Senette düzenleme yeri belli değilse

ÖZET

Senetlerde düzenleme yeri yazılmadığından kambiyo senedi olarak kabulü mümkün değildir, mahkeme bu hususu resen gözetmek durumundadır.

senette_duzenleme_yeri_belli_degilse_h209688_a29af

12. Hukuk Dairesi 201312935 E. , 2013/21855 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ: BANRDIRMA İCRA HUKUK MAHKEMESİ

NUMARASI: 2012-381/ 2013-98

TARİH: 22/04/2013

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek takibin durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin şikayet kabul edilerek tebliğ tarihinin düzeltildiği; imzaya itirazın ise reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Read the rest of this entry »

2004 Sayılı İİK madde 130 ÖDEME USULÜ

2004 Sayılı İİK madde 130

ÖDEME USULÜ:

(Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)
Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra memuru alıcıya on günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Esas: 1985/6624, Karar: 1986/305 İçtihat

Taşınmazın peşin para ile satılmasına karar verildiğinde ihale bedeli “çek”, “senet” ve “teminat mektubu” ile ödenemez. Aksi durum ihalenin feshi sebebidir.”Taşınmazın peşin para ile satılmasına karar verilmiş olup, ihale bedelinin nakden ödenmesinin gerekmesine, teminat mektubunun ancak 134.maddenin son fıkrasındaki halin mevcudiyetinde geçerli olacağına, ihale bedeli yerine çek, teminat mektubu ve senet verilemeyeceğine binaen ihalenin feshine karar vermek gerekirken, isteğin reddi isabetsiz olduğu gibi; kabul şekline göre de davacı ihaleye fesat karıştırıldığını ileri sürmüş olması itibariyle, bu hususta gösterdiği deliller toplanmak, şahitler dinlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken noksan inceleme ile karar verilmesi de isabetsiz; temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16.01.1986 gününde oybirliğiyle karar verildi.”İcra ve İflas Kanunu MADDE 130 :(Değişik madde: 03/07/1940 – 3890/1 md.)

Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra memuru alıcıya on günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir

2004 Sayılı İİK madde 89 ALACAKLAR VE ÜÇÜNCÜ ŞAHIS ELİNDE HACZEDİLEN MALLAR HAKKINDA

2004 Sayılı İİK madde 89

ALACAKLAR VE ÜÇÜNCÜ ŞAHIS ELİNDE HACZEDİLEN MALLAR HAKKINDA:

(Değişik madde: 18/02/1965 – 538/49 md.)
Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2,3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Read the rest of this entry »

5237 Sayılı TCK Madde 241Tefecilik

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu MADDE 241

Tefecilik

(1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

MADDE GEREKÇESİ

MADDE 241.– Madde metninde tefecilik fiili suç olarak tanımlanmıştır. Faiz veya başka bir namla da olsa kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesi, tefecilik suçunu oluşturur. Tefecilik suçu, iktisadi hayatımızda, “senet kırdırma” denen usulle de işlenebilir. Örneğin henüz vadesi gelmemiş bir bononun vadesinden önce başkasına verilerek karşılığında bono üzerinde yazılı meblağdan daha az bir paranın alınması durumunda tefecilik suçu oluşur. Çünkü, bu durumda bononun el değiştirmesi, kişiler arasında doğmuş olan bir alacak borç ilişkisine dayanmamaktadır. İfade yerinde ise, bu durumlarda, birer ödeme aracı olan bononun veya çekin kendisi satılmakta ve satın alınmaktadır.  Read the rest of this entry »

5237 Sayılı TCK Madde 156 Bedelsiz Senedi Kullanma

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu MADDE 156

Bedelsiz senedi kullanma

(1) Bedelsiz kalmış bir senedi kullanan kimseye, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.

MADDE GEREKÇESİ

MADDE 156.– Madde, borçlusunca ödenmiş ve bir suretle elde kalmış senedi, kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi kullanan, örneğin ödenmesi için icraya başvuran veya başkasına devreden kimseyi cezalandırmaktadır.
Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiilinin de aynı suçu oluşturacağında kuşku yoktur.
Maddede tanımlanan suçun kovuşturulması zarar görenin şikâyetine bağlı tutulmuştur.

T.C YARGITAY 11.C.D 2007/5045 E. 2007/4525 K. İçtihat

Olayda, hamilden hareketle ciro silsilesi takip edilerek suça konu bononun, lehdara kimden ne şekilde intikal ettiği ve üzerindeki tüm yazı ve rakamların sanık ile katılanın eli ürünü olup olmadığı usulen araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Read the rest of this entry »

Posted in Genel. Tags: , , . Leave a Comment »
%d blogcu bunu beğendi: