BİAT KÜLTÜRÜ

KARŞILIKSIZ ÇEK SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ BAĞIMSIZ YARGIDA

BİAT KÜLTÜRÜ TERK EDİLEMLİ, YARGI SADECE ALACAKLILARIN YARGISI DEĞİLDİR, MİLLETİN YARGISISIDIR, 10. CEZA DAİRESİNİN KARARI SİZİ BAĞLAMAZ, BAĞIMSIZ YARGININ BAĞIMSIZ YARGICI EĞER AYRI DÜŞÜNÜYORSA DAİREDEN FARKLI KARAR VEREBİLİR. DİRENME İLE ADİL SONUCA VARILABİLABİLİR.

HUKUK OTORİTELERİ 3167 SAYILI KANUNUN BİR OCAK 2009 DAN  İTİBAREN  YÜRÜRLÜKTEN KALKTIĞINI  SÖYLÜYORLAR VE BU GÖRÜŞLERİNİN GEREKÇELERİNİ ORTAYA KOYUYORLAR. YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ  İSE ESKİ UYGULMAYA DEVAM KARARI ALIYOR. ESKİ UYGULAMAYA DEVAM KARARINDA HİÇBİR AÇIKLAMA, HİÇ BİR GEREKÇE YOK.

  1. TCK NIN 5. MADDESİ NE DİYOR?   “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır”

DEĞERLİ YÜKSEK YARGI ÜYELERİ BEN SİZİN BU KONUDAKİ GÖRÜŞLERİNİZİ MERAK EDİYORUM. LÜTFEDİP AÇIKLAR MISINIZ?  SİZLER BİRER DEĞERLİ HUKUKÇUSUNUZ VE BİLİRSİNİZ Kİ SONRA ÇIKAN KANUN ÖNCEKİNİ İLGA EDER. 5237 SAYILI KANUN 3167 SAYILI KANUNDAN YAKLAŞIK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ. 5. MADDE KANUNUN ÖZEL KANUNLAR İÇİN DE GEÇERLİ OLDUĞUNU DÜZENLİYOR. GÖRÜŞÜNÜZ NE BU KONUDA?

EĞER TCK 5. MADDE KONUSUNDA HEMFİKİR İSEK O ZAMAN TCK 21 VE DEVAMI UMUMİ HÜKÜMLER İÇERİSİNDE 3167 YE TEZAT MADDELERİ DİKKATE ALMANIZ GEREKMEZ Mİ ?

BİR KISIM YEREL MAHKEMELER BU MADDELERİ DİKKATE ALARAK BERAAT KARARLARI VERİYOR. BİR KARMAŞA YAŞANIYOR. AKADEMİK ÇEVRELER 3167 SAYILI KANUNUN CEZA İÇEREN HÜKÜMLERİ İLGA OLMUŞTUR DİYOR. SİZ BÜTÜN BUNLARA RAĞMEN  “ KARARIN ONANMASINA” GİBİ BİR CÜMLELİK İFADE İLE İNSANLARIN MAHKUMİYETİNİ ONUYORSUNUZ.

BARİ ONAMA KARARINIZA GEREKÇELERİNİZİ DE YAZINIZ DA BİZ SİZE KATILMASAKDA GÖRÜŞLERİNİZİ ÖĞRENELİM. SİZ HUKUKUKA TIPKI YASA KOYUCU GİBİ KATKI VEREN BİR MAKAMDASINIZ. KETUM KALMAK YARGININ DİLSİZ VE SAĞIRLIĞI GİBİ BİR ŞEYDİR.

BİAT KÜLTÜRÜ

YARGI BAĞIMSIZLIĞI, YARGICIN BAĞIMSIZLI BİR DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI MÜCADELESİDİR VE ON YILLARDIR BUNUN MÜCADELESİ VERİLİYOR. BUGÜN BU YOLDA EPEY MESAFE ALINMIŞ BULUNUYOR. YASALARIMIZA GÖRE YARGI BAĞIMSIZDIR. AMA GELİN GÖRÜN Kİ BİAT KÜLTÜRÜ VARKEN YARGI BAĞIMSIZLIĞI İŞLERLİK KAZANAMIYOR. BUGÜN 10. CEZA DAİRESİ GİBİ ÇOĞUNLUK MAHKEMELER DE HİÇ SORGULMADAN ONAMA KARARLARINA DEVAM EDİYORLAR. NEDEN? YARGITAY ÖYLE KARAR VERDİ. YEREL MAHKEME KARARLARINDA DA HİÇ BİR AÇIKLAMA YOK.

VİCDANLAR RAHATSIZ.

BİZİM VİCDANLARIMIZ RAHATSIZ SAYIN YEREL MAHKEME YARGIÇLARI. BARİ SİZ BİR AÇIKLMA GETİRİN. TCK 5. MADDE YÜRÜRLÜKTE Mİ DEĞİL Mİ?  5237 SAYILI TCK 3167DEN SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ. BU KANUN 3167 Yİ DEĞİŞTİRDİ Mİ DEĞİŞTİRMEDİ Mİ? HİÇ ŞÜPHEM YOK SİZ BU SORULARIN CEVABINI BİZİM KADAR BİLİYROSUNUZDUR.

YARGI ÇEK ALACAKLILARININ TAHSİLDARI DEĞİLDİR. SİZ BÜTÜN MİLLETİN YARGICSINIZ. SAVCILAR ALACAKLILARIN İCRA MEMURLARI DEĞİLDİR. ÜSTELİK BU GÖRÜŞLER BANA AİT DEĞİL. 14 MAYIS 2009 DA İSTANBUL ÜNİVERSİTESİNDE YAPILAN ÇEK SEMPOZYUMUNDA KONUŞAN SİZİN BİR MESLEKTAŞINIZA AİT VE BİZ DE SONUNA KADAR KATILIYORUZ BU GÖRÜŞE.

GELİN BAĞIMSIZ YARGIÇ TAVRINIZLA BU KONULARDAKİ GÖRÜŞLERİNİZİ KARARLARINIZA YANSITIN. BİZDE ÖĞRENELİM. SİZ BAĞIMSIZ YARGIÇ TAVRI İLE BU KONUYA YAKLAŞTIĞINIZDA ONBİNLERCE MAĞDUR VATANDAŞIN HAKSIZ YERE İÇERDE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN YOKSUN KALMASININ ÖNÜNE GEÇECEĞİNİZE İNANIYORUZ. AMA BÖYLE OLMASA DA BELKİ BİZ İKNA OLURUZ VEYA OLMAYIZ, AMA DERİZ Kİ BİAT KÜLTÜRÜ İLE DEĞİL BİR GÖRÜŞ DOĞRULTUSUNDA VERİLİYOR BU KARARLAR. BANA DOKUNMAYAN YILAN ANLAYIŞI MEDENİYETLERİN SONU OLABİLİR. SİZDEN TEKRAR DURUM DEĞERLENDİRMESİ YAPMANIZI BEKLİYORUZ.

NOT: BİZ ÇEK MAĞDURLARINI SESLERİNİ DUYURMAKTA YETERSİZ KALDIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ.

SEMPOZYUM KİTAP OLARAK YAYINLANIYOR

Çek Sempozyumunun Çek Mağdurları Açısından Değerlendirilmesi ve Sonuçları

SEMPOZYUM KİTAP OLARAK YAYINLANIYOR

14 Mayıs 2009 günü İstanbul Üniversitesinde Çek kanunu Tasarısı Üzerine yapılan sempozyumun çek mağdurları açısından lehte somut  sonucu yeni kanunun kusur ilkesini getirdiğinin tesbiti ve bunun mağdurlar lehine doğuracağı sonuçlardır. Sempozyumda konuşmacıların açıkladığı görüşler tamamen çek mağdurlarından yana idi. Konuşmacıların tümü karşılıksız çekte hapis cezası olamayacağını savundular. Bu notları daha önce yazdık ve sempozyumdaki konuşmaları kaydettiğimizi, bu kayıtları çözüp yayınlayacağımızı duyurmuştuk. Konuşmaların hepsini yayınlama konusunda sonradan tereddütler oluştu. Biz yayınlayalım mı, yayınlamayalım mı diye düşünürken Üniversiteden bir haber aldık. Sempozyumdaki konuşmalar kitap olarak yayınlanacaktı. Bu haber üzerine fikir değiştirdik. Sempozyum konuşmalarını olduğu gibi yayınlamak bazı çelişkiler yaratabilirdi. Hocaların neyi yazıya dökeceklerini, neyi dökmeyeceklerinin biz bilemezdik. Belki de kitap ile bizim yayınlarımız arasında fark olması bir tartışma konusu olacaktı. Yaptığımız görüşmeler sonucunda sempozyum konuşmalarını yayınlamak yerine, çıkacak sonuçları ve sempozyumla ilgili yorumlarımızı yayınlamayı tercih ettik. Bildiğiniz gibi bunu da yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Çek mağdurları için tek önemli konu 1 Ocak 2009 tarihi itibari ile 3167 sayılı kanunun ceza içeren hükümlerinin yürürlük sorunudur. Gelinen Nokta, akademik çevreler 3167nin bu açıdan yürürlükten kalktığını söylerken 10. Ceza dairesi ve bu dairenin kararını yasa hükmü gibi algılayıp ceza vermeye devam eden asliye ceza mahkemeleri ile beraat kararı veren mahkemeler olgusunun yarattığı olumsuz ortamdır. BUNDAN SONRA NE OLACAK? YENİ ÇEK TASARISININ LEHTE BİR YARARI OLACAK MI? YARGITAY VE YEREL MAHKEMELER CEZAYA DEVAM EDECEK Mİ? Herkesin cevabını beklediği sorular bunlar. Çek mağdurları ve yakınları her gün o site senin bu site benim dolaşıyorlar internette, çaresizlik içerisinde? Seslerini duyurmanın uğraşı içerisindeler. Umuttan başka çareleri yok. Gelen haberlere göre yasa tasarısı çok yakında son halini alacak. Meclisin çek mağdurları lehine bir şey yapıp yapmayacağı çok yakında, belki önümüzdeki hafta belli olacak. Meclisten beklenti olumsuz sonuçlanır ise yargı sürecinde lehe bir değişim olur mu? Biz olur diyoruz ama bunu uzun bir zaman alacağını söylüyoruz. Gelişmeleri sizinle paylaşmaya devam edeceğiz, ancak kesinlik kazanmayan haber ve yorumdan kaçınmaya her zaman özen göstereceğiz.

SEMPOZYUM NOTLARI 2

Prof. Dr. Adem Sözüer Diyorki :

-Af edersiniz, biraz kendimi beğenmiş gibi  söyleyeceğim; eğer ben bir kanun tasarısının çalışmasına çağrılmamışsam mutlaka kapalı kapılar ardında vatandaş aleyhine bir şeyler yapılıyor, eğer ben çağırılıyorsam orda açıklık vardır. Çünkü bilirler ki Adem sözüer konuşur, tartışır, vatandaş aleyhine bir şeye izin vermemek için gayret eder.

Evet, Sözüer bu tasarının çalışmasına çağırılmamış.  Sözüer’in sonraki anlatımlarından anlıyoruz ki gerçekten vatandaş aleyhine bir tasarı var TBMM de.  Sözüer’in yorumlarına geçmeden önce sempozyum notlarında kendi anladığımı, kendi yorumlarımı öne çıkaracağım. Çünkü yaptığımız ses kayıtlarının yayınlanması konusunda her ne kadar konuşmacılardan izin alma zorunluluğu yoksa da ben hocalarıma saygı açısından bu notları kendi sorumluluğumda yazacağım. Bir başka tespitimi önceden yazmak zorundayım. Konuşmacılardan anladığım üzere, konuşmacılar, yani hocalar, Başsavcı dahil hepsi hükümetin çek mağdurlarına af gibi bir niyeti yok.

EVET, YANLIŞ DUYMADINIZ HÜKÜMET MAĞDURLARA BİR AFTAN YANA DEĞİL. AKSİNE HUKUKÇULARIN, UZMANLARIN VAR DEDİĞİ KANUN BOŞLUĞUNU OLDU BİTTİYE GETİRMEK İÇİN  GAYRET İÇİNDE OLDUKLARINI GÖRÜYORUZ.

UMUT YARGIDA. BU KONUDA SÖZÜER’İN KONUŞMASI İLE İLGİLİ YORUMLARI BU AKŞAM YETİŞMEZ İSE YARIN YAYINLAYACAĞIZ.

YARGITAY’IN HUKUKA AYKIRI KARAR ONAMA TUTUMUNU SONUNA KADAR SÜRDÜREMEYECEĞİNE İNANIYORUZ.

HÜKÜMET SEÇİM YATIRIMI OLARAK, GENEL SEÇİMLER ARİFESİNDE GENEL AF ÇIKARABİLİR. ANCAK BU BÜYÜK HAKSIZLIKTIR. ŞU ANDA HUKUKEN KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇ DEĞİLDİR VE İNSANLARIN DAHA BİR BUÇUK YIL EZİYET ÇEKMESİ ADİL OLAMAZ.

BU DURUM MÜCADELEYİ BIRAKMAMIZ ANLAMINA GELMEZ. HEM İKDİDARA YÖNELİK, HEM DE YARGIYA YÖNELİK KAMUOYU YARATMA MÜCADELEMİZ SÜRMELİDİR.

BİR ŞEY DAHA BELİRTMEK ZORUNDAYIM. BASIN VE BİR KISIM İNTERNET SİTESİ SİZİN DUYGULARINIZI İSTİSMAR EDİYOR. YALAN HABERLER YAZIYORLAR. BURADA SİZE GERÇEKLERİ ANLATACAĞIZ, HOŞUNUZA GİTMESE DE.

Ofluoğluna Cevaba Cevap

Bu konu benim açımdan kapanmıştır. Önemli olan düşüncelerin yayılmasıdır. PRESSTURK düşüncelerin yayılmasına katkı vererek önemli bir görevi yerine getiriyor. Bilgi Şöleni beni de heyecanlandırdı. Ben bilgi şöleninden önce beklentilerimi yazmıştım. Bilgi Şöleninden bu beklentilerimden daha fazlasını elde ettim. Bir an önce ses kayıtlarını yazıya dönüştürme gayretine giriştim.

Kanun tasarı taslağı meclise gelmeden önce ben AKP genel Merkezinde AKP de Siyası ve Hukuki İlişkilerden sorumlu Genel başkan Yardımcılığında , yetkililerden biri ile uzun bir görüşme yaptım ve bana tasarı ile ilgili değişiklik önerilerimi yazılı olarak verirsem bunları gruba ileteceğini söyledi. Bunun üzerine hazırladığım değişiklik önerilerimi kendilerine gönderdiğim gibi blogda da yayınladım. Sempozyuma kadar ilk tasarı taslağında yapılan değişikliğin farkında değildim. Tasarı taslağı ceza maddesinde bizim önerimize yakın bir değişiklik yapılmış ve objektif suç yerine kusur ilkesini benimseyen bir düzenlemeye geçilmişti. Bu değişikliğin  benim önerim doğrultusunda yapıldığını söylemek istemiyorum. Daha başka yerlerden, akademik çevrelerden bu tür önerilerin gelmiş olacağı kuvvetle muhtemeldir. Ama önemli olan bu değişikliğin yapılmış olması idi.

Tabii ki bu değişiklik hiçte yeterli değildir. Doğru olan diğer çağdaş ülkeler gibi bizim ülkemizde de karşılıksız çekin suç olmaktan çıkmasıdır. İşte bu noktada önemli görüşler açıklandı ve bilgiler verildi toplantıda. Bütün bunları bir yerlerde saklı tutmak veya sınırlı çevrelerde kalması yerine herkesçe bilinmesi ve tartışılmasıdır güzel olan. Bu nedenle kaynak belirtilip belirtilmediğine aldırmıyorum. Sadece biraz şaşırmıştım o kadar. İyi yayınlar diliyorum.

Çek Sempozyumu

 

“ÇEK HUKUKUNDA GÜNCEL GELİŞMELER VE SORUNLAR” SEMPOZYUMU YAPILDI.

SEMPOZYUMUN ÖĞLEDEN SONRAKİ III. OTURUMU ÇEK KANUNU TASLAĞI VE ÇEK CEZALARI ÜZERİNEYDİ.

İlk konuşmacı yard. Doç. Dr. Ragıp Barış Erman’dı. Konuşmacının konusu “Karşılaştırmalı Hukukta karşılıksız çeke ilişkin ceza Sorumluluğu Rejimi” idi. Erman hoca bizdeki gibi çek cezasının Dünyanın hiçbir yerinde olmadığını söyledikten sonra halen çeşitli biçimlerde çek cezalarının sürdüğü ülkeleri şöyle sıraladı: Brezilya, Arjantin, Şili ve Belçika. Belçika’da belirli koşulların yerine gelmesi ile bir aydan başlayan cezalar olduğunu söyledi.

Fransa’da çek cezasının 1991 yılın kaldırıldığını belirtti. Son 20 yılda dünyada hakim eğilimin çek cezalarını kaldırmak olduğunun altını çizdi.

İkinci konuşma İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözü er’in idi. Konusu “Türk Ceza Kanunu’nun 5. Maddesinin Yürürlüğe girmesi ile 3167 Sayılı Kanundaki Suç ve Cezaların İlga Edilip Edilmediği Sorunu” idi. Hoca kesin bir dille 31.12.2008 tarihine kadar uyum yasasının çıkmaması nedeni ile 3167 sayılı yasadaki suç ve cezaların ilga olduğunu söyledi. Özellikle 5237 sayılı kanunun 21.maddesi suçta kastı zorunlu gördüğünün altını çizdi ve 3167 sayılı yasanın 16. Maddesinin bu açıdan TCK ile çeliştiğini ve bu nedenle de ilga olduğunu söyledi.

Üçüncü konuşmacı Dr. Fatih Selami Mahmutoğlu, konusu “Hukuk Devleti  ve Kusur İlkesi Açısından Çek Kanunu Tasarısı Taslağında  ve Kusur İlkesi Açısından Çek Kanunu Tasarısı Taslağında Yer alan Suç ve Yaptırımların Değerlendirilmesi” idi. Özet olarak Hoca yeni kanunun kusur ilkesini getirdiğini söyledi ve bu açıdan taslağın TCK ile uyumlu olduğunu söyledi. Bizce Taslak ile ilgili en çarpıcı saptama bu idi. Taslak kusur ilkesini getirerek TCK ile uyumlu hale geldi ise o zaman buradan baktığımızda bir kez daha görüyoruz ki 3167 şu anda çek cezaları ve suç açısından geçerli olmayan bir yasadır.

Sempozyumda konuşma yapan Eyüp C. Baş Savcısı  karşılıksız çek nedeni ile devletin kasasına giren paranın sıfır olduğunu söyle ve Yargının çek alacaklılarının icracısı durumuna geldiğini kaydetti.

Bu bölümde konuşmacıların tümü Yargıtay 10. Ceza Dairesini en azından cezayı onaylarken boşluk konusunda tek bir satır açıklama yapmaması nedeni ile eleştirdiler. Dairenin bu şekildeki onamasının akademik çevreleri ve mağdurları tatmin etmediğini kaydettiler.

Sempozyum ile ilgili özet bu. Şunu belirtmeliyim; ııı. Oturumun tümünün ses kaydını yaptık ve bu kaydı zaman içerisinde yayınılacağız.

Çek Hukukunda Güncel Gelişmeler ve Sorunlar Sempozyumu

14 Mayıs 2009 / Perşembe
İstanbul Üniversitesi Merkez Bina
Doktora Salonu

Program

Açılış Konuşmaları – 09.00-09.15
Prof. Dr. Abuzer Kendigelen
İ.Ü. Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Adem Sözüer
İ.Ü. Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Yunus Söylet
İstanbul Üniversitesi Rektörü
HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

%d blogcu bunu beğendi: