İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak

İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak

MADDE 297 – (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.

(2) Birinci fıkrada sayılanların dışında kalıp da yetkili makamlar tarafından infaz kurumuna veya tutukevine sokulması yasaklanmış bulunan eşyayı, bu yasağı bilerek, infaz kurumuna veya tutukevine sokan veya bulunduran ya da kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (…) (Madde 297 ‘ nin (2) numaralı fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 21.10.2011 tarih ve 28091 sayılı R.G.’de yayımlanan, 7.7.2011 T., 2010/69 E. ve 2011/116 K. sayılı Kararı ile, RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMEK ÜZERE iptal edilmiştir.)

(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2010/4696

K. 2011/23484

T. 7.12.2011

• İNFAZ KURUMUNA VEYA TUTUKEVİNE YASAK EŞYA SOKMAK ( Sanığın Esrarı Diğer Sanıktan Aldığını Beyan Ettiği – Sanık Savunmalarında Geçen Hususların Yöntemince Araştırılacağı/Esrarın Ne Surette Elde Edildiği Sanık Tarafından Açıklanırsa Cezada İndirim Uygulanacağı )

• CEZA İNFAZ KURUMUNA ESRAR SOKMAK ( Sanığın Esrarı Diğer Sanıktan Aldığını Beyan Ettiği – Sanık Savunmalarında Geçen Hususların Yöntemince Araştırılacağı/Esrarın Ne Surette Elde Edildiği Sanık Tarafından Açıklanırsa Cezada İndirim Uygulanacağının Gözetileceği )

• CEZAYI HAFİFLETİCİ NEDEN ( Ceza İnfaz Kurumuna Esrar Sokmak/anığın Esrarı Diğer Sanıktan Aldığını Beyan Ettiği – Esrarın Ne Surette Elde Edildiği Sanık Tarafından Açıklanırsa Cezada İndirim Uygulanacağının Gözetileceği )

5237/m.62, 297

1136/m. 38

ÖZET : Suç tarihinde ceza infaz kurumunda hükümlü olarak kalan sanıklar üzerinde yapılan aramada, suça konu esrar maddelerinin ele geçtiği anlaşılmaktadır. Sanığın soruşturma sırasında sanığın alınan beyanlarda esrarı diğer sanıktan aldığı kendisinin cezaevine sokmadığını belirtmesi karşısında sanık savunmalarında geçen hususların yöntemince araştırılarak, suça konu maddelerin kimden ne surette elde edildiği doğru olarak açıklandığı sonucuna varıldığında, haklarında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 297/4 maddesinde yer alana ” .. suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.” hükmü gereği özgürlüğü bağlayıcı cezanın daha az olacağı gözetilmelidir.

Sanık savunmalarına göre, aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklara ayrı ayrı müdafi atanarak savunmalarının tespiti yerine, aynı müdafii ile davanın yürütülmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Suç tarihinde ceza infaz kurumunda hükümlü olarak kalan sanıklar üzerinde yapılan aramada, suça konu esrar maddelerinin ele geçtiği ,sanık A. D.’in soruşturma sırasında alınan beyanlarında, suça konu esrarı diğer sanık N.’tan aldığını, kendisinin cezaevine sokmadığını belirtmesi, sanık N. D.’ın ise suça konu uyuşturucuyu hükümlü B. Y.’ten aldığını, bu sırada hükümlü M. D.’ın da bu olaya tanık olduğunu, atılı suçlamayı kabul etmediğini belirtmesi karşısında, sanık savunmalarında geçen hususların yöntemince araştırılarak, suça konu maddelerin kimden ne surette elde edildiği doğru olarak açıklandığı sonucuna varıldığında, haklarında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 297/4. maddesinin uygulanması olanağının bulunduğu ve bu durumda, anılan Yasanın 297/1-4, 62 maddelerinin uygulanmasıyla özgürlüğü bağlayıcı cezanın daha az olacağı gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı biçimde karar verilmesi,

2- Sanık savunmalarına göre, aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklara ayrı ayrı müdafi atanarak savunmalarının tespiti yerine, aynı müdafii ile davanın yürütülerek 5271 sayılı CMK’nun 152/1. ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/b. maddesine aykırı davranılması,

SONUÇ : Yasaya aykırı sanıklar N. D. ve A. D. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamaye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2011/2680

K. 2011/5324

T. 19.4.2011

• CEZAEVİNDE CEP TELEFONU BULUNDURMAK ( Eylemin İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokmak Kapsamında Kaldığı – Asliye Ceza Mahkemesi’nin Görevli Olduğu )

• İNFAZ KURUMUNA YASAK EŞYA SOKMAK ( Asliye Ceza Mahkemesi’nin Görevli Olduğu )

• GÖREVLİ MAHKEME ( Sanığın Cezaevinde Cep Telefonu Kullanması Eyleminin İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokmak Kapsamında Kaldığı – Davanın Asliye Ceza Mahkemesinde Görüleceği )

5237/m.297

ÖZET : Sanığın hükümlü bulunduğu cezaevinde bulundurulması yasak cep telefonundan görüşme yapmak suretiyle cep telefonu kullanma eyleminin yasak eşya bulundurma kapsamında kaldığı, kanıtları değerlendirmenin ve eylemi nitelendirmenin asliye ceza mahkemesinin görevine girdiği gözetilmelidir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Sanığın hükümlü bulunduğu cezaevinde bulundurulması yasak cep telefonundan görüşme yapmak suretiyle cep telefonu kullanma eyleminin T.C.K.nın 297/1. maddesinde öngörülen yasak eşya bulundurma kapsamında kaldığı, kanıtları değerlendirmenin ve eylemi nitelendirmenin asliye ceza mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden, sulh ceza mahkemesinde yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması.

SONUÇ : Yasaya aykırı ve sanığın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1402 Sayılı CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

9. CEZA DAİRESİ

E. 2008/18730

K. 2010/8448

T. 14.7.2010

• İNFAZ KURUMUNA VEYA TUTUKEVİNE YASAK EŞYA SOKMAK ( Havalandırma Bacasının Sacını Kesip Rulo Haline Getirdikten Sonra Sivriltmek Suretiyle Meydana Getirdiği Eşyanın Silah Olarak Tanımlanan Maddelerden Olduğu )

• KASTEN YARALAMA ( Birden Fazla Nitelikli Halin Birleşmesi Durumunda Temel Ceza Belirlenirken Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Bir Kez Artırım Yapılması Gerektiği )

• TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ ( Kasten Yaralama – Birden Fazla Nitelikli Halin Birleşmesi Durumunda Temel Ceza Belirlenirken Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Bir Kez Artırım Yapılması Gerektiği )

• SİLAHLA YARALAMA ( İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokmak – Havalandırma Bacasının Sacını Kesip Rulo Haline Getirdikten Sonra Sivriltmek Suretiyle Meydana Getirdiği Eşyanın Silah Olarak Tanımlanan Maddelerden Olduğu )

5237/m.61, 86/3, 297/1

ÖZET : Sanığın infaz kurumundaki havalandırma bacasının sacını kesip rulo haline getirdikten sonra sivriltmek suretiyle meydana getirdiği eşyanın silah olarak tanımlanan maddelerden olduğu gözetilmelidir. 5237 sayılı Yasa’nın 86/3. maddesinde kasten yaralama suçunun nitelikli halleri bir bütün olarak sayılmış, her bir bent için ayrı artırım yapılacağına ilişkin bir düzenleme de bulunmadığından, birden fazla nitelikli halin birleşmesi durumunda temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak bir kez artırım yapılmalıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1-Sanık hakkında kamu malına zarar verme ve infaz kurumunda yasak eşya bulundurma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;

Sanığın infaz kurumundaki havalandırma bacasının sacını kesip rulo haline getirdikten sonra sivriltmek suretiyle meydana getirdiği eşyanın, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 19.09.2006 tarih, 2006/4-202 esas, 2006/196 sayılı kararında da belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasının ( f ) bendinde silah olarak tanımlanan maddelerden olduğu, bu nedenle sanığın eyleminin anılan Kanun’un 297/1. maddesinde yer alan suçu oluşturduğu gözetilmeksizin anılan maddenin 2. fıkrası ile hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ( ONANMASINA ),

2-Kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;

a )Eylemin şikayetçinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle gerçekleştirildiği ve bu nedenle temel cezada artırım yapılması sırasında uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 86/3-c maddesi yerine, anılan Kanun’un 86/3-d maddesi olarak gösterilmesi,

b )5237 sayılı TCK’nın 86. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kasten yaralama suçunun nitelikli hallerinin bir bütün olarak sayıldığı ve her bir bentten dolayı ayrı ayrı artırım yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bu-lunmadığı, birden fazla nitelikli halin aynı olayda birleşmesi durumunda temel ceza tayin edilirken bu husus da gözönünde bulundurulup alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ancak bir kez artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı ( BOZULMASINA ), 14.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

10. CEZA DAİRESİ

E. 2009/5436

K. 2009/18111

T. 20.11.2009

• İNFAZ KURUMUNDA UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMA ( Fikri İçtima Kurallarına Göre Daha Ağır Sonuç Doğuran İnfaz Kurumunda Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Esas Alınarak TCK’nın 297/1 Gereği Belirlenecek Cezanın İkinci Cümlesi Gereğince Yarı Oranında Arttırılacağı )

• FİKRİ İÇTİMA ( Daha Ağır Sonuç Doğuran İnfaz Kurumunda Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Esas Alınarak TCK’nın 297/1. Fıkrasının Birinci Cümlesi Gereği Belirlenecek Cezanın İkinci Cümlesi Gereğince Yarı Oranında Artırılması Gerektiği – İnfaz Kurumunda Uyuşturucu Madde Bulundurma )

• UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE BULUNDURMA ( İnfaz Kurumunda – Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Esas Alınarak TCK’nın 297/1. Fıkrasının Birinci Cümlesi Gereği Belirlenecek Cezanın İkinci Cümlesi Gereğince Yarı Oranında Artırılması Gerektiği )

5237/m.44, 191/1, 297/1

ÖZET : İhbar üzerine idrar örneğinde esrar etken maddesi bulunduğu belirlenen tutuklu sanık hakkında; infaz kurumunda uyuşturucu madde bulundurma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından fikri içtima kurallarına göre daha ağır sonuç doğuran infaz kurumunda uyuşturucu madde bulundurma suçu esas alınarak, TCK ‘nın 297/1. fıkrasının birinci cümlesi gereği belirlenecek cezanın ikinci cümlesi gereğince yarı oranında artırılması gerektiği gözetilmelidir.

DAVA : İnfaz kurumunda uyuşturucu madde bulundurma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından sanık Osman hakkında ( Akçaabat Asliye Ceza Mahkemesi )’nce yapılan yargılama sonucu, 22.05.2008 tarihinde 2007/93 esas ve 2008/217 karar sayı ile infaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ise, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği; her iki hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hükümlerin onanması isteğiyle tebliğname ekinde Yargıtay Dördüncü Ceza Dairesi’ne sunulan dava dosyasının, bu Daire tarafından görevsizlik kararı ile 13.04.2009 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Bir ihbar üzerine, tutukevinde tutuklu olan sanığın idrar örneğinin alındığı ve yapılan analiz sonucu esrar etken maddesi bulunduğunun belirlendiği; sanık hakkında “infaz kurumunda uyuşturucu madde bulundurma” ve “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçlarından kamu davası açıldığı; TCK’nın 297. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesi gereğince ve aynı Kanun’un 44. maddesinde öngörülen fikri içtima kurallarına göre, bu iki suçtan daha ağır sonuç doğuran “infaz kurumunda uyuşturucu madde bulundurma” suçu esas alınarak TCK’nın 297. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesi gereğince belirlenecek cezanın aynı fıkranın ikinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırılması ve fikri içtima kapsamına giren “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunun dikkate alınmaması gerektiği gözetilmeden; “infaz kurumunda uyuşturucu madde bulundurma” suçundan TCK’nın 297. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesi gereğince cezaya hükmolunması ile yetinilerek ikinci cümleye göre artırma yapılmaması, ayrıca “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan da tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması suretiyle her iki suçtan hüküm kurulması,

2- TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları uygulanırken, aynı maddenin 3. fıkrasının birinci cümlesinin dikkate alınmaması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin isteme aykırı olarak ( BOZULMASINA ), yeniden hüküm kurulurken CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 20.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

2 Responses to “İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak”

  1. Müslüm Ekinci Says:

    Hocam benim oglum açık cezaevinde yatmaktaydı.Tahliyeside 29.10.2017 Oģlumun yattığı ceza yaralama. Daha önce uyuşturucuyla ilgili hiçbir sabikası tutuklanması veya emniyette kaydı bulunmamaktadır. Cezaevindeyken iki ay kadar önce nişanı vardı bozuldu. Cezaevi ortamında teselli vermek adıyla içecegine uyuşturucu madde katildigindan şüphelenmiş ve bunu korkusundan kimseye söylememiş. 26.07.2017 ve 28.07.2017 tarihinde cezaevinin yaptırdığı idrar tahlilinde e×taci oldug tesbit edilmiş ve kapalı cezaevine bugün nakledilmiş. Hocam bu konuda ceza alirmi veya ne kadar alir yada tahliye tarihinde cikip mahkemesi disardanmi devam.eder. yardimci olursaniz sevinirim. 0 5443613636

  2. Müslüm Ekinci Says:

    Y


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: