Bu çağdışı yasayı tarihin mezarlığına gömeceğiz

ÇEK KANUNU BİR HUKUK UCUBESİDİR

AİHM e Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 4 nolu protokolün 1. maddesinden gidemiyoruz, ama sözleşmenin diğer maddelerinden çok güçlü bir şekilde gideceğiz ve mümkün olan en kısa sürede bu ucube yasayı tarihin mezarlığına göndereceğiz.

AİHM SÜRECİNİ 2 YILA İNDİRMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ

Yetkililer AİHM de davaların 6 ayda da sonuçlanabileceğini, bunun davanın durumuna bağlı olduğunu belirtiyorlar. Biz AİHM e üstün körü hukuk bilgileri ile değil çok güçlü bir şekilde gideceğiz.

HUKUKUN HATALARININ YİNE HUKUKÇULAR DÜZELTEBİLİR

Hukukun hatalarını yine hukukçular düzeltebilir.  Hukuk ucubesi çek yasasını ortadan kaldırmak için hukukçularımız çalışıyorlar, müjdeyi bizden alacaksınız…

NOT: AİHM ingilizce resmi sitesinde EK 4 NOLU PROTOKOLUN 15.09.2011 tarihinde güncellenmiş ve protokolun taraflarını gösteren link aşağıda. 1. sütunda imzalayan ülkeler, 2. sütun imza tarihini, 3. sütün yürürlüğe girdiği tarihi göstermektedir. 3. sütunun başında şu ifade vardır:
Entry into force
Bunun anlamı şudur:
Yürürlüğe girdiği tarih.
Linkde göreceksiniz ki Türkiye’nin karşısı boş durmaktadır; yani Türkiye açısından protokol yürürlükte değildir.

Sözleşmeyi 45 ülke imzalamıştır, bu ülkelerden ikisi, Türkiye ve Yunanistan henüz onay belgelerini teslim etmedikleri için EK 4 NOLU PROTOKOL’e taraf değillerdir.
http://conventions.coe.int/Treaty/Commun/ChercheSig.asp?NT=046&CM=7&DF=15/09/2011&CL=ENG

ÇELİŞKİLER

Sayfaya gitmek için buraya TIKLA

Çek cezaları kalkacak mı?

TBMM’İNDE ÇEK CEZALARININ KALKMASI İÇİN ÇALIŞMA

 Etkin bir milletvekili çek cezalarının kalkması için yoğun bir çalışma içerisinde. Bize ulaşan milletvekili MHP  ile anlaştıklarını, AKP de girişimlerinin sürdüğünü belirterek bizden yapılacak yasa değişikliği önerisine katkı vermemiz istendi ve hazırlanan yasa değişikliği teklifi bize iletildi. KOSİAD Hukuk Komisyonu yasa değişikliği üzerindeki çalışmalarını sürdürmektedir. Burada önemli olan AKP’den sağlanacak destektir. Bu desteğin sağlanması için de çalışmalar yapılmaktadır. AKP yetkililerinin mail veya mesajlarla taciz edilmesi bu çalışmaya zarar verecektir. Son günlerde çek mağdurlarının geliştirdiği Twitter, sitelerde yorum yazma yöntemlerini olumlu buluyoruz. Mail, faks ve mesajları artık zararlı hale gelmiş ve bu dava açısından modası geçmiştir. AKP ile birebir ilişki ise son derece önemlidir. Biz KOSİAD olarak bu yönde çalışmalarımıza ağırlık vereceğiz.

 IŞIK GÖRÜNDÜ MÜ?

Umarız bu kez yanılmayız…

3167 YÜRÜRLÜKTE DEĞİLDİR

2918 Sayılı Trafik Kanunu yürürlükte değilse 3167 de yürürlükte değildir

Yargıtay 10.Ceza Dairesi  5252 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre 31.12.2008 tarihine kadar gerekli uyum sağlanmadığı için 2918 sayılı trafik yasanın yürürlükte olmadığına karar verdi. 2918 sayılı trafik yasası yürürlükte değilse 3167 sayılı yasa da yürürlükte değildir. DEVAMI

KOSİAD KONYA’DA

KOSİAD avukatları 15-30 Haziran tarihleri arasında Konya, Ankara, Eskişehir ve Kayseri’de..

YANILGILAR, YANLIŞLAR

Son bir kaç aydır yüzlerce çek dosyası inceledik. Bu ara bu çek dosyalarında yapılmış çok sayıda hata gördük; örneğin dosyada usülsüz  yapılmış tebligat var, sanık bu usülsüzlüğün farkında değil, fakat dosyada yaptığı bir işlemle usülsüz tebligatı usülüne uygun hale getiriyor, oysa işin uzmanına gitse belki de gerekçeli karar geçerisiz kılınacak bir başka başvuru ile, ama ne mümkün artık yanlış yapılmış ve dönemeyiz, hukuk izin vermez..

HERKES AVUKAT, HERKES HUKUKÇU

Hiç kimse inşaat mühendisinin işini yapmaya soyunmaz, elektrik mühendisinin de, mimarında ama herkes avukatın işini yapmaya soyunur, hatta avukattan daha iyi yaptığını da sanır. Bunun nedenleri bir çok, ama en önemlisi bizce avukatların çoğunun işini doğru düzgün yapmayışı veya yapamayışı ve avukatların halkla ilişkilerde zayıf olmaları mesleğin hafife alınmasına neden olmaktadır.

SONUÇ

Sonuç olarak bugün bu yanlışlar yüzünden hapiste olmaması gereken birçok insan hapiste veya kaçak yaşıyor. Bizim iki ayda tahliye ettiğimiz onlarca mahküm ve infazını durdurduğumuz kişiler bunun en güzel kanıtı. Sonuç olarak yapılması gereken en doğru şey haddimizi bilmemizdir, aksi halde yanlışların kurbanı olmaya mahkümuz.

Karşılıksız çek kararları geçersiz

Asliye ceza mahkemelerinin karşılıksız çeklere ilişkin kararlarının büyük bir bölümü Yargıtayın yerleşik içtihatları karşısında geçersiz. İlk derece mahkemelerinin kararları ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin kararları arasında uçurum var.

UÇURUM NEREDE?

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin kararları derken dairenin 5941 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonra verdiği kararları kastetmiyoruz; yani 5941 sayılı yasanın lehe hükümleri değil anlatmak istediğimiz. Sadece Yargıtay 10. Daire kararları değil, ilk derece mahkemelerinin çek kararları Yargıtay’ın birçok dairesinin yerleşik içtihatları ile çelişiyor. Ceza dairelerinin 2006, 2007, 2008, 2009, 2010 kararları ile Asliye Cezaların halen vermekte olduğu karşılıksız çek kararları arasında çelişkiler var. Bunun nedeni karşılıksız çek davalarının sanıklar yönünden sahipsiz davalar olması ve mahkemelerin bu davalarda son derece özensiz kararlar vermesi. Bugün bu davalara sahip çıkıldığında kesin kararlar bozuluyor. Esas mahkemesi ret etse bile Ağır Cezalar esas mahkemelerinin kararlarını iptal ediyorlar.

CEZAEVLERİNDE OLANLAR, ÇEKTEN KAÇAR DURUMDA OLANLAR! BİLİN Kİ BELKİ DE ÖZGÜRLÜĞE ÇOK YAKINSINIZ..

Ülkenin her yanından kararlar fakslanıyor, dosyalar gönderiliyor. Bugün Of  Cezaevinde yatan bir kişinin dosyasını bir meslekdaşımız bize ulaştırdı; umuyor ve bekliyorum ki bu kişi yakında özgür olacak.

KARARLARINIZI, DOSYALARINIZI KOSİAD HUKUK KOMİSYONUNA ULAŞTIRIN

3167  sayılı yasanın 16/1 ve 5941 sayılı yasanın 5/1 ve 2. maddelerine takılıp kalmayın, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 5941 için verdiği lehe içtihatlara takılıp kalmayın.. Mahkeme kararları daha bir çok açıdan dökülüyor, sadece Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bir iki kararı değil, mahkeme kararları Yargıtay ceza dairelerinin yerleşik birçok kararına aykırı..

AİHM

Bir tek karşılıksız çek başvurusunun AİHM den kazanılması, Türkiye’nin tazminata mahküm edilmesi işi bitirir. AİHM ye yapılacak başvuru sayısı önemli değil, önemli olan doğru bir başvurunun yapılması, konunun doğru anlatımıdır.Bir başvurunun kazanılması halinde avukatlar AİHM kapısında kuyruğa girerler, çünkü işin ucunda para garanti olacak…

DOĞRU BAŞVURU, ETKİLİ ANLATIM NASIL OLACAK?

Bir kere karşılıksız çeke adli para cezası veriliyor olması gibi adli para cezasının sonunda hapse çevriliyor olması mahkemeyi çok fazla etkilemez, bu durum  AB kriterlerine, sözleşmeye çok fazla aykırı bulunmaz. Önemli olan hangi durumlarda bu cezaların verildiği, yani suçun tanımı ve unsurları.. Suçun manevi unsurları arasında kast aranıyor mu, aranmıyor mu? Bu da tek başına yeterli bir açıklama olmaz, çünkü Anayasa Mahkemesi 2003 kararında gerekçeli kararda şöyle demişti.

“Çeki keşide eden, keşide anında bankada karşılığı olmadığını bildiğine göre kasıtla hareket etmiştir”

AİHM yargıçları burada şaşırıp kalacaklardır, eğer bizim ülkemizdeki şark kurnazlığını bilmiyorlarsa.. Çünkü söylem çok doğru; çek keşide edildiğinde keşideci bankada karşılığı olmadığını bile bile keşide ediyor, ama önemli bir ayrıntı var, çek 6 ay sonraya keşide ediliyor. İşte bu gerçek kurnazca gizleniyor.. Şimdi bu durumu ABD deki çek suçu ile karşılaştıralım. ABD de ” cash on delivery”  koşullu satışlarda nakit yerine keşide edilen çeklerin karşılığı yoksa doğrudan ağır hapis cezası var. Bu blogda ABD de karşılıksız çek suçlarına göz atarsanız bunu göreceksiniz.. Aynı uygulamanın benzeri  bazı AB ülkelerinde de var. Buradaki önemli ayrıntı şudur:

“Çek nakit yerine keşide edilmiştir, ancak bankada karşılığı yoktur.”  Bu tam anlamı ile dolandırıcılık suçunu oluşturur. Bizdeki TCK 158 f nin bir başka versiyonu.

 Anayasa Mahkemesinin 2003 kararı çekin vadeli keşide edildiğini  gizleyerek batıdaki uygulama ile parelellik oluşturmaya çalışmıştır. Tabi ki bu tam anlamı ile bir rezalettir, saptırmadır ama bunu, AİHM üyeleri bilemez. Bu nedenlerle davanın etkili anlatımı şarttır.

Haziran ayı içerisinde mahkemeyi ziyaret edeceğiz, başvurusu olanlara bu konuda yardıma hazırız…

ABD de karşılıksız çek suçu OKUMAK İÇİN TIKLA

Çeklere üç daire birden bakacak

Yargıtay 10. Ceza dairesi dosyalara bakmayı durdurdu.

Daire dosyalara bakmıyor,  Nedenini sorduğumuzda “bize öyle talimat geldi” diyorlar. 

Soru,

 “çek davalarına 15. Daire bakacak deniliyordu, neden bu olabilir mi?

Cevap

“Olabilir”

Soru,

“Dosyalara bundan böyle 15. Daire mi bakacak”

Cevap,

“Bize gelen bilgilere göre sadece 15. Daire değil, 10. Dairedeki dosyalar üç daireye dağıtılacak, yani çeklere üç daire birden bakacak”

ÇEKLERE ÜÇ DAİRENİN BAKMASI NEYİ DEĞİŞTİRİR?

Biliyorsunuz, bir süre önce basında haberler çıkmıştı, “Çek davaları zaman aşımına uğruyor, alacaklılar alacaklarını alamıyor”, diye. Hükümet alacaklılara kulak verdi ve çözüm üretti. Çek davalarını hızlandırdı, dosyalar hızla sonuçlanacak. Bu gidişle 2011 ve 2o12 yılı çek yılı olacak, hapishaneler karşılıksız çek suçlarından yatacaklarla dolacak.

DAHA DA ÖNEMLİSİ İÇTİHATLAR DEĞİŞEBİLİR, FARKLI KARARLAR ÇIKABİLİR

Çeklere üç daire baktığında 10. Ceza dairesinin 5941 ile ilgili verdiği içtihatlar değişebilir, daireler farklı kararlar verebilir, karışık olan durum daha da karışık hale gelebilir, ama bunun çek sanıklarına yarardan çok zararı olacaktır. Alacaklılar fazlası ile memnun edilirken çek sanık ve hükümlülerinin hapse girmesi hızlanacak, belki de kazanımlar geri alınacak.

BU DURUMUN UYARLAMA YARGILAMALARINA ETKİSİ NE OLUR?

Son zamanlarda 3167’den görülen davalarda mahkemelerde lehe önemli gelişmeler oluyordu. Mahkemeler hızla yeni çek yasasının, 5941 in 3167 den çok farklı bir yasa olduğunu anlamaya başlamışlardı ve birçok kesinleşmiş hükümde infazlar kalktı,bazılarında beraat kararları çıkarken, bazılarında temyiz yolu açıldı. Yeni durumda ne olur? Yeni durumda alınacak yeni kararlar, içtihatlar geriye yürümez, ancak devreye yeni giren dairelerin uygulamaları mahkemeleri aksi yönde etkileyebilir ve bundan sonraki başvurular zora girebilir. Yeni dairelerin etkisi sanıyoruz 2010 Eylül ayından itibaren görülecektir. Bu nedenlerle başvuruların hızlandırılmasında biz yarar görüyoruz.

İSTİNAF MAHKEMELERİ

İstinaf Mahkemeleri 2012 Haziranında devreye giriyor. İstinaf Mahkemeleri devreye girince artık adli para cezalarının temyiz yeri bu mahkemeler olacak ve bu mahkemelerin vereceği kararlar kesin olacak, yani temyiz edilemeyecek, dosyalar belki de 6 ay veya daha kısa bir sürede kesinleşip geri gelecek.

%d blogcu bunu beğendi: