İş ve çalışma hürriyetinin ihlali

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali

MADDE 117 – (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.

(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.

(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

T.C.

YARGITAY

9. CEZA DAİRESİ

E. 2009/12038

K. 2011/2994

T. 18.5.2011

• GENEL GÜVENLİĞİN KASTEN TEHLİKEYE SOKULMASI ( Sanığın Silahla Mağduru Tehdit Ettikten Sonra Sarhoşluğu Etkisiyle Köyün Harman Yerinde Havaya Ateş Açtığı – Suçun Oluştuğu )

• MALA ZARAR VERMEK ( Sanıkların Şikayetçiye Ait Kasaları Yakmak Suretiyle Mala Zarar Verdikleri – Re’sen Takibi Gerektiren Suç Olduğu )

• İŞ VE ÇALIŞMA HÜRRİYETİNİ İHLAL ( Temel Cezadan Artırım Yapılırken Fazla Ceza Tayininin Hukuka Aykırı Olduğu )

5237/m.117, 119, 151, 170

ÖZET : Sanığın mağduru silahla tehdit ettikten sonra köyün harman yerinde sarhoşluğun etkisiyle havaya doğru ateş etmesi karşısında ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da mahkumiyetine karar verilmelidir.

Sanıkların şikayetçiye ait kasaları yakmak suretiyle mala zarar verdiklerinin anlaşılması karşısında re’sen takibi gerektiren suçu oluşturması ve şikayete tabi olmaması sebebiyle yargılamaya devam edilerek sanıkların hukuki durumunun takdiri gerekir.

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunda hükmedilen temel cezadan artırım yapılması sırasında hesap hatası sonucu fazla ceza tayini hukuka aykırıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

1- ) Sanığın mağduru silahla tehdit ettikten sonra Karayahşiler Köyü harman yerinde sarhoşluğun etkisiyle havaya doğru ateş ettiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, ayrıca hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2- ) Sanıkların şikayetçiye ait kasaları yakmak suretiyle mala zarar verdiklerinin anlaşılması karşısında atılı suçun T.C.K.nın 152/2-a maddesi kapsamındaki re’sen takibi gerektiren suçu oluşturması ve şikayete tabi olmaması sebebiyle yargılamaya devam edilerek sanıkların hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden şikayetten vazgeçme sebebiyle davanın düşmesine karar verilmesi,

3- ) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan T.C.K.nın 117/1. maddesi uyarınca hükmedilen temel cezadan T.C.K.nın 119/1-a-c maddesi uyarınca artırım yapılması sırasında hesap hatası sonucu fazla ceza tayini,

SONUÇ : Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ile sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 18.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

8. CEZA DAİRESİ

E. 2007/12444

K. 2010/6189

T. 27.4.2010

• LEHE KANUN UYGULAMASI ( Hak Yoksunluğunun Uygulanması ve Hüküm Öncesi Şahsi Hürriyetlerinin Sınırlı Kaldığı Günlerin Cezalarından Mahsup Edilmesinde 5237 S. TCK’nın Hükümlerinin Uygulanması Suretiyle Lehe Yasa Uygulamasının Karıştırılmasının Bozmayı Gerektirdiği )

• HAK YOKSUNLUĞU UYGULAMASI ( Hüküm Öncesi Şahsi Hürriyetlerinin Sınırlı Kaldığı Günlerin Cezalarından Mahsup Edilmesinde 5237 S. TCK’nın Hükümlerinin Uygulanması Suretiyle Lehe Yasa Uygulamasının Karıştırılmasının Bozmayı Gerektirdiği )

• TAKDİRİ İNDİRİM ( 765 S. TCK’nın Sanıklar Lehine Olduğu Kabul Edilmesine Göre Lehe Yasanın Bütün Halinde Uygulanması Gerektiği )

765/m.201, 436

5237/m.80, 117, 227

ÖZET : 765 sayılı TCK’nın sanıklar lehine olduğu kabul edilmesine göre lehe yasanın bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken ve takdiri indirim uygulanırken 765 sayılı TCK’nın 201 /b-1 ve 59/2. madde ve fıkralarının uygulanmasına karşın, hak yoksunluğunun uygulanması ve hüküm öncesi şahsi hürriyetlerinin sınırlı kaldığı günlerin cezalarından mahsup edilmesinde 5237 sayılı TCK’nın hükümlerinin uygulanması suretiyle lehe yasa uygulamasının karıştırılması, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,

Ancak:

1- Ukrayna uyruklu sanık T. A. ve eşi sanık H. A. ‘nın Ukrayna uyruklu mağdureler V. D., T. G. ve G. D.’yu gezdirme teklifiyle yasal yollardan Türkiye’ye getirdikten sonra İstanbul da diğer sanık Y. A. ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen İsmet isimli kişiye teslim ettikleri, sanık Yakup ve ismet isimli kişinin de mağdureleri Silivri ilçesine getirip burada otel de ve kiraladıkları evde cebir ve tehdit ile fuhuşa yönelttiklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminde 765 sayılı TCK’nın 201/b madde ve fıkrasındaki “zorla çalıştırma veya hizmet ettirmek, esarete veya benzer uygulamalara tabi kılmak…” şeklinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı, “fuhuş yaptırmak” maksadıyla insan ticareti suçunun düzenlendiği 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 3. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK’nın 80. maddesinin ise suç tarihinde yürürlükte olmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle fuhuş için tedarik suçundan suç tarihinde 21 yaşını bitirmemiş olan mağdureler V.D., G.D.’ye yönelik eylemlerinden 765 sayılı TCK’nın 436/2. fıkra, 1. cümlesi uyarınca mağdur sayısınca, suç tarihinde 21 yaşını bitirmiş olan mağdure T.G.’e yönelik eylemlerinden ise 765 sayılı TCK’nın 436/1. fıkra, 2 cümlesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, aynı yasanın 201 /b-1 madde ve fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Uygulamaya göre de; 765 sayılı TCK’nın sanıklar lehine olduğu kabul edilmesine göre lehe yasanın bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken ve takdiri indirim uygulanırken 765 sayılı TCK’nın 201 /b-1 ve 59/2. madde ve fıkralarının uygulanmasına karşın, hak yoksunluğunun uygulanması ve hüküm öncesi şahsi hürriyetlerinin sınırlı kaldığı günlerin cezalarından mahsup edilmesinde 5237 sayılı TCK’nın hükümlerinin uygulanması suretiyle lehe yasa uygulamasının karıştırılması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar hakkında kurulan hükmün, ceza miktarı itibariyle CMUK’un 326/ son madde ve fıkrası gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2009/688

K. 2009/8117

T. 29.4.2009

• İŞ VE ÇALIŞMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SINIRLAMA ( Sanık İle Katılan Arasında 253. Maddede Öngörülen Yönteme Uygun Olarak Gerçekleştirilecek Uzlaştırma Girişiminin Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Belirlenmesi Gerektiği )

• UZLAŞTIRMA GİRİŞİMİ ( İş ve Çalışma Özgürlüğünü Sınırlama – Sanık İle Katılan Arasında 253. Maddede Öngörülen Yönteme Uygun Olarak Gerçekleştirilecek Uzlaştırma Girişiminin Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Belirlenmesi Gerektiği )

• ADLİ PARA CEZASI ( Seçimlik Olarak Öngörülüp Yasanın 52. Maddesi Uyarınca Belirlenecek Adli Para Cezasının Sanık Lehine Sonuç Doğuracağının Gözetilmemesinin Yasaya Aykırı Olduğu )

5237/m.52,61/9,117/1

5271/m.253

ÖZET : 1- 5237 sayılı T.C.Y.nın 117/1. Maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı iş ve çalışma özgürlüğünü Sınırlama suçunu işlediği iddia edilen sanık ile katılan arasında 5271 sayılı C.Y.Y.nın 5560 sayılı Yasa ile değişik 253. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak gerçekleştirilecek uzlaştırma girişiminin sonunca göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekir.

2- Sanık hakkında alt sınırdan hükmolunan hapis cezasının paraya çevrilmesi, 5237 sayılı T.C.Y.nın 61/9 maddesinin 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe girmesi ve suç tarihi karşısında, 5237 sayılı T.C.Y.nın 117/1 maddesinde seçimlik olarak öngörülüp aynı Yasanın 52. maddesi uyarınca belirlenecek adli para cezasının, sanık lehine sonuç doğuracağının gözetilmemesi, Yasaya aykırıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1 ) 5237 sayılı T.C.Y.nın 117/1. Maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı iş ve çalışma özgürlüğünü Sınırlama suçunu işlediği iddia edilen sanık ile katılan arasında 5271 sayılı C.Y.Y.nın 5560 sayılı Yasa ile değişik 253. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak gerçekleştirilecek uzlaştırma girişiminin sonunca göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, sanığın suçu kabullenmemesinden ötürü uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı biçimindeki, karar tarihi itibariyle yasal olmayan gerekçeye dayanılarak hüküm kurulması,

2 ) Kabule göre,

a ) Sanık hakkında alt sınırdan hükmolunan hapis cezasının paraya çevrilmesi, 5237 sayılı T.C.Y.nın 61/9 maddesinin 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe girmesi ve suç tarihi karşısında, 5237 sayılı T.C.Y.nın 117/1 maddesinde seçimlik olarak öngörülüp aynı Yansın 52. maddesi uyarınca belirlenecek adli para cezasının, sanık lehine sonuç doğuracağının gözetilmemesi,

b ) 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanmasında yargıca ölçüt olması gereken sanığın geçmişteki durumu ve suç işleme konusundaki eğilimleri dikkate alınmadan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve sanık C. A. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

1. CEZA DAİRESİ

E. 2008/1982

K. 2008/5731

T. 8.7.2008

• ÇALIŞMA HÜRRİYETİNİ İHLAL ( Uzlaşma Kapsamında Bulunduğu – Buna Göre Uzlaştırma İşlemi Yapılıp Sonucuna Göre Karar Verilmesi Gerektiği )

• HAKARET ( Çalışma Hürriyetini İhlal – Uzlaşma Kapsamında Bulunduğundan Buna Göre Uzlaştırma İşlemi Yapılıp Sonucuna Göre Karar Verilmesi Gerektiği )

• UZLAŞMA ( Hakaret – Uzlaşma Kapsamında Bulunduğundan Buna Göre Uzlaştırma İşlemi Yapılıp Sonucuna Göre Karar Verilmesi Gerektiği )

• LEHE KANUN UYGULAMASI ( Değişik 5271 Sayılı CMK’nun 231. Maddesi Uyarınca Sanıkların Hukuki Durumunun Yeniden Değerlendirilmesi Gerektiği )

5237/m.73,117

5271/m.231,253,254

ÖZET : 1- Sanıkların üzerine atılı çalışma hürriyetini ihlal ve hakaret suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu, buna göre uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

b- Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Metin Topdemir’i kasten öldürmeye tam derecede teşebbüsten, hakaretten, tehdit suçlarına eksik derecede teşebbüsten sanıklar Muhyettin Türkmen, Ziya Türkmen ile Eşref Türkmen, izinsiz silah taşımaktan sanık Ziya Türkmen’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüklerine, Ziya Türkmen’in 6136 sayılı kanuna muhalefetten beraatine ilişkin ( DİYARBAKIR ) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16/10/2006 gün ve 158/466 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar Muhyettin, Eşref Türkmen ile müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi:

KARAR : 1- Sanık Ziya’nın vekili veya müdafisi olmayan avukat Murat Acar’ın bu sanık hakkındaki temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

2- Müdahilin 6136 sayılı yasaya muhalefet suçuna müdahale hakkı bulunmadığından ve bozma öncesi verilen sanık Ziya hakkındaki bu suçtan verilen karar temyiz inceleme kapsamında bulunmayıp kesinleşmiş olduğundan, sanık Ziya hakkında bu suçtan yeniden verilen beraat kararı yok hükmünde sayıldığından müdahil vekilinin bu suça yönelen temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma sebepleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar Eşref ve Muhyettin müdafiinin bir sebebe dayanmayan, müdahil vekilinin suç vasfına, cezaların paraya çevrilip ertelenmesinin uygun olmadığına vesaireye ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

a- Sanıkların üzerine atılı 5237 sayılı TCK.nun 117. maddesinde düzenlenen çalışma hürriyetini ihlal ve aynı yasanın 125. maddesindeki hakaret suçunun 5237 sayılı TCK.nun 73. maddesi ve CMK.nun 253. ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında bulunduğu, buna göre uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

b- Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş sanıklar Eşref ve Muhyettin müdafii ile müdahil vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ( BOZULMASINA ), 08.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

One Response to “İş ve çalışma hürriyetinin ihlali”

  1. Burak Says:

    Ben askerinpersonelim ceza dava dosyam var taksirle Ada’m yaralama sucundan sanık durumundayım ve iki defa mahkemeye girmedim zorla getirilme kararım cikti diğer mahkemeye de giremeyeceğim emir altında olduğum icin göndermiyorlar ben caza almam doğrultusunda üst amirlerimden şikayetçi olmak istiyorum Nasıl bir dilekçe yazmalıyım yardım ederseniz cok memnun olurum


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: