Karşılıksız yararlanma

Karşılıksız yararlanma

MADDE 163 – (1) Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) (Ek: 6352 – 2.7.2012 / m.83) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

T.C.

YARGITAY

13. CEZA DAİRESİ

E. 2012/6510

K. 2012/10999

T. 14.5.2012

• KARŞILIKSIZ YARARLANMA ( Sanığın Eylemini Katılan Adına Kayıtlı Bulunan Telefon Hattına Saplama Yaparak Gerçekleştirdiği – 5237 S.K. Md. 163/2’deki Suçun Oluşacağı )

• HIRSIZLIK ( Sanığın Eylemini Katılan Adına Kayıtlı Bulunan Telefon Hattına Saplama Yaparak Gerçekleştirdiği – 5237 S.K. Md. 163/2’deki Suçun Oluşacağı/Eylemin Hırsızlık Olarak Değerlendirilemeyeceği )

5237/m.141, 163

ÖZET : Sanığın eylemini, katılan adına kayıtlı bulunan telefon hattına saplama yaparak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 163/2. maddesine uyan ( karşılıksız yararlanma ) suçunu oluşturduğu gözetilmelidir. Nitelendirmede hata yapılarak eylemin hırsızlık olarak takdir edilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın eylemini, katılan adına kayıtlı bulunan 0 364 … … … abone nolu telefon hattına saplama yaparak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 163/2. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilerek, lehe yasanın buna göre tespit edilmesi gerekirken, nitelendirmede hata yapılarak eylemin aynı Yasanın 141/1.maddesine uyduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2010/10806

K. 2011/2783

T. 24.6.2011

• KARŞILIKSIZ YARARLANMA ( Sanığın Türksat Uydu Haberleşme ve Kablo TV. A.Ş.ne Ait Kablolu Yayından Abone Olmadan Kaçak Bağlantı Yaparak Faydalanması Eyleminin 5237 S.K’nun 163/2. Md. Kapsamında Kaldığının Dikkate Alınması Gerektiği )

• KABLOLU YAYINDAN ABONE OLMADAN KAÇAK BAĞLANTI YAPARAK FAYDALANMA ( Karşılıksız Yararlanma – Sanığın Türksat Uydu Haberleşme ve Kablo TV. A.Ş.ne Ait Kablolu Yayından Abone Olmadan Kaçak Bağlantı Yaparak Faydalanması Eyleminin 5237 S.K’nun 163/2. Md. Kapsamında Kaldığının Dikkate Alınması Gerektiği )

• DENETİM SÜRESİNİN BELİRLENMESİ ( Sanık Hakkında Verilen 1 Ay 20 Gün Kısa Süreli Hürriyeti Bağlayıcı Cezanın Ertelenmiş Olmasına Nazaran 5237 S.K’nun 51/3. Md. Uyarınca Denetim Süresi Belirlenmesi Gerektiğinin Gözetilmemesinde İsabet Görülmediği )

5237/m.51, 62, 163

ÖZET : 1- Sanığın Türksat Uydu Haberleşme ve Kablo TV. A.Ş.’ne ait kablolu yayından abone olmadan kaçak bağlantı yaparak faydalanması eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 163/2. maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınmadan, yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayin olunmasında,

2-Sanık hakkında verilen 1 ay 20 gün kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmiş olmasına nazaran, 5237 sayılı Kanun’un 51/3. maddesi uyarınca denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.

DAVA : Karşılıksız yararlanma suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/1, 62. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51/2. maddesi gereğince katılan kurumun zararı olan 128 yeni Türk lirasının ödenmesi şartına bağlı olarak hapis cezasının ertelenmesine dair, Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2007 tarihli ve 2007/304 esas, 2007/728 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;

1-Sanığın Türksat Uydu Haberleşme ve Kablo TV. A.Ş.’ne ait kablolu yayından abone olmadan kaçak bağlantı yaparak faydalanması eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 163/2. maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınmadan, yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayin olunmasında,

2-Sanık hakkında verilen 1 ay 20 gün kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmiş olmasına nazaran, 5237 sayılı Kanun’un 51/3. maddesi uyarınca denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16.06.2010 gün ve 2010/7323/39059 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 29.06.2010 gün ve KYB.2010/153264 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:

KARAR VE SONUÇ : İncelenen dosya içeriğine göre, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde bulunduğundan, Bakırköy 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2007 gün ve 2007/304 esas, 2007/728 sayılı kararının CMK.nın 309.maddesinin 4.fıkrasının ( c ) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak koşuluyla BOZULMASINA, ihbarnamenin ikinci bendinde yer alan bozma nedeni yönünden aynı maddenin 4.fıkrasının ( d ) bendine göre karar verilmesi mümkün olduğundan hükme “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 51.maddesinin 3.fıkrası uyarınca takdiren 1 yıl müddetle denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresinde sanığa rehberlik edecek uzman kişinin görevlendirilmesine yer olmadığına, denetim süresinin iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılmasına” ibareleri eklenmesine, hükümdeki diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, infazın bu hükme göre yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 24.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

7. CEZA DAİRESİ

E. 2008/18502

K. 2011/6428

T. 3.5.2011

• KARŞILIKSIZ YARARLANMA ( Lig TV Yayınlarını İşyerinde Gösterime Sunmak/Konutda Kullanmak Üzere Abonelik Sözleşmesi İle Alınan Cihaz Vasıtasıyla – Eylemin Hukuki İhtilaf Niteliğinde Olduğu/Suçun Yasal Unsurlarının Oluşmadığı )

• ŞİFRELİ YAYIN ( Konutda Kullanmak Üzere Abonelik Sözleşmesi İle Alınan Cihaz Vasıtasıyla Lig TV Yayınlarını İşyerinde Gösterime Sunmak – Eylemin Hukuki İhtilaf Niteliğinde Olduğu )

• DECODERİN SÖZLEŞME HÜKÜMLERİNE AYKIRI KULLANILMASI ( Konutda Kullanmak Üzere Abonelik Sözleşmesi İle Alınan Cihaz Vasıtasıyla Lig TV Yayınlarını İşyerinde Gösterime Sunmak – Eylemin Hukuki İhtilaf Niteliğinde Olduğu/Suç Oluşturmadığı )

5237/m. 163/2

ÖZET : Sanığın üzerine atılı, şikayetçi Şirket ile yapılan sözleşmeye aykırı olarak konutunda kullanmak üzere abonelik sözleşmesi ile teslim aldığı cihaz vasıtasıyla işyerinde Lig TV yayınlarını gösterime sunduğu iddiasıyla açılan davada eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmelidir.

DAVA : Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

KARAR : 1-Sanığın üzerine atılı, şikayetçi Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. ile yapılan sözleşmeye aykırı olarak konutunda kullanmak üzere abonelik sözleşmesi ile teslim aldığı cihaz vasıtasıyla işyerinde Lig TV yayınlarını gösterime sunduğu iddiasıyla açılan davada eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre;

2-14.11.2007 tarihli talimat duruşmasında, “sanığın cezalandırılmasını ve davaya katılmak istiyoruz şikayetimiz devam etmektedir” diyerek sanıktan şikayetçi olduğunu bildiren şikayetçi vekiline, 5271 sayılı CMK.nun 238/2.maddesi gereğince davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,

3-5271 sayılı CMK.nun 5560, 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231.maddesinin 5, 6 ve 14.fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 03.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2011/1917

K. 2011/1978

T. 12.4.2011

• SAHTE BANKA VEYA KREDİ KARTI KULLANARAK YARAR SAĞLAMA ( Hapis Cezaları Takdiren Asgari Hadden Tayin Olunduğu Halde Aynı Gerekçelerle Adli Para Cezalarının Birim Gün Sayısının Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Gerekçede Çelişkiye Düşülmesinin Hukuka Aykırı Olduğu )

• ADLİ PARA CEZASI ( Hapis Cezaları Suçun İşleniş Biçimleri Dikkate Alınarak Takdiren Asgari Hadden Tayin Olunduğu Halde Aynı Gerekçelerle Adli Para Cezalarının Birim Gün Sayısının Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Gerekçede Çelişkiye Düşülmesinin Hukuka Aykırı Olduğu )

• EK SAVUNMA HAKKI ( Zincirleme Suç Hükümlerinin C. Savcısının Esas Hakkındaki Görüşünde Talep Edilmediği – Sanığa Ek Savunma Hakkı Verilmeden Aleyhine Uygulanamayacağı )

• ZİNCİRLEME SUÇ ( C. Savcısının Esas Hakkındaki Görüşünde Talep Edilmediği – Sanığa Ek Savunma Hakkı Verilmeden Aleyhine Uygulanamayacağı )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Sahte Banka veya Kredi Kartı Kullanarak Yarar Sağlama – Sanığın Şikayetçilerin Zararlarını Karşılamaya Hazır Olduğunu Beyan Etmesi Karşısında Etkin Pişmanlık Kapsamında Zararın Giderilip Giderilmediğinin Araştırılacağı )

5237/m.43, 163, 168

5271/m.226

ÖZET : “Suçun işleniş biçimi ve özellikleri” nazara alınarak takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçelerle hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezalarının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak gerekçede çelişkiye düşülmesi,

Sanığın katılana eylemi nedeni ile iddianamede gösterilmediği ve C. Savcısının esas hakkındaki görüşünde talep edilmediği halde sanık hakkında ek savunma hakkı verilmeden aleyhine olan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hukuka aykırıdır.

Sanığın şikayetçilerin zararlarını karşılamaya hazır olduğunu beyan etmesi karşısında; etkin pişmanlık kapsamında zararın giderilip giderilmediği araştırılmalıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1-)Hükmolunan hapis cezaları “suçun işleniş biçimi ve özellikleri” nazara alınarak takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçelerle hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezalarının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 40 gün olarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,

2-) Sanığın katılan Y. B.’a yönelik eylemi nedeni ile iddianamede gösterilmediği ve C. Savcısının esas hakkındaki görüşünde talep edilmediği halde sanık hakkında ek savunma hakkı verilmeden aleyhine olan 5237 Sayılı T.C.K.nun 43. maddesi uygulanmak suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nun 226. maddesine aykırı davranılması,

3-) Sanığın 17.8.2009 tarihli oturumda şikayetçilerin zararlarını karşılamaya hazır olduğunu beyan etmesi karşısında; zararın giderilip giderilmediği araştırılarak T.C.K.nun 168. maddesinin tartışılmaması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.4.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: