Toplumsal Gelişme

Ufukta karşılıksız çeke cezanın kalkması görünmüyor, ışık yok..

Yıl 2009 Mayıs, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nce düzenlenen çek panelindeyiz. Konuşmacılardan Eyüp Başsavcısı Vuslat Dirim karşılıksız çek davaları ile ilgi istatistikleri verdi. Resmi olan bu istatistikler şöyleydi:

  • Karşılıksız çek soruşturmalarından % 50 si dava aşamasında çeşitli nedenlerle düşüyor. Diğer geriye kalan % 50 nin 45 de hapis cezasına dönüşmeden uzlaşma v.s nedenlerle düşüyor. % 50 nin sadece % 5 i hapis cezası olarak infaz ediliyor.

Bu istatistiklerden çıkan sonuç karşılıksız çeklerden sadece % 2.5 gibi çok düşük bir sayısı hapis cezası  ile sonuçlanıyor.  Bu Panelden ve bu istatistiklerden neden bahsediyorum. Biliyorum bu istatistikten ben şimdiye kadar çok söz ettim, ama bu kez çok farklı bir nedenle söz ediyorum..  Sabır..

Çek Panelinin son bölümü soru cevap bölümü idi. Bir avukat, Prof. Dr. Adem Sözüer’e şu soruyu sordu:

-Sayın Vuslat Dirim’in verdiği istatistiklere baktığımızda çek yasalarının başarılı olduğunu görüyoruz, neden şikayetçi oluyoruz?

Adem Sözüer şu cevabı verdi:

-Tabi, avukat bey haklı.. % 2.5 in idam edilmesinin ne önemi var….

Bu cevap alaylı bir cevap gördüğünüz gibi.. Sözüer devamla şöyle dedi:

-Adalet % 2.5 için, azınlık için var.. Haksızlığa uğrayanların sayısı önemli değil.. Adalet anlayışı bunu gerektirir..

İKİ FARKLI BAKIŞ

Gördüğünüz gibi yukarıda 2 farklı ve yakıcı bakış var, karşılıksız çeke cezaya; birisi “ Canım çek yasası başarılı, varsın % 2.5 hapse girsin” , diğeri “ Bir yasa adaletsizliğe yol açıyorsa, kusursuz insanların hapse girmesine neden oluyorsa; kötü yasadır” diyor..

% 2.5 HAPSE GİRSİN, NE ÖNEMİ VAR? BU GÖRÜŞ AÇISINDAN OLAYI DEĞERLENDİRELİM

5941 Sayılı Yasa mecliste görüşülürken cezanın kalkması yoğun bir biçimde gündeme geldi.  Hükümet üyelerinden bazıları bu görüşe yakın davrandı.  Kamuoyunda cezanın kalkacağı doğrultusunda büyük bir beklenti oluştu. Sonuçta Babacan son noktayı koydu:

“Tedavülde 250 milyar TL çek var, ekonomi krize girer “ dedi.

Şimdi bu yaklaşımla panelde soru soran Avukat Beyin yaklaşımı arasında bir fark var mı? Bizce yok..

Bu bakış açısına göre karşılıksız çeke ceza işe yarıyor. İnsanlar ceza korkularından eninde sonunda çeklerini ödüyorlar. Hükümetin çek konusundaki yaklaşımı bu ve bu görüş gerçeği yansıtıyor, ama adil değil, çünkü % 2.5 suçsuz olmasına rağmen hapse giriyor.

HÜKÜMETİN GÖRÜŞÜ DEĞİŞİR Mİ?

Bu soruya soru ile cevap verelim. Neden değişsin, bir neden var mı? Bu günlerde önümüze gelen neden şu:

“Yargı çek davalarının altında eziliyor, karşılıksız çeke ceza kalkacak.”

Bu doğru mu? Falcılığa, komplo teorilerine soyunmaya gerek yok.. Kesin olan bir şey var hükümetin gündeminde böyle bir konu yok.. Aksine hükümet paraleline giren yargı,  yargıyı hızlandırmak için bazı önlemler alıyor. Yargıtay’da yeni ceza daireleri kuruldu, çek dosyaları 3 ayrı ceza dairesine dağıtılıyor, bu dairelerden 15. Ceza Dairesi Yargıtay’ın yeni binasında göreve başladı. 15. Ceza  Dairesi yaklaşık 45.000 çek dosyasını devraldı.. Yakında Bölge Adliyeleri göreve başlıyor. Yargıyı  Hızlandırma Yasası ile bir dizi önlem alındı, temyizi paralı oldu, 3000 Liranın altındaki adli para cezalarına temyiz yolu kapatıldı, ve yeni önlemler yolda..

Bu tablo doğru okunduğunda ufukta karşılıksız çeke cezanın kalkması görünmüyor, ışık yok…

% 2.5 DEĞİŞTİ Mİ?

2009 yılı Mayıs ayında, çek panelinde verilen istatistik kanaatimizce 2007 yılına kadar olan dönemi kapsamaktadır. Bu istatistik 2007, 2008, 2009 ve sonrasını kapsamamaktadır. Bu yılların adli para cezası açısından hapislik oranının %2.5 un çok üzerinde olduğunu düşünüyoruz. Bugün ciddi bir toplumsal sorun gibi görünmeyen bu olayın ileriki yıllarda toplumsal soruna dönüşeceğini düşünüyoruz. 

Bu sorun toplumsal soruna dönüşüp, toplumsal direnişler başladığında çözüm çok yakın olacaktır. Ancak bugün ki haliyle internetteki örgütlenmelerin bir başarıya yol açması hayal.. Bir kere bu olay sanıldığı gibi basit değil, çok ciddi bir mücadele… Basite alarak başarıya ulaşamaz. Ayrıca bu site de dahil, sitelerin hiçbirisinin nitel ve nicel olarak bu hareketi taşıyacak bir gücü yok. Tek yol örgütlenmektir. KOSİAD..

6 Responses to “Toplumsal Gelişme”

  1. ist hukuk Says:

    Bence insanları gerçeklerden uzaklaştırıp , boş hayallerle ve türlü hilelerle aldatmak rant sağlamanın ağa babasıdır.
    Öncelikle sorunun iyi tespit edilmesi gerekir.Ara bir tüsiad – müsiad yada ito,yu yada ato,yu bakalım nerden arıyorsunuz diyecekler
    Ne diyeceksiniz , mağduruz mu biz diyeceksiniz , sitemiz mi var bizim diyeceksiniz.
    Bırakın bu çil yavrusu gibi dağılmayı da dernek oluşturun , aslanlar gibide randevu alın gidin toplantılara.Burasının olmasına da gerek yok.
    Şimdi diyeceksiniz ki , nasıl kuralım , çok para gerekir , ofis gerekir , tel vsvs gerekir.Demek ki tespit doğru ama çözüm bulamıyorsunuz
    Yani örgütleşmek doğru ama sorun nasıl yapılacağınızda
    yapamıyorsanız , beceremiyorsanız hiç değil se gölge etmeyin bari.
    İnsanların duyguları ile oynamayın bari
    Gerçekleri gizleyip az kaldı , taslak kurulda , önemli görüşmeler var deyip ah alacağınıza ; örgütlenin , bir adınız , sanınız,sivil toplum örgütü hüviyetiniz olsun.
    Nasıl mı yapacaksınız , burası yaklaşık 200 kadar üyesiyle yapmış , gelen giden maddi kayıtlar tutulmak zorunda , harcamalar belgelenmek zorunda , bir yönetim kurulu var.Banka hesapları açık.
    Ayrıca bizler sizin tabirinizle kucağamı geldik
    böylemi mücadele edeceksiniz , birlik sağlayacaksınız

  2. sargoz Says:

    Taner bey Merhaba,

    Ben kosiad üyesi olmayan bir çek mağduruyum. Beni bilen bilir, kendi özel nedenlerimle hiçbir örgütlenmenin yada grubun üyeside değilim. Ancak gerçeklerle yüzleşmenin vakti geldi geçiyor, bunu bilenlerdenim. Rahmi bey doğru söylüyor ama bir türlü inanmak işimize gelmiyor. Lütfen şu pembe tabloyu bir kaldırıp gerçeklerle yüzleşelim:
    3167 sayılı yasa bitti. Yerine daha güzeli ve ağırlaştılmış cezalarla 5941 geldi. O kadar tepki ve eleştiriye rağmen hapis kalkmadı. Sonra torba yasa geldi, bir ton adli para cezası idari cezaya dönüştü ama çekte adli para cezası yine kalkmadı. Şimdi çağlayanda yeni bir adliye açtılar. Daha çok mahkeme ve yeni hakimler atayacaklar. Kartaldaki dev adliyede eli kulağında açılıyor.Yeni ceza evleride yolda. Çekte hapisin kalkacağı falan yok. Ancak;
    5941 sayılı yasanın içine gizli birçok lehe hüküm var. Bu hükümleri değerlendirip kurtuluşu aramamız gerekiyor. Başka çaremizde yok.
    Kosiad altında örgütlenme fikri doğru olabilir. Ama kosiad derneğininde yol haritasını paylaşması gerekiyor. En azından ben böyle düşünüyorum.

  3. sürücü Says:

    hadi iyisiniz yine ,ceza kalkmıyorsa işiniz iş

  4. acil demokrasi Says:

    Herkese merhaba
    Çek hapsi, borca hapsin toplumsal yanının doğru algılanması gerekiyor
    Mağdurlar cephesinde algılama konusunda önemli eksiklikler gözleniyor
    Bu konudaki en önemli eksiğimiz,“kurtuluş reçeteleri” ne olan ilgimiz veya başka bir anlatımla “kurtarıcı” arama zaafımızdır
    Kısaca, “kısa yoldan kurtulmak” en makbul çözüm olarak görülüyor. Ancak, bu güne kadar, kısa yoldan kurtulma ihtimali olmadığı, defalarca kanıtlanmış olmasına rağmen, biz anlamamakta ısrar ediyoruz
    Rahmi bey sorunun mevcut koşullar içerisinde kısa vadede çözülemeyeceğini gerekçeleriyle anlatmış, bir gerekçede ben ilave etmek istiyorum
    Türkiye ekonomisine övgüler dizilen ve dünya krizinden söz edilen günümüzde, ekonomide işlem hacmini daraltacak (Ali Babacan’ın sözleridir) çekte cezanın kaldırılması uygulaması bana hiç mantıklı gelmiyor
    Bu koşullarda çek mağdurunun iktidardan medet umması, olsa olsa “celladına aşık olma” refleksidir
    Bu yorumu birçok arkadaşımızın tepkiyle karşılayacağını biliyorum
    Tepkiler için yanıtım: Çek yasası insan hakları ihlalidir, yok hükmünde bir yasadan dolayı (3167) birçok insan cezaevlerindedir, insanlık suçu işlenmektedir

    Bakış açımız söylemimizi ve eylemimizi belirlemektedir
    İnsan hakları ihlalinden bahsediyorsak ve olayın toplumsal içerik kazandığını tespit ediyorsak eylemimiz ve söylemimiz insan haklarını ihlal edenlerin, örgütlü biçimde teşhirine yönelmelidir
    Diğer alternatifte, cellada aşık olmanın kimseye zararı yoktur

  5. sudenaz Says:

    TOPLUMSAL DİRENİŞ DİYORSUNUZ…BU TOPLUMUN DERDİ DEĞİL BİZİM DERDİMİZ SADECE ÇEKMEYEN İSE BİLEMEZ.

    ELİMİZDEN GELENİ YAPMALIYIZ BİNLERİ ANKARAYA DÖKTÜĞÜMÜZ GÜNDE GELİR DİLERİM AMA DÖKEMİYORSAK İNSANLAR KORKUYORSA AZ SAYIDA YAPTIKLARIMIZDANDAMI VAZGEÇELİM….

    YAPMAYALIM SUSALIM MI YANİ
    SUSMANIN FAYDASI NE OLACAK
    BİR KİŞİ DAHİ ADALETSİZLİĞE UĞRUYOR İSE BİR YASADAN O YASA OLMAMALIDIR.

    SİZ BU DAVAYA GÖNÜL VERMİŞ BİRİ OLARAK BELKİ ÖRGÜTLENMEYİ SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ AMA BÖYLE YAZMANIZ YERMENİZ TERS TEPİYOR DOST OLARAK YAZIYORUM YAKLAŞIMINIZI DEĞİŞTİRİN BENCE

    • TANER Says:

      syn ofluoğlu,

      son zamanlarda dikkatimi çeken bir şey var,

      ne zaman olumlu bir haber yada duyum alınsa,hemen karşı yazı yazıyorsun ve çek cezalarının kalkmayacagı yönünde neredeyse kesin yazılar yazıyorsun.

      bunun gerçek sebebi nedir??

      tüm çek magduru arkadaşların bu cezanın kalmayacagına inandırarark avkatların veya kendinizin kucagına gelmesinimi saglamaya çalışıyorsunuz??

      insaff insaff derimm bu insanlar zaten çekecegi çilelerin en büyügünü çekiyor,

      bu durumu rant fırsatı olarak degerlendirmeye çalışmakktan daha çirkin ne olabilir

      TANER


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: