Müstehcenlik

Müstehcenlik

MADDE 226 – (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,

b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,

c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden,

d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren,

e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan,

f) Bu ürünlerin reklamını yapan,

Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.

T.C.

YARGITAY

14. CEZA DAİRESİ

E. 2011/8283

K. 2012/356

T. 17.1.2012

• MÜSTEHCEN İÇERİKLİ CD SATMAK ( Doğal Olmayan Anal ve Oral Yollardan Yapılan Cinsel Davranışlara İlişkin Görüntülerin Yer Aldığı – 5237 S.K. Md. 226/4’teki Suçun Oluşabileceği )

• DOĞAL OLMAYAN YOLLARDAN YAPILAN CİNSEL DAVRANIŞ ( Müstehcen İçerikli Cd Satmak/Anal ve Oral Yollardan Yapılan Cinsel Davranışlara İlişkin Görüntülerin Yer Aldığı – 5237 S.K. Md. 226/4’teki Suçun Oluşabileceği )

• GÖREVLİ MAHKEME ( Müstehcen İçerikli Cd Satmak/Anal ve Oral Yollardan Yapılan Cinsel Davranışlara İlişkin Görüntülerin Yer Aldığı – 5237 S.K. Md. 226/4’teki Suçun Oluşabileceği/Asliye Ceza Mahkemesinin Görevli Olduğu )

• ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN GÖREV KAPSAMI ( Müstehcen İçerikli Cd Satmak/Anal ve Oral Yollardan Yapılan Cinsel Davranışlara İlişkin Görüntülerin Yer Aldığı – 5237 S.K. Md. 226/4’teki Suçun Oluşabileceği/Asliye Ceza Mahkemesinin Görevli Olduğu )

5237/m.226

ÖZET : Müstehcen içerikli CD satmak suçunda doğal olmayan anal ve oral yollardan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntülerin yer aldığının bildirilmesi karşısında CD’leri satışa ve başkalarının kullanımına sunma eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 226/4. maddesinde yer alan suçu oluşturabileceği, bu suça ilişkin delilleri değerlendirme ve suç vasfını belirleme görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmelidir.

DAVA : Müstehcen içerikli CD satmak suçundan sanığın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Fatih 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 15.05.2008 gün ve 2005/1237 Esas, 2008/538 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : VCD inceleme ve izleme tutanağı içeriğine göre, sanığın satışa sunduğu ileri sürülen CD’lerde doğal olmayan anal ve oral yollardan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntülerin yer aldığının bildirilmesi karşısında, CD’leri satışa ve başkalarının kullanımına sunma eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 226/4. maddesinde yer alan suçu oluşturabileceği, bu suça ilişkin delilleri değerlendirme ve suç vasfını belirleme görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 11, geçici 1 ve CMK.nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12.07.2011 tarih ve 233 sayılı kararı ile Fatih ilçesi adli teşkilatı kapatıldığından dosyanın İstanbul 20. Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2011/7296

K. 2011/4965

T. 23.6.2011

• ALENEN MÜSTEHCEN YAYIN SATMAK ( Sanığın Suç Tarihinde 18 Yaşını İkmal Etmediği – Bakırköy Çocuk Mahkemelerinin Yargı Çevresinin Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Yargı Çevresi İle Aynı Olmak Üzere Belirlendiğinin Gözetileceği )

• ÇOCUK MAHKEMESİNİN GÖREV ALANI ( Sanığın Suç Tarihinde 18 Yaşını İkmal Etmediği – Bakırköy Çocuk Mahkemelerinin Yargı Çevresinin Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Yargı Çevresi İle Aynı Olmak Üzere Belirlendiğinin Gözetilerek Görevsizlik Kararı Verileceği )

• YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ NEDENİYLE İNDİRİM ( Alenen Müstehcen Yayın Satmak – Cezadan İndirim Yapılacağı )

5237/m.31, 226

ÖZET : Alenen müstehcen yayın satmak veya kiralamak suçundan sanık il çocuk mahkemelerinin yargı çevresinin il mülki sınırları ile belirlendiği, ilin mülki sınırlarının il ve ilçeleri kapsayan idari sınırları ihtiva ettiği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararı ile Bakırköy çocuk mahkemelerinin yargı çevresinin Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi ile aynı olmak üzere belirlendiği cihetle, görevsizlik kararı verilmesi gerekir.

Suçun işlendiği tarihte 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, indirim yapılmaması hukuka aykırıdır.

DAVA : Alenen müstehcen yayın satmak veya kiralamak suçundan sanığın, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226/4, 62, 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.4.2009 tarihli ve 2007/1359 esas, 2009/275 Sayılı kararının, dosya kapsamına göre;

1- )5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 25/1. maddesinde “Çocuk Mahkemesi, tek hâkimden oluşur. Bu mahkemeler her il merkezinde kurulur. Ayrıca bölgelerin coğrafî durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü alınarak kurulabilir.” hükmü ile anılan Kanun’un 27/1. maddesindeki “Çocuk Mahkemelerinin yargı çevresi kurulduğu il ve ilçe mülki sınırlarıyla belirlenir.” şeklindeki düzenlemelerden, il çocuk mahkemelerinin yargı çevresinin il mülki sınırları ile belirlendiği, ilin mülki sınırlarının il ve ilçeleri kapsayan idari sınırları ihtiva ettiği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 27.10.2005 tarihli ve 722 Sayılı kararı ile Bakırköy çocuk mahkemelerinin yargı çevresinin Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi ile aynı olmak üzere belirlendiği cihetle, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,

2- )Kayden 17.5.1988 doğumlu olup suçun işlendiği 17.5.2006 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,

3- )8.2.2008 tarihli ve 26781 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 562. maddesiyle değişik 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükümün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun kararda değerlendirilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle C.M.K.nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 8.4.2011 gün ve 18421 Sayılı kanun yararına bozma istemine atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı birlikte tevdii kılınmakla incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından Küçükçekmece 9.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.4.2009 tarihli 2007/1359 Esas, 2009/275 Sayılı kararının C.M.K.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2009/10110

K. 2011/4610

T. 10.6.2011

• MÜSTEHCENLİK ( Bilirkişi Raporu Gözetildiğinde Eylemin 5237 S.K. Md. 226/4’ü Oluşturabileceği – Asliye Ceza Mahkemesinin Görevli Olduğu )

• GÖREVLİ MAHKEME ( Müstehcenlik/Bilirkişi Raporu Gözetildiğinde Eylemin 5237 S.K. Md. 226/4’ü Oluşturabileceği – Asliye Ceza Mahkemesinin Görevli Olduğu )

5237/m.226/4

ÖZET : Müstehcenlik suçunda; bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda “lezbiyen ilişki, grup sex, oral ve anal cinsi münasebet görüntülerinin” bulunduğunun mütalaa edilmesi karşısında, bu CD’leri sattığı iddia olunan sanığın eyleminin sübutu halinde delilleri değerlendirme görevinin Asliye Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilmelidir.

DAVA : Müstehcenlik suçundan sanığın yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 26.6.2008 gün ve 2008/333 Esas, 2008/680 Karar sayılı hükümün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Sanıkta ele geçirilen CD’ler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda “lezbiyen ilişki, grup sex, oral ve anal cinsi münasebet görüntülerinin” bulunduğunun mütalaa edilmesi karşısında, bu CD’leri sattığı iddia olunan sanığın eyleminin sübutu halinde 5237 Sayılı T.C.K.nun 226/4. maddesinde tanımlanan suçu oluşturabileceği ve bu konudaki delilleri tartışıp değerlendirmenin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu nazara alınarak C.M.K.nun 4-5 ve 5235 Sayılı Kanunun 11. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi yerine duruşmaya devamla yazılı şekilde hükme varılması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K. nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 10.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2010/6039

K. 2011/2257

T. 24.3.2011

• MÜSTEHCEN İÇERİKLİ CD SATMAK SUÇU ( Uyap Kaydında Sanığın Öldüğünün Belirtildiği – Sanığın Öldüğünün Nüfus Müdürlüğünden Sorularak Kesin Olarak Saptanacağı )

• YARGILAMA SIRASINDA SANIĞIN ÖLMESİ ( Uyap Kaydında Sanığın Öldüğünün Belirtildiği – Sanığın Öldüğünün Nüfus Müdürlüğünden Sorularak Kesin Olarak Saptanacağı )

5237/m.226

ÖZET : Müstehcen içerikli CD satmak suçunda; tebliğnamenin tebliği sırasında tebligata verilen şerh ve UYAP’tan alınan nüfus kaydından anlaşıldığından, sanığın öldüğünün nüfus müdürlüğünden sorularak kesin olarak saptanmasından sonra karar verilmesi gerekir.

DAVA : Müstehcen içerikli CD satmak suçundan sanıklar C. H. K. ve B. D.’ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair, Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.3.2009 gün ve 2007/237 Esas, 2009/118 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık B. D.’ın sair temyiz itirazlarının reddine,

5252 Sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 4/1-b maddesine göre sanık B. hakkında temel para cezasının 2.860 TL yerine 5.832 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,

Ancak;

Hükümden sonra temyiz aşamasında sanık C. H. K.’ın 4.8.2009 tarihinde öldüğü, tebliğnamenin tebliği sırasında tebligata verilen şerh ve UYAP’tan alınan nüfus kaydından anlaşıldığından, sanığın öldüğünün nüfus müdürlüğünden sorularak kesin olarak saptanmasından sonra T.C.K.nun 64. maddesi uyarınca bu sanık hakkında bir karar verilmesi lüzumu,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: