Ortak hüküm

Ortak hüküm

MADDE 119 – (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

T.C.

YARGITAY

13. CEZA DAİRESİ

E. 2011/13812

K. 2011/2940

T. 18.10.2011

• HIRSIZLIK ( Belli Haklardan Yoksun Bırakılmaya İlişkin Uygulama Yapılırken Her Bir Suç Sebebiyle Verilen Cezanın Yasal Sonucu Olarak Her Suç İçin Ayrı Ayrı Uygulanacağı – Sonuç Ceza Üzerinden Bir Defa Hüküm Kurulmasının Hukuka Aykırı Olduğu )

• BELLİ HAKLARDAN YOKSUN BIRAKILMA ( Hırsızlık – Belli Haklardan Yoksun Bırakılmaya İlişkin Uygulama Yapılırken Her Bir Suç Sebebiyle Verilen Cezanın Yasal Sonucu Olarak Her Suç İçin Ayrı Ayrı Uygulanacağı )

• İŞYERİ DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL ( Hırsızlık Fiilini Gerçekleştirmek İçin İşyeri Dokunulmazlığını Birlikte İhlal Eden Sanıklar Hakkında 5237 S.K. Md.119/1’in Uygulanacağı )

• YARGILAMA GİDERİ ( Birlikte İşlenmiş Suç Sebebiyle Mahkum Edilmiş Olan Sanıkların Sebebiyet Verdikleri Yargılama Giderlerinden Ayrı Ayrı Ortak Yargılama Giderlerinden de Paylarına Düşen Miktarda Eşit Olarak Sorumlu Tutulacağı )

5237/m.141, 119

ÖZET : Hırsızlık suçunda; belli haklardan yoksun bırakılmaya ilişkin uygulama yapılırken her bir suç sebebiyle verilen cezanın yasal sonucu olarak her suç için ayrı ayrı anılan maddenin uygulanması gerekirken, sonuç ceza üzerinden bir defa hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

Hırsızlık fiilini gerçekleştirmek için işyeri dokunulmazlığını birlikte ihlal eden sanıklar hakkında Md. 119/1-c’nin ( birden fazla kişi ile birlikte )uygulanmaması hukuka aykırıdır.

Birlikte işlenmiş suç sebebiyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerekir.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Sanıkların, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması sebebiyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562 nci maddesiyle değişik 5271 Sayılı C.M.K.nun 231 inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

A- ) Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Sanıklar hakkında ceza uygulanması sırasında, 5237 Sayılı T.C.K.nın 35 inci maddesinin, aynı Kanunun 143 üncü maddesinden önce uygulanması suretiyle, T.C.K.nun 61 inci maddesine aykırı davranıldığı belirlenmiş ise de, sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

T.C.K.nın 53 üncü maddesiyle uygulama yapılırken, her bir suç sebebiyle verilen cezanın yasal sonucu olarak her suç için ayrı ayrı anılan maddenin uygulanması gerekirken, sonuç ceza üzerinden bir defa hüküm kurulması; 5237 Sayılı T.C.K.nun 53/1 inci maddesinin ( c ) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salIVerme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin 3. fıkrasına aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar C. T. ve C. K. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple bozulmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi aracılığıyla 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “T.C.K.nun 53/1 inci maddesinin uygulanmasına” dair bölüm çıkarılarak, yerine “53/1 inci maddesinde belirtilen ve 53/3 üncü maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3 üncü maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salIVerilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanmasına,

B- )Sanıklar hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Hırsızlık fiilini gerçekleştirmek için işyeri dokunulmazlığını birlikte ihlal eden sanıklar hakkında T.C.K.nın 119/1-c, maddesinin uygulanmaması,

2- )Hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 Sayılı Kanunun 24 ve 25 inci maddesiyle değişik 5271 Sayılı C.M.K.nın 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince işyeri dokunulmazlığını ihlal suçuyla ilgili olarak uzlaştırma işlemi yapılması zorunluluğu,

3- )Kabule göre de;

a- ) Sanıklar hakkında T.C.K.nın 53 üncü maddesiyle uygulama yapılırken, her bir suç sebebiyle verilen cezanın yasal sonucu olarak her suç için ayrı ayrı anılan maddenin uygulanması gerekirken, sonuç ceza üzerinden bir defa hüküm kurulması ve 5237 Sayılı T.C.K.nun 53/1 inci maddesinin ( c ) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salIVerme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin 3. fıkrasına aykırı davranılması,

b- ) 5271 Sayılı C.M.K.nun 326/2 nci maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç sebebiyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar C. T.ve C. K. müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

13. CEZA DAİRESİ

E. 2011/2258

K. 2011/1082

T. 14.9.2011

• KEŞİF ZAPTININ MATBU OLARAK HAZIRLANMASI ( Keşif Zaptının Bilirkişinin Kimlik Bilgileri İle Andını İçeren Bölümünün Matbu Olarak Tanziminin Hukuka Aykırı Olduğu )

• HIRSIZLIK ( 5237 S.K.’da Tanımalanan Hırsızlık Suçunun 765 S.K. Md. 493/1’den Farklı Olduğu – Sanığın Eyleminin Hırsızlık Suçu Yanında 5237 S.K. Açısından Gece Vakti Konut Dokunulmazlığı Suçunu da Oluşturduğu/Lehe Kanun Karşılaştırmasında Bu Hususun Dikkate Alınacağı )

• KONUT DOKUNULMAZLIĞINI BOZMA ( 5237 S.K.’da Tanımalanan Hırsızlık Suçunun 765 S.K. Md. 493/1’den Farklı Olduğu – Sanığın Eyleminin Hırsızlık Suçu Yanında 5237 S.K. Açısından Gece Vakti Konut Dokunulmazlığı Suçunu da Oluşturduğu )

• LEHE KANUN KARŞILAŞTIRILMASI ( 5237 S.K.’da Tanımalanan Hırsızlık Suçunun 765 S.K. Md. 493/1’den Farklı Olduğu – Sanığın Eyleminin Hırsızlık Suçu Yanında 5237 S.K. Açısından Gece Vakti Konut Dokunulmazlığı Suçunu da Oluşturduğu/Karşılaştırmada Bu Hususun Gözetileceği )

765/m.493/1

5237/m.116,119, 141, 142

ÖZET : Hırsızlık suçunda; hükme dayanak yapılan keşif zaptının, uzmanlık konusu da anlaşılamayan bilirkişinin kimlik bilgileri ile andını içeren bölümünün matbu olarak tanzimi hukuka aykırıdır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda tanımlanan hırsızlık suçunun 765 S.K. Md. 493/1’de tanımlanan suçtan farklı olduğu gözetilmelidir. Sanığın eylemi hırsızlık suçunun yanında 5237 S.K.’da yer alan gece vakti işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğundan lehe kanun karşılaştırılmasında bu husus dikkate alınmalıdır.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Gaziantep H Tipi ve E Tipi Kapalı Cezaevi Müdürlüklerinin yazılarına göre, kararı temyiz eden Sanıklar S. Z. ve İ. İ.’in başka suçlardan aynı yargı çevresindeki ceza evinde hükümlü olarak bulunduklarının anlaşılması karşısında, hükümün açıklandığı 04.05.2006 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması.

Hükme dayanak yapılan 30.05.2001 tarihli keşif zaptının, uzmanlık konusu da anlaşılamayan bilirkişinin kimlik bilgileri ile andını içeren bölümünün matbu olarak tanzimi suretiyle 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 61, 65, 72 ve 264. maddeleri ile 5271 Sayılı C.M.K.nun 53, 54, 55, 62 ve 221. maddelerine aykırı davranılması,

5237 Sayılı T.C.K.nin 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı T.C.K.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerinin 142/1-b, maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4 ve 119/1-c maddesinde tanımlanan gece vakti işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi ve 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümün açıklanan sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, 14.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2008/8294

K. 2011/25918

T. 13.7.2011

• MUHAFAZA ALTINA ALINAN EŞYAYI ÇALMAK ( 765 S.K. Md. 493/1’de Yer Alan Suçun Konut Dokunulmazlığını Bozma ve Mala Zarar Verme Suçlarını da Oluşturduğu – Sonuç Cezalar Karşılaştırılarak Lehe Olan Yasanın Belirleneceği )

• NİTELİKLİ HIRSIZLIK ( Muhafaza Altına Alınan Eşyaya İlişkin – 765 S.K. Md. 493/1’de Yer Alan Suçun Konut Dokunulmazlığını Bozma ve Mala Zarar Verme Suçlarını da Oluşturduğunun Gözetileceği )

• KONUT DOKUNULMAZLIĞINI BOZMA ( Muhafaza Altına Alınan Eşyaya İlişkin Nitelikli Hırsızlık – 765 S.K. Md. 493/1’de Yer Alan Suçun Konut Dokunulmazlığını Bozma ve Mala Zarar Verme Suçlarını da Oluşturduğunun Gözetileceği )

• MALA ZARAR VERME ( Muhafaza Altına Alınan Eşyaya İlişkin Nitelikli Hırsızlık – 765 S.K. Md. 493/1’de Yer Alan Suçun Konut Dokunulmazlığını Bozma ve Mala Zarar Verme Suçlarını da Oluşturduğu/Sonuç Cezalar Karşılaştırılarak Lehe Olan Yasanın Belirleneceği )

5237/m.116, 119,141, 142, 151

765/m.493

ÖZET: 5237 Sayılı T.C.K.’da tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı T.C.K.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 Sayılı Kanun’da belirtilen muhafaza altına alınmış eşyaya ilişkin ( 142/1-b maddesinde belirtilen ) hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 Sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri sebebiyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.7.2006 tarih, 2006/5-182/182 Sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.

Somut olayın incelenmesine gelince:

Sanık M.Ç.’in 25.4.2003 günü, saat 12.45 sıralarında diğer iki sanıkla birlikte yakınanın konutundan hırsızlık yaptığı sabit görülerek Şişli 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin temyiz edilmeden kesinleşen 31.5.2005 gün ve 2003/656-2005/660 Sayılı kararıyla: 765 Sayılı T.C.K.nun 493/1-son, 522/1. maddeleri gereğince belirlenen 10 yıl cezası ile hükümlendirildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı T.C.K.nın uyarlanması istendiğinde; eylemin aynı Yasanın 142/1-b maddesine uyduğundan söz edilip 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da:

1- ) 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükümün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 Sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem sebebiyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi ve cezanın takdiri için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

2- ) Suç tarihinin hükümün başında yanlış yazılması,

3- ) 5237 Sayılı T.C.K.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı T.C.K.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 Sayılı Kanunun 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 Sayılı T.C.K.nın 116/1, 119/1-c maddesinde belirtilen konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 Sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri sebebiyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,

4- ) Hükümlünün eylemine uyan 765 Sayılı T.C.K.nın 493/1-son, 522/1. maddelerine göre. 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı T.C.K. nın aynı suça uyan 142/1-b. 116/1, 119/1-c, 151/1. maddelerinin, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında 5271 Sayılı C.M.K.nun 253-254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri de dikkate alınarak, 5237 Sayılı Kanunun 7/2, 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanarak lehe yasanın belirlenmesi zorunluluğu,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, hükümlü M. ( G. ) Ç.’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, ek kararın açıklanan sebeplerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlüler lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 13.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2009/13800

K. 2011/20509

T. 11.7.2011

• HIRSIZLIK ( 5237 S.K.’da Tanımlanan Suçunun 765 S.K’deki Md. 492’de Tanımlanan Suçtan Farklı Olduğu – Sanığın Yakınanların Oturduğu Eve Kapıyı Kırarak Girip Hırsızlık Yaptığı/Konut Dokunulmazlığını İhlal ve Mala Zarar Verme Suçlarının Oluştuğunun Gözetileceği )

• KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ ( 5237 S.K.’da Tanımlanan Hırsızlık Suçu İle 765 S.K’deki Md. 492’de Tanımlanan Suçtan Farklı Olduğu – Sanığın Yakınanların Oturduğu Eve Kapıyı Kırarak Girip Hırsızlık Yaptığı/Konut Dokunulmazlığını İhlal ve Mala Zarar Verme Suçlarının Oluştuğu )

• MALA ZARAR VERMEK ( 5237 S.K.’da Tanımlanan Hırsızlık Suçunun 765 S.K’deki Md. 492’de Tanımlanan Suçtan Farklı Olduğu – Sanığın Yakınanların Oturduğu Eve Kapıyı Kırarak Girip Hırsızlık Yaptığı/Konut Dokunulmazlığını İhlal ve Mala Zarar Verme Suçlarının Oluştuğu )

5237/m.116, 119, 141, 142

765/m.492

ÖZET : 5237 Sayılı T.C.K.nın tanımlanan basit ve nitelikli hırsızlık suçu ile 765 Sayılı Kanunda tanımlanan ( Md. 492 )suçun öğelerinin farklı olduğu; diğer sanık ile birlikte olay günü gece vakti saat 00.30 sıralarında yakınanların birlikte oturdukları eve mutfak kapısını tekme ile kırarak girip hırsızlık yapan hükümlünün eyleminin, hırsızlık suçunun yanı sıra aynı yasanın geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu gözetilmelidir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında, 5271 Sayılı C.M.K.nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.7.2006 tarih, 2006/5-182/182 Sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.

İnceleme konusu karara gelince;

1- )5237 Sayılı T.C.K.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı T.C.K.nın 492/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; diğer sanık ile birlikte olay günü gece vakti saat 00.30 sıralarında yakınanların birlikte oturdukları eve mutfak kapısını tekme ile kırarak girip hırsızlık yapan hükümlünün eyleminin, 5237 Sayılı T.C.K.nın 142/1-b ve 143/1. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4, 119/1-c, maddelerine uyan geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve anılan Yasanın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması,

2- )Hükümlünün eylemine uyan 765 Sayılı T.C.K.nın 492/1, 522/1 ( pek hafif ), 55/3, 647 Sayılı Kanunun 4/1. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı T.C.K.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/3, 116/1-4, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında, 765 Sayılı Kanun hükümlerinin hükümlü lehine olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

3- )5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi gereğince “uzlaşma” hükmünün değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4- )5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 Sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylemleri sebebiyle 5237 Sayılı Kanunun 61/1. maddesi uyarınca, temel cezaların ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi uyarınca “uzlaşma” hükümlerinin uygulanması ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun düşünülmemesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 11.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: