Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma

Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma

MADDE 264 – (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur.

T.C.

YARGITAY

8. CEZA DAİRESİ

E. 2009/13892

K. 2011/10124

T. 27.9.2011

• ÖZEL İŞARET VE KIYAFETLERİ USULSÜZ KULLANMA ( Sanık Müdafiinin Aşamalardaki Lehe Hükümlerin Uygulanmasına İlişkin İsteğinin Erteleme Hükmünün Uygulanması Talebini de Kapsadığı – Bu Konuda Bir Karar Verilmemesinin Hukuka Aykırı Olduğu )

• LEHE HÜKÜMLERİN UYGULANMASI TALEBİ ( Sanık Müdafiinin Aşamalardaki Lehe Hükümlerin Uygulanmasına İlişkin İsteğinin Erteleme Hükmünün Uygulanması Talebini de Kapsadığı/Bu Konuda Bir Karar Verileceği – Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma )

• ERTELEME TALEBİ ( Sanık Müdafiinin Aşamalardaki Lehe Hükümlerin Uygulanmasına İlişkin İsteğinin Erteleme Hükmünün Uygulanması Talebini de Kapsadığı/Bu Konuda Bir Karar Verileceği – Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma )

5237/m.7, 51, 264

ÖZET : Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçunda sanık müdafiinin aşamalardaki lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteğinin erteleme hükmünün uygulanması talebini de kapsadığı halde, bu konuda bir karar verilmemesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : I- Sanık K. Y. hakkında kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede:

Kasıtlı suçtan sabıkası bulunması sebebiyle hakkında C.M.K.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında; yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükümün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,

Ancak;

1-) Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan hüküm kurulurken, 5237 Sayılı T.C.K.nun 264. maddesinin hangi fıkrası ile uygulama yapıldığı gösterilmeyerek C.M.K.nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırılık yapılması,

2-) Sanık müdafiinin aşamalardaki lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteğinin erteleme hükmünün uygulanması talebini de kapsadığı halde, bu konuda bir karar verilmemesi,

3-) T.C.K.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın ( c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,

4-) Sanık hakkında hükmolunan T.C.K.nun 58/7. madde ve fıkrası uyarınca süre belirtilmeksizin denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, infaz yetkisini sınırlayacak biçimde cezanın infazından sonra “1 yıl” denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmolunması,

II- Sanık Y.T. hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince:

Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.7.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Kanunun 7. maddesiyle eklenen cümle gözetilerek, koşullarının varlığı halinde hükümün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafii ve C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık Yalçın Topuzoğlu hakkında sair yönleri incelenmeksizin hükümün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321. maddesi gereğince kısmen istem gibi ( BOZULMASINA), 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: