Malın Değerinin Az Olması

Malın Değerinin Az Olması

MADDE 145 (Değişik: 5377 – 29.6.2005 / m.16) (1) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

T.C.

YARGITAY

13. CEZA DAİRESİ

E. 2011/5697

K. 2012/6302

T. 19.3.2012

• MALIN DEĞERİNİN AZ OLMASI ( Hırsızlık Suçu – Daha Çoğunu Alabilme Olanağı Varken Yalnızca Gereksinmesi Kadar ve Değer Olarak Az Olan Şeyin Alınması Halinde Uygulanabileceği )

• HIRSIZLIK SUÇU ( 5237 S.K. Md.145 Koşulları Oluşmamasına ve Uygulama Olanağı Bulunmamasına Rağmen Md.145’e Göre Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Karar Verilemeyeceği – 15 Yaşından Küçük Sanık Hakkında Sosyal İnceleme Raporu Alınacağı )

• SOSYAL İNCELEME ( Suç Tarihi İtibariyle 15 Yaşından Küçük Sanık Hakkında Çocuk Koruma Kanunu’na Muhalefet Edilerek Sosyal İnceleme Raporu Aldırılmamasının Hukuka Aykırı Olduğu )

• ONBEŞ YAŞINDAN KÜÇÜK SANIK ( Suç Tarihi İtibariyle – 5395 S.K. Md.35/3’e Göre Sosyal İnceleme Raporu Alınacağı )

5237/m.145

5395/m.35/3

ÖZET : TCK’nın 145. maddesinin koşulları oluşmamasına ve uygulama olanağı bulunmamasına rağmen sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, sosyal inceleme raporu aldırılmaması hukuka aykırıdır.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-TCK’nın 145. maddesinin, daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da az olan şeyin alınması halinde uygulanabileceği gözetilmeden, koşulları oluşmamasına ve uygulama olanağı bulunmamasına rağmen sanık hakkında TCK’nın 145. maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,

2-Suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük sanık B.K. hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, sosyal inceleme raporu aldırılmaması suretiyle 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35/3. maddesine muhalefet edilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2007/13818

K. 2011/40209

T. 28.9.2011

• KONUT DOKUNULMAZLIĞINI BOZMA ( İki Ayrı Apartmana Girip Yakınanları Belirlenemeyen Kapı Önlerinden Terlik ve Ayakkabı Almak Suretiyle Hırsızlık – Konut Dokunulmazlığını Bozma Suçundan Zamanaşımı Süresi İçersinde İşlem Yapılacağı )

• HIRSIZLIK ( İki Ayrı Apartmana Girip Yakınanları Belirlenemeyen Kapı Önlerinden Terlik ve Ayakkabı Almak Suretiyle Hırsızlık – Konut Dokunulmazlığını Bozma Suçundan Zamanaşımı Süresi İçerisinde İşlem Yapılacağı )

• ZİNCİRLEME SUÇ ( İki Ayrı Apartmana Girip Yakınanları Belirlenemeyen Kapı Önlerinden Terlik ve Ayakkabı Almak Suretiyle Hırsızlık – Yakınan Sayısınca Suçun Oluşacağı )

• GECELEYİN HIRSIZLIK ( Üst Sınırdan Uygulama Yapılırken Gerekçe Gösterilmesi Gereği )

• DEĞER AZLIĞI ( 5237 S.K.’da Yer Alan Değer Azlığı İle 765 S.K.’da Yer Alan İndirimin Farklı Olduğu – 5237 S.K.’da Daha Çoğunu Alma Olanağı Varken Yalnızca Gereksinimi Kadar Almak Olarak Hüküm Altına Alındığı )

• TAKDİRİ İNDİRİM ( Hırsızlık – Takdiri İndirim Nedenleri Uygulanırken Gün İbaresinin Yazılı Olması Gereği )

• TEKERRÜR ( Hırsızlık – Tekerrüre Esas Alınan Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurmak Eyleminde Hükümden Sonra Yürürlüğe Giren Değişiklik Uyarınca Davanın Düşmesine Karar Verilebileceğinin Gözetileceği )

5237/m.43,61, 58, 116, 142, 143, 145, 191

ÖZET : Sanığın, iki ayrı apartmana girip yakınanları belirlenemeyen kapı önlerinden terlik ve ayakkabı almak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmelidir. Farklı yakınanlara karşı hırsızlık eylemi gerçekleştirildiği ve yakınan sayısınca suç oluşacağı gözetilmelidir.

Sanık hakkında geceleyin hırsızlık suçundan üst sınırdan uygulama yapılırken gerekçe gösterilmesi gerekir.

5237 S.K.’da yer alan değer azlığı kavramı ile 765 sayılı kanunda yer alan değer azlığı kavramı farklı kavramlardır. 5237 Sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar almak olarak hüküm altına alındığı düşünülmelidir.

Takdiri indirim nedenleri uygulanırken “gün” ibaresinin yazılı olmaması hukuka aykırıdır.

Tekerrüre esas alınan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminde hükümden sonra yürürlüğe giren değişiklik uyarınca davanın düşmesine karar verilebileceği gözetilmelidir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Sanığın, iki ayrı apartmana girip yakınanları belirlenemeyen kapı önlerinden terlik ve ayakkabı almak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,

1- ) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 05.06.2005 yerine, 06.06.2005 olarak yanlış yazılması,

2- ) Sanığın, farklı yakınanlara karşı hırsızlık eylemi gerçekleştirdiği ve yakınan sayısınca suç oluşacağı gözetilmeden T.C.K.nun 43. maddesiyle uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,

3- ) Sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nun 143. maddesiyle üst sınırdan uygulama yapılırken gerekçe gösterilmeyerek aynı Yasanın 61. maddesine aykırı davranılması,

4- ) 5237 Sayılı T.C.K.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 765 Sayılı Kanunun 522/1. maddesindeki “hafif ve “pek hafif’ ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 Sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, koşulları oluşmadığı halde aynı Yasanın 145. maddesiyle cezadan indirim yapılması,

5- ) Sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nun 62. maddesiyle uygulama yapılırken “gün” ibaresinin yazılı olmaması,

6- ) Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması sebebiyle 5237 Sayılı Kanunun 53/3. maddesi gözetilerek 53/1. maddesindeki tüm fıkraların uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,

7- ) Sanık hakkında, uyuşturucu kullanmak suçundan Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.9.2002 gün ve 2002/361 esas 2002/714 karar sayılı ilamıyla verilen hapis cezası tekerrüre esas alınmış ise de; anılan eylemin 5237 Sayılı T.C.K. da karşılığını oluşturan 191. maddesinde hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca davanın düşmesine karar verilebileceği gözetilip, Mahkemesinden anılan ilamla ilgili uyarlama kararı alındıktan sonra;

a- ) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi;

b- ) Sanığın adli sicildeki hükümlülüklerinin silinme koşularının oluştuğu ve yukarda belirtilen bozma nedenlerine uyularak yeniden yapılacak hesaplama sonucu bulunacak her bir cezanın iki yılın altında kalması durumunda, sanık hakkında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 – 2009/13 Sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 Sayılı C.M.K.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu yönden yerinde görülmüş olduğundan, hükümün açıklanan sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2007/9988

K. 2011/35692

T. 20.7.2011

• MALIN DEĞERİNİN AZLIĞI KAVRAMI ( 5237 S.K. Md. 150/2’deki Kavram İle 765 S.K. Md. 522’de Yer Alan Kavramın Farklı Olduğu – 5237 S.K. Md. 150/2’nin Sevk Amacının Dışında Yorumlar Getirilerek Cezadan İndirim Yapılamayacağı )

• CEZADA İNDİRİM YAPILMASI ( 5237 S.K. Md. 150/2’deki Malın Değerinin Azlığı Kavramı İle 765 S.K. Md. 522’de Yer Alan Kavramın Farklı Olduğu – 5237 S.K. Md. 150/2’nin Sevk Amacının Dışında Yorumlar Getirilerek Cezadan İndirim Yapılamayacağı )

765/m.522

5237/m.145, 150

ÖZET : 5237 Sayılı T.C.K.’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 Sayılı T.C.K.’nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması hukuka aykırıdır.

DAVA : Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- ) 5237 Sayılı T.C.K.’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 Sayılı T.C.K.’nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,

2- ) Sanığın, T.C.K.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün açıklanan sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, 20.07.2011gününde oybirliği ile karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2007/12538

K. 2011/35533

T. 19.7.2011

• NİTELİKLİ HIRSIZLIK ( Sanığın Yakınanın Aracının Camını Kırarak Hırsızlık Suçunu İşlediği – Eylemin 5237 S.K. Md. 142/1-b’de Yer Alan Suçu Oluşturacağı )

• SUÇUN GECE VAKTİ İŞLENİP İŞLENMEDİĞİNİN TESPİT EDİLMESİ ( Nitelikli Hırsızlık/Araç Camını Kırarak – Yakınandan Aracını Hangi Saatte Park Ettiği Sorularak Eylemin İşleniş Saatinin Belirlenmesi Gereği )

• DEĞER AZLIĞI ( Daha Çoğunu Alma Olanağı Varken Yalnızca Gereksinimi Kadar Almak Anlamında Olduğu – Somut Olayda Çalınan Malların Değeri Belirlenmeden Cezadan İndirim Yapılması Gereği )

• KEFALETLE SERBEST BIRAKILAN SANIK ( Nitelikli Hırsızlık/Sanığın Tüm Duruşmaları Takip Ettiği – Kefalet Parasının İadesi Konusunda Bir Karar Verilmesi Gereği )

5237/m.142, 143, 145

765/m.493, 522

ÖZET : Sanığın yakınanın aracının camını kırarak hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237/m.142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmelidir. Yakınandan aracını hangi saatte park ettiği sorularak eylemin işleniş saati belirlenip sonucuna göre geceleyin işlenip işlenmediği yönünde karar verilmesi gerekir.

5237 Sayılı T.C.K’da alan değer azlığı kavramı 765 Sayılı T.C.K.’dakinden farklıdır. Daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden somut olayda çalınan malların değeri belirlenmeden, cezadan indirim yapılması hukuka aykırıdır.

Kefaletle serbest bırakılan ve tüm duruşmaları takip eden sanığa kefalet parasının iadesi konusunda bir karar verilmemesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

1-) 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, sanığın yakınanın aracının camını kırarak değeri dosya kapsamından anlaşılamayan dizüstü bilgisayar, kitap, gözlük kabı ve albümü çalması sebebiyle eylemine uyan 765 Sayılı T.C.K.nın 493/1, 522 ( pek fahiş olması halinde ), 81/2-3. maddeleriyle 5237 Sayılı Kanunun 142/1- b, 53, 151/1, 53. maddeleri uyarınca, mala zarar verme suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması,

2-) Kabul ve uygulamaya göre de;

a-) Sanığın yakınanın aracının camını kırarak hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 Sayılı Kanunun 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,

b-) Yakınanın 00.30 sıralarında olayı farkettiğini, sanığın da suçu kabul etmediğini belirtmesi karşısında; öncelikle yakınandan aracını hangi saatte park ettiği sorularak eylemin işleniş saati belirlenip sonucuna göre, 5237 Sayılı T.C.K.nun 143. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

c-) 5237 Sayılı T.C.K.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 Sayılı T.C.K.nun 522. maddesindeki “hafif veya “pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden somut olayda çalınan malların değeri belirlenmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek anılan madde uyarınca cezadan indirim yapılması,

d-) Sanığın, T.C.K.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

e-) 5237 Sayılı T.C.K.nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlar sebebiyle aynı Yasanın 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının düşünülmemesi,

3-) Kefaletle serbest bırakılan ve tüm duruşmaları takip eden sanığa kefalet parasının iadesi konusunda bir karar verilmemesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümün açıklanan sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 19.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

2 Responses to “Malın Değerinin Az Olması”

  1. uğur Says:

    aksam saat 21.00 de koy yolunda yol kenarinda bulunan odun lar dan 100 kilo kadar aldim bu odunlar orman isletmesine aitmis

  2. ekrem Says:

    Ben bi arkadas ile akşam saat 20:30 da bi ahır a girip 9 keçi aldım ama ertesi gün keçileri adam a teslim ettik tekrar adam şikayetçi oldu mal kaybı yok ahır in kapısı kilidi arkadaş kırdı bu durumda ne kadar ceza yerim bilgisi olan varsa yazsin


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: