Suçun gece vakti işlenmesi

Suçun gece vakti işlenmesi

MADDE 143 – (1) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar artırılır.

T.C.

YARGITAY

13. CEZA DAİRESİ

E. 2011/13962

K. 2011/6974

T. 23.11.2011

• AYNI FİİL NEDENİYLE AYNI SANIK İÇİN ÖNCEDEN VERİLEN HÜKÜM ( Aynı Fiil Nedeniyle Aynı Sanık İçin Önceden Verilmiş Bir Hüküm veya Açılmış Bir Dava Varsa Davanın Reddedileceği )

• KAMU DAVASININ REDDİ ( Aynı Fiil Nedeniyle Aynı Sanık İçin Önceden Verilmiş Bir Hüküm veya Açılmış Dava Varsa Davanın Reddine Karar Verileceği )

5237/m.58, 142, 143

5271/m.223/7

ÖZET : Sanığa aynı fiil nedeniyle hüküm verildiğinden, aynı sebeple açılan diğer davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmelidir.

DAVA : Gece vakti hırsızlık suçundan sanık M.K.’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1, b, 143. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrir olduğundan aynı Kanun’un 58. maddesine göre sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair Kartal 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2008 tarihli ve 2007/428 esas, 2008/294 sayılı kararını müteakip, sanığın aynı eylemi sebebiyle tekrar cezalandırılmasına ilişkin Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05/11/2008 tarihli ve 2007/584 esas, 2008/769 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 04.09.2009 tarih ve 2009/10744/50037 sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.10.2009 tarih ve 2009/214763 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede:

Sanığın müşteki M.C.’ye ait park halindeki aracı çalması sebebiyle Kartal 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2008 tarihli ve 2007/428 esas, 2008/294 sayılı kararı ile hüküm verilmiş olması sebebiyle, aynı sebeple açılan diğer davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,

Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı yerinde görüldüğünden,

SONUÇ : İstemin kabulü ile gece vakti hırsızlık suçundan sanık M.K. hakkındaki Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.11.2008 tarihli ve 2007/584 esas, 2008/769 sayılı verilip kesinleşen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi gereğince bozulmasına, aynı Yasa’nın 309/4-d maddesi ile 223/7. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının reddine, sanık hakkında hükmolunan cezanın çektirilmemesine, 23.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2007/13248

K. 2011/45441

T. 2.11.2011

• HIRSIZLIK ( Mağdura Ait Market Önünde Kilitlenerek Park Edilen Traktörün Kontağına Tornavida Sokup Çalıştırıp Götüren Sanığın Eyleminin 765 S. TCK.nun 493/2 ve 5237 S. TCK.nun 142/2-D ve 143. Md. Kapsamındaki Suçu Oluşturduğu )

• KİLİT AÇMAK SURETİYLE HIRSIZLIK ( Mağdura Ait Market Önünde Kilitlenerek Park Edilen Traktörün Kontağına Tornavida Sokup Çalıştırıp Götüren Sanığın Eyleminin 5237 S. TCK.nun 142/2-D ve 143. Md. Kapsamındaki Suçu Oluşturduğu )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Hırsızlık – Sanık Hakkında HAGB Kapsamı Dışında Cezaya Hükmedilmesi Gerekirken Yanlış Uygulama Sonucu HAGB Kapsamında Kalan Cezaya Hükmedildiğinde Sanığın HAGB’den Yararlandırılamayacağı )

5271/m. 231

5237/m. 142/2-d, 143

ÖZET : Mağdura ait market önünde kilitlenerek park edilen traktörün, kontağına tornavida sokup, çalıştırıp götüren sanığın eyleminin, 765 sayılı TCK.nun 493/2.maddesi, 5237 sayılı TCK.nun 142/2-d, 143. maddeleri kapsamındaki suçu oluşturduğu gözetilmelidir.

Sanığın hırsızlık suçundan sabit kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezaya hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemelidir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Sanık hakkında, çalınan malın değeri pek fahiş kabul edilerek, ceza arttırımı yapılırken uygulama maddesinin gösterilmemesi, gösterilen gerekçe karşısında maddi hata kabul edilip yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.

Mağdura ait market önünde kilitlenerek park edilen traktörün, kontağına tornavida sokup, çalıştırıp götüren sanığın eyleminin, 765 sayılı TCK.nun 493/2.maddesi, 5237 sayılı TCK.nun 142/2-d, 143. maddeleri kapsamındaki suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın hırsızlık suçundan sabit kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezaya hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.

Aksi halin sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten yargıtay Ceza Genel kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre,

SOUÇ : Sanık savunmanı’nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 02.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

13. CEZA DAİRESİ

E. 2011/13293

K. 2011/2344

T. 9.10.2011

• HIRSIZLIK ( 5237 S.K.’da Yer Alan Hırsızlık Suçu İle 765 S.K. Md. 493/1’de Yer Alan Eylemin Öğelerinin Farklı Olduğu – Sanığın Eyleminin 5237 S.K. Kapsamında Hırsızlık Suçunun Yanında İşyeri Dokunulmazlığını Bozma Suçunu da Oluşturacağı )

• KONUT DOKUNULMAZLIĞINI BOZMA ( 5237 S.K.’da Yer Alan Hırsızlık Suçu İle 765 S.K. Md. 493/1’de Yer Alan Eylemin Öğelerinin Farklı Olduğu – Sanığın Eyleminin 5237 S.K. Kapsamında Hırsızlık Suçunun Yanında İşyeri Dokunulmazlığını Bozma Suçunu da Oluşturacağı )

• TEŞEBBÜS ( Temel Ceza Belirlendikten Sonra Önce Eylemin Gece İşlenmesi Sebebiyle Cezadan Artırma Yapılacağı – Daha Sonra Eylemin Teşebbüs Aşamasında Kalması Sebebiyle İndirim Uygulanacağı/Hırsızlık )

• CEZANIN BELİRLENMESİ ( Hırsızlık/Temel Ceza Belirlendikten Sonra Önce Eylemin Gece İşlenmesi Sebebiyle Cezadan Artırma Yapılacağı – Daha Sonra Eylemin Teşebbüs Aşamasında Kalması Sebebiyle İndirim Uygulanacağı )

• SUÇUN GECELEYİN İŞLENMESİ ( Hırsızlık – Temel Ceza Belirlendikten Sonra Önce Eylemin Gece İşlenmesi Sebebiyle Cezadan Artırma Yapılacağı )

5237/m.35, 116, 141, 142, 143

765/m.493

ÖZET : 5237 Sayılı T.C.K.nın 141 ve 142 nci maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı T.C.K.nin 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturacağı gözetilmelidir.

Sanık hakkında eylemi sebebiyle temel ceza belirlenildikten sonra, önce eylemin gece işlenmesi sebebiyle cezadan artırma yapılması, daha sonra eylemin teşebbüs aşamasında kalması sebebiyle cezadan indirim yapılması gerekir.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya, denetime olanak verecek şekildi uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 Sayılı T.C.K.nın 141 ve 142 nci maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı T.C.K.nin 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Kanunun 116/2-4 maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturacağı gözetilerek sonucuna göre lehe Kanunun takdiri gerektiğinin düşünülmemesi,

Sanık hakkında eylemi sebebiyle temel ceza belirlenildikten sonra, önce eylemin gece işlenmesi sebebiyle cezadan artırma yapılması, daha sonra eylemin teşebbüs aşamasında kalması sebebiyle cezadan indirim yapılması gerekirken, cezada önce teşebbüs sebebiyle indirim, sonra eylemin gece işlenmesi sebebiyle artırım yapılarak 5237 sayıl T.C.K.nun 61/4-5 maddesine aykırı davranılması,

Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,

5237 Sayılı T.C.K.nun 53/1 inci maddesinin ( c ) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salIVerme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin 3. fıkrasına aykırı davranılması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, kazanılmış hakları saklı tutularak hükmün açıklanan sebeple tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

13. CEZA DAİRESİ

E. 2011/13918

K. 2011/3070

T. 19.10.2011

• TAKDİRİ İNDİRİM NEDENLERİ ( 5237 S.K. Sanığın Lehine Hükümler Taşıdığından Mahkemece 765 S.K. Uygulanmış Olmasının Hatalı Olduğu – Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığınını İhlal Suçlarında Sanık Lehine Olan Hükümlerin Uygulanması Gerektiği)

• HIRSIZLIK SUÇU ( 5237 S.K. Sanığın Lehine Hükümler Taşıdığından Mahkemece 765 S.K. Uygulanmış Olmasının Hatalı Olduğu – Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığınını İhlal Suçlarında Sanık Lehine Olan Hükümlerin Uygulanması Gerektiği)

• KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL ( 5237 S.K. Sanığın Lehine Hükümler Taşıdığından Mahkemece 765 S.K. Uygulanmış Olmasının Hatalı Olduğu – Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığınını İhlal Suçlarında Sanık Lehine Olan Hükümlerin Uygulanması Gerektiği)

• BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA ( Hükümlülüğün Yasal Sonucu Olan Hak Yoksunluğunun Seçimlik Olmadığı)

• CEZA ( Sanık Hakkında Önceden Verilmiş Cezadan Daha Ağır Bir Ceza Verilemeyeceği)

5237/m. 53/62,116,142,143

765/m. 59,81,493

5271/m. 253,254,307

ÖZET : 5237 Sayılı Yasanın lehe olduğunun kabulü ile yapılan ceza uygulamasında hırsızlık suçundan ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan, sanığa 765 sayılı yasanın uygulanması sonucu tayin edilen sonuç cezanın sanık lehine olduğunun gözetilmemesi hatalıdır. Hükümlülüğün yasal sonucu olan hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki a-c-d ve e bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek karar verilmiş olması da hatalıdır.Kabule göre ise sanık hakkında önceden verilmiş cezadan daha ağır ceza verilemeyeceği kuralının gözetilmememesi de hatalıdır.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan CMK’nun 253-254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümleri değerlendirilmeden mahkumiyet kararı verilmiş ise de, bozma kararı sonrası yapılan yargılamada sanığın ek savunmasının alınması amacıyla yazılan talimatların, çıkarılan tebligatların sanığın adresten ayrılması ve yeni adresinin tespit edilememesi nedeniyle iade olması sonucu sanığa ulaşılamaması nedeniyle mahkemelerince bila ikmal iade edilmesi ile müştekinin duruşmaya çağrı davetiyesinde köyden adres bırakmadan ayrıldığının belirtilmiş olması karşısında, CMK’nun 254/1. ve 253/6. maddeleri gözetilerek kovuşturmanın uzlaştırma yoluna gidilmeksizin sonuçlandırılabileceğinin belirtilmiş olması karşısında, tebliğnamenin 2 nolu bendine iştirak olunmamıştır.

Sanık hakkında TCK 142/1-b maddesi gereğince tayin edilen 2 yıl hapis cezasına, gece nedeniyle TCK 143 maddesi gereğince 1/6 oranında arttırım yapılırken 2 yıl 4 ay hapis yerine, 2 yıl 4 ay 24 gün hapis olarak hatalı hesaplanması, sonuç cezanın doğru hesaplanması karşısında mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- 5237 Sayılı Yasanın lehe olduğunun kabulü ile yapılan ceza uygulamasında sanığa hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 143, 62. maddeleri uygulanarak 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan aynı yasanın 116/4, 62. maddeleri uygulanarak 10 ay hapis cezası tayin edildiğinin anlaşılması karşısında; 765 sayılı TCK’nun 493/1, 59. ve 81/2. maddelerinin uygulanması sonucu tayin edilen sonuç cezanın sanık lehine olduğunun gözetilmemesi,

2- Hükümlülüğün yasal sonucu olan hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki a-c-d ve e bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-b bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,

Kabul ve uygulamaya göre,

3- 18.12.2003 tarihli hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle yeniden kurulan hükümde, sanık hakkında önceden verilmiş cezadan daha ağır ceza verilemeyeceği gözetilmeden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK 326/son maddesine aykırı davranılması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık İ. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak bozulmasına, 19.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: