Avukat olmak!..

Avukat olmanın dayanılmaz hafifliği

Avukat hak ve adaletten yana olduğu sürece saygındır, bu ilkeden uzaklaştıkça saygınlığını yitirir..Avukat önce adalet duygusunu içselleştirmeli.. Türkiye gibi kapitalist kurumlaşmayı tamamlayamamış, kapitalist demokrasi kültürünü henüz yerleştirememiş ülkelerde kendine özgü bir adalet düzeni ve bu düzenin hukukçuları boy veriyor..Bizde neler içselleşmiş..bizde icralarda rüşvet içselleşmiş, mahkeme kapılarında avukatların saatlerce dikilmeleri, duruşmalarda hiç gereği yokken hakim karşısında iki büklüm ayakta beklemeleri  içselleşmiş..Çoğu  avukat hakim karşısında eziktir..İcrada borçlu karşısında aslan kesilen, sırf acı vermek için bebelerin oyuncaklarını bile haczeden bazı avukatlar duruşma salonunun kapısında ve duruşmada uysal ve itaatkarıdr…Duruşmalarda yasal gereği olmadığı halde ayakktadır..Bütün bunlara çıkar düzeninden pay almak için katlanılır…

Bir çek yasası ki hangi gerekçe ile olursa olsun her karşılıksız çek keşidecisini cezalandırır..Bu çek yasasına göre kişinin dolandırıcı olup olmadığı hiç önemli değildir..Oysa kapitalist sistemlerde iflas çok doğal bir hukuk olayıdır..İflas edenler eğer hile yapmamışlarsa hiç bir cezaya muhatap olmazlar..Bizim ülkemizde çek keşidecisi iflas etse bile ceza alır..Hile ve desise aranmaz..Bu adalet midir? Bu dünyada eşi benzeri olmayan bir adaletsizliktir.. Ne diyor Domaniç hoca bu çek yasasını iptal etmeyen Anayasa Mahkemesine ” Ağır hata yaptınız, karşılıksız çeke hapis dünya mevzuatında yoktur..”  Hoca devamla  Kur’anın ahzap süresinden örnekle sesleniyor bu yasayı savunanlara:

“..zalumen cehula..”

Çek yasasını savunanlara cahil ve zalim diyor…

Siz çekini ödeyemeyen, iflas eden, herşeyini kaybeden insanları, suçsuz insanları dolandırıcıdan ayırt etmeksizin hapse gönderen bir sistemi savunuyorsanız cahil ve zalimsiniz.. Bir siteden aşağıya aldığım Adalet Bakanlığına yazılmış dilekçeyi okuduktan sonra.”avukat olmanın dayanılmaz hafifliği”  diye bir cümle geçti aklımdan..Yerinde mi değil mi siz karar verin..Bu çağrışım Milan Kundera’nın “Var olmanın dayanılmaz hafifliği ” isimli kitabından hiç kuşkusuz…

Yeni Çek Kanunu

Çek Mağdurları, Avukat lobisinin Adalet bakanlığı ve ilgili birimlere gönderdiği dilekçe ve yazılanlar aşağıda,
okuyun ibret alın..
Sizin yapacağınız,  Adalet bakanlığına, çek kanunun hapis cezası öngören ilgili maddelerine gerek olmadığını zaten T.C.K da kötü niyetli borçlu hakkında ilgili hükümler olduğunu, kötü niyetlilerin bu hükümler çerçevesinde ceza alabileceğini, çek ödenmeme durumunda domino etkisi yaratan bir ceza sisteminde suçlu, suçsuz herkesin cezalandırıldığını ve bu uygulamanın vicdanları yaraladığını ne alacaklıya nede borçluya fayda sağlamadığını, bu işten tek çıkar sahibinin avukatlar olduğunu anlatmalısınız.

Bu dilekçe Avukat Lobisinin gönderdiği dilekçedir.
Adalet Bakanlığına
ANKARA
Konu :Değiştirilmek istenilen 5941 Sayılı ÇEK KANUNU ve doğuracağı vahim sonuçlar hakkında.

Son günlerde yazılı ve görsel basında sanki bir müjde veriliyormuş gibi “KARŞILIKSIZ ÇEKTE HAPİS CEZASI KALKIYOR” başlığı altında haberler verilmeye başlanmıştır. Bu; ÇEK’e güvenerek mal ve hizmet satan alacaklı, dürüst ve namuslu vatandaşların hak alacaklarını alma umutlarını tümüyle yok edecek yeni bir yasal düzenlemenin yolda olduğunun sinyalleridir. Hak alacaklarını alma uğraşı veren alacaklı-şikayetçileri son derece rencide eden bu durum karşısında müvekkillerimizi temsilen ve kendi adımıza bu dilekçeyi vermek zorunda kaldık. Zira biz bu filmi daha önce de seyretmiştik. Bu meyanda özellikle belirtmek istiyoruz ki; tam bir buçuk yıl süre ile 4709 Sayılı Yasa ile T.C.Anayasasına eklenen “hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” hükmünü içeren 38.maddesi uyarınca bu hükme uygun yasal düzenleme yapılmayarak yasal boşlukta bırakılan süreçte, yeni ÇEK KANUNUNUN ÇIKARILMASI ÖNCESİNDE; 29.10.2001 tarihinde Samsun Barosunu ve Barolar Birliğini göreve çağırmıştık. Tarafımızdan Baromuz mensubu arkadaşlarımızın büyük çoğunluğunun imzalarını içeren, çek yasasının çıkarılması ve cezai müeyyideyi de içermesi istemli dilekçe sunulmuş, Yasanın çıkarılmasından bir hafta önce dönemin ADALET BAKANI SAYIN CEMİL ÇİÇEK’in Samsun Barosunu ziyareti sırasında alacaklı ve hak alacağını alma uğraşı veren müvekkillerim ve diğer alacaklıların rahatsızlığını dile getiren talebimiz üzerine bu konuda yasanın en kısa zamanda çıkarılacağı sözü verilmiş ve bu açıklamadan bir hafta sonra o tarihte yürürlükte bulunan 3167 Sayılı Yasada 4814 Sayılı Yasa ile değişiklikler yapılmış, doğrudan hapis cezası öngören yasa hükmü kaldırılmış, 14.madde ile karşılıksız çek bedeli kadar ağır para cezası getirilmiştir.

Daha sonra 14.12.2009 tarihinde 5941 Sayılı Çek Yasası çıkarılmıştır. Yasa bu en son hali ile Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerinin lafzı ile ruhuna, kamu vicdanına ve hakkaniyete kesinlikle uygundur.

Keza; 5941 Sayılı Yasanın karşılıksız çeke ceza öngören hükümlerinin Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu iddiası ile Anayasa Mahkemesine açılan dava sonucunda Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 gün ve 2010/6 Esas,2011/54 Karar Sayılı kararı ile de 5941 Sayılı Yasa Hükümlerinin ANAYASANIN 2. ve 38.MADDELERİNE aykırı olmadığına karar verilmiştir.

Yıllardır yeni çek yasasında karşılıksız çek vermek suretiyle alacaklıları dolandıran, borcunu ödemeyen ve bu durumu ekonomik krize dayandıran, (ki ülkemizde yıllardır enflasyonun çok az olduğu, ekonominin çok iyi olduğu devletin resmi verileri ile ortadadır(1). ) kamu oyunda çek mağduru olduklarını ileri sürerek seslerini çıkaran, bunu siyasiler vasıtası ile Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıyan kötü niyetli borçluların baskıları ile sürekli cezanın kaldırılması yolunda değişiklikler yapılma gayretleri sürmektedir. Buna karşın gerçek çek mağduru alacaklıların sesleri çıkmamaktadır. Çekte cezai müeyyidenin tümü ile ortadan kalkması YÜRÜRLÜKTEKİ ÇEK KANUNUNUN ÖNGÖRDÜĞÜ müeyyidelere güvenerek mal ve hizmet satan, kötü niyetli borçluların borçlarını ödememeleri nedeniyle mağdur olan alacaklı müvekkillerimizin daha ziyade mağduriyetlerine yol açacaktır. 5941 Sayılı Çek Kanunundaki Anayasanın 2. ve 38.maddelerine uygun hafifletilmiş cezai müeyyidelerin varlığının dahi alacağın çek ile tahsilinde %100’e yakın infaz sonucu doğurduğu ve çok etkili olduğu, tüm uygulayıcılar tarafından inkar edilemez bir olgudur. Hapse tahvil edilebilen adli para cezasının kaldırılması halinde alacakların çek ile tahsili imkansız hale gelecektir. Zira bir tarafta yürürlükteki Kanuna güvenerek çek almış alacaklı, diğer tarafta bankada karşılığının olmadığını bilerek çek keşide etmiş borçlu-sanık vardır. Karşılıksız çekte cezai müeyyideyi kaldıracak bir yasal düzenleme toplumda haklıların adalete olan güven duygularını tümüyle yok edecek, tam bir kaos ortamı yaratacaktır.

Borç ödeme niyeti olmayan kötü niyetli karşılıksız çek keşidecisi kişileri ÇEK MAĞDURU OLARAK nitelemek; geriye dönüşü olmayan, asıl çek mağduru alacaklı müvekkillerimiz için telafisi imkansız zararların doğmasına yol açacak, kamu vicdanını kökten zedeleyecektir. Zira yazılı ve görsel basında çek mağduru olarak lanse edilen karşılıksız çek keşidecisi sanık veya hükümlülerin söyledikleri tek şey “yakında çek cezaları da kalkıyor bundan böyle benden hiçbir şey tahsil edemezsiniz” şeklindeki alaycı sözcüktür.

Karşılıksız çek için halen yürürlükte olan yasa hükmünün ANAYASA’ya aykırı olmamasına rağmen; kamuoyunda tartışılmadan, gerçek çek mağduru olan alacağını tahsil edemeyen müvekkillerimizin alacaklarını bu kötü niyetli kişilerden nasıl tahsil edeceklerine çözüm bulunmadan böyle bir değişikliğin yapılması milletten alınan yetkinin kötüye kullanılmasıdır. Çıkarılacak olan yasa öncesi tarihlerde keşide edilmiş karşılıksız çeklerden dolayı GERÇEK ÇEK MAĞDURU olan ALACAKLI-MÜVEKKİLERİMİZİN ZARARINI T.C.DEVLETİ VEYA ÇEKLERİ VEREN MUHATAP BANKALAR karşılayacak ise yapılacak böyle bir düzenlemeye kimse bir şey söyleyemez. Ancak yapılmak istenen populist bir amaç ve düşünce tarzına dayalı, çek mağduru olarak lanse edilen sanık ve hükümlüleri cezadan ve tümü ile borçlarından kurtarma operasyonudur. Yürütmenin ve Yasama Organının yasalarla bu denli fütursuz biçimde oynayarak vatandaşın hakkını almasına engel olmaya kesinlikle hakkı yoktur.

SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle;

Karşılıksız çeke dayalı olarak icra takibi yaptığımız ve karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı şikayette bulunduğumuz GERÇEK ÇEK MAĞDURU alacaklı müvekkillerimiz adına ve böyle bir yasal düzenleme yapılması halinde dosyaların infazının imkansızlığı nedeniyle doğrudan zarar görecek avukatlar olarak cezai müeyyideyi içermeyen kanunun çıkmamasını arz ve talep ederiz.
Saygılarımızla.07.12.2011

Av.Ahmet DOĞAN                        Av. Yusuf ZOTLUOĞLU
Samsun Barosu-590                        Samsun Barosu-1156

Bilgi                                                         :
T.B.M.M. Adalet Komisyonu Başkanlığına
Barolar Birliği Başkanlığına

çek mağdurları sitesinden alıntıdır..

35 Responses to “Avukat olmak!..”

  1. Harun ZOTLUOĞLU Says:

    Eveet, çeke hapis cezası kalktı gitti. Karşılıksız çekler patladı, şimdi bir daha bu başlığı düşünün ve avukat olmanın dayanılmaz hafifligini bir daha tarif edin isterseniz!

  2. adminnn Says:

    Afedersiniz ama ticaret denilen olayı yapmayı bilmiyorsunuz. çünkü dürüst değilsiniz. daha şirketinizi kurarken koymanız gereken sermayenin ne olduğunu bilmiyorsunuz.bu sermayenin sizin ticari limitiniz olduğunuzu ve bunu muhasebe oyunuyla yoluna koydurduğunuzu unutuyorsunuz. bu dürüstlük mü. para hırsıyla olduğundan fazla çek kesiyorsunuz. risk alıyorsunuz daha da büyümek için. ama büyürken hukuku tamamen gözardı ediyorsunuz. hatta bazen avukata bile danışanlar oluyor bu işin kaçağı nasıldır diye. böyle iken problem yok ama borç ödeyememe gibi durum olduğunda biz avukatlar vicdansız oluyoruz. sizin ödeyemediğiniz para benim mi cebime girecek. ben devlet ile birlikte geliyorum senin yanına çünkü kanun böyle. devlete göster tepkini evde ya da işyerinde haciz yapılırken. ama yok avukat vicdansız. sen arada kanuni sınırın dışına çık suçlu biz olalım. ticaretin esasında güven ve tedbir vardır. her önüne gelen ticaret yapmaya başlarsa mağdur olunması gayet normal. ben tamamıyla hapis cezasına karşıyım. insan onuruna yakışmaz. hele para için hiç yakışmaz. ben bugüne kadar gittiğim hiçbir hacizde bana doğruyu söyleyen karşılaşmadım. belki bu zaman kadar 5000 firmaya gittim ama hiç karşılaşmadım. yalancı demiyorum onlara ticareti doğru algılamaları için tepki veriyorum. avukat bir işiniz hallettiğinde ne yaptı ki olur ne parası denir. ama bu bizim işimiz. ben birisine haciz yapsam ve aynı kişinin başka bir işi olsa benden destek istese ona da yardım ederim çünkü benim işim tarafsızlık ben bağımsızım. ben takım tutar gibi müvekkil tutmam. bizim sizin işlerinizle olan paylaşımım farklı. biz avukatlar sizin zarara uğramamanız için varız. sizin düşmanınız değiliz. ama siz sorun çıktıktan sonra bizimle iş yapıyorsunuz. bize öncesinde danışmıyorsunuz. gerçekten borcunu ödeyemeyenleri biliyorum ama asla dolandırıcı ve art niyetli kimselere prim tanımıyorum. sadece daha dikkatli olmanızı istiyorum.

  3. hacı Says:

    benim 12.800 tl lik çek alacagım var bu memlekette bu yasa bence zulümdür devlet herkesin parasını ödesin huzuru mahşerde bu devletin yakasından tutmammı

  4. Vedat ELÇİ Says:

    Şurası çok açıktır ki; hiçbir zaman mal alıp karşılıksız çek veren kişi mağdur değildir. Bu koca bir yalandır. Mal verip ücretini alamayandır mağdur. İflas- hakedişlerin ödenememesi, hastalık ölüm kalım eyvallah. Ama iyiniyetli düşünürler için şunu da açıklıkla söyleyeyim ki; PİYASAYI en çok ne kadar dolandırıp en az ne kadar yatacağını hesap eden SAHTEKARLARDA yararlanacak böylesi bir uygulamadan, bu adil mi? çekle iş yapan insanlar aldıkları malları netice itibari ile paraya çevirmiyorlar mı? Unutulmasın ki; AVUKAT ın bir tek tarafı yoktur. Herkes için avukat vardır. İnsan olmak önceliklidir.Benden bir vecize olsun; ŞEYTANIN yasaları olmadan ŞEYTANIN AVUKATLIĞI yapılamaz. Saygılarımla. Av.Vedat ELÇİ

  5. özgün Says:

    ADALET BAKANLIĞINA
    ANKARA

    KONU.5941 SAYILI ÇEK KANUNU YASASININ ANAYASA’YA(2. VE 38. MD) VE İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIĞI

    GEREK 3167 ,GEREKSE 5941 SAYILI ÇEK YASASINDAKİ HAPİS CEZASI İLE YILLARCA ESNAFLIK YAPMIŞ FİRMA,VERGİ,SSK BORCUNU ÖDEMİŞ,FAKAT ÖZELLİKLE 2008/2009 YILLARINDAKİ GLOBAL KRİZ NETİCESİNDE İŞLERİ BÜYÜK ORANDA AZALMIŞ,DOLAYISIYLA ALACAK-BORÇ İLİŞKİSİ BOZULMUŞ ESNAF ARKADAŞLARIMIZIN ÇOGUNLUĞU O DÖNEMDE BANKALARIN GİRDAPLARINA DA GİREREK İFLAS NOKTASINA GELMİŞLER VE TÜM ÇABALARINA RAĞMEN BU GİRDAPTAN ÇIKAMAYANLAR İFLAS ETMİŞTİR.
    BU SÜREÇTE BU KİŞİ VEYA FİRMALARIN GAYRİMENKULLERİ, ,ARABALARI,MALLARI,EVLERİ TALAN EDERCESİNE HACİZ EDİLMİŞTİR.FAKAT EN VAHİMİ BU İNSANLARIN HER ŞEYİ YOK OLMASINA RAĞMEN BİRDE ÖDEYEMEDİKLERİ ÇEKLERDEN DOLAYI DEVLET’İN BU KİŞİLERİ HAPİSLE CEZALANDIRMASIDIR.YANİ DÜŞENE BİR DE DEVLET VURMUŞTUR.BUNDAN SONRAKİ SÜREÇ İNANILMAZ BİR SEFALET VE ÇARESİZLİKTİR.KOCASI HAPSE GİRMİŞ ÇALIŞMAYAN VEYA ÇALIŞAMAYAN BİR EŞİN VE ÇOCUKLARININ DÜŞTÜĞÜ ÇARESİZLİK,BİLİNMEZLİK,SEFALET KAÇINILMAZDIR.
    BÜTÜN DÜNYA ÜLKELERİNDE BORÇ İÇİN HAPİS CEZASI YOKKEN ,RUHUNDA VİCDAN DUYGUSUNU EN ÜST SEVİYEDE TUTAN MİLLETİMİZİN DÜŞTÜĞÜ HAKKANİYETSİZ,ADALETSİZ,VİCDAN DUYGUSUNDAN UZAK HAPİS CEZASI VE BU KANUNUN UYGULANMASI ÇAĞ DIŞIDIR.
    İFLAS ETMENİN BİRÇOK NEDENİ OLABİLİR.;BUNLAR
    OLASI KRİZLER,HASTALIK,VERDİĞİNİZ AVANS ÇEKLERİ KARŞILIĞINDA MALLARIN GELMEMESİ VEYA ZAMANINDA GELMEMESİ,İŞ YERİNİZİN OLDUĞU DÜKKANIN SATILMASI,BANKALARIN KREDİLERİ GERİ İSTEMESİ VE BUNUN GİBİ BİRÇOK NEDENLER.
    UNUTULMAMALIDIR Kİ TİCARETİN ÖZÜNDE HER ZAMAN RİSK VARDIR.MALI VEREN FİRMA DA BUNU BİLMELİDİR.FİRMA VERDİĞİ MALIN BEDELİNİ GARANTİYE ALMAK İSTİYORSA,DİĞER DÜNYA ÜLKELERİNDE OLDUĞU GİBİ TEMİNAT KARŞILIĞINDA (BANKA TEMİNAT MEKTUBU, İPOTEK VS)ALDIKTAN SONRA MAL VERMELİDİR. BU SİSTEMİN EN BÜYÜK YANLIŞI BANKALARIN SORUMLULUĞUNUN ÇOK AZ OLMASIDIR.BU SİSTEMDE BANKALAR KAZANIRKEN İNSANLAR BİTMEKTEDİR.
    ANAYASA MAHKEMESİ 5941 SAYILI YASA DA HAPİS CEZASINI KALDIRMAMAKLA YANLIŞA DOĞRU DEMİŞTİR.KİMSE BORCUNDAN DOLAYI ÖZGÜRLÜĞÜNDEN ALIKONULAMAZ İLKESİ UNUTULMUŞTUR.
    AVUKATLARIN BİR ÇOĞU VİCDANEN HAPİS CEZASINA KARŞI İKEN ,PARA KAZANMA HIRSI ONLARIN VİCDANLARINI BİR KÖŞEYE KOYMALARINA NEDEN OLMUŞTUR.HAPİS ‘DE VE DIŞARIDA YAŞANAN DRAMLAR,YOK OLAN AİLELER UMURLARINDA DEĞİLDİR.KALDI Kİ 5941 SAYILI YASAYA BAROLARIN BÜYÜK BASKISI ALTINDA HAPİS CEZASI KONMUŞTUR.
    AVUKATLAR ŞUNU ÇOK İYİ BİLMELİDİRLER Kİ HAPİS DE BORÇ ÖDENMEZ,ZATEN HAPİS AŞAMASINA KADAR İCRA İLE İNSANLARIN
    HER ŞEYİ YOK OLMUŞTUR,İNSANLAR AYAKTA KALMAK ,YAŞAMA TUTUNABİLMEK İÇİN ÇABALARKEN HAPİS ‘LE BİRLİKTE GELECEKLERİ DE SÖNMÜŞTÜR.

    SONUÇ VE İSTEM;YUKARIDA ARZ ETTİĞİM NEDENLERLE;

    5941 SAYILI YASADA HAPİS CEZASININ KALDIRILMASI,ANAYASAYA ,VE İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE UYUM SAĞLANMASINI ARZ VE TALEP EDERİM.
    SAYGILARIMLA,

  6. mağdur Says:

    bazı avukatlar nedense kendilerine çok güveniyor gibi görünüyorlar

    mademki kendinize çok güveniyorsanız bir çagrı yapın biz çek magdurları alacaklı olduğumuz çekleri senetleri size verelim alacaklarımızı tahsil edip borcumuzu ödeyiniz size göre çok basit se
    biz mağdurlar hazırız

  7. tansel altuğ Says:

    karseşim bankalar bu konuda çalışma yapsın ciro eden kişinin ödeme yapana kadar malına direk tedbir koysun zaten nakit para değil mi

  8. mağdur Says:

    avukat lobisine cevap
    sözüm çek yasasını savunanlara cahil ve zalim diyen avukatlara,.dır
    iyi düşünsünler hangi milet zarla zorla hapisle, korkuyla, amacına ulaşmıştır umarım onlarda yanlış yolda olduklarının farkına en yakın zamanda varacaklar ve çek yasasını savunanlardan özür dileyecekler

  9. mağdur Says:

    avukat lobisinde bulunan bu iki avukatı şöyle tarif edebilirim

    rahmetli sadam hüseyine benzeterek mağdur ve mğdur aileleri acı
    çektikçe bu avukatlar zefk alırlar bu tip avukatlar çıkarları için
    acımasızca her şeyi yaparlar

  10. nuh Says:

    türkiyede olması gereken…adam hakim,savcı avukatmı olmak istiyor 2 sene cezaevine atacaksın…sonra hakim,avukat,savcı olacak.
    adam doktormu olmak istiyor.. iki böbrek taşı döktüreceksin
    adam polismi olmak istiyor 1 ay boyunca hergün zezarete atacaksın
    adam gazetecimi olmak istiyor hakkaında iftira dolu haber yayınlayacaksın

    • Vedat ELÇİ Says:

      peki sevgili kardeşim, bir adam basiretli tacir mi olmak istiyor? çek karnesine imza atmayı sayısal kuponu doldurma mı sanıyor? onu ne yapacaz?

      • nuh Says:

        vedat bey, sayısal loto gibi çek dolduran zaten dolandırııdır. ama yıllarca çalışmışlar hiç problem yaşamamışlar, abi kardeş olmuş sonrada işleri ters gitmiş alacaklarını alamamış ve batmış.yazılmış çekleri sonra değil abi kardeş. adam zebani gibi çökmüş tepesine tek bildiği paramı ver. paramı ver sonra hapis, hani kardeştik. vedat bey biraz vicdanlı düşünün. bence borçlu ile alacaklı arasına mifak sokan siz avukatlar ve hukuktur. sizler bence şöyle yapmalısınız. alaçaklı size geldimi… gaz vermeyeceksiniz, asarız keseriz demeyeceksiniz… alacaklıya bir sor arkadaş bu adam seni dolandırdımı yoksa eski müşterinmi battımı.. eğer adam batmışsa tek cevabı var abi hapis yerine yanında olalım anlaşalım uzlaşalım… kolaylık sağlayalım demeniz gerekir…git adamın donu kadar al…sonra hapis tehdidiyle karşısında dur… adamın elini kolunu bağla…sonra deki bu adam ödemiyor …bu şartlar altında sen ödeye bilirmisin

      • Vedat ELÇİ Says:

        Merhaba Nuh Bey, Bu sayfada son kez (oda, nifak sokmakla itham edildiğimiz için cevap hakkını kullanmak amacıyla) yazacağım.
        Burada bazı görüşlerimi paylaştım, biliyorum ki anlamak isteyen azıyla da anlar anlamak istemeyene de ne anlatırsak boşuna.
        Önce neden burada yazdım ve ne demek istedim onu anlatmaya çalışayım.
        1_ Burada yazmamın sebebi; Özellikle de bu konununun başlığı idi. ‘Avukat Olmanın dayanılmaz hafifliği’ benim gibi dayanılmaz ağırlığın altından kalkmaya gayret eden biri için ilgi çekici idi. Mesleğimle de ilgili kaygılarım tabbi ki var, birçok eleştiride avukatlara atfedilen yanlışlıklardan muzdarip olmayan vicdan sahibi bir tek avukat bulamazsınız. Ama meslek etiği ve kurallarımız uluorta meslektaşlarımızı eleştirmeye engeldir. Bence de bu doğru bir kuraldır. Aksi takdirde biz kime kötü dersek tersten anlatımı ‘ ben iyiyim’ olacaktır.
        2 – Başlığa ve sitenin genel karakterine bakınca anlamakta güçlük çekmedim ama buradaki genel profilden tepki görmeyi de göze alarak bir görüşümü paylaştım, amacım tirübüne oynamak olsaydı bu görüşü buradan seslendirmenin çok da alkış almayacağını bilecek kadar algılamam var. Ama derdim başka, kim ne yaparsa yapsın SAMİMİYET ve DOĞRULUK önemlidir. Peki neydi görüşüm?
        Karşılıksız Çek keşide etme olayında MAĞDURUN ÇEK ALAN KİŞİ olduğuydu, bu mağdur kavramından anlayan herkes için objektif bir tespittir. Ha, sonrasında söylenen, çek veren de alacağını alamamış, şu olmuş bu olmuş gibi tüm bahaneler somut olaydan kopmak anlamına gelir. Çek veren de başka açılardan başkaca mağduriyetler yaşamış olabilir ama bu onu ilk ilişkide Mağdur etmiş olmaktan aklamaz. Üstelik ÇEK MÜESSESİNDE ayrıntılara girecek olursak; bankalar, keşidecinin ailesi, ticari hayatı, yasalar, avukatlar v.s v.s her bir konuda sayfalarca yazabilirim, Bu ayrıntıların her biri kişiye göre ayrı sebep- sonuç ilişkisi sonucu sizi ayrı yere götürür. Dolayısıyla sizin yaptığınız – siz avukatlar gibi_ GENELLEMELER çok KOLAYCILIK OLUR, benim kolaycılıkla hiç işim olmadı, Ama Çek olayından uzaklaşmazsak, tüm sistem içerisinde Çek VEREN DE sistemzede – yada çekzede- olabilir ama mağdur olmaz, kısaca bunu diyebilirim. Yani bankalar çek koçanı ile neredeyse sınırsız bir kredi açıyorlar ve bunu kullanmanın kolaylığı ile insanlar çok açılıyor demek de basitçe ifade etmek anlamında yeterli olabilir. Ama hani, SÖZÜN SENET OLDUĞU ticari itibarlı insanlar, neden senet kullanılmıyorda daha çok ÇEK ve sözün değeri neden uçtu gitti kafa yormak lazım.
        3 – Ben bu sayfada ve bu konu başlığı altında yorum yaptım, dediğim gibi son yorumum olmasını istiyorum, illaki bana diyecek sözü olan iletişim bilgilerime ulaşmakta zorlanmaz, ulaşır ve söyler ama buradaki sitenin varlık sebebine saygı duyuyorum, bu sebeple de avukatlıkla da ilgili bir iki söz söyleyip bitireceğim.
        4 – Avukatlar hakkındaki olumsuz değerlendirmelerde insafsızlık yapılıyor, her meslekte her türlüsü olur, tamamen iyi ve tamamen kötü yoktur. Üstelik buradan bu kadar olumsuz görüş beyan edenlerin unuttuğu birşey var, Burada da Öncülüğü yine bir Avukat yapıyor, sayın Osman Rahmi OFLUOĞLU buradan da sevgili meslektaşıma bir iyi bir de eleştiri sözüm olacak izin verirse;
        İYİ : Buradaki görüşü ve duruşu açık olmasına rağmen özgüvenle karşıt görüşleri sansürlemeden yayınlıyorsunuz, bu İYİ,
        ELEŞTİRİ : bu konu başlığını iki meslektaşınızın görüşlerine ithafen koyduğunuz açık, yukarıda da dediğim gibi uluorta meslektaşlara eleştiri yaparken ister istemez, tersi yorumla _ben iyiyim mesajı veriliyor, bu psikolojik etkinin ötesinde, adı geçen arkadaşların bunu yaptığınızdan haberleri varmı bilmiyorum ve ben bir daha buraya beynimi ayırmak istemiyorum dolayısıyla, sonraki aşamaları takip de etmem, ama bence mesleki etik ve kurallar bakımından biraz ‘sorunlu’ olmuş benim yorumlarımla birlikte bu konu başlığını kapatmanızın sanki daha iyi olacağını düşünüyorum, takdir sizin.( kapatırsanız da en azından bu mesajım NUH beye ulaşsın isterim ama mümkün müdür bilemem.)

        Son sözüm; biz sadece anlamaya çalışırız ve anladığımızla karar veririz, insanız ve yanılabiliriz. Ama dileğim şudur ki; Allah Haklı ve doğru olana yardım etsin, bilmeden haksız bir yola girersem de aşamayacağım engeller çıkarsın, Bu dileğimi Nuh kardeşim için de bütün doğru insanlar içinde yinelerim.
        Saygılarımla.

      • rahmiofluoglu Says:

        “Avukat olmanın dayanılmaz hafifliği” yazımı çok dikkatli yazmaya çalıştım, genelleme yapmamaya, mesleği suçlamamaya gayret ettim. Buna rağmen yanlış anlaşılmalar olmuş, hata ben de …Yazıları yeteri kadar zaman ayırarak yazamıyorum..Mesleğe genelleme yaparak yaptığım otokritik hepimizin ortak sorunları aynı zamanda..Duruşma salonlarının kapılarındaki çileler, duruşma salonlarında hüküm fıkrasın dışında ayağa kalkma zorunluluğu olmadığı halde bu davranışa zorlanmamız, hakim avukat ilişkileri hepimizin ortak sorunları..Bütün bunlara boyun eğmek zorunda oluşumuz da ortak açmazımız.. Ben sizden yazıyı bir de buradan bakarak kritik etmeniz.
        Gelellim bazı avukatların acımasızlığına, hani o bebelerin oyuncaklarını haczedenelere..Bu eleştiri bütün avukatları bağlamaz..yapanları bağlar..Çek mağduru sitelerinde bir avukat vardı bir zamanlar, adamın köpeğini haczetmenin kendisine verdiği mutluluğu anlatmıştı ve sonra buraları terketmek zorunda kalmıştı…
        Türkiye’de olup biten her şey doğru değil..İşimize geldiği zaman batılı , gelmedişği zaman şarkı olmak tam da şark vari bir tavırdır..Serbest ticarette borcun ceza tehdidi ile ödenmesi ilkel bir yaklaşımdır.. Hile ve desise yoksa çeke ceza verilemez..Serbest piyasa ekonomilerinde ticaret bir riskdir..Dünyada olmayan bir cezayı Türkiye insanına layik görmek, bizim “insanımız dolşandırıcıdır” savı bağışlanamaz..

  11. Murat Says:

    Ben çeklerimi tahsil edemediğim için çeklerimi odeyemedim, evet şimdi bankalar bana ödeyecek öyle mı ? Siz insanlıktan nasibini almamış tamamen ceplerini ve kendini düşünen ka emici vampiriniz

    • Vedat ELÇİ Says:

      işte böyle bir durumda ispat edilmesi halinde, ilk karşılıksız çek keşide edenin cezalandırılması ve sizin durumunuzun da ayrıca mucbir sebep kabul edilmesi gerekir. Yani; karşılığını hazır bulundurmamanın makul bir gerekçesi var kabul edilerek ona göre lehinize değerlendirme yapmak gerekir kii bu durumda bile sizden çek alanın mağduriyetini giderecek bir mekanizma şart, yoksa bu zincir sürer gider…

  12. mağdur Says:

    rahmi beyi tebrik ediyorum bu görüşte ve bu tip avukatlar oldukça
    bende iyi vatandaş degilim

  13. mağdur Says:

    avkat olmak ha avkat olmak zorla cezaevi korkusuyla tahsilat yapmak degildir işini iyi ve yasal yapamayanlar fırsat kollar hala bu tip avukatlar ne yazıkki hukukçu olduklarını sanıyorlar

  14. mağdur Says:

    benim tahsil edemediğim icrada olan müşteri çeklerim ve aynı zamanda bunun karşılında ödeyemediğim kendi çeklerim var. Allah aşkına ben şimdi dolandırıcımı oluyorum. beni hangi kefeye koyacaksınız. dolandırıcımı dolandırılan mı. ben çok avukat gördüm. birçoğu müvekkilinin alacağından çok kendi payına bakıyor. yeterki bir iğneni bulsunlar üzerine çöküyorlar. böyle adalet olmaz.

  15. cem Says:

    Farklı sitelerde görüyoruz ki bazı avukatlar hapis cezası kalkmasın diye lobi yapıyorlar mış!

    sen hiç borcunu ödemedin diye hapse girdin mi
    sen hiç borcun var diye kendi çocuğundan 1 ay 5 ay 2 yıl ayrı kaldın mı?
    sen hiç borcun var diye sahtekar damgası yedin mi?

    Eğer bunları yaşadı isen o zaman gider hapis cezasını savunursun aksi taktirde bırak da bu kadar insan borcunu ödeyebilmek için bir şans olsun

    ama sizde haklısınız 1 milyona yakın çekini ödeyemeyen kişi var bunlar olmazsa aç kalırsınız AÇ

    http://yenicekkanunu.com

  16. GERCEKCI Says:

    Sayın APC/Çek Mağduru Arkadaşlar,

    Uzunca bir süredir yazabildiğim tüm sitelerde hep aynı şeyi söylemeye çalıştım:

    BİZİM SORUNUMUZUN BİTMESİNİ İSTEMEYEN KESİMLERİN BİR TANESİ DE HUKUK FAKÜLTESİ MEZUNLARIDIR.

    Niye mi ?

    Gerçekten vicdan sahibi, adalete ve hukuka inanan, gözleri çakmak çakmak $$$ diye parlamayan, ciddi çok az sayıda hukuk fakültesi mezununu bir tarafa bırakırsak;

    Hukuk Fakültesi mezunlarımızın hepsi para kazanmak için vatandaşlarımızın yanmasına, ailelerinin dağılmasına aldırış etmezler. Onlar için en önemli şey, “Nasıl yapsak ta iki taraf arasındaki sorunun adliyeye, mahkemelere yansımasını sağlasak ta buradan para kazansak?” sorusudur.

    Karşılıksız çek sorununun basit ekonomisini inceleyelim.

    Hukukçular bir çek dava dosyasına ortalama 1,000 TL’na bakıyorlar.
    Her dosyanın bir alıcı, bir de borçlu avukat tarafı var.
    Yani bir çek dosyasında ortalama 2,000 TL alıyor avukatlar.
    (Bu hesaba, borçlunun birden fazla olduğu ve herbiri için ayrı ayrı dava takip edildiğimesi gerektiğini de dahil etmiyorum-rakam büyümesin)

    TC Merkez Bankası’nın resmi açıklamalarına göre; 2000 yılından 2011 yılı 11.ayına kadar yazılmış, yazıldıktan sonra düzeltme süresi içinde ödenmemiş ve dolayısıyla yargıya intikal şartları oluşmuş çeklerin sayıları aşağıda verilmiştir – isterseniz Merkez Bankası sitesinden siz de bakıp, görebilirsiniz:

    2000……….798.438
    2001…….1,179,299
    2002……….742,968
    2003……….611,065
    2004……….325,702
    2005……….384,282
    2006……….430,080
    2007……….495,518
    2008……….625,016
    2009……….793,667
    2010……….290,651
    2011/11…..186,542

    TOPLAM………6,863,228

    Toplam 6,863,228 adet karşılıksız çek !!!
    Diyelim ki bunun % 10-15′i şikayet edilmedi.
    Kaldı toplam 6,000,000 adet çek ve bir bu kadar çek dosyası.

    6,000,000 adet çek dosyası.
    Dosya başına ortalama 2,000TL avukat geliri.
    Toplamda ne yapıyor, hesaplayalım:
    6,000,000 x 2,000 = 12,000,000,000 TL … ONİKİ MİLYAR TL

    Evet, tastamamen ONİKİ MİLYAR TL
    Ya da bugünkü kurlarla TAM 5 MİLYAR EURO
    Ya da yine bugünkü kurlarla TAM 6.5 MİLYAR DOLAR

    Son 10 yılda hukukçuların potansiyel geliri.

    Öte yandan unutmayalım : Özellikle son 50-60 yılda TBMM’deki milletvekili ve senatörlerin büyük bir kısmı hukukçu kökenliydi. Şu andaki TBMM milletvekillerinden 160′dan fazlası Hukuk Fakültesi mezunu. Şu andaki Bakanlar Kurulu’nda kaç tane Hukuk Fakültesi mezunu var ? Çok.

    2 sene evvel 5941′i son anda tırpanlayan AKP’li milletvekili ve şu andaki AKP’li bakan Suat Kılıç nereden mezun olmuş? Hukuk Fakültesinden.

    ÖZETLE DEMEK İSTİYORUM Kİ;

    AYIDAN POST, AVUKATTAN ASLA DOST OLMAZ …!

    AVUKATLARIN ÇOĞUNLUKTA OLDUĞU MECLİS/HÜKÜMETTEN FAYDA GELMEZ …!

    BUNLAR ANCAK AİHM SİLAHI ZORUYLA, MECBUREN, KERHEN DURUMU DÜZELTEBİLİRLER…

    • Vedat ELÇİ Says:

      Bu anlayışla; sizi arayan ve gelin icrasız mahkemesiz bu durumu çözelim diyen avukatı ciddiye almazsınız. Avukatın iyisi dava açmadan sorunu çözendiri tanımazsınız. Açılan hiçbir iyiniyet kapısından girmezsiniz. Sorunları yaratan taraflar değilmiş de avukatmış gibi savunma mekanizmalarınızla da vicdanınızı rahatlatırsınız. Yoksul aile çocuğu olup, gece çalışan gündüz fakülteye devam eden, vizelerde finallerde sabahlayan ve bunun sonucunda da hayatta bir fark yaratmaya gayret edenleri de bildik şablonunuzla ezer geçersiniz. ne diyeyim saygılar efendim. Ama bir sözüm var adam olan başka türlü davranmayı bilemediği için adam gibi davranır. Kim ne derse desin doğruyu yapmak marifet değil görevdir.

      • nuh Says:

        vedat bey bende mimarım… senin dediğin yollardan bende geçtim, 4 yıl yumurta yiyerek yaşadım, okul sonrası köpekler gibi çalıştım iyi bir mimar oldum. ama iyi bir tüccar olamadım( yamyam) olsaydım zaten batmazdım…yıllarca tedarikcilerimel çalıştım…ödeme sorunu yaşatmadım…sonra iş aldık dolandırıldık..10 kardeşli bir aile şirketi beni dolandırdı…son çeklerimi ödeyemedim… abi dediğim insanlar 1 hafta içinde ne var ne yok kaldırdılar..yetmedi 1 ay sonra ev eşyalrını haciz ettiler.. benim 2 yaşında kızım var… onun gözünün önünde yetmedi tüm banka hesaplarıma haciz koydular…sonra arabalarımı bağlattılar…yetmedi ceza davası açtılar…şimdi sıra hapiste…bana bir akıl ver ben borcumu nasıl ödeyeceğim…veya sen olsan ne yapardın…ama ben hala bu şartlar altın ödemeye çalışıyorum…hatta ödediklerim bile var ama…mahkemede biz onları feri saydık diyorlar…oldumu sence?

  17. prof Says:

    ahmet dogan a ve yusuf zotluogluna tek bir sorum var. o savundugunuz muvekkilleriniz , cek kestigi anda bankada duran parası kadar mı kesiyor ? bana muvekkilinin piyasaya kesitigi cek tutarını ve bankada duran nakit parasının tutarını yazabilir mi?
    yuz de yuz eminim ki , ticaretle ugrasan her firma , bankada duran nakit parasından daha fazla cek kesmiştir. Ben 15 yıllık binlerce yaprak cek kesen ve odeyen biri olarak ekonomik sistemi cok hen de cok iyi biliyorum. onların avukatlıgı bildiginden cok daha iyi ekonomiyi biliyorum. Ulkemizdeki firmalar ticaretini surdurebilmek icin nakit parasından daha cok cek kesmek zorundadir. vadeli işleyen piyasalarda ki ulkemiz bu piyasa ile calısmaktadır , vadeye mal alır vadeye mal satar . bu da nakitit pardan daha buyuk borc alacak riski dogurur. Bu avukatlar kotu niyet ve kendi cıkarları dogrultusunda muvekkillerini alet ederek toplumu yanıltmaktadır. Cunku KARSILIKSIZ CEK KESMEK diye bir suc var sa muvekkili de bu sucu işlemektedir. tek farkı şimdilik vadesi gelen cekleri muvekkili odeme gucune sahiptir. Ama gun gelecek onun muvekkili de odeyemez duruma dusebilecektir. Ozaman yine sorarım bu avukatlara , muvekkilin hem alacaklı hem borclu olacak. Ve de karsılıksız cek kesen sozum ona SUCLU OLACAK. ŞİMDİ KİMİ SAVUNACAK , alacaklı olan muvekkilini mi yoksa ondan alacagı olan diger alacaklıyımı yoksa borc yuzunden hapis cezası ile karsı karsıya gelmiş muvekkilinimi ???
    SİZ AVUKATLAR , ADALETİN TEMSİLCİLERİSİNİZ. CIKARLARINIZ DOGRULTUSUNDA ADELETTEN SAPMAYA BASLADIGINIZ ANDA , TOPLUM ONUNDE DEGERSİZ VARLIKLAR DURUMUNA DUSERSİNİZ. GOREVİNİZ VE MESLEGİNİZ BICAK SIRTI GİBİDİR BUNU UNUTAN SİZİN GİBİ AVUKATLARA BUNU HATIRLATMAKTA FAYDA GORUYORUM.

  18. my way Says:

    bu yazıya yorum yapılmaz….alkışlanır…

    saygılarımla…

    my way

  19. 06 ankara Says:

    2009 yılında evime haciz geldi beş yaşında olan oğlumun atarisini haciz etti ve götürdü o atari kaç para eder bilmiyorum on tl etmez herhalde bu nasılbi avukatlık insanlık nasıl bi vijdan ben hala anlamış değilim çocuğum bir hafta eve girmedi anne anne sinde kaldı üç yıl oldu hala atarisini hırsız çaldı biliyor gerçeği kendisine anlatamadık

  20. ibrahim Says:

    kan emiciler insanların allah korkusu olmasa birgün bile bu çileyi çekmezler evleri ocakları aileri dağıtmak çözüm mü ticaret riskdir kazanmak ta var iflas etmekte senelerdir üzerimizden trilyonlar kazanan tüccar 2008 krizinde çekimiz yazılınca hemen avukata verip evimizi ocağımızı dağıtıp hapise attırıyor ödediğimiz paralarıda dosyadan düşürmeden ceza çıkartırıyorlar hapis cezaları kalkınca bu avukatları tek tek baroya insan hakları mahkemesine şikayet edicem

  21. Magdure Says:

    En iyi avukat ölü olan avukattır. Çek mağdurunu hapse attırınca devlet hapiste yattıkları her günün karşılığı 20-100 tl arası ADLİ PARA cezasını sizin müvekkilinize ödüyor olsaydı bu yazdığınız dilekçe belki anlamlı olabilirdi ama size ne faydası var hapisteki tüccarın? Neden bu insanların evlatlarının analarının ahını almaya bu kadar meraklısınız? Zaten onu hapse attırana kadar icralarla iliğini kemiğini sömürmüyormusunuz? Müvekkilinizin kanını emmek için bu yasaya ihtiyacınız var değilmi?

    • rahmiofluoglu Says:

      Ben iyi avukat değilim :)

      • Fko Says:

        Bu avukatların eğer varsa ,çek borçlusu olan müvekkilleri, sizlere sesleniyorum .Avukat tayin ettiğiniz bu insanların tutumlarını görünüz. Söyleyecek çok fazla birşey yok bu insanlar için ….PARA için dünyaya gelmişler gerisi yalan insanlık yalan olmuş.yazıklar olsun. Bizler hepimiz içeri girelim sizlerde rahat bir nefes alın.
        Dünyanın içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı ve bunun getirdiği acı gerçekleri göremeyecek kadar insanlıktan uzak olan herkes utansın kendinden .

        Şimdi böyle konuşan avukatlar uygun parayı verdiğiniz zaman sizleri savunmak için de tam tersi tavır takınacaklardır. Bu şüphesiz.
        Çevrenize bakınız bu yasaya karşı olanlar..
        Bizlerin durumunda okadar çok insan göreceksiniz ki yakın çevrenizde ,belki anneniz babanız ,yakın arkadaşlarınız ,mahallenizdeki kasap , bakkal, yıllardır selam verdiğiniz alışveriş yaptığınız nice esnaf .Bunların hepsi mi kötü,hepsi mi dolandırıcı hepsi mi içinde bulunduğu zor ekonomik şartlardan dolayı içeri atılmalı.
        Oldu olacak Yeni yerleşim yerleri yeni şehirler kurup bu zordaki insanları tecrit edelim Yeni yerleşim alanları diyorum çünkü, maalesef bizler okadar fazlayız okadar kalabalığız ki hapihaneler bizlere yetersiz gelecek.Emin olun sıkıntıyı geride kalanlar bizlerden daha fazla çekecek. Belki de mahallenizin esnafları artık olmayacak aranızda çünkü.

        Ekmek alacağın fırıncı Ahmet abi, etini alacağın kasap Mehmet efendi, peynirci Mustafa baba, sana ilk renkli televizyonunu satan beyaz eşyacı Tarık emmi ve daha niceleri yıllarca vergi verenler hep beraber gelin içeri girelim herkes derin bir nefes alıp rahatlasın.Bizler bu memleketin vatandaşları değilmişiz gibi davrananlar rahatlayın.

        Yazık çok yazık…. gerçekleri göremeyenlere paranın kölesi olanlara acıyorum sadece.

      • Sezai Aydın Says:

        İyi avukatlığın ölçüsü nedir?

        iyi avukat ne ile ölçülür?

      • Magdure Says:

        Sözüm meclisden dışarı :)

    • mağdur Says:

      çek cezasının kalkmasına karşı olan avktlar çok iyi biliyorlar ceza kalktığı an zor kulanıp tahsilat yapamayacaklarını işleri mafiyacılık olduğuna göre kendilerini haklı görürler onlarda biliyorki mağdurlar ceza evindeyken borç ödenmez


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: