Savaşta yalan haber yayma

Savaşta yalan haber yayma

MADDE 323 – (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Eğer fiil;

a) Propagandayla,

b) Askerlere yönelik olarak,

c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi,

İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan yirmi yıla kadar hapistir.

(3) Fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse müebbet hapis cezası verilir.

(4) Savaş zamanında düşman karşısında milletin direncini tehlikeyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı paraların değerini düşürmeye veya itibarı amme kağıtlarının değeri üzerinde etki yapmaya yönelik hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası verilir.

(5) Dördüncü fıkrada yazılı fiil, bir yabancı ile anlaşma sonucu işlenmişse ceza yarısı; düşmanla anlaşma sonucu işlenmiş ise bir katı oranında artırılır.

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2008/2526

K. 2008/7015

T. 16.4.2008

• KÖTÜ DAVRANMA ( Sanığa Verilen Hapis Cezasının Erteleme Sınırları İçerisinde Kaldığı ve Denetimli Serbestlik Uygulaması İle Uzman Rehber Gönderilmesinin İsabetli Olduğu )

• HAPİS CEZASININ ERTELENMESİ ( Kötü Davranma – Denetimli Serbestlik Uygulaması İle Uzman Rehber Gönderilmesinin İsabetli Olduğu )

• ERTELEMENİN SÜREYLE SINIRLANDIRILMAMASI ( Hapis Cezasının Erteleme Sınırları İçerisinde Kaldığı ve Denetimli Serbestlik Uygulaması İle Uzman Rehber Gönderilmesinin İsabetli Olduğu – Ertelemenin Yasada Öngörülmeyen Bir Süreyle Bağlanmasının İsabetsiz Olduğu )

5237/m.51, 323

ÖZET : Kötü davranma suçundan sanığa verilen hapis cezasının erteleme sınırları içerisinde kaldığı ve denetimli serbestlik uygulaması ile uzman rehber gönderilmesinin isabetli olduğu ancak ertelemenin yasada öngörülmeyen bir süreyle bağlandığı anlaşıldığından kararın bozulması gerekmiştir.

DAVA : Kötü davranma suçundan sanığın 5237 sayılı TCY’nın 323/2 , 62 ve 51. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın 2 yıl süreyle ertelenmesine ilişkin Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 28.6.2007 karar aleyhine Adalet Bakanlığınca 14.1.2008 gün ve 2043 sayılı yazı ile Yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay C. Başsavcılığının 15.2.2008 gün ve 21179 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi.

5237 sayılı Kanun’un 51 .maddesinin bir ve ikinci fıkrasında; “ ( 1 ) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a ) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması, b ) suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir. ( 2 ) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hala getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.” hükmünü yer aldığı, bu düzenleme gereğince maddede belirtilen şartlara uygun olan cezaların ertelenmesi koşula bağlanmasının mümkün bulunduğu ancak, cezanın sadece belli süre ile ertelenmesine ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabet görülmemiştir.

Gereği görüşüldü :

KARAR : 5237 sayılı T.C. Yasasının 51 .maddesinin 1. fıkrasında, “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış ve altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a- Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemeiş olması, b- Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir. “3. fıkrasında. “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkum olunan ceza süresinden az olamaz.” 5. fıkrasında “Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinden çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir.” 7. fıkrasında “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.” 8. fıkrasında ise, “Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” hükümleri yer almaktadır.

İncelenen dosyada, mahkemece hükmedilen 1 ay 20 gün hapis cezasının 2 yıl süreyle ertelenmesine, sanığın 1 yıl süreyle denetimli serbestlik altında bulundurulmasına ve bu süre içerisinde sanığa rehberlik edecek uzman kişi görevlendirilmesine karar verildiği görülmektedir. 5237 sayılı TCY’nın 51. maddesi hükümlerine göre. ertelemenin süreyle sınırlandırılmasının olanaklı bulunmayıp yalnızca denetim süresi 1-3 yıl arası mahkemece takdir edilebilecektir. Mahkemenin erteleme ile denetim süresini birbirine karıştıran ve infazda da tereddüde yol açacak hukuka aykırı uygulamasının aynı Yasa maddesinin 7. ve 8. fıkraları hükümleriyle uyumlu olmadığı da açıktır. Somut olayda sanığa verilen hapis cezasının erteleme sınırları içerisinde kaldığı ve denetimli serbestlik uygulaması ile uzman rehber gönderilmesinin isabetli olduğu ancak ertelemenin yasada öngörülmeyen bir süreyle bağlandığı anlaşılmaktadır

SONUÇ : Yargıtay C. Başsavcılığının, yasa yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, kötü davranma suçundan sanık hakkında, Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 28.6.2007 gün ve 2007/601-715 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılık hükmün düzeltilmesini gerektirmekle sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin kararda “2 yıl süreyle” ibaresinin ÇIKARILMASINA, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 16.04.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: