EN SON DURUM

KARŞILIKSIZ ÇEK MÜCADELESİ NASIL TEKRAR BAŞARILI VE ETKİLİ HALE GETİRİLİR?

 ÖNCE VAR OLAN OLUMSUZLUKLARI TESBİT EDELİM.

 KARŞILIKSIZ ÇEK KONUSUNA YER VEREN BLOGLARDA VE SİTELERDE SEVİYE SON DERECE DÜŞTÜ. DÜŞÜNCENİN YERİNİ BEDDUA VE KÜFRE VARAN YAZILAR ALDI. BURHAN İŞCAN ŞEKERE BEDDUA EDİYOR, ŞEKER BURHAN İŞCANA, BUNUN NERESİ DÜŞÜNCE? BU BLOG DAHİL, BLOGLARIN VE SİTELERİN BEDDUA VE KÜFÜRLERE YER VERMESİ YANLIŞ BİR DAVRANIŞ OLDU,BEN ÖZELEŞTİRİ YAPIYORUM. BURHAN İŞCAN BAŞLI BAŞINA BİR FENOMEN; KENDİSİNİ HUKUK FİLOZOFU OLARAK GÖRÜYOR, YARATTIĞI BİLGİ KİRLİLİĞİ İLE KARŞILIKSIZ ÇEK MAĞDURLARI MÜCADELESİNE ZARAR VERİYOR. SON GAFI İLLEGAL DERNEK KURMA ÖNERİSİDİR. BU ÖNERİSİNE BEN ADMİNİN BLOG’UNDA CEVAP VERDİM VE ŞÖYLE DEDİM:

İllegal dernek ifadesi çok cesur ve son derece de yanlış bir ifade. İllegal yasa dışı, yasalara muhalif anlamında İngilizce, latin kökenli bir sözcük. Legal hukuk, yasa anlamında, illegal bunun tam tersi anlamdadır. Dernek kurmak sıfır maliyete yakın bir iş. Dernek kurmak için önceden izin almaya gerek yoktur, bir araya gelecek en az 7 kişi bir tüzük hazırlayarak ve ilgili yerlere bildirimde bulunarak dernek kurulmuş olur. ÇOK HAKLI BİR DAVAYI İLLEGAL SÖZCÜĞÜ İLE BİR ARAYA GETİRMEK OLSA OLSA BİLGİSİZLEKTEN KAYNAKLANMAKTADIR. BURADA KÖTÜ NİYET ARAMAK YANLIŞTIR. HUKUKU LÜTFEN HUKUKUÇULARA BIRAKINIZ.

GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ YAZIDA İLLEGAL DENNEK İFADESİNİN YASADIŞI, YASALARA KARŞI DERNEK ANLAMINA GELDİĞİNİ YAZIYORUM. BURHAN İŞCAN İSE AYNI BLOGDA BANA CEVAP VERİRKEN YAZININ İLLEGAL SÖZCÜĞÜNÜ AÇIKLAYAN BÖLÜMÜNÜ ALMIYOR SADECE SON BÖLÜMÜ ALIYOR, ŞÖYLE:

ÇOK HAKLI BİR DAVAYI İLLEGAL SÖZCÜĞÜ İLE BİR ARAYA GETİRMEK OLSA OLSA BİLGİSİZLEKTEN KAYNAKLANMAKTADIR. BURADA KÖTÜ NİYET ARAMAK YANLIŞTIR. HUKUKU LÜTFEN HUKUKUÇULARA BIRAKINIZ.” “bir araya gelecek en az 7 kişi bir tüzük hazırlayarak ve ilgili yerlere bildirimde bulunarak dernek kurulmuş olur.” SİZE BIRAKIYORUM SAYIN ÜSTAD. “NİCK” lerin arkasına sığınmış 150.000 kişi içinden 7 kişi bulun kafamı kazıtıp gezeceğim. Ne zamandan beri bu yedi kişiyi pardon altı kişiyi arıyorum. Bilgisizlik bu altı kişinin vasfı ile alakalıdır. Varmı bu vasıfta 6 kişi. Bilgi her yerde var sayın üstad. Bilgisayar kullanıyorum. Hukuk net de de var. “dernek” sözüyle girdiğinizde her yerde var. ÖNEMLİ OLAN İLGİ DİR BİLGİ DEĞİL. Dün akşam bana Eskişehir li bir hanım telefon ediyor. Eniştesi hapismiş. 3 yeğenine o bakıyormuş. Ve bana emir veriyor. Affı çıkart diyor. Eniştesini hapse ben soktum ya. Emir veriyor sen başkansın gitmek zorundasın “.

 GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ YAZIMDAN İLLEGAL SÖZCÜĞÜNÜ AÇIKLAYAN BÖLÜMÜ ALMAYARAK KENDİ CAHİLLİĞİNİ GİZLEMEYE ÇALIŞMIŞ.

KARŞILIKSIZ ÇEK MÜCADELSİNİN İKİ HEDEFİ VARDIR; PARLAMENTO VE YARGI. BU İKİ HEDEFTE MÜCADELEDE BAŞARIYA ULAŞMAK İÇİN ÖNCELİKLE BİZE GEREKLİ OLAN BİLGİDİR, KALABALIKLAR VE ZOR DEĞİLDİR. YARGIDA BAŞARILI BİR MÜCADELE VERMEK İÇİN YARGI KURUMUNU İYİ TANIMAK GEREKİR, BURADA LAFAZANLIKLA HİÇBİRŞEY ELDE EDİLEMEZ. BEN KARŞILIKSIZ ÇEK KONUSUNDA KİTAP HAZIRLADIĞIMIZI YAZDIM; BURADA HEDEF YARGIDA VERİLECEK MÜCADELEYE KATKI YAPMAKTI. BİZ BU KİTABI ASLİYE CEZA HAKİMLERİNE VE SAVCILARA ÜCRETSİZ DAĞITACAĞIZ. KİTABA BİLGİ VE BELGELERLE DESTEK İSTEDİK, PARA İSTEMEDİK, AMA ÖYLE BİR EYLEM VE BİLGİ KARARTMASI YAPILIYORKİ İNSANLAR KİTAPTA NE OLUYOR, BURHAN İŞCAN 20 AĞUSTA TAMAM DİYOR, NEDİR BU GEREKSİZLİK DİYE DÜŞÜNMÜŞTÜR.

 BAKINIZ BURHAN İŞCAN KARSİLİKSİZCEK.WORDPRESS DE YAZDIĞI ,YUKARIYA AKTARDIĞIMIZ YAZIDA NİCKLERİNİN ARKASINA SIĞINMIŞ YÜZELLİBİN İNSAN DİYOR. KENDİNİ YÜREKLİ, ONLARI KORKAKLIKLA SUÇLUYOR.

BURHAN İŞCAN’A VERDİĞİM DESTEKTEN ÖTÜRÜ ÖZÜR DİLİYORUM. BUNDAN BÖYLE BU BLOGDA HİÇBİR KÜFRE VE BEDDUAYA YER VERİLMEYECEKTİR. BURHAN İŞCAN İLE HİÇBİR ŞEKİLDE POLEMİĞE GİRİLMEYECEKTİR. KENDİSİNE CEVAP VERİLMEYECEKTİR. KURULMASI DÜŞÜNÜLEN DERNEĞİN BAŞKANI DURUMU MÜSAİT BİR MAĞDUR OLMALI, BİZ HUKUÇULAR DESTEK OLMALIYIZ. ADMİN’İN BAŞKANLIK ÖNERİSİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM.

YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR; ÖNCELİKLE BİLGİ VE EYLEM KİRLİLİĞİ YARATMAMALIYIZ.

NOT:BU YAZIYI ACELE VE SINIRLI ZAMANDA YAZMAK ZORUNDA KALDIM. DEVAMINI YAZACAĞIM. İLK YAZI YARGIDA VERİLECEK MÜCADELE KONUSUNDA OLACAK. BENİM BİR ÖNERİM VAR:

BURHAN İŞCAN KONUSUNU TARTIŞMAYALIM, BURHAN İŞCAN VE YANDAŞLARI BİLDİKLERİ YOLDA DEVAM ETSİNLER, DOĞRU GÖRDÜĞÜMÜZÜ DESTEKLERİZ, YANLIŞI SÖYLERİZ. BİZ HİÇ KİMSENİN ÖZGÜRLÜĞÜNE KARIŞAMAYIZ.

HAPİSTEKİ ÇEK MAĞDURUNA KISMİ AF! YANILTICI BİR HABER.

HAPİSTEKİ ÇEK MAĞDURUNA KISMİ AF! YANILTICI BİR HABER. İYİMAYA’YA DAYALI VERİLEN HABER İSE UMUT KIRICI Bu haber 30 Mayıs günü Pressturk’de yayınlandı. İlk bakışta haber heyecan vericidir. Ama haberi okuduğumuzda görüyoruz ki haber basında şimdiye kadar bilerek ya da bilmeyerek yapılan yanlışlar ile dolu. Basında sıkça çıkan haber; karşılıksız çek hapis kalkıyor, para cezası geliyor. Mevcut 3167 sayılı yasada zaten doğrudan bir hapis cezası yok, adli para cezası var, ödeyemeyenler hapse giriyor. Yeni yasa da aynı düzenlemeyi yapıyor, üstelik adli para cezasını ve dolayısı ile hapis süresini artırıyor. TEKRAREN KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE EDENLERE HAPİS CEZASI KALKIYOR. Zaten 2009 yılında yapılan bir değişiklikle bu yapıldı, yani tekraren çek keşide edenlere 150.000 lira adli para cezası getirildi. Bu yeni bir şey değil. İŞİN ÖZETİ MEVCUT YASADA VE KOMİSYONDAKİ YASADA PARASI OLMAYAN SONUNDA HAPSE GİRİYOR. TASARININ ARTISI VAR, BU HAPİSLİK SÜRESİNİ UZATIYOR. Alternatifleri tartışacağız TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, “İşin taraflarını ve ilgililerini çağırdık. Çek suçlarının yapısı, ceza nitelikleri değiştirdiğine göre daha önce çek suçlusu olanlarla ilgili farklı yaklaşım geliştirilebilir. Bu konuda birden fazla seçenek var. Muhataplarını dinleyip, ona göre bir formül geliştirmeye çalışacağız. Yeni mağdurlar yaratmamak gerekir. Biz kişilerin alacak haklarına dokunamayız. Hapis Kaldıralım mı, paraya mı dönüştürelim, onu tartışacağız. Kamuoyuna erken umut enjekte etmek istemiyorum” dedi. İyimaya’ya dayalı verilen haberde ise şu cümle önemli: biz kişilerin alacak haklarına dokunamayız. Buradan ne anlayacağız? Karşılıksız çek mağdurlarını biz affedemeyiz. Onları alacaklıların insafına bırakıyoruz. Burada da bir yenilik yok. Zaten mevcut yasalarda alacaklı şikâyetinden vazgeçer ise adli para cezası düşüyor, dava devam ediyorsa dava düşüyor, burada da bir yenilik yok. Bizim düşüncemize göre ve de çağdaş düşünceye, çağdaş dünyaya göre diyecektim, karşılıksız çeke hapis Uganda da bile yok, bu ceza bir ortaçağ cezasıdır. Modern hukukta böyle bir ceza yoktur. Borçtan hapis Anayasa’nın 38. maddesine, Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi ek 4 nolu protokolün 1. maddesine aykırıdır. Burada insanların ne alacaklıların insafına, ne de bir başkasının insafına ihtiyacı yoktur. Bizim talebimiz, Hukuka ve insan haklarına saygı ve Anayasa’nın uygulanmasıdır. İktidar cezacı bir felsefeden yanadır. Hükümetler yurttaşlarına eşit davranmak zorundadırlar. Serbest piyasa ekonomisi diyorsunuz ve bunu savunuyorsunuz. Serbest piyasa ekonomisinde devletin ne işi var alacaklı ile borçlu arasında, üstelikte alacaklıdan yana. Bu anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Devlet bütün yurttaşlarına eşit mesafede durmalıdır. DEVLET SADECE ALACAKLILARIN DEVLETİ OLMADIĞI GİBİ YARGI DA ALACAKLILARIN YARGISI DEĞİLDİR. Siz bütün bir yargıyı çek alacaklılarının emrine vermişsiniz. Yargı alacaklıların yargısı gibi görev yapıyor, savcılar icra memuru gibi çalışıyor. Siz PKK ye karşı bile bu kadar seferber değilsiniz. Neme nem bir şeydir ki bu karşılıksız çek devlet seferber olmuş karşılıksız çek keşide edenlere karşı. Uygar dünya bu önemli, ağır suçun farkında mı değil acaba ki onlarda böyle bir suç yok. Bu suç birkaç Latin Amerika ülkesinde var, üstelikte bizdeki kadar vahim değil. Şimdi biz ülkemizi Latin Amerika ülkeleri ile mi karşılaştıracağız, Şili, Arjantin ve Brezilya ile mi? Türkiye’nin AB üyeliğine gelince mangalda kül bırakmıyorsunuz, karşılıksız çeke hapis cezasında hemen Latin Amerika ülkesi oluveriyoruz. Bu iktidar karşılıksız çekte hapis cezasını savunmaktadır ve zorunlu kalmadıkça çek mağdurlarının lehine bir adım atmayacaktır. İktidarı çek mağdurları lehine bir düzenlemeye ise son ekonomik krizin yarattığı ve yaratmaya devam ettiği sorunlar zorlayabilir. Böyle bir düzenlemenin ise önümüzdeki kısa süreçte, komisyondaki çek tasarısının yasallaşması sürecinde olabilirliği çok şüphelidir. Kısa süreçte umut bizce her şeye rağmen yargıda.

TEŞEKKÜR

Karşılıksız Çeke Hapis Zulümdür, Adaletsizliktir, Haksızlıktır!

KARŞILIKSIZ ÇEKE HAPİS ZULÜMDÜR, ADALETSİZLİKTİR, HAKSIZLIKTIR! SON VERİN AZINLIĞIN ÇOĞUNLUK ÜZERİNDEKİ BU TAHAKKÜMÜNE!

İnsanlar demir parmaklıkların arkasında, sevdiklerinden uzakta, aileler perişan, ya da insanlar kaçak yaşıyor, bir çözüm bekleyişi ile, korku ve endişe içerisinde geçiyor günleri. Ya da süren davalarla, geleceğe umutla değil kaygı ile bakarak. İnsanlar mutsuz..

Ne için bu çile? Ne adına? Kimlerin çıkarına?

Kim diyebilir ki bu bir suçtur ve suç işledikleri için bu insanlar cezalandırılıyor. Tersten bir soru: Bana bir suç gösterin ki dünyanın herhangi bir başka ülkesinde suç olmasın, karşılıksız çekten başka. Karşılıksız çek Türkiye’ de suç ama dünyanın başka herhangi bir ülkesinde suç değil.

KİMSE KİMSEYİ KANDIRMASIN.

Hiç kimse, hiç kimseyi kandırmasın. Türkiye’de çek, tıpkı bir bono gibi bir teminat olarak, herhangi bir senet gibi kullanılmaktadır. Nakit yerine geçen bir ödeme aracı değildir. Tek özelliği adli para cezasından ötürü tahsildeki avantajıdır. Yani insanlar, imkânları varsa hapse girmemek için çeklerini ödüyorlar. Eğer imkânları yoksa da olmadık çileler onları bekliyor. Kimin adına o zaman bu iş? Alacaklılar adına,banka, faktöring ve benzeri finans kurumları adına elbette. Demokrasilerde var mı böylesi, bir zümreye ayrıcalık tanımak? Sırf onlar alacaklarını daha kolay alsınlar diye diğer insanları hapse tıkmak? Bu nasıl bir adalet anlayışıdır, bu nasıl bir demokrasi, uygarlık anlayışıdır? Utanma yok mu?

Kanunun adı bile insan hakları adına demokrasi adına utanç verici! “Çek hamillerini koruma…” . Kimi kime karşı koruyorsunuz? Var mı böyle yurttaşlar arasında ayırımcılık yapmak? Nereye sığar bu? Değerli hocam, hocaların hocası, hâkimlerin, avukatların hocası Prof. Dr. Hayri Domaniç bu nedenlerle 3167 nin iptali istemini ret eden Anayasa Mahkemesi’ne ağır şekilde hatalıdır diyor. Hoca bu kanun için zulüm ve cahilliktir diyor. Bu sözleri 2003 yılında söyledi hoca. Duymadınız mı efendiler! Duydunuz ise utanmadınız mı? Artık bu cehaletten, bu zulümden dönün. Hakkınız yok buna.

Yazdım ben bu blokta. Anayasa Mahkemesi, karar gerekçesinde gerçeklere sırtını dönmüştür. Gerekçenin bir yerinde ne diyor? Aynen şöyle:

…………..çeki keşide eden karşılığı olmadığını bildiğine göre………

Ayıp bu. Koca adamlarsınız. Yüksek bir mahkemenin üyelerisiniz. Her çek keşide eden çekini vadesi gelince ödeyemeyeceğini nerden bilecek? Sırf minareyi kılıfına uydurmak için vadeli çekleri görmemezlikten gelmek yakışık alır mı? Pes derim…

Siz kanun koyucular, siz hükümet üyeleri , çek kanununa ekleyeceğiniz bir kelime ile bu haksızlığa bu zulme son verebilirsiniz. Gene bu blog’da yazdım. Kanuna “kasten” kelimesini ilave edin bitsin bu zulüm. Kanun bu şekli ile kötü niyetli ile iyi niyetliyi ayırt etmiş olacak.

Bu nasıl bir ülke ki, hâkimleri, avukatları yetiştiren hukuk fakültesinin dekanı bu ülkenin parlamentosunda bir açıklama yapıyor ve diyor ki;

31.12.2008 tarihine kadar çıkması gereken uyum yasası çıkmadığı için karşılıksız çekten hapiste olanlar artık tahliye olacak, devam eden davalar düşecek. Ve bu ülkenin parlamentosunun Adalet komisyonu başkanı bu açıklamayı doğruluyor. Ama gelin görün ki hiçbir şey değişmiyor o ülkede . İnsalar hala hapiste, karşılıksız çek davaları devam ediyor. Bu nasıl bir ülke ki hakimler hocalarını dediklerine aldırmıyor . Ne diyelim? Hocalar hatalı ise bu hâkimlerden nerden öğrendi bu hukuku. Hocalar mı öğretemedi, onlar mı öğrenemedi? Bu neme nem bir iş ki bu ülkede aynı konuda aynı adliyede farklı farklı kararlar çıkıyor. Efendiler bir yerlerde bir yanlış olduğunu hala anlamıyor musunuz, yoksa anlamak işinize mi gelmiyor? Dileğim anlayın artık, sonra geç olabilir..

Karşılıksız Çeklerde Hapis Cezası Bilmecesi

Karşılıksız çeklerde hapis cezası bilmecesi
Metin Taş-Sezgin Özcan , Akşam gazetesi, 16.nisan.2009 

Karşılıksız çek keşide edilmesi halinde hapis cezası verilip verilemeyeceği konusu tam bir bilmece haline gelmiş durumda.

Önce, karşılıksız çeke hapis cezası öngören düzenlemenin, Anayasa’ya aykırı olup olmadığı ilgili çevrelerde tartışma konusu yapıldı. Aykırılık iddiasının temel dayanağı, Anayasa’nın 38. maddesinin yedinci fıkrasında yer alan; ‘hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz’ hükmüydü. Anayasa Mahkemesi’nin, karşılıksız çeke hapis cezasının Anayasa’ya aykırı olmadığına oyçokluğuyla karar vermesiyle tartışmalar sona erdi.
Ardından, Türk Ceza Kanunu’na uyumlaştırma ile ilgili yasal düzenlemelerin süresinde yapılmaması nedeniyle, karşılıksız çeklere verilecek cezalar konusunda yasal boşluk oluştu.

CEZA KANUNU HÜKÜMLERİ
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ‘Özel kanunlarla ilişki’ başlığını taşıyan 5. maddesine göre; TCK’nın genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren özel kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacak.
TCK’ya göre; bir suçun oluşumu kastın varlığına bağlıdır. Bu nedenle, bir kişinin karşılıksız çek nedeniyle cezalandırılabilmesi için, kasıtlı olduğunun ispatı gereklidir. Yani, çeki keşide edenin çekin karşılıksız kalacağını bilmesi ve istemesi gerekmektedir.
Ceza içeren özel kanunlarda gerekli değişikliklerin yapılabilmesi için 5. maddenin uygulanması 31.12.2008 tarihine ertelenmişti. Yani, özel kanunlarda yer alan düzenlemeler TCK’ya aykırı olsa bile 31.12.2008 tarihine kadar uygulanabiliyordu.

BOŞLUK NEDEN ÇIKTI?
5237 sayılı TCK’ya uyum amacıyla birçok özel kanunda değişiklik yapılmış olmasına karşın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’da gerekli değişiklikler yapılmadı.
Gerekli değişiklikler yapılmayınca da, 01.01.2009 tarihi itibarıyla 3167 sayılı Kanun’un ceza içeren ve TCK’nın genel hükümlerine aykırı olan maddeleri ‘zımni olarak’ yürürlükten kalkmış oldu. Dolayısıyla bu tarihten sonra karşılıksız çek keşide edilmesi olayında, suçun manevi unsuru olarak ‘kast’ aranması gerekiyor.

PARA CEZASINDAKİ DURUM
Çekin karşılıksız kalması halinde 80 bin TL’yi aşmamak üzere karşılıksız kalan çek bedeli kadar para cezası verilmekteydi. TCK’da yer alan adli para cezası ile ilgili hükümlere aykırılık oluşturan bu hükmün de artık uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Bundan böyle adli para cezası miktarının tespiti, hakimin takdiri ile belirlenen gün/para esasına göre yapılabilecektir.

TÜZEL KİŞİLERE PARA CEZASI VERİLEMİYOR
Karşılıksız çek keşide etmek suçunun tüzel kişi yararına işlenmesi durumunda tüzel kişi adına para cezası kesilmekteydi. TCK’nın 20. maddesinin 2 numaralı fıkrasında; ‘Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır’ hükmü yer almaktadır.
Dolayısıyla, 01.01.2009 tarihi itibariyle artık tüzel kişilere para cezası verilmesi de mümkün değil. Yargıtay’ın görüşü de aynı yönde (Yargıtay 10. H.D., E:2007/11212, K:2009/2458).

YASAL DÜZENLEME YAPILMASI GEREKİYOR
Karşılıksız çek keşide edilmesi konusunda ceza mahkemeleri tarafından farklı kararlar veriliyor. Yargıtay’ın konu ile ilgili açıklanmış bir kararı olmaması da konuyu çözülmesi güç bir ‘bilmece’ haline dönüştürüyor. Dolayısıyla, konunun bir an önce yasal olarak çözüme kavuşturulması kaçınılmaz hale gelmiş durumda. İçinde bulunduğumuz kriz ortamında bu konunun bir an önce çözümlenmesi, en az ‘paketler’ kadar önem taşıyor.

HAPİSTE OLANLARIN DURUMU
3167 sayılı Kanun’un hapis cezası öngören hükümlerinin yürürlükte olduğu dönemde verilmiş hapis cezaları, konunun başka bir yönünü oluşturuyor. 5237 sayılı TCK’nın 7. Maddesi’nin 2 numaralı fıkrası hükmüne göre; ’suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur’.
Bu hüküm dikkate alındığında, karşılıksız çek nedeniyle hapse mahkum olanların hapis cezalarının infazlarının durdurulması gerektiği anlaşılıyor.

Akşam gazetesinden Metin Taş-Sezgin Özcan ‘ın 16.nisan.2009 tarihi yazısından alıntıdır.  Yazının tümünü okumak ve yazarlara destek vermek için bu linke tıklayınız.

%d blogcu bunu beğendi: