Özel hayatın gizliliğini ihlal

Özel hayatın gizliliğini ihlal

MADDE 134 – (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, (Değişik ibare: 6352 – 2.7.2012 / m.81/a) “bir yıldan üç yıla kadar hapis” cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, (Değişik ibare: 6352 – 2.7.2012 / m.81/a) “verilecek ceza bir kat artırılır”.

(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır. (2) (Değişik: 6352 – 2.7.2012 / m.81/b) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

E. 2011/7345

K. 2012/8936

T. 3.4.2012

• ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ( Plajda Güneşlenen Mağdurenin İzni Olmadan Fotoğrafının Çekilerek Gazetede Yayımlandığı – Kamuya Açık Alanda Kalabalığın İçinde Bilinmezlik Prensibinin Geçerli Olduğu/Plajın Kamuya Açık Alan Olduğu Gerekçesiyle Beraat Kararı Verilemeyeceği )

• PLAJDA GÜNEŞLENEN KİŞİNİN RIZASI OLMADAN FOTOĞRAFINI ÇEKİP DERGİDE YAYIMLAMAK ( Özel Hayat Kavramının Yalnızca Kapalı Kapılar Ardında Yaşanan İle Sınırlı Olmadığı – Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Oluşacağı )

• KAMU YARARI ( Plajda Güneşlenen Mağdurenin İzni Olmadan Fotoğrafının Çekilerek Gazetede Yayımlandığı/Görüntünün Kamu Yararı Taşımadığı – Kamuya Açık Alanda Kalabalığın İçinde Bilinmezlik Prensibinin Geçerli Olduğu/Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Oluşacağı )

• KAMUYA AÇIK ALANDA BULUNAN KİŞİNİN FOTOĞRAFININ ÇEKİLMESİ ( Plajda Güneşlenen Mağdurenin İzni Olmadan Fotoğrafının Çekilerek Gazetede Yayımlandığı/Görüntünün Kamu Yararı Taşımadığı – Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Oluşacağı/Beraat Kararı Verilemeyeceği )

5237/m. 134

ÖZET : Katılan mağdurenin plajda şezlonga uzanarak güneşlendiği sırada, rızası olmadan, fotoğrafının çekilip derginin ön kapağında, bilgisi ve izni olmadan yayınlandığı olayda;

Özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret olmayıp, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içermektedir. Kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibinin geçerli olduğu ve kamuya açık alana çıkan her kişinin, bu alandaki her görüntü veya sesinin kaydedilip, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterdiğinin kabulü mümkün değildir. Olayda kamu yararı da bulunmadığı gözetilmeden, “plajın kamuya açık alan olup, gizli alan olmadığı” şeklindeki, özel hayatı salt mekana indirgeyen gerekçe ile sanıkların beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Dosya içeriğine göre; katılan mağdurenin plajda şezlonga uzanarak güneşlendiği sırada, rızası olmadan, sanık Ö.E. tarafından fotoğrafının çekilip; imtiyaz sahibi, yayıncısı ve kapak sorumlusunun sanık İ.H. olduğu İ… L… isimli derginin Temmuz 2005 sayısının ön kapağında, bilgisi ve izni olmadan yayınlandığı olayda, özel hayat kavramının; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içermesi karşısında, kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibinin geçerli olduğu ve kamuya açık alana çıkan her kişinin, bu alandaki her görüntü veya sesinin kaydedilip, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterdiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı nazara alınmadan; plajda mayolu olmakla, bir dergi kapağında mayolu fotoğrafın yayınlanmasının aynı kapsamda değerlendirilemeyeceği ve olayda kamu yararı da bulunmadığı gözetilmeden, “plajın kamuya açık alan olup, gizli alan olmadığı” şeklindeki, özel hayatı salt mekana indirgeyen ve yasal olmayan gerekçe ile sanıkların beraatlerine karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak ( BOZULMASINA), 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

E. 2011/20055

K. 2012/5809

T. 1.3.2012

• ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ( Sanığın Israrlı Şekilde ve Değişik Zaman Dilimlerinde Kamera İle Katılanın Görüntülerini Çektiği – Eylemin Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Değil Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunu Oluşturacağı )

• KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMA ( Sanığın Israrlı Şekilde ve Değişik Zaman Dilimlerinde Kamera İle Katılanın Görüntülerini Çektiği – Suçun Oluşacağı )

• ISRARLI ŞEKİLDE VE DEĞİŞİK ZAMAN DİLİMLERİNDE KAMERA İLE KATILANIN GÖRÜNTÜLERİNİ ÇEKME ( Eylemin Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Değil Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunu Oluşturacağı )

• KAMERA İLE KATILANIN GÖRÜNTÜLERİNİ ÇEKME ( Israrlı Şekilde ve Değişik Zaman Dilimlerinde – Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Gerçekleştiği )

5237/m.123, 134

ÖZET : Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçunda; sanığın ısrarlı şekilde ve değişik zaman dilimlerinde, kamera ile katılanın görüntülerini çekmesi şeklindeki eyleminin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.

DAVA : Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Sanığın ısrarlı şekilde ve değişik zaman dilimlerinde, kamera ile katılanın görüntülerini çekmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 123. maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

E. 2011/15793

K. 2012/4758

T. 22.2.2012

• ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ( Katılanın Kabinde Mayo Denerken Sanığın Görüntüleri Cep Telefonuna Kaydettiği – Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Olarak Mahkemenin Takdir Hakkını Kullandığının Kabulü Gereği )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Özel Hayatın Gizliliği – Mahkemenin Takdir Hakkını Kullandığının Kabul Edildeceği )

• GİYİNME KABİNİNDEKİ KATILANIN GÖRÜNTÜLERİNİ CEP TELEFONUNA KAYDETMEK ( Özel Hayatın Gizliliği Suçunun Oluştuğu )

• TAKDİR HAKKI ( Katılanın Kabinde Mayo Denerken Sanığın Görüntüleri Cep Telefonuna Kaydettiği – Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Olarak Mahkemenin Takdir Hakkını Kullandığının Kabulü Gereği )

5237/m.134

ÖZET : Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda; olay günü deneme kabininde mayo denerken sanığa ait olduğu konusunda ihtilaf bulunmayan cep telefonuyla görüntülerinin çekildiği, katılanın bunu farketmesinden hemen sonra yapılan incelemede sanığın düşen cep telefonunun kendiliğinden çekim yaptığı savunmasının aksine telefonda resim ve video şeklinde iki ayrı kayıt tespit edildiği, katılanın görüntülerini teşhis ettiği ve bunun görevli polis memurlarınca tutanağa bağlandığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olarak da mahkemenin takdir hakkını kullandığı kabul edilmelidir.

DAVA : Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Tüm dosya kapsamından katılanın olay günü deneme kabininde mayo denerken sanığa ait olduğu konusunda ihtilaf bulunmayan cep telefonuyla görüntülerinin çekildiği, katılanın bunu farketmesinden hemen sonra yapılan incelemede sanığın düşen cep telefonunun kendiliğinden çekim yaptığı savunmasının aksine telefonda resim ve video şeklinde iki ayrı kayıt tespit edildiği, katılanın görüntülerini teşhis ettiği ve bunun görevli polis memurlarınca tutanağa bağlandığı, CMK’nın 231 uygulanmasına yönelik mahkemenin takdir hakkını kullandığı değerlendirilmekle tebliğnamede ki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

SONUÇ : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

E. 2011/5707

K. 2011/4121

T. 1.11.2011

• EVİ GÖZETLEMEK ( Müştekinin Evine İki Metre Mesafede Bulunan Ağaca Çıkarak Müştekinin Mutfak ile Yatak Odasını Görecek Şekilde Evini Gözetlemek Eyleminin Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek Suçunu Oluşturmadığı )

• ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMEK SUÇU ( Müştekinin Evine İki Metre Mesafede Bulunan ve Müştekinin Mutfak ile Yatak Odasını Görecek Şekilde Ağaca Çıkarak Evini Gözetlemek Eyleminin Bu Suçu Oluşturmadığının Gözetileceği )

5237/m.134

ÖZET : Sanığın, müştekinin evinin arka cephesinde eve iki metre mesafede bulunan ve müştekinin mutfak ile yatak odasını görecek şekilde ağaca çıkarak evini gözetlemek şeklinde gelişen olayda, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçu oluşmamıştır.

DAVA : Özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Suç tarihinde sanığın, müştekinin evinin arka cephesinde eve iki metre mesafede bulunan ve müştekinin mutfak ile yatak odasını görecek şekilde zeytin ağacına çıkarak evini gözetlemek şeklinde gelişen olayda, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

SONUÇ : İsabetsiz olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

4 Responses to “Özel hayatın gizliliğini ihlal”

  1. Tuba Says:

    Merhaba, özel hayıtın ın gizliliği davası hakkında bir bilgi almak istiyorum. Görüntü ve ifşa yapan kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile ceza alacağını belirtiyor TCK 134/2 Ana yasa maddesinde yer alıyor doğruluğu var mı ve başka hangi ana yasa maddelerini incelemem gerekiyor bu ana yasa maddelerinde bana yardımcı olur iseniz sevinirim.

  2. Eda Says:

    Slm. Ben bi okulda ogretmenim. Internette bi kac erkege kendimi ifsa etmistim. Whatshaptan resim ve video gondermistim. O kisilerden biri calistigim okula kendimi ifsa ettigimi ihbar edecegini soyledi. Gorevimden alinirmiyim. Ihbar eden kisiyi dava acabilirmiyim ne yapmaliyim

    • Tuba Says:

      Eda hanım merhaba, özel hayıttın gizliği ihlal suçu maddesinin TCK 134 ü incelemeniz gerekiyor
      Ve evet mahkeme açabılırsınız mahkeme açmanız için suç duyurusunda bulunmanız gerekiyor ve bu suç u öğrendiğiniz zaman dan tutun 6 ay içerisinde suç duyurusu bulunmanız gerekiyor ve sizin suç duyurusu bulunmadan önce dilekçe yazmalısınız

      • Tuba Says:

        Kişinin tehdit mesajları ve başkasına attığı görüntüleri kişilerden görüntüsünü alın ve delil olarak sunuş yapmanızı öneririm. Ve en önemlisi ispat edici delil ile mahkemeye suç duyurusu yapmanız faydalı olur


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: