOLUYLA HAKARET ( Davalının “Ben …’dayım Bu Dediklerini Yapacaksan Oraya Gel” Sözlerini Söylediğini Kabul Ettiği Görülmekte İse de Gönderilen Bu Kısa Mesaj İçeriğinde Tehdit Unsuru Bulunmayıp Manevi Tazminatı Gerektirmeyeceği )

• HAKARET ( Davacı Taraf Davalının Kısa Mesaj Yolu İle Kendisini Tehdit Ettiğini İddia Ettiği – Davalının “Ben …’dayım Bu Dediklerini Yapacaksan Oraya Gel” Sözlerini Söylediğini Kabul Ettiği Görülmekte İse de Gönderilen Bu Kısa Mesaj İçeriğinde Tehdit Unsuru Bulunmayıp Manevi Tazminatı Gerektirmeyeceği )

4721/m.6,24

5237/m.106,125

ÖZET : Dava, manevi tazminat istemidir. Davacı taraf davalının kısa mesaj yolu ile kendisini tehdit ettiğini iddia edip, davalının da buna karşılık olarak, ” Ben Bozkaya Ortapedideyim bu dediklerini yapacaksan oraya gel” sözlerini söylediğini kabul ettiği görülmekte ise de gönderilen bu kısa mesaj İçeriğinde tehdit unsuru bulunmayıp manevi tazminatı gerektirmeyeceğinden dolayı verilen kararda bir isabet bulunmamaktadır.

DAVA : Dava dilekçesinde 2,500 TL manevi tazminatın yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili, istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı dilekçesinde, davalının kendisine telefon ile hakaret ve tehdit ettiğini beyan ederek 2.500 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı savunmasında, iddiaları kabul etmediğini, aksine davacının kendisine telefon da hakaret ettiğini, ayrıca tehdit ettiğini, bunun üzerine davacıya kısa mesaj çekerek “Ben Bozkaya ortopedideyim, bu dediklerini yapacaksan oraya gel” dediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Medeni Kanun madde 6 gereğince, “Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.”

Somut olayda ispat yükü davacıya ait olup, davacı taraf ispat yönünden tanık anlatımına dayanmış, ifadesine başvurulan tanığın dinlenilmesi neticesinde görgüye dayalı bir bilgisinin bulunmadığı, davacının, kendisine davalı tarafın telefon ile tehdit ve hakaretine maruz kaldığını söylediğini ifade etmiştir. Bunun dışında dosyada delil bulunmamaktadır, Her ne kadar celbedilen telefon kayıtlarında belirtilen tarihte taraflar arasında telefon görüşmelerinin yapıldığı sabit ise de, bu kayıtlar görüşme içeriklerine ilişkin bir bilgi vermemektedir. Bu durum karşısında davacı taraf, davalının hakaret ettiğini ispat edememiştir.

Diğer yandan, davacı taraf davalının kısa mesaj yolu ile kendisini tehdit ettiğini iddia edip, davalının da buna karşılık olarak, “… Ben Bozkaya Ortapedideyim bu dediklerini yapacaksan oraya gel…” sözlerini söylediğini kabul ettiği görülmekte ise de gönderilen bu kısa mesaj İçeriğinde tehdit unsuru bulunmayıp manevi tazminatı gerektirmeyeceğinden dolayı verilen kararda bir isabet bulunmamaktadır.

Öyle ise mahkemece, yukarıda izah edilen nedenler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2012/5928

K. 2012/6790

T. 22.3.2012

• TEHDİT ( Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararını Denetleyen Mahkemenin Yalnızca Bu Kararın Verilebilmesi İçin Gereken Yasal Koşulların Varlığı İle Sınırlı Olarak İnceleme Yapması Gerektiği )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Tehdit – Kararı Denetleyen Mahkemenin Yalnızca Gereken Yasal Koşulların Varlığı İle Sınırlı Olarak İnceleme Yapması Gereği/Suçun Şikayete Bağlı Olduğu ve Şikayetten Vazgeçilmiş Bulunduğundan Söz Edilerek İtirazın Kabulüne Karar Verilemeyeceği )

• İTİRAZA TABİ KARAR ( Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını Denetleyen Mahkemenin Yalnızca Gereken Yasal Koşulların Varlığı İle Sınırlı Olarak İnceleme Yapması Gereği – Suçun Şikayete Bağlı Olduğu ve Şikayetten Vazgeçilmiş Bulunduğundan Söz Edilerek İtirazın Kabulüne Karar Verilemeyeceği )

5271/m.231

5237/m.106

ÖZET : Tehdit suçunda; itiraz merci olan Asliye Ceza Mahkemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı denetlerken, yalnızca bu kararın verilebilmesi için gereken yasal koşulların varlığı ile sınırlı olarak inceleme yapması gerektiği ve mahkemece kabul edilen sübuta yönelik inceleme yapma olanağının bulunmadığı halde, sanığa yüklenen suçun şikayete bağlı olduğu ve şikayetten vazgeçilmiş bulunduğundan söz edilerek itirazın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Tehdit suçundan sanık R. Ç.’ın, TCK’nın 106/1-1. cümle, 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.09.2011 tarihli ve 2011/1245 esas, 2011/545 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile sözkonusu kararın iptaline ilişkin İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2011 tarihli ve 2011/163 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 15.02.2012 gün ve 2011/2486/9597 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2012 gün ve 2012/53759 sayılı talep yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi.

Talep yazısında “İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesince, sanık hakkındaki kovuşturması şikayet şartına bağlı suçta şikayetten vazgeçilmiş olduğundan bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin sadece, CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden sınırlı olarak inceleme yapılabileceği, şartların varlığı halinde itirazın reddine karar vermesi gerekliği, esastan inceleme yapamayacağı gözetildiğinde, itirazın açıklanan sebeplerle reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Gereği görüşüldü:

KARAR : CMK’nın 231. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu; suç nedeniyle mağdurun maddi zararının karşılanmasını sağlaması ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki davranışlarının gelecekte tekrar suç işlemeyeceği kanısını uyandırması durumunda, belirlenecek denetim süresi sonuna kadar başka bir suç işlememesi koşuluyla, verilen hükmün sonuçlarının doğmasını önlemesi ve böylece kişiye işlediği suçun sonuçlarıyla yüzleşip pişmanlık duyarak mağdur, zarar görenler ve toplum karşısında hukuk kurullarına uygun ve barış içerisinde yaşaması için yeni bir olanak sunulması amacıyla düzenlenen hukuksal bir kurumdur.

CMK’da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yasayolu öngörülmüş ve itiraz merciin verilen kararı denetlerken, mahkemece kabul edilen sübuta yönelik inceleme yapma olanağı bulunmadığından yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için gereken yasal koşulların varlığı ile sınırlı olarak inceleme yapması öngörülmüştür.

İncelenen dosyada, itiraz merci olan İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı denetlerken, yalnızca bu kararın verilebilmesi için gereken yasal koşulların varlığı ile sınırlı olarak inceleme yapması gerektiği ve mahkemece kabul edilen sübuta yönelik inceleme yapma olanağının bulunmadığı halde, sanığa yüklenen suçun şikayete bağlı olduğu ve şikayetten vazgeçilmiş bulunduğundan söz edilerek itirazın kabulüne karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği istem yazısındaki düşünce yerinde görüldüğünden İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2011 tarihli ve 2011/163 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2010/9144

K. 2012/5812

T. 13.3.2012

• SİLAHLA TEHDİT SUÇU ( Sanığın Kuru Sıkı Tabanca İle Yakınanı Korkutmak Amacıyla Havaya Ateş Etmek Biçimindeki Eyleminin Bu Suçu Oluşturacağı )

• KURU SIKI TABANCA İLE YAKINANI KORKUTMA AMACIYLA HAVAYA ATEŞ ETME ( Silahla Tehdit Suçu Oluştuğu )

• KISA SÜRELİ HAPİS CEZASINA SEÇENEK YAPTIRIMLAR ( Silahla Tehdit Suçu/Gönüllü Olmak Koşuluyla Kamuya Yararlı İşte Ücret Ödenmeksizin Çalıştırmaya Karar Verilebileceği – Sanığın Rızası Alınmadan Hüküm Kurulamayacağı )

5237/m.50/1-f, 62, 106/2-a

ÖZET: Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlarda gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine karşın sanığın rızası alınmadan hüküm kurulması ve sanığın kuru sıkı tabanca ile yakınanı korkutmak amacıyla havaya ateş etmek biçimindeki eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmemesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCY’nın 50/1-f maddesinde gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine karşın sanığın rızası alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanığın adli emanetin 2007/340 sırasında kayıtlı kuru sıkı tabanca ile yakınanı korkutmak amacıyla havaya ateş etmek biçimindeki eyleminin TCK’nun 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,

3-Sanık hakkında tehdit suçundan TCK.nun 62. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılması suretiyle sonuç hapis cezasının 25 gün yerine 20 gün olarak belirlenmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı sanık M.Ç.’nin temyiz nedenleri ile yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CYY.nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2008/605

K. 2012/3975

T. 7.3.2012

• YAĞMA ( Sanığın Diğer Arkadaşları İle Birlikte Kasadan Para Aldığı/Yakınanın Sanıkları Takip Ettiği ve Parayı Geri Alırken Sanık ve Arkadaşlarının Bıçakla Tehdit Ederek Kaçtıkları – Eylemin Tamamlanmış Yağma Olduğu/Hırsızlık ve Tehdit Suçundan Hüküm Kurulamayacağı )

• HIRSIZLIK ( Sanığın Diğer Arkadaşları İle Birlikte Kasadan Para Aldığı/Yakınanın Sanıkları Takip Ettiği ve Parayı Geri Alırken Sanık ve Arkadaşlarının Bıçakla Tehdit Ederek Kaçtıkları – Eylemin Tamamlanmış Yağma Olduğu/Hırsızlık ve Tehdit Suçundan Hüküm Kurulmasının Hukuka Aykırı Olduğu )

• TEHDİT ( Sanığın Diğer Arkadaşları İle Birlikte Kasadan Para Aldığı/Yakınanın Sanıkları Takip Ettiği ve Parayı Geri Alırken Sanık ve Arkadaşlarının Bıçakla Tehdit Ederek Kaçtıkları – Eylemin Tamamlanmış Yağma Olduğu/Hırsızlık ve Tehdit Suçundan Hüküm Kurulmasının Hukuka Aykırı Olduğu )

• BIÇAK İLE TEHDİT ETMEK ( Sanığın Diğer Arkadaşları İle Birlikte Kasadan Para Aldığı/Yakınanın Sanıkları Takip Ettiği ve Parayı Geri Alırken Sanık ve Arkadaşlarının Bıçakla Tehdit Ederek Kaçtıkları – Eylemin Tamamlanmış Yağma Olduğu/Hırsızlık ve Tehdit Suçundan Hüküm Kurulamayacağı )

5237/m. 106, 142, 148

ÖZET : Sanığın iki arkadaşıyla birlikte yakınanın işyerine gelip, bir arkadaşıyla birlikte yakınana fiyat sorup oyaladıkları, diğer arkadaşının içeriden cep telefonu ile yazarkasadan paraları aldığı sırada kendisini gören tanığın haber vermesi üzerine, sanık ve arkadaşlarının kaçmaya başladıkları, yakınanın da kesintisiz takip ederek parayı alan kişiyi yakalayıp işyeri içine geri getirip üzerindeki cep telefonunu geri aldığı ve henüz parayı alamadan, sanık ile suç arkadaşının gelip bıçaklarla yakınan ve tanığı tehdit edip, arkadaşlarını serbest bıraktırarak beraber kaçtıkları olayda; hırsızlık eyleminin henüz tamamlanmadığı ve sanığın bıçak çekip yakınanı tehdit etmesiyle eylemin tamamlanmış yağmaya dönüştüğü gözetilmelidir. Hırsızlık ve tehdit suçlarından hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

DAVA : Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Sanığın kimliği belirlenememiş iki arkadaşıyla birlikte yakınanın işyerine gelip, bir arkadaşıyla birlikte yakınana fiyat sorup oyaladıkları sırada, diğer arkadaşının içeriden cep telefonu ile yazarkasadan paraları aldığı sırada kendisini gören tanığın haber vermesi üzerine, sanık ve arkadaşlarının kaçmaya başladıkları, yakınanın da kesintisiz takip ederek parayı alan kişiyi yaklaşık 10 metre ileride yakalayıp işyeri içine geri getirip üzerindeki cep telefonunu geri aldığı ve henüz parayı alamadan, sanık ile suç arkadaşının gelip bıçaklarla yakınan ve tanığı tehdit edip, arkadaşlarını serbest bıraktırarak beraber kaçtıkları olayda, hırsızlık eyleminin henüz tamamlanmadığı ve sanığın bıçak çekip yakınanı tehdit etmesiyle eylemin tamamlanmış yağmaya dönüştüğü gözetilmeden yazılı biçimde hırsızlık ve tehdit suçlarından hüküm kurulması;

2- Sanığın, TCY’nin 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak ( BOZULMASINA), 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

7 Responses to “Tehdit”

  1. Şahabettin Says:

    Eşimle tartıştık. Mutfaktan elime bıçak aldım sonra hemen attım. Şikayet etti. Bir ay uzaklaştırma aldım. Daha sonra asliye ceza da dava açıldı. Savcılık TCK 106/2a, 53/1md. cezalandırılma mı istemiş. Ayrıca savcılık basit yaralamadan kovuşturmaya gerek yok demiş. İlk defa böyle oluyor. Sonuç ne olabilir?

  2. murat Says:

    Benim 2012 Mayıs’ın 27 itibari ile
    Silahla tehdit suçu ndan 1 yıl ceza ile hukmun açıklanmasının geri bırakılması kararı var kararda hakim ben bu gencin birdaha suç işleye bilecene inanmıyorum
    kamu hakların dan geri bırakmamasina
    ibaresi var sorum şu Mayıs 27 2017
    Bu hüküm dolunca benim arsiv kaydi da bu dava ya ait birsey çıkar mı yoksa belli bir süre benim kayıtları kalır mı kamu ya korkudan is basvuru yapamıyorum

  3. Mağdur Says:

    Merhabalar, öncelikle kolaylıklar dilerim. Sorum ve sıkıntım şu; annemin babadan kalma yeri var fakat bu yer ne tam olarak bölünmüş ne de bireysel olarak ellerine bir tapu verilmiş. Anlayacağınız yer bir bütün halinde ve memlekette yaşayan kardeş grupları bu yeri kendileri için kullanıyorlar. Dedem 18 çocuğa sahip ve bunların en küçüğü olan dayım yerin satışı için mahkemeye vermiş. Haliyle bizden yerin satışının durdurulması için imza istiyorlar. Fakat bunu zorla ve tehdit yoluyla yapmaya çalışıyorlar. Kendileri illegal bir biçimde bu yerleri bölüşmüş, evler yapılmış ve bugüne kadar hiçbir şekilde anneme ‘gel burası senin, seninde babanın yeri. geç otur, evini barkını yap. Fındığını topla, tarlanı kullan’ denmemiştir. Aksine ‘kızlara yer yok, evlenen buradan yer alamaz. biz yeri aramızda böldük, yol kenarları bizim göl sizin olsun’ diyerek aşşağılamışlardır. Şimdi esas meseleye geleyim; Büyük dayımın oğlu psikolojik bozuklukları olan ve şiddet eğilimli, hasta ruhlu birisi. Zaten tanıyan herkes o’na ‘Deli’ der, lakabı budur. Bir kaç hafta önce bana yerin satışının durdurulması için annemin imza vermesini, eğer vermezse kapıma geleceğini ve gelirse bunun bedelini kimsenin ödeyemeyeceğini söyleyerek tehdit etti. Bende ona makul bir izahta bulunarak geçiştirdim. Bu şahıs cevap olarak bana facebook üzerinden dün şunları yazdı. Mesajı tırnak içine alarak aynı metni kopyalayıp size gönderiyorum.

    ”Koçum boş boş konuşma Satışa mi verecen hı bekleme yarı dan itibaren ver. Vermeyene şerefsizdir. Haydi bakalım turkiyede kaça bilecek yer saklana bilecek bir yer şehir ilçe koy mahalle bulamazsın. Sen kendini bi bok sanıyorsun ama içi boş bir insansın. Onur gurur nedir bilmezsin. Ben onur gurur biliyorum beni babamın mezarı orda ben babanın mezarına gidemezsem sizin yaşamaya hakkınızda yok. Şimdi ister bu lafımı tehdit olarak algılayan istersen sen haklısın de. Ben annenden hiç birşey istemiyorum. Aksine ben veriyorum onun adına topu çıkacak diyorum.. Ama sizin bir yaranın var gizliden gizliden düşmanlık yapıyorsunuz. Yaptığınız düşmanlığıdır söylemeye cesaretiniz bile yok Arkadaşlık isteği gönderiyorsun ben kabul etmiyorum etmem için bir sebebi şöyle bana. Beni sen sildin engelledin daha ne diye kabul edeyim tekrardan silip engellemen icin mi

    Şimdi hiç biriniz umrumda değilsiniz ne haliniz varsa görün. Ben gelin yerinizi alın dedim. Ama sanki sizi ananıza bacınıza küfür etmiş gibi muamele gördüm. Yer ya bölünür yada bu şekilde sonuna kadar gider. Kimseninde götü yemez satışa vermeye..” Dava etmek istiyorum ve sizden bu konuda bilgi talep ediyorum.

  4. ayşegül çelik Says:

    ben nişanlımla ilişkisi olduğunu ve bana iftira attığını düşündüğüm arkadaşımı tehdit ettim hakaret ettim lakin oyuna geldiğimizi düşündüğümüz için arkadaşım bu davadan vazgeçme kararı aldı mahkemenin sonucu ne olur aynen bu şekilde dava hakimine anlatırsak

  5. adem Says:

    merhabalar kendı face sayfamda tehdıtler yazdım ama kımsenın ısmıne veya aılesıne yonelık degıl ve ayrıldıgım kız arkadasım bunu gorup kendı uzerıne alınıp davacı olmus ve ben bu olaydan sonra ona barısmak ıcın mesajlar attım mahkemeye benım kendı sayfamda yazdıklarımı kendıne yazılmıs gıbı gosterıp kendısını ölüm tehdıdıyle ve aılesıne zarar werecegım kanaatı uzerıne dava acmıs sahsen veya baska bı kısı vasıtasıyla hıc bır sekılde tehdt etmedım sızce ne cıkar ? aslıye mahkemesıne dava

  6. ünal Says:

    mrb.ben 5 yıllık hem beraber yaşadığım ve zaman zaman kavgalardan dolayı yanında değilken telefonu yüzüme kapadığında eşime kızgınlıkla mesaj çekerek bir çok hakaret ve tehdit içerikli mesaj yazan bir beyim.eşim her defasında ayrı ayrı dava edip çeza almamı sağlamak için resmen beni birlikte yaşarken mağdur ve sorun içinde yaşatmaya çalışıyor.her çeza ortalama 1 yıl hapis ve 1500 tl ceza ise benim yaklaşık 1000 mesajımdan dolayı idam mı edilmem gerekir.???????????????????????

    • rahmiofluoglu Says:

      Bu soru avukatlık bir soru, randevu alacaksınız, elinizdeki bilgi ve belgelerle geleceksiniz ve avukatlar cevaplayacaklar.. 0507 564 38 02


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: