Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma

Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma

MADDE 187 – (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.

(2) Bu suçun tabip veya eczacı tarafından ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.

T.C.

YARGITAY

10. CEZA DAİRESİ

E. 2008/6683

K. 2011/58178

T. 6.12.2011

• TİCARET MAKSADIYLA UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMA ( Sanığa Denetimli Serbestlik Yükümlülükleri İle İgili Tebligat Yapılmadığı – Sanığın Yükümlülükleri İhlal Ettiğinin Kabul Edilemeyeceği/Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verileceği )

• SANIĞA DENETİMLİ SERBESTLİK İLE İLGİLİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİN TEBLİĞ EDİLMEMESİ ( Sanığın Yükümlülükleri İhlal Ettiğinin Kabul Edilemeyeceği )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Sanığa Denetimli Serbestlik Yükümlülükleri İle İgili Tebligat Yapılmadığı – Sanığın Yükümlülükleri İhlal Ettiğinin Kabul Edilemeyeceği/Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verileceği )

5237/m.187

Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliği/m. 97, 121

ÖZET : Denetleme planının onaylı bir örneğinin, “geçerli, haklı ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmadığı halde gelmemenin ve çağrıya uymamanın yükümlülüğün ihlali sayılacağı ile bunun kanuni sonuçları” da gösterilerek, Tebligat Kanunu hükümlerine göre planın onaylandığı tarihte 18 yaşını bitirmiş olan yükümlüye tebliğ edilmediği; sanık müdafiinin oturumda denetimli serbestlik bürosundan bir tebligat gelmediği için büroya gidilmediğini söylediği; bu durumda sanığın denetimli serbestlik tedbiri ile ilgili yükümlülükleri ihlal ettiğinin kabul edilemeyeceği gözetilmeden, hükmün açıklanmasına ilişkin talebin reddi gerekir.

DAVA : Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 12.07.2006 günlü ilk kararla sanığın 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5395 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki hükümlerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; hükmün infazı aşamasında, denetim planının hazırlanmasından sonra sanığın infaza başlamak üzere şube müdürlüğüne müracaatta bulunmadığı gerekçesiyle 05.12.2007 günlü ek kararla mahkumiyet hükmünün açıklanmasına karar verilmiş ise de,

Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliği’nin 97. maddesinin 5. fıkrası ile ve 121. maddesinin 1, 2, 3, 4 ve 5. fıkraları gereğince, denetleme planının onaylı bir örneğinin, “geçerli, haklı ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmadığı halde gelmemenin ve çağrıya uymamanın yükümlülüğün ihlali sayılacağı ile bunun kanuni sonuçları” da gösterilerek, Tebligat Kanunu hükümlerine göre planın onaylandığı tarihte 18 yaşını bitirmiş olan yükümlüye tebliğ edilmediği; sanık müdafiinin 24.09.2007 günlü oturumda denetimli serbestlik bürosundan bir tebligat gelmediği için büroya gidilmediğini söylediği; bu durumda sanığın denetimli serbestlik tedbiri ile ilgili yükümlülükleri ihlal ettiğinin kabul edilemeyeceği gözetilmeden, “hükmün açıklanmasına ilişkin talebin reddi” yerine, hükmün açıklanmasına karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, 05.12.2007 tarihli ek kararın ( BOZULMASINA ), 06.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: