ÜZGÜNÜZ

Dün akşam  çek yasasında değişiklik öngören  tasarıya  ilişkin son gelişmeler üzerine bir yorum yazmak üzere bilgisayarımın başına geçtim.. Yazının başlığı şöyle olacaktı:

BURASI TÜRKİYE, HER AN HER ŞEY OLABİLİR..

Aldığım duyumlar son derece olumsuzdu, tasarı geri çekilebilirdi..Özellikle belli çevrelerden tepki vardı. Bu çevrelerden bazı kişiler bu siteye giriyor ve yorumlar yazıyordu.. Ben olumsuz yorumları yayınlamamaya karar verdiğim  için yayınlamıyordum. Daha yazıma başlamadan yorumdan vazgeçtim. Şöyle düşündüm:

“İnsanlar fevkalade zor durumda, benim olumsuz yorumuma öfkelenecekler, üstelik bu yorumun da bir yararı olmayacak ..”

Böyle düşündüm ve kötümser yorumdan vazgeçtim.

Adalet Bakanlığında bekleyen bir çek yasa tasarısı var mı?

Haber doğru mu?

 Karşılıksız çekte cezayı kaldıran bir yasa tasarısının Adalet Bakanlığında olduğu doğru mu?

 Önce haberin kaynağına bakalım. Haberin dayanağı Av. Dr. Serkan Ağar’n Yaklaşım Dergisinde yayınlanan yazısı. Yazı hukuk bilimi açısından çok tutarlı bir yazı. Kendisi bir hukuk doktoru olan meslektaşımız unvanına yakışır bir makale yazmıştır. Kutluyoruz kendilerini. . Sözü edilen tasarıya gelince; makalede kısmen verilen tasarı ile daha önce CHP milletvekilleri, Sinan Aygün ve Ali Rıza Öztürk tarafından verilen yasa önerilerinin ortak yanları olsa da aynı şey değillerdir. Bir kere Av. Dr. Serkan Ağar’ın yayınladığı yasa tasarısı önerisi yasa tekniği açısından çok daha tutarlıdır. Tasarının usta ellerden çıktığı çok açıktır. Aygün’ün yasa önerisinde 5. Maddenin değişik halinde; hamilin talebi üzerine Sulh Ceza hakimince güvenlik tedbirine karar verileceği yazılı iken, Adalet Bakanlığındaki öneride güvenlik önlemine Cumhuriyet Savcıları karar verecektir ve kabahatler yasasındaki usul takip edilecektir.

 Adalet Bakanlığındaki tasarıyı ciddiye alıyorum.

Çek Tasarısı geçti

  • Çek kanunu tasarısı  hükümetten geldiği gibi  Adalet komisyonunda kabül edildi.
  • Erken ibraz edilen çeklere ceza yok.

İKİ YIL ERTELEME

  • 1.11.2009 tarihinden önce karşılıksız çıkan çeklere  iki yıl erteleme

HABERLER DOĞRU MU?

Belli güven duyulması gereken kaynaklardan aldığımız haberleri veriyoruz. Bu haberler elbette bizim görüşlerimizi yansıtmıyor. Üst üste gelen olumsuz haberler doğal olarak son derece moral bozucu.

Hala umut var mı?

Evet umut var. Neden umut var? Bir kere bu ceza adil değildir, modern ceza hukuku ilkelerine uygun değildir, TCK ile uyumlu değildir, AİH Sözleşmesi ile ve Anayasa ile çelişmektedir, doğal olan bu cezanın hukukumuzdan kalkmasıdır, kalkmaması bir hukuk ayıbını, bir ilk çağ uygulamasını sürdürmektir.

Bu ceza kalkmalı, kalkmaz ise ne yapılabilir?

3167 nin iptali için Anayasa Mahkemesi yolu açıktır

Öncelikle 3167 nin iptalini sağlamak için çalışmalıyız.Ben on yıllık süre dolmadan görülmekte olan çek davalarında Anayasaya aykırılık iddiasında bulunabileceğini düşünmekteyim.Bu konuda bir broşür hazırlanarak hakim ve savcılara dağıtılmalı. Ben bu çalışmalarda yeterli destek bulamıyorum, gene de en kısa zamanda bunu yapacağım.

3167 öncelikle Anayasanın 10. maddesine aykırıdır. 10. madde şöyle diyor:

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

3167 adı üzerinde çek hamilleri diye tanımlanan bir zümreye ayrıcalık tanımaktadır.

Ayrıca Anayasaya göre yasada değişiklik yapıldığında Anayasa Mahkemesine gidilebilir. 3167 5237 sayılı kanun ile değişikliğe uğramıştır, ayrıca son olarak torba kanun ile değişiklik yapılmıştır.Bu nedenlerle Anayasanın 36 ve 38. maddeleri için on yıllık süreyi beklemeye gerek yoktur.

Adli yargıda mücadele sürdürülebilir ve yeni kanun için söylemeye gerek yok iptal yolu açıktır.

Son olarak gecikilen AİHM yolu var.

Demokrasilerde çareler tükenmez(Suleyman Demirel). Çareler tükenmez.

Not: haberleri üst menu “Haberler” bölümünden izleyebilirsiniz.

Tasarı nerde?

Nerde
Çek tasarısı Takvim ve Sabah Gazetesinin yazdığı gibi Babacan’da mı yoksa Adalet Komisyonunda mı? Ayşenur Bahçekapılı Komisyonda olduğunu söylüyor. Akşam saatlerinde Erdal Kalkan ile görüştüm tasarının Adalet Komisyonunda olduğunu doğruladı.
İçeriğini sordum, bilgisi olmadığını söyledi, pazartesi bakıp dönerim dedi.
Tasarı komisyonda  içeriğini  öğreneceğiz.

Ak Parti yetkilisi ile görüşmenin detayları

Saat 18.30 gibi idi, aradığım kişiye ulaştım. Kısa bir girişten sonra sorularımı sormaya başladım. Yetkili ile doğru yanlış tartışmasına girmeyi yararsız bulduğum için direkt sorular sormaya başladım ilk soru:

-Parti yetkililerine, hatta size dayanarak gelen haberler var, örneğin, cezaların ertelenmesi söz konusu mu?

Yetkili, hayır öyle bir şey yok.

-Ama bu habere siz de kaynak olarak gösteriliyorsunuz.

-Hayır, siz tasarıyı biliyorsunuz, ceza maddesinde bir değişiklik yok.

-Bu ne demek, 3167 den farklı bir yasa tasarısı değil mi bu?

-Evet değişik, bankaların sorumluluğunu artırıyoruz, bankalar eskisi gibi çek karnesi veremeyecek, bu da karşılıksız çek oranını azaltacak.

-Lehte hiçbir düzenleme yok mu?

-Mahkemelerin uygulayacağı lehe uygulamalar. Örneğin atanan genel müdürün cezası kalkabilir, bunun gibi, özünde ceza korunuyor, tasarının bu maddesini değiştirmedik.

-Siz hangi düzeyde görüştünüz?

-MYK’da görüştük, başbakan da görüşlerini açıkladı, biz de görüşlerimizi söyledik ve tasarıyı bildiğiniz hali ile Adalet Komisyonuna gönderdik.

-Peki, TCK ile uyum kaygınız olmadı mı? Biliyorsunuz TCK ile suç teorisi değişti, 3167 de objektif suç düzenlemesi var. TCK’da ise, 21. Maddede suçun oluşması için kast koşulu var. Uyum kaygısı olmadı mı?

-Tasarının ceza bölümünde bir değişiklik yok.

-İyi niyet, kötü niyet ayırımı yok mu?

-Tasarı bildiğiniz hali ile komisyona gönderildi.

-Çek mağdurları meclis ziyaretlerinde farklı izlenimler alıyorlar.

-Bu konuda abartılar var, sayılar abartılıyor.

-Biliyorum, sayılar söylendiği gibi değil, 800.000 dava var ama bu 800.000 sanık demek değildir.

-Yok sanık çok daha az.

-Biliyorum, benim tahminin 70.000 gibi.

-Hayır, daha da az.

Bu kısmı söylerken kelime seçmekte zorlandı ve sonunda şöyle dedi.

-Bazı kişiler bu mağduriyetlerden kendilerine sosyal bir mevkii çıkarmaya çalışıyorlar.

-Ne gibi? Ben bu hareketi yakından takip ediyorum.Bir blogun başındaki arkadaşın yakınları mağdur. Bir çıkar düşünen yok.

-Hayır, sosyal mevkii diyorum, bilmem neyin başkanı gibi..

-Evet, anladım ama o tipler dışlandı.

-Telefonlarla, mesajlarla çok rahatsız edildik. İnatçı bir grup var, çok saldırganlar. Aslında yasa seneye kalacaktı. Bu yüzden erkene aldık.

Telefon konuşmasının özeti bu.. Bu konuda yorumlarımızı yapacağız.

 

 

Neden hala beklenen detayları yazamadım

İyi haberi vermek çok kolay; ama gel gör ki bu haberi ve detayları yazmak bana çok zor geliyor. Neden? Birçok insan üzülecek, kırılacak. Çünkü görüşmede çek mağdurlarına, eylemlere eleştiriler var, abartılı rakamları kasıtlı buluyorlar.

Aslında detayları yazmak istiyorum; çünkü yararlı olabilir, belki ders çıkarırız.

Bu kaynaktan alınan bilgi kesin mi? Aksi olamaz mı?

Kanaat olarak ben hayır diyorum ama bu bir olasılıktır. İlk akla gelen bu yetkili ile biz geniş bir çevreyi paylaşıyoruz, birçok ortak alanımız, ortak bacground dumuz var. Bütün bunlara rağmen benim aldatıldığımı düşünün, bu çok güzel olur.Ya da Ak Parti MYK üyesi bu kişinin eksik bilgiye sahip olduğunu düşününüz, bu da harika olur. Ama bir gerçek var ben bir Ak Parti MYK üyesi ile bir görüşme yaptım ve bana haberdekileri söyledi.

Bu haberi neden acele verdim. Herkesin gerçeği bilme hakkı olduğuna inanıyorum öncelikle, bir de gerçeği görüp bir an önce guardımızı alırız diye düşündüm.

Detayları geç vakitte olsa bu gece yazacağım.

Merak ediyorum, acaba neden tepki yok, neden yorum yok…

Cüneyt arkadaşa cevap

Cüneyt kendi blogunda şöyle yazıyor:

“  Sayın Adsız
Bu bilgiyi birebir konuştuğum bir Bakan söyledi, cezaları erteliyoruz..
Ben buna dayanarakta bu konuyu bloga aktarmadım, konuştuğumuz diğer etkin vekiller, kelime aralarında böyle bir yaklaşım olduğunu söyledi..
Cezaları ertelemek..
Bir Bakanın sözüne ne derece itibar edilir bilemiyorum..
Eğer yasa bu haliyle çıkacak olsaydı, zaten Haziran ayında meclisten geçer ve yasallaşırdı, bu güne kadar neyi bekledi hükümet..
Bu karışık ortamda, çeklerin bazı bölümlerinde çekler cezasız kalır zannıyla ödenmediği de bir gerçek, Ak Parti ve bürokrasi kanadı bunu göremiyor mu?. Üstelik bu yasasızlık dönemi de aB nin dikkatini çekeceğini de bilerek, yasayı bekletip şimdi çıkarmak!! Ak partiyi bir yana bırakalım tamam.. ama devlet içinde bürokratlar bunu görememiş mi?

Bunca belirti gelişme varken, bunun aksini idda etmek, bu yasanın aynen geçeceğini söylemek tüm ekonomi bürokratlarını cahil yerine koymaktır.. Hatalar olabilir ama Devleti de bu kadar küçümsememek lazım..”

Çek yasası neden haziranda çıkarılmadı da bu kadar ertelendi?  Cüneyt’in bu sorusu çok haklı ve yerinde bir soru, katılıyorum.

Bugün benim görüştüğüm yetkilinin sözlerini doğrulayan diğer açıklamalar:

Adalet Bakanı, adli para cezası ödenmeyen kısım ile sınırlı olacaktır, dedi. Yani ceza devam edecek diyor.

Sanayi ve Ticaret Bakanı, geçen hafta Adalet Bakanına paralel açıklamalar yaptı.

Odalar benzer açıklamalar yaptı.

Var mı resmi bir ağızdan aksine yarım bir açıklama yok..

Başbakan meclise giden  arkadaşlara ne dedi?

-Çekler ödenecek!

Detayları yazıyorum..

 

Çek kanununda geçmişe yönelik af

 

top secretikdidara yakın akademik çevrelerden edinilen

bilgilere göre yeni çek kanununda ceza muhafaza ediliyor.

Detaylı haber  “Haberler” bölümünde

TERÖR BAHANE

ÇEK TASARISINDAKİ AĞIR CEZAYA BAHANE ARANIYOR

ADALALET BAKANININ ÇEK TERÖRÜ FİNANSE EDİYOR İDDİASI KAMUOYU YARATMAYA

YÖNELİK PROPAGANDADAN İBARET

Kara paranın dolaşımını önlemeye yönelik uluslar arası sözleşmeler mevcut. Devletler Kara paraya karşı önlem almak ve bu sözleşmelere göre iç hukuklarını düzenlemek zorundadırlar. Türkiye bu sözleşmeleri imzalamış ve iç hukukunu bu sözleşmelere göre düzenlemiştir. Bugün iç hukukumuzdan bu konuda bir dizi düzenleme vardır. Banklarda para hareketleri denetim altındadır. Adalet Bakanının “çek terörü finanse” ediyor açıklaması dayanaksız bir açıklamadır. Hamiline veya nama çekler bankaya ibraz edildiğinde bankalar ibraz edenin kimliğini tespit etmektedirler. Bakanlık bir yandan karşılıksız çekten hapse karşı oluşan kamuoyuna karşı atak yaparken tasarıdaki ağır cezaya zemin hazırlamayı amaçlamaktadır.

DENİZ GÜL’ÜN AV. AYŞENUR BAHÇEKAPILI İLE TELEFON GÖRÜŞMESİ (cek-magdurları blogspot)

Deniz Gül Bahçekapılı’ya çek tasarısı konusundaki görüşünü soruyor, o da lehe hükümler var ama meclis açıldığında daha geniş kapsamlı tartışılacak diyor.

Bir başkası aynı blogda Çek Tasarısında  TCK 21 i baz aldığını biliyorum diyor.

Deniz Gül’ün Ayşenur Bahçekapılı’yı araması önemli bir girişim. Bütün bunlar çek mağdurlarına bir şeyler kazandırıyor; ancak bu açıklamalarda yeni bir şey yok.

ÇEK SEMPOZYUMU

Bildiğiniz gibi 14 Mayıs 2009 da İstanbul Hukukta bir çek sempozyumu yapıldı. Bu sempozyumdaki konuşmaları ben kaydettim ve sempozyum notları diye bu blogda yayınladım. Mayıs, haziran yazıları arasında bu notları bulabilirisiniz.

Bu notlarda sempozyumda çek tarsısı ile ilgili yapılan tespitlerde, tasarının kusurluluk ilkesini benimseyerek TCK 21 ile uyum sağlamayı amaçladığı yazılıdır. Yani çek tasarısındaki bu tespit aylar önce yapıldı.

DİKKAT! Ayşenur Bahçekapılı af var demiyor, lehe hükümler var diyor; yukarıda anlattığım gibi bu bizim bildiğimiz tasarı,1500 iş günü ceza içeren Çek Tasarısı.

 

ZAMAN AŞIMI KORKUSU

Haziran ayında Çek Tasarısının Adalet Komisyonundan Meclise gelmeyişinin tek nedeni tasarının 5. Maddesi. Tasarı olduğu hali ile kanunlaşsa idi çek mahkumları 5. Maddeye dayanarak yeniden yargılanma talep edebileceklerdi. Yeniden yargılanma talebi şu gerekçeye dayanacaktı:

 

–         Çekin karşılıksız çıkmasında bir kusurum yok. ……..Nedenlerinden ötürü çekin karşılığını yatıramadım.

Alt Komisyona katılan Yargıtay 10. Ceza Dairesi üyesi Çamlıbel, komisyonda yaptığı konuşmada zaman aşımı uyarısında bulundu. Davaların yeniden görülmesi nedeniyle davalar zaman aşımına uğrayabilir dedi Çamlıbel. Bu açıklama Meclis Haber Sitesinde çıktı. Bu konuda ben blogda yazılar yazdım. Bu yazılarda Çamlıbel ile yaptığım telefon görüşmelerini aktardım. Blogdaki Haziran arşivine girdiğinizde bu yazıları bulacaksınız.

Alt komisyon toplantısında daha başka ne gibi uyarılar yapıldı ise, iyimaya önce Alt Komisyondan rapor gelmedi gerekçesi ile Komisyon Toplantısını erteledi, daha sonrada meclis tatile girdi.

ÇEK TASARISI HÜKÜMETİN AÇMAZLARI NEDENİ İLE KANUNLAŞMADI.

Hükümet zaman aşımı v.s gibi açmazları bir şekilde çözmüş ise tasarı bu ağır ceza ile çıkacaktır.

ÇEK TASARISININ BANKALARA GETİRDİĞİ MÜEYYİDELER LAF-I GÜZAF.

Daha öncede yazdım Çek Tasarısı tek maddeden ibaret; o da 5. Madde, yani keşideciye 1500 iş günü ceza öngören madde, diğer bütün maddeler bu maddenin kamuflajıdır.

-Yok efendim çekin karşılığı olmadığı halde karşılıksız işlemi yapmayan banka yetkilisine 6 ay hapis,

-Yok efendim tacir olmayan kişiye tacir çeki veren….v.s gibi

Bütün bunlar çocuk kandırmacısı, bankaların bu suçları işlemesi için hiçbir neden yok. Neden bankalar karşılığı olmayan çeke karşılıksız muamelesi yapmasın ki? Neden bankalar tacir olmayana tacir çeki versin ki? Bankalar kapitalizmin en gelişmiş kurumları, bakkal dükkanı değil ki.. Siz kimi kandırıyorsunuz.

EYLEMLER DEVAM ETMELİ

Eylemler devam etmeli. Deniz Gül’ün girişimleri çok güzel, bu ve bunun gibi girişimler sürmeli ama gerçekleri göremez isek hayal ile uğraşırız. Ayşenur Bahçekapılı bir profesyonel, avukat, milletvekili,  Gül’ün girişimi daha profesyonel bir düzeyde tamamlanmalı, amötör, girişimler ile sonuca varılamaz, böylesi ciddi bir işte gözyaşı etkili olsa da sonucu tayin etmez.

AVRUPA KOMİSYONU GİRİŞİMİ BAŞARILI

Avrupa komisyonu girişimi çok yerinde bir girişim ve verilen yanıtta çok güzel.

BEN HALA UMUT YARGIDA DİYORUM.

STAR ANA HABER PART 2 ÇEK HABERİ
http://www.sondizi.com/star-tv-ana-haber/star-tv-ana-haber-bulteni-08062009-izle.html

 

 

 

 

 

 

 

 

%d blogcu bunu beğendi: