Çocuğun cinsel istismarı, yaşta yanılma TCK 30

 

 

 

 

 

 

T.C.

YARGITAY

14. CEZA DAİRESİ

E. 2014/8385

K. 2017/388

T. 31.1.2017

DAVA: Çocuğun cinsel istismarı hakkında

ÖZET : Sanık savunmasında mağdurun yaşının 17-18 olarak tahmin etmekte, 15 yaşından küçük olduğunu düşünmediğini ifade etmektedir. Mahkeme sanığını mağdurun yaşını araştırmadan, TCK 30 uncu madde ile düzenlenen hata hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağını tartışmadan cezaya hükmetmiştir.

KARAR : Suça sürüklenen çocuğun, mağdurenin onbeş yaşından büyük olduğunu zannettiğine dair savunması, mağdurenin fiziksel görünümünün onbeş yaşından büyük olduğuna dair savcılık gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre; Anayasa Mahkemesi’nin 25.03.2015 gün ve 2014/6419 başvuru numaralı kararı da dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının mevcut olup olmadığı tartışılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Read the rest of this entry »

Temyiz eden, temyiz nedenlerini dilekçesinde göstermek zorundadır

 

 

 

 

 

ÖZET

Temyiz eden, temyiz nedenlerini dilekçesinde göstermek zorundadır

Temyiz hükmün hukuka aykırı olması nedenleriyle yapılabilir.

”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.”

Nitelikli dolandırıcılık

15. Ceza Dairesi 2018/1011 E. , 2018/1374 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin TCK’nın 158/1-l, 52/2, 52/4, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet, istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm

Read the rest of this entry »

Yeni Çek Kanunu Beraat

Yeni Çek Kanunu ile sadece  erken ibraz, gerçek ve tüzel kişi vekilleri beraat etmiyor.

Yeni Çek kanunu ile çekin karşılığını bankada bulunduramayan iyi niyetli keşideciler de beraat ediyor.

Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Tayyar Cem Eralp Adalet Org Sitesindeki yazısını bugün itibari ile güncelledi ve bu konuda şunları yazdı:

“3167 s. Yasada kusursuz sorumluluk söz konusu iken 5941 s. Yasanın 5. maddesinde kusurlu sorumluluk öngörülmüştür.
Karşılıksızdır işleminin yapılmasına sebebiyet vermek suçunun oluşabilmesi için, çekin karşılığının, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, yani en azından taksirle, ilgili çek hesabında bulundurulmaması gerekir. Anayasanın 38 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen ceza sorumluluğunun şahsîliği ilkesi bağlamında güvence altına aldığı kusursuz ceza olmaz kuralının gereği olarak, söz konusu suç, objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olarak değil, en azından taksire dayalı kusurluluğu gerektiren bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu itibarla, kişinin, elinde olmayan sebeplerle ortaya çıkan zorunluluk hâli dolayısıyla, örneğin doğal afet, savaş, kaza geçirmesi gibi bir sebeple, çekin karşılığım ilgili hesapta zamanında bulunduramamış olması hâlinde, ceza sorumluluğu olmayacaktır.
Şüphelinin, “çekin karşılığını elimde olmayan nedenlerle bankada hazır bulundurmadım” yönündeki savunması araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Uyarlama yargılamaları sonunda verilen kararların, itiraza mı? yoksa temyize mi? tabi olduğu hususu tartışmalıdır.
Ağırlıklı bir görüş; bu suçlardan yapılan uyarlama yargılamaları, duruşmalı olarak yapılsa bile itiraza tabi olduğunu savunmaktadır.”

 Mayıs 2009 tarihinden bu yana ben bu konuyu yazıyorum, tasarı(şimdi kanun) kusurluluğu getiriyor diye. Yeni yasa bu şekilde yorumlanıp uygulanmalı, aksi halde Anayasa Mahkemesinden iptal edilmeli diye.Son yazılarımızda bu blogda bu konuyu hep gündemde tuttuk.

Bazı internet siteleri çek mağdurlarına avukatsızlığı önermekteler ve avukatlığı hafife almaktalar. Bu ciddi bir hatadır. Hastaya doktorsuz tedaviyi önermekten farksız. Bu toplumda doktorlar, mühendisler, mimarlar ne ise avukatlar da odur. Her mesleğin iyisi ve kötüsü vardır. Nasıl mimarsız, mühendissiz bina, yol yapılamaz ise savunmasız ceza davası da olmaz. Yeni çek kanunu doğru yorumlanıp doğru uygulanması için bütün hukukçuların, avukatların işbirliğine ihtiyaç vardır. Halk arasında bir söz vardır:

-Allah kimseyi doktora düşürmesin, kimseyi de doktorsuz bırakmasın.

Bu söz avukatlar için de geçerli olabilir.

Yeni Çek Kanunu ile kimlerin beraat etme olasılığı vardır? Ekonomik kriz dönemlerinde batmış firmaların, kendi işinde olağanüstü gelişmeler yaşayıp bu nedenlerle çeklerini ödeyemeyenlerin, iflas eden veya iflas ertelemede olan firmaların, bu firmaların çekin karşılıksız çıkmasından önce veya sonra iflas ya da iflas ertelemede olmaları önemli değildir, beraat edebilirler.

HUKUK Blogdaki yazıları okumak için resme TIKLA

 

Nurettin Canikli’nin İbret Verici Sözleri

Nurettin Canikli’nin açıklamasından

“Biz kesinlikle bir af düşünmüyoruz. Önereceğimiz düzenleme de af mahiyetinde değil, olamaz. Her şeyden önce bu bir özel hukuk ilişkisidir. Taraflar edimlerini yerine getirmek üzere anlaşma yapmışlardır. Kamunun tek taraflı iradeyle bu özel ilişkiyi yönlendirmesi, değiştirmesi, bu dengeyi bozması kesinlikle söz konusu olamaz. Doğru değildir. Kamu böyle bir şeye tevessül ettiği takdirde, bu dengenin bozulması nedeniyle hakları haleldar olanların haklarının tazmin edilmesi gerekir. Bu durumda alacaklı korumasız hale gelir. Kamu ya da devlet ilke olarak özel ilişkiye müdahale edemez” dedi

Bu sözleri söyleyen kişiye sorarlar utanma , ar diye bir şey var mı?  Bu ilişki bir özel hukuk ilişkisi ise, kamunun araya girmesi doğru değilse ne demeye kamu araya girerek insanlara hapse dönüşen adli para cezaları veriyor? Evet bu bir ticari ilişkidir ve tarafların serbest iradeleri ile  yürür. 

Bir ticari ilişkiden kaynaklanan borçtan ötürü insanların hapsedilmesi  bir hukuk ayıbıdır. Devlet nasıl oluyorda böyle “bir özel hukuk ilişkisinde” taraf oluyor? Bu Anayasanın kanunlar önünde eşitlik ilkesinin ihlali değil midir?  

Bu nasıl bir mantıkdır?

Cezayı verirken özel bir hukuk ilişkisinde devletin taraf olması normal oluyorda, cezayı kaldırırken neden , hangi denge bozuluyor? Devletin  bu özel ilişkide taraf olması bir haksızlık değil midir? Haksızlığı ortadan kaldırmak haksızlık olabilir mi?

Canikli kendi ağzından çıkanları dikkatlice okusa saçmaladığının farkına varacaktır.

Canikli’nin itirafı

Canikli kelimenin tam anlamıyla çuvallamış. Bu açıklama aynı zamanda bir yanlışın itirafı. Canikli Türkiye’de çekin vadeli olarak kullanıldığını,ödeme aracından başka bir mubadele aracı olarak kullanıldığını söylüyor. Ödeme aracı ile mubadele aracı ifadeleri çok anlamsız ve iktisat bilimi ile bağdaşmayan ifadeler, çek mubadele aracı değil ödme aracıdır, ama canikli sonuç olarak çekin malın karşılığı olarak vadeli şekilde tıpkı bono gibi Türkiye’de yaygın olarak kullanıldığını kabul ediyor. Peki bay Canikli siz bu halde aylar sonrası için çek keşide eden insanlara hangi hukuk anlayışı ile hangi insan hakları anlayışı ile ceza reva görüyorsunuz?

Canikli’nin açıklaması çok amotörce ancak cezacı zihniyetin bir tezahürü.

Aylardan beri yazıyorum, bu iktidarın bir kanadı cezacı.

Bu iktidar cezayı kaldırmaktan yana değil. Bunların yüreklerinin kulakları sağır, ağlamaları, yakınmaları duymazlar. Ya güçlü bir direnişle bu ceza kalkar, ya da yargı yolu ile..

Güçlü direniş şimdilik olanaklı görünmüyor, yargı yolunda yapılabilecekler değerlendirilmeli.

 

Karşılıksız Çek Bu Akşam Halk TV de

Ali Riza Öztürk Halk TV de  ” Ekonomide Görünüm” programında

Programın diğer konuklar İzmir CHP Mileltvekili Oğuz Oyan ve MHP vekili Mehmet Günal.

Saat 21:00-23:00 arası

Cüneyt arkadaşa cevap

Cüneyt kendi blogunda şöyle yazıyor:

“  Sayın Adsız
Bu bilgiyi birebir konuştuğum bir Bakan söyledi, cezaları erteliyoruz..
Ben buna dayanarakta bu konuyu bloga aktarmadım, konuştuğumuz diğer etkin vekiller, kelime aralarında böyle bir yaklaşım olduğunu söyledi..
Cezaları ertelemek..
Bir Bakanın sözüne ne derece itibar edilir bilemiyorum..
Eğer yasa bu haliyle çıkacak olsaydı, zaten Haziran ayında meclisten geçer ve yasallaşırdı, bu güne kadar neyi bekledi hükümet..
Bu karışık ortamda, çeklerin bazı bölümlerinde çekler cezasız kalır zannıyla ödenmediği de bir gerçek, Ak Parti ve bürokrasi kanadı bunu göremiyor mu?. Üstelik bu yasasızlık dönemi de aB nin dikkatini çekeceğini de bilerek, yasayı bekletip şimdi çıkarmak!! Ak partiyi bir yana bırakalım tamam.. ama devlet içinde bürokratlar bunu görememiş mi?

Bunca belirti gelişme varken, bunun aksini idda etmek, bu yasanın aynen geçeceğini söylemek tüm ekonomi bürokratlarını cahil yerine koymaktır.. Hatalar olabilir ama Devleti de bu kadar küçümsememek lazım..”

Çek yasası neden haziranda çıkarılmadı da bu kadar ertelendi?  Cüneyt’in bu sorusu çok haklı ve yerinde bir soru, katılıyorum.

Bugün benim görüştüğüm yetkilinin sözlerini doğrulayan diğer açıklamalar:

Adalet Bakanı, adli para cezası ödenmeyen kısım ile sınırlı olacaktır, dedi. Yani ceza devam edecek diyor.

Sanayi ve Ticaret Bakanı, geçen hafta Adalet Bakanına paralel açıklamalar yaptı.

Odalar benzer açıklamalar yaptı.

Var mı resmi bir ağızdan aksine yarım bir açıklama yok..

Başbakan meclise giden  arkadaşlara ne dedi?

-Çekler ödenecek!

Detayları yazıyorum..

 

Kosiad Dayanışma Derneği

KOSİAD Dayanışma DerneğiDernek hukuk sorunlarınızın çözümüne destek veriyor. Dernek ile ilgili daha fazla bilgi “Duyurular” bölümünde..

İletişim : Tel. 0216 455 39 63-64       rahmi 68@hotmail.com,     rahmiofluoglu@haberturkon.com

0532 550 50 61       saat 16.00-  19.00         

Erken İbraza Cezaya Devam…

————————————————————————–

Pes Vallahi! 
 
Bu Nasıl Bir Hukuk Anlayışı
24 Ekim 2009 Cumartesi
Şişli Adliyesi Asliye Ceza Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemeleri, çek hamillerini koruma alışkanlıklarını sürdürüyorlar, çünkü korunmaya layık olan çek hamilleridir! Çek sanıkları, hakimler gözünde hiçbir hakları olmayan en tehlikeli “Çek Örgütü” üyeleridir.

ERKEN İBRAZA CEZA VEREN HAKİMLERİ ANLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORUZ! 

Bazı Asliye Ceza Mahkemeleri Ceza Hukukunun temel prensibini, lehe kanun uygulamasını göz ardı ederek erken ibraz edilen çeklere ceza vermeye devam ediyorlar. Oysa 18 Şubat 2009 tarihinde 5838 sayılı kanunun 18. Maddesi ile 3167 sayılı kanuna eklenen geçici 2. Madde ile 31.12.2009 tarihine kadar çeklerin erken ibrazı geçersiz sayılmıştır. Meclis Adalet Komisyonunda bekleyen yeni Çek Kanunu Tasarısının 5. Maddesi de çeklerin erken ibrazını geçeriz saymaktadır.

Anayasanın 38. Maddesi ve TCK nın  7 /2. Maddesi lehe kanun uygulamasını benimsemiştir. TCK 7/2 şöyledir:

Madde 7(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. 

Kanun bu kadar açık ve net iken hâkimlerin ceza vermesi bir alışkanlık olsa gerek. 25 yıldır Asliye Ceza Mahkemesi hakimleri karşılıksız çek alacaklılarına yardımcı olmak için cezalar vermektedirler. Kanunun adı üzerinde Çek Hamillerini Koruma kanunu, hakimler ne yapsın?. Zaten 3167’nin sanığa verilen ceza konusunda hakime verdiği bir yargı yetkisi de yok, mahkemeler bir onay makamı gibi, karşılıksız olan çek eğer çekin unsurlarını içeriyorsa hakimler de cezayı vermek zorunda. İmzanın sanığa ait olup olmadığını bile yoklukta verilen kararlarda araştırma gereğini duymadan, iyi niyet kötü niyeti araştırmaksızın hakime ceza verme görevi vermiştir 3167 sayılı kanun. Asliye Ceza Mahkemeleri 3167 söz konusu olunca birer onay makamıdır; çünkün kanun TCK 21. maddeye aykırı bir şekilde sanığın bir kusuru olup olmadığını, dolandırma kastı olup olmadığını araştırma gerektirmeyen bir şekilde objektif suç olarak düzenlenmiştir.Modern ceza hukukunun suç teorisi temel hükümleri ile de çelişen 3167  sayılı kanun bir ilk çağ uygulamasıdır.

Asliye Ceza Mahkemeleri birer Çek Mahkemesidir, Savcılar ise tahsildar.

Hakimler adı üzerinde Çek Hamillerini Koruma kanunu ile 25 yıldır çek alacaklılarını korumaya çalışmaktadırlar, artık bu bir görev anlayışı haline dönüşmüştür, alışkanlık olmuştur. Şimdi de bir başka kanun aksini söylüyor, erken ibraza ceza verme diyor. Bu hakimin kafasına yatmıyor. Hakim ne olursa olsun ceza vermeye koşullanmış, 3167 söz konusu ise, ceza vermesi gerektiğini düşünüyor, görevi çek hamillerini korumak! Asliye Ceza Mahkemeleri, çek hamillerini koruma alışkanlıklarını sürdürüyorlar, çünkü korunmaya layık olan çek hamilleridir! Çek sanıkları, hakimler gözünde hiçbir hakları olmayan en tehlikeli “Çek Örgütü” üyeleridir.

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ’DE AYNI YOLDADIR

“ÇEKE HAPİS CEZASI VERİLMELİ” YARGITAY İÇİN DE BİR ALIŞKANLIK OLMUŞTUR

3167 sayılı Kanunun TCK hükümleri ile çeliştiği, uyum yasası çıkmadığı için 31.12.2008 tarihinden itibaren yürürlükte olmadığı gündeme gelince 10. Ceza Dairesinden bu kanunun artık uygulama alanı kalmadığı doğrultusunda bir karar bekleniyordu ama gele gele cezalara onay kararı geldi. Yasanın yürürlükte olmadığını kimler söylüyordu; İstanbul Hukuk Fakültesinin Dekanı ve TCK nın yapımcısı ve TBMM Adalet  Komisyonu başkanı.

ADALET İÇİN BÜYÜK TEHLİKE!

Önümüzdeki günlerde yeni Çek Yasasının çıkması bekleniyor. Büyük tehlike bu yasa lehe hükümler içerse bile hakim ve savcıların hukuk ve adalet kaygısı ile değil de alışkanlıklarını devan ettirerek erken ibrazda olduğu gibi kanunların açık hükümlerini gözardı etmeleri.

ÇEK KANUNU UYGULAMALARINDA YARGI SORUN OLMUŞTUR.

Yargının görevi hukuku uygulamak adaleti sağlamakken Çek Hamillerini koruma kaygısı ile, ekonomik kaygılarla yargı adaletin önünde sorun oluyor. Buna  en iyi örnek 10 Haziran 2009 günü Çek Kanunu Alt Komisyonunda konuşan 10. Ceza Dairesi üyesi Çamlıbel’in  Meclis İnternet Haber Sitesinde yayınlanan sözleridir. Çamlıbel şöyle diyor:

-Ekonominin hizmetindeyiz, lehe uygulamarı bize bırakın yoksa lehe uygulamalardan dosyalar zaman aşımına uğrayabilir.

Bir yargıç nasıl ekonominin hizmetinde olabilir, yargıç adaletin emrinde olmalı ve adaleti tecelli ettirmeli. Bu da bir alışkanlık “ÇEK HAMİLLERİNİ KORUMA” alışkanlığı mı acaba? Çek sanıkları hakim ve savcıların gözünde terör suçlularında öte en tehlikeli sanıklardır. “EN TEHLİKELİ ÖRGÜT ÇEK ÖRGÜTÜ”

 

ADALET BAKANI MÜJDEYİ VERDİ!

FORUM BÖLÜMÜNDEKİ TARTIŞMAYA KATILINIZ.

BU BÖLÜME SAĞ ÜSTEKİ “FORUM” YAZISINA TIKLAYARAK GİREBİLİRSİNİZ.

ADALET BAKANININ HURRİYETTE ÇIKAN HABERİNİ VE YENİ ÖNERİLERİ TARTIŞIYORUZ.

http://rahmiofluoglu.wordpress.com/forum 

————————————————————————–

En Tehlikeli Örgüt ‘ÇEK’

faih

DAĞDAN inen PKK’lılar savcıya ifade verip serbest bırakıldılar.
Herkes, “Ne için ifade verdiler” diye merak ediyor.
Ben söyleyeyim. “Çek ifadesi” verdiler.
Savcı, PKK’lılara “Karşılıksız çekiniz var mı?” diye sordu. PKK’lılar da “Yok” deyince salıverildiler.
Eğer karşılıksız çek vermiş olsalardı şimdi hepsi hapisteydi.
Ama PKK yönetimi tedbirli davranmış, çek davası olanları yollamamış.
Gelenler, çek suçu işlememiş “basit terör” suçluları.
Bu soruşturmanın sebebi ise çek suçlularının dağa çıkıp sonra teslim olarak kurtulmalarını engellemek.

…………………………………………………………………………………………………………………………………………..

POSTA GAZETESİ

http://www.posta.com.tr/ekonomi/HaberDetay/_Cek_magduru__isyanda.htm?ArticleID=4693

Ankara Eylemi

cumlogo

cumhuriyet

22 Ekim 2009

Çeklerini ödeyemeyen birçok kişinin hapis cezasıyla karşı karşıya kaldığını anlatan Soy,”Özgürlüğümüzün, bir borcun teminatı olarak verildiği bir borç ödeme aracı ve sistemi duydunuz mu?” diye sordu. Soy, ”Karşılıksız çekte adli para ve hapis cezasını ortadan kaldıran” yeni çek yasasının bir an önce çıkarılmasını istediklerini söyledi.

————————————————————————–

%d blogcu bunu beğendi: