KARŞILIKSIZ ÇEKE HAPİS AB UYUM MEVZUATINA AYKIRIDIR

ADALET  KOMİSYONUN DEĞERLİ ÜYELERİ

Karşılıksız Çeke Hapis Cezası Çek Kanunu Tasarısında Devam Ediyor

TBMM Adalet komisyonundaki Çek kanunu Tasarısının 5. Maddesi karşılıksız çeke 1500 iş gününe kadar adli para cezası öngörmektedir. Bunun anlamı adli para cezasını ödeyemeyenler 1500 güne kadar hapis yatacaklardır. Bu da yaklaşık 4 yıl hapis cezasına denk gelir. İnfazların birleşmesi ile toplam hapis cezası ise 5 yıldır. Ekonomik suça ekonomik ceza deyimi hem literatürde olmayan bir deyimdir, hem de çeklerini veya adli para cezasını ödeyemeyenler için bir anlam ifade etmemektedir. Bu insanlar sonuçta hapisle cezalandırılmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek protokol 1. Maddesi hiç kimsenin borcundan ötürü özgürlüğünden yoksun bırakılmayacağını hüküm altına almaktadır. Anayasanın 38.maddesi de bu düzenlemeye paralel bir düzenleme yapmıştır ve borç için hapsi yasaklamıştır. Protokolün 1. Maddesi şöyledir:
BORÇ İÇİN HAPİS YASAĞI
Article 1 . Prohibition of imprisonment for debt
No one shall be deprived of his liberty merely on the ground of inability to fulfil a contractual obligation
Hiç kimse sadece bir sözleşme yükümlülüğünü yerine getiremediği için özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.
Komisyondaki Çek kanunu Tasarısı Anayasaya aykırı olduğu gibi AB mevzuatı ile de uyumlu değildir.
Söz konusu tasarı 5237 sayılı Türk ceza kanunu ile de uyumlu değildir. Türk ceza kanunun 21. Maddesi suçun oluşması için kastın varlığını şart koşmaktadır. 21. Madde şöyledir:
TCK 5237 MADDE 21. – (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
 
Her ne kadar 5. Madde ‘sebebiyet’ vermek ifadesi ile suçu şekli olmaktan çıkarıp kusur ilkesini benimsemişse de bu yeterli değildir. Maddenin gerekçesinde sebebiyet verme doğal afetlere bağlanmaktadır. Bu, uygulamada maddenin yorumunu daralmakta ve eğer doğal afet yoksa suçun oluşmuş olacağı gibi bir sonuç çıkarılabilecektir. Oysa 5237 sayılı kanunu 21. Maddesi ve bu maddenin gerekçesi bu düzenlemeden tamamen farklıdır.  Suçtaki kastı veya taksiri doğal afetlerle sınırlamak mümkün değildir.
Tasarı zorlama ile bir yandan Anayasanın 38. Maddesini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini ve TCK nın 21 maddesini dolanmaktadır.
Tasarını bu şekli ile yasallaşması halinde Anayasa mahkemesinde İptal davası söz konusu olacağı gibi yığılan ve yargıyı işgal eden davaların Avrupa insan Hakları Mahkemesine gideceği de düşünülmektedir.       
Komisyonunuzda görüşülmekte olan Çek Kanunu Tasarısı İle İlgili Görüşlerimi Sizlerle Paylaşmak istedim, saygılarımla.                   
 

%d blogcu bunu beğendi: