Yorum

Hatalar

 İktidar ile muhalefeti karıştırılıyor. Ülkenin kötü yönetilmesinden, ülkedeki adaletsizliklerden muhalefet değil iktidar sorumludur. Çek kanunu muhalefetin değil iktidarın eseridir.  Bu kanunu beğenmiyorsak eleştireceğimiz muhalefet değil iktidardır.

Çek Kanununun iptal için Anyasa Mahkemesine götürülmesi hukuksal bir sorundur. Çek kanunun un anayasaya aykırı olması farklı bir olgudur, kötü bir kanun olması farklı bir olgudur. Anayasaya aykırı olmayan kanunların adil ve iyi kanunlar olduğunu söylemek mümkün müdür?

Muhalefetin Çek Kanununu Anayasa Mahkemesine götürmesi için yapılması gereken telefonlarla, mesajlarla muhalefet milletvekillerine hukuk dersi vermek, onları taciz etmek değildir. Yapılması gereken ağır başlı bir şekilde onlara destek vermektir. Hukukçular vasıtası ile onlara bilgi ve belge akışı sağlamaktır. Gerekirse genel merkezlerine heyetler göndermektir ama asla saldırmamaktır. Hele CHP bu tür tavırlara tepkili olacaktır. CHP den neyin hesabını soracaksınız? Bu çağdışı yasa onların eseri değilki…

Çek mağdurları ağır, akıllı olmak durumundadır.

Şimdiye kadar yapılan hatalar tekrarlanmamalı. Özellikle cekmagdurlari.com sitesi yanlış hedefler koyarak çek kanunu sürecini olumsuz etkilemiştir. En büyük yanlışları da bizi hapisten çıkarın borçlarımızı ödeyelim diye özetlenebilecek stratejileridir. İktidar şimdi size:

-Buyurun ödeyin borcunuzu ! diyor.

Oldu mu şimdi. Ağır akıllı olmak durumundayız.

İyimser bir yorum

13 Aralık 2009 Pazar — rahmiofluoglu | Düzenle

Hükümet surpriz yapabilir. 

Meclis İç Tüzüğünün 89. maddesine göre Adalet Komisyonu veya hükümet tasarı veya teklifin tümünün oylanmasından önce,belli bir maddesinin yeniden görüşülmesini gerekçeli bir önerge ile  Adalet komisyonu veya Hükümet bir defaya mahsus olmak üzere isteyebilir.

14 Aralık pazartesi veya salı günü hükümet tasarının tümü üzerindeki oylamadan önce bir önerge vererek 5. maddeye “kasten”   sözcüğü ekleyebilir  veya erteleme süresini uzatabilir.

Bu yoruma ben katılıyormuyum, hayır. Sadece olasılığı yazdım.

Genel Kurulda yeniden görüşme

MADDE 89– Tasarı veya teklifin tümünün oylanmasından önce, belli bir maddesinin yeniden görüşülmesini gerekçeli bir önerge ile esas komisyon veya Hükümet bir defaya mahsus olmak üzere isteyebilir.

Bu istem Danışma Kurulunun görüşü alındıktan sonra Genel Kurulca, görüşmesiz ve işaret oyuyla karara bağlanır.

Anayasa değişikliği görüşmelerinde bu madde hükmü uygulanmaz.

 

Çek kanunu tasarısı ne olacak?

Çek kanunu tasarısının ne olacağı meclis gündeminin oluşumunu gösteren meclis içtüzüğünde yazılı. İç tüzüğün 49 maddesi:

Gündem

MADDE 49– Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun gündemi şu kısımlardan ibarettir:

1. Başkanlığın Genel Kurula sunuşları.

2. Özel gündemde yer alacak işler.

3. Seçim.

4. Oylaması yapılacak işler.

5. Meclis soruşturması raporları.

6. Genel görüşme ve Meclis araştırması yapılmasına dair öngörüşmeler.

7. Sözlü sorular.

8. Kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler.

Danışma Kurulunun teklifi ve Genel Kurulun onayı ile 6 ncı ve 7 nci kısımların her biri için haftanın belli bir gününde belli bir süre ayrılabilir.

3 üncü ve 4 üncü kısımlardaki seçimler ve oylamalar için de haftanın belli bir günü ayrılabilir.

Gündemdeki işlerin görüşme sırası Başkanlıkça alınış tarihlerine göre tespit edilir.

Başkanlıkça lüzum görülen hallerde, 8 inci bentteki işlerin görüşme sırası Danışma Kurulunca Genel Kurula teklif oluna-bilir. Hükümet, esas komisyonlar ve kanun teklifi sahiplerinin bu konu ile ilgili istemleri de Danışma Kurulunda görüşülür.

Danışma Kurulunun bu konudaki görüşü Genel Kurulun onayına sunulur.

Başkan birleşimi kapatırken, gündemde bulunan hususlardan hangilerinin gelecek birleşimde veya birleşimlerde görüşüleceğini Genel Kurula bildirir. Bu husus ayrıca ilan tahtasında ilan edilir.

Danışma Kurulunun görüşü alınıp, Genel Kurulca kararlaştırılmadıkça, Başkan tarafından görüşüleceği önceden bildirilmeyen hiç bir husus, Genel Kurulda konuşulamaz.

Maddeden anlaşılacağı gibi meclis başkanlığı “Gündemdeki işlerin görüşme sırası başkanlıkça alınış tarihlerine göre tespit adilir” Buna göre meclis başkanlığı ilk oturumda çek kanunun tümü üzerindeki oylamayı yaptırabilir.

Bir başka konu hükümet veya komisyon tümü üzerindeki oylamadan önce içtüzüğe göre bir kereye mahsus olmak üzere değişiklik önergesi verebilir.

 

Çekte ceza orta vadede kalkabilir

Haberde şöyle diyor:

-Adalet Bakanı Sadullah Ergin, karşılıksız çek suçunda hapis cezasının orta vadede kaldırılacağını belirterek, başka düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Orta vade 2050 ile 2060 arası !

Uzmanlar orta vadenin asrın ortaları olabileceğini, bununda 2050 ile 2060 arası gibi olabileceğini söylüyorlar!

Çekte ceza orta vadede kalkabilir..Bu ne demek? Böyle bir ceza olmamalı, cezaya karşı gelenler haklı, ama şartlar müsait değil, başka düzenlemeler yaparak ortamı hazırlamak lazım,  insanlar bir süre daha bu olmaması gereken haksız cezadan hapis yatmak zorunda.

Bazıları bakan bize söz verdi ceza kalkacak diye yazıyorlardı. Bloglarda Sadullah Ergin söz verdi manşetleri aylarca durdu. Bir de şu manşeti hiç unutamıyorum:

Ayşenur Bahçekapılı meclisteki sesimiz olun!

Bakan söz vermiş ama orta vadeli bir söz. Bekleriz be yahu! Bu kadar bekledik…

Bakan samimi değil,  bugünü kurtarmak için böyle konuşuyor, kafası ve yüreği cezadan yana.

Tabii ki 2050 ile 2060 arası ceza kalkar bir espri idi :)

Bu cek kanunu ve ceza çok uzun süreli olamaz, yeter ki çek mağdurları örgütlü mücadeleyi başarabilsin.

KANAL 24  de 14 dakika

Program yöneticisi ve sunucusu reform niteliğinde bir kanunun geldiğine inandırılmış kişilerdi, bunu program öncesi benimle diyaloglarından anladım. Program öncesi programa hazırlanmak için bana sorular sordular ve her aldıkları cevaba şaşırdılar. Her cevabıma tepkileri:

– Ya öylemi oldu.

Onlar çek mağdurlarını mutlu eden, hapis cezasını kaldıran bir çek kanunu çıkacağına inandırılmışlardı. Ben de avukat  olarak diyecektim ki:

– Ha evet çok güzel kanun, ama şöyle de olabilirdi.

Bu diyaloglardan sonra bir an beni programa almayacaklarını düşündüm. Programa İyimaya ve Hakkı Köylü de katılacaklardı, ancak onlara ulaşamadılar.

Sunucu ile benim aramdaki iletişimsizlik çok açıktı. Sunucun sunuş konuşmasında güleyim mi ağlayayım mı diye düşündüm, çünkü spiker hapsin kalkacağını söylüyordu. Sunucunun olumsuzluk yaratan soruları ve araya girmeleri ile kısa sürede cezanın kalkmadığını, adli para cezasının katlanarak sürdüğünü v.s çok net biçimde vurguladım ve bu sunucuda şok etkisi yarattı.

Kısaca yanlı bir programdı ve ilgililer yanlış bilgilere sahipti.

Çek mağdurları ile dalga geçiliyor

Çek mağdurları şartlı tahliye edilecek, borç bir yıl ya da iki yıl için yapılandırılacak, borcunu ödemeyen tekrar hapse girecek. Adalet Bakanı Sadullah  Ergin aylar öncesinden herkesi memnun edecek bir düzenlemeden bahsetmişti, a a’nın bugün ki haberinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek mağdurun kim olduğunu doğru tespit etmek gerekir diyor. Demek istediği çeki veren değil alan mağdurdur. İşte bütün bu görüş ve anlayış karşılıksız çekte hapsi savunuyor ve uydurma bir çözüm ile karşılıksız çekten zor durumda olanları, hapiste olanları avutuyor. Basında çıkan haberler şöyle:

Karşılıksız çek mahkûmuna ‘şartlı tahliye’ geliyor

Karşılıksız çek mahkumları, hazırlanan tasarı uyarınca, belli bir ödeme planı doğrultusunda ödeme yapacağını taahhüt ederse tahliye olabilecek.

Karşılıksız çekten cezaevinde yatanlara bir şans daha tanınacak. Hapse girenler, borcu bir yıl içinde ödeme şartı ile tahliye edilecek
Hükümet, çek mahkûmlarının merakla beklediği düzenlemede "erteleme" formülü üzerinde çalışma başlattı. Buna göre, karşılıksız çek suçundan yatanlara borçlarını taksitle ödeme olanağı ve bir yıllık süre tanınacak. Bu suçtan yatan vatandaşlar tahliye edilecek. Bir yıllık sürede borcunu ödemeyen tekrar cezaevine dönecek. Piyasada çekle yaratılan ekonomik büyüklüğün yıllık kümülatif tutarı 300 milyar lirayı bulduğu için bu konuda atılacak bir adımın ekonomide olumsuzluklara neden olabileceği endişesi taşıyan hükümetin bu formülüyle, hem çek mahkûmları için çözüm bulunacak, hem de mağdurlar korunacak.

Saçma sapan bir çözüm, dalga geçiliyor

Borcunu bir ya da iki yılda taksitlendirerek ödeyebilecek olan borçlu neden hapiste olsun, neden kaçak yaşasın? Böyle bir ödeme yapabilecek borçlunun ve alacaklısının hükümetin aracılığına ne ihtiyacı var? Bu çözümü sunanların hayatın gerçekleri ile bağları, ilişkileri yok. İnsanlar battıkları için, işlerini güçlerini kaybettikleri için borçlarını ödeyemiyorlar.

Bu durumdaki iyi niyetli insanlara bu yapılan zulümdür. Çözüm diye sunulan işkencenin zulmün bir başka çeşididir.

  • Devletin  alacaklı ile borçlu arasında işi ne?
  • Devlet neden alacaklıdan yana taraf?
  • Serbest piyasa ekonomisi bu mu?

Batmak, iflas etmek suç mudur? Bütün batanlar, iflas edenler dolandırıcı mıdır? Çek borcu ile bono borcunu ayırt edecek mantıklı bir açıklama var mıdır?

İnsanların borçtan hapis yattığı bir ülke çağdaş olabilir mi ? Bunun cevabını yine hükümetten Babacan veriyor. Ne diyor Babacan? Şöyle diyor:

Babacan, Çek ödemedin diye hapis cezası olmaz

Ali Babacan; Çekini ödemeyenin hapse atılması uygulaması sadece Türkiye’de var. ABD’de vergi borcu nedeniyle yargılanabiliyor. Başka yok. Ama çek ödemedin diye hapis cezası olmaz. Uluslararası hukuk sistemi bunu kaldırmaz. Çeki alanın dikkat etmesi lazım..

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çekin piyasanın ekonomik faaliyeti açısından faydalı bir enstrüman olduğunu belirterek, çekini ödemeyene hapis cezası verilmesinin Türkiye’ye özgü bir uygulama olduğunun altını çizdi. Bakan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: Karşılıksız çek verenin hapse atılması uygulaması sadece Türkiye’de var. ABD ‘de vergi borcu nedeniyle yargılanabiliyor. Başka yok. Ama çek ödemedin diye hapis cezası olmaz. Uluslararası hukuk sistemi bunu kaldırmaz. Çeki alanın dikkat etmesi lazım.” Çek yasasıyla ilgili düzenlemenin sadece hukukçuların bakış açısına göre oluşturulduğunu, yasanın ticari perspektifini eksik bulduğunu belirten Bakan Babacan, Çekle alakalı insanların kredi geçmişini tutan ve bankalar istediği zaman veren şirketlerin olması lazım. Çünkü sicil affı fiilen uygulama bulamıyor. Çekin yaptırımı, insanın ticari kredibilitesini, kredi sicilini bozan bir sistem olmalı. Bir ya da birkaç kredi izleme merkezi kurulabilir. Çeki alan dikkat edecek. Pırasa gibi çek kesenler vardır.”

  • Adalet Komisyonu başkanı Ahmet İyimaya karşılıksız çeke hapis Anayasa ve insan haklarına aykırıdır diyor.
  • Ana muhalefet çek için hapis cezasına karşı

Bütün bunlara rağmen hükümetin baskın bir tarafı ve basın zor durumdaki insanlarla dalga geçer gibi çözümler sunuyorlar.

Gözyaşı, faks, mail bugünden sonra artık etkili değil

Kimse eylem yapıyoruz diye kendini avutmasın. Kendi bakanları, kendi adalet Komisyonu başkanları bu ceza çağdışı diyor siz daha hangi faks ile mail ile kime ne anlatmaya çalışıyorsunuz?

Etkili eylemler yapılamazsa ibre şimdilik çekte cezadan yana. Ne zaman on binler bu cezaya karşı meydanları doldurur o zaman bu ceza kalkar.

_____________________________ 

 

Cemil Çiçek’in açıklamasına Yorum

Cemil Çiçek’in açıklaması şöyle:

Bakanlar Kurulu toplantısında, Çek Kanunu’nun da ele alındığını ifade eden Çiçek, bir kaç yönü olan bu konunun, ”yasal olarak düzenlenmesi en zor konuların başında geldiğini” ifade etti.

Çek nedeniyle alacağı bulunanların, çek vermiş ama çeşitli nedenlerden ödeyememiş olanların, çek ödemesini yapmayanların, bankaların konuya taraf olduğunu dile getiren Çiçek, ödenmeyenler çek konusunda herkesin aynı kefeye konmaması gerektiğine işaret etti.

Toplumsal talep haline geldiği için konu üzerinde yeniden durulması gereğinin ortaya çıktığını kaydeden Çiçek, konuyla ilgili TBMM Adalet Komisyonu’nda yapılan çalışmaların belli bir noktaya geldiğini ancak son şeklinin verilemediğini kaydetti. Çiçek, şöyle konuştu:

”Herkes kendi yönünden olaya bakıyor. Çek konusu bir güven konusudur. Piyasada güven ve istikrar büyük ölçüde çekler yoluyla sağlanıyor. Eğer çekin güvenilirliği ortadan kalkarsa bu da ekonomik faaliyet bakımından beraberinde çok ciddi sıkıntılar, sorunlar getirecektir. Piyasanın durması gibi sıkıntıları getirecektir. Özellikle içinden geçtiğimiz ekonomik sıkıntılar da hesaba kattığımızda… Bütün bunları hesaba katarak son bir değerlendirme daha yapacağız. Sayın Babacan ilgili arkadaşlarımızla bu konuyu konuşacak, taraflarla konuşacak. Muhtemelen bir hafta içerisinde bunu da netleştirmiş olacağız.”

Bakanlar kurulu bu kadar önemli ve yoğun gündem içerisine çek kanunu konusunu

ele alıyor, demek ki bizim bildiğimizden daha fazla bir baskı var hükümete. Hükümetin meclis grubunda ve hükümet üyeleri arasında bu konuda ayrılıklar olduğunu gözlüyoruz;  Babacan’ın Yeni Şafak Gazetesinde çıkan açıklaması ile Çiçek’in açıklaması aynı istikamette değildir. Babacan açıklamasında çekte hapis cezası olmaması gerektiğini, çeke hapsin uluslar arası hukuk ile bağdaşmadığını söylüyor. Çiçek ise bu konuda orta yol bir açıklama yapıyor. Çekini ödemeyenlerin hepsinin aynı kefeye konamayacağını, ödemeyenlerden bir bölümünün iyi niyetlerine rağmen ödeyemediklerini, bir kısmının çek ödememeyi alışkanlık haline getirdiğini söylüyor çiçek. Devamla da ekonomi çek ile dönüyor, çeke olan güven sarsılırsa özellikle bu kriz ortamında çok ciddi sıkıntılar, sorunlar olacağını söylüyor. Çiçek bu konuda aynen şunları söylüyor:

“Eğer çekin güvenilirliği ortadan kalkarsa bu da ekonomik faaliyet bakımından beraberinde çok ciddi sıkıntılar, sorunlar getirecektir. Piyasanın durması gibi sıkıntıları getirecektir.”

Bu cümleler çok önemli. Çeke güven sarsılırsa büyük sıkıntılar olur, sorunlar çıkar, piyasalar durur. O zaman ne yapmak lazım; çekte ceza devam etmeli sonucu çıkıyor Çiçek’in bu açıklamasından. İşte hükümetin açmazı da tam bu noktada başlıyor.

ÇEK KANUNU SIRF BU NEDENLE AYLARDIR ÇIKARILAMIYOR, HÜKÜMETİN AÇMAZI YÜZÜNDEN

İyi niyetli ile kötü niyetliyi ayırt etmek ki bu TCK ile uyum sağlamaktır aynı zamanda ve hem de cezaları etkili bir biçimde sürdürmek, bu iki konunun bir arada olması mümkün değil; işte hükümetin açmazı budur. Hem TCK nın 20, 21, 22 ve 23. Maddeleri ile uyum sağlayacaksın ve hem de çekte etkili cezalandırmayı sürdüreceksin, bu olmaz mızrak çuvala sığmaz. Bütün bunlara ilave olarak hükümete içeriden ve dışarıdan baskılar olduğunu ve hükümette bu konuda fikir ayrılıkları olduğu açık..

ŞİMDİ NE OLACAK?
İlk akla gelen hükümet kanunda cezayı koruyacak, ancak TCK ile uyumu sağlayacak, yani suçu kastın varlığına bağlayacak. Çiçek’in çekini ödemeyenlerin hepsini aynı kefeye koyamayız sözlerinden bu sonuç çıkarılabilir.

Çiçek çek ödememeyi alışkanlık haline getirenler var diyor. Bu çok mantıklı bir yaklaşım değil, çünkü 3167 çekini ödemeyeni yasak kapsamına alıyor ve bankalar karşılıksız çeki olana yeni çek karnesi vermiyor. Çiçek’in bu sözlerinden şöyle bir sonuç çıkarılabilir; çek ödememekte mükerrer olanlara daha ağır ceza veya çeke cezayı sadece mükerrerlik haline bağlamak ki bu çok zayıf bir olasılıktır.

ÇEK BORÇLARININ YAPILANDIRILMASI

Çek borçlarına yapılandırma mantıklı ve uygulanabilir yaklaşım değildir. TCK’da adli para cezalarının uygulanmasında hakimin sanığın durumunu göz önünde bulundurarak cezanın miktarını belirleme ve taksite bağlama yetkisi vardır. Bu konuda getirilecek bir düzenleme sonucunda TCK ile uyum  ve geriye dönük uygulama sağlanabilir. Bunun dışında çek borçluları ile tek tek müzakere ederek resmi makamlar önünde bir borç yapılandırmasına gitmek hem pratik olarak mümkün değildir ve hem de kanun tekniğine ve hukukun temel prensiplerine uygun düşmez.

NE BEKLİYORUZ?

Bizim beklentimiz en azından TCK ile uyumlu bir çek kanunun çıkması, yani iyi niyet kötü niyet ayırımının yapılmasıdır. İşin doğrusu ise Babacan’ın da dediği gibi çekini ödemeyene veya ödeyemeyene hiçbir şekilde hapis cezasının olmamasıdır, çağdaş olan budur.

DAĞ FARE DOĞURUR MU?

Çıkacak yasa bize dağ fare doğurdu dedirtir mi? Bu saatten sonra bunun pek mümkün olacağını sanmıyorum. Anayasaya, TCK’ya, uluslar arası sözleşmelere rağmen, hükümet içerisinden ve dışından gelen bunca baskıya rağmen yasanın 3167nin devamı olarak çıkması pek akla yakın gelmiyor. Yasa lehte bir şeyler içerecektir, bunların neler olacağını çok yakında göreceğiz.

 ———————————————————————————————–

Babacan engel değil

Açıklama çok açık, net ve açıklamaya gerek bırakmayacak bir açıklama. Haber ile ilgili Yeni Şafak gazetesini aradık ve ilgili ile görüştük. Babacan’ın açıklamayı yurt dışına giderken uçakta yaptığını söyledi. Diğer gazeteler bu haberi neden vermedi diye sorduğumuzda, onlar ilgi duymadı denmiştir.

Haber asparagas bir haber mi? Buna ihtimal vermiyoruz, çünkü haberi hükümete yakın bir gazete veriyor ve haberi yapan kişi belli. Yeni Şafak gazetesinin böyle bir haberden tiraj  dahil hiçbir kaygısı olamaz.

Neden böyle önemli bir açıklamayı diğer basın yayın organları vermedi?

İşte burası önemli, neden bu haber Yeni Şafak dışında hiçbir yerde çıkmadı? Burada doğru olmayan uçakta herkese yapılmış bir açıklama olmasıdır. Açıklama uçakta yapılmış olabilir, ama sadece Yeni Şafak’a yapıldı, ya da yazılı olarak verildi.

Neden sadece Yeni Şafak?

Babacan bir yerlere bir mesajı gönderdi. Kime, niçin bu mesaj gönderildi, bunu bilemiyoruz, ama birilerine bak bu işin suçunu bana yüklüyorlar ama suçlu ben değilim diyor ve çek kanunu konusunda çağdaş tavrını açıkça ortaya koyuyor.

Babacan’ın açıklaması çağdaş çizgide bir açıklamadır.

Nedeni her ne ise babacan çok net, anlaşılır ifadeler ile çeke hapis konusunda çok kısa bir demeçle söylenebileceklerin tümünü söylemiş. Anlatım tekniği açısından da çok güçlü bir anlatım var.

Babacan aklına geldiği gibi değil hazırlıklı bir açıklama yapmış.

Açıklamanın az öz ve çok güçlü olması açıklamanın ayaküstü bir açıklama olmadığını gösteriyor.

Haziran 2009 dan bu yana Babacan çek kanununa tek engel olarak gösteriliyor.

Basın, internet siteleri çekte cezanın kalkmasına tek engel olarak Babacan’ı gösterdi. En son başbakanın bütün basında çıkan üç alternatifli açıklamasından sonra gene basında Babacan engelinden söz edildi. Babacan’a dayanarak çıkan haber şöyle idi:

-Babacan tasarıda bankalara ilişkin hükümleri veto etti

Basın ve internet siteleri haberi bu başlık ile verdi. Gördüğünüz gibi burada ceza kalkmasın diye bir açıklama yok, sadece bankalara fazla yükleniyorsunuz, sistem bu şekilde yürümez diyor Babacan..Bu iki açıklamada bir çelişki yok.

Babacan hiçbir açıklamasında cezayı savunmadı.

Haziran 2009’daki açıklamasında Babacan ne diyordu?

       Piyasada tedavülde 226 milyar çek var, likidite dengesi bozulabilir.

Bu açıklamada da çek cezasını açıkça savunan bir söz yok. Basın ve internet siteleri bu açıklamayı Babacan çekte cezanın kalkmasına karşı diye verdi.

Peki, çelişki nerde?

Başbakanın verdiği üç alternatifli talimatın birinci alternatifi çekte cezanın kalkması doğrultusundadır. Çelişki AK Parti Grup Başkan Vekili Bahçekapılı’nın açıklamasında.  Bahçekapılı Ofluoğlu’na yaptığı açıklamada Komisyondaki tasarıda cezanın korunduğu şeklinde idi. Hakkı Köylü’nün açıklaması Bahçekapılı ile örtüşüyor. Bahçekapılı Ak Parti MYK da yapılan görüşmeye dayanarak bu açıklamayı yapıyordu.

Birileri günah keçisi olarak Babacan’ı gösteriyordu.

Birileri günah keçisi olarak Babacan’ı gösteriyordu. Babacan’da bu açıklama ile engel ben değilim dedi.

Babacan engel ben değilim demek istedi

Böylemi düşünmeliyiz yoksa daha gerilere giderek başka sonuçlar çıkarabilir miyiz?

Haziran ayına kadar herkes gibi ben de iyimserdim ve şöyle düşünüyordum; bu hükümet 31.12.2008 kadar çıkması gereken uyum yasasını bilerek atladı. Mahkemeler hükümetin bu iradesine rağmen cezaya devam ediyor. Hatta daha ileri giderek bu durumu yargı hükümet çelişkisi olarak da yorumladık, fakat daha sonra Adalet Bakanlığının “kanun yararına bozma”  talepleri ile beraat kararları bozulunca hükümet ile 10. Ceza dairesi arasında çelişki değil işbirliği olduğunu gördük. Adalet bakanlığı en son bu yolla Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdurmuştu.

10. Ceza dairesi işi kökten çözme yerine cezaya onay verince ortaya çelişkili bir durum çıktı, hükümette bu çelişkiyi ortadan kaldırmak için “kanun yararına bozma”  imkanını kullanarak yaşanan karmaşanın önüne geçmeye çalıştı. İyimser yorum bu olabilir.

Tek bir şey çok açık Babacan engel değil.

Babacanın açıklamasından sonra iyimser olabiliriz, çekte ceza kalkabilir.Adli para cezası yerine idari para cezası gelebilir.  Bu ceza şimdi kalkmasa bile uzun ömürlü olamaz. Babacan’ın dediği gibi çekini ödemeyene hapis cezası uluslar arası hukuka uygun değil, iç hukuka aykırı. Bu ceza Türkiye’ye özgü bir cezadır ve Türkiye eninde sonunda bu cezadan kurtulacaktır.

—————————————————————————————————————– 

Çek mağdurlarının gözü kulağı hükümette İnşallah ekonomi düzelir de ne çek yüzünden kimse cezaevine girer ne de kimse çekini tahsil edemediği için mağdur olur!
12.11.2009 08:24:21

ayaydın
Metris Cezaevi’nde karşılıksız çekten dolayı yatan birisinden mektup aldım. Çek mağduru olduğunu ısrarla savunan bu kişi, haksız yere hapis yattığını, kendisi ile aynı durumda olup da yargı sonucu serbest kalanlar olduğunu savunuyor ve “Ekonomik kriz sonucu işimi ve barkımı kaybettim. Çok değerli gayri menkullerim ipotekli bulunduğu bankalar tarafından yok fiyatına satıldı, dolayısıyla borcumu ödeyemedim. Kestiğim çeklerden ötürü yargılandım. Bazılarından mahkeme beraat kararı verdi. Bazılarından ise ceza yedim. Aynı şekilde benim durumumda olduğunu bildiğim bazı kişiler ise yargılama sonucunda ceza almadan kurtuldular. Madem kanun aynı. Neden mahkemelerden farklı karar çıkıyor” diye dert yandıktan sonra “Beni içeri attılar, peki o çekleri kim ödeyecek? Beni içeri atacaklarına dışarıda bıraksalardı çalışıp belki borcumu ödeyebilirdim” diyor. Şunu da eklemiş: “Türk Ticaret Kanunu’na göre çek de kıymetli evrak, senet de. Senedini ödeyemeyenler hapse girmiyor. Fakat çekini ödeyemeyenler içeri giriyor. Bu nasıl adalet!”

 Diğer taraftan, müşterisinden aldığı çekleri tahsil edemediği için iflas bayrağı çeken mağdurlar da var. Bakın onlardan biri ne diyor: “Müşterilerimden aldığım çekler karşılıksız çıktığı için o meblağları kendi öz kaynaklarımdan karşılamak zorunda kaldım. Fakat artık karşılıksız çıkan çekleri ben de ödeyemeyecek duruma geldim. Bankalar çek karnelerini müşterilerine bu kadar kolay vermemeli. Müşterisini seçerek çek karnesi vermeli veya müşterisinin kestiği çek karnesinin en azından yarısını banka karşılamalı ki, her önüne gelene çek karnesi vermesin. Adam eline geçirdiği çeki sanki başkası ödeyecekmiş gibi sorumsuzca kesiyor. Sonra vadesi gelince de ödeyemiyor. Bunun bir cezası olmalı. Madem çekin altına imza atıyorsun, o zaman imzana sahip çık. Çıkmıyorsan CEZAEVİNE girmelisin.”

İki, taraf da çek mağduru. Biri altına imza koyduğu çeki ödeyemediği için hapis yatıyor. Diğeri aldığı çekin karşılıksız çıkması sonucu iflas bayrağı çekmiş. Hatta o da hapse girmek üzere. Şimdi hangisi haklı?

Karşılıksız çek kesen çekini ödemediği için hapse girmeli mi, girmemeli mi? Çok ince bir çizgi…

Bildiğim kadarıyla Hükümet’in çekle ilgili bir düzenlemeye gitme hazırlığı var. Ama araştırdım, Hükümet’in de üzerinde mutabakata vardığı bir taslak henüz ortada yok. Alternatifli metin taslağı hazırlamış. Bir alternatife göre, karşılıksız çek kesenler cezaevine girmeyecek. Diğer alternatife göreyse girmek zorunda. Anladığım kadarıyla bu konu daha çok tartışılacak. Ve karar ne olursa olsun, herkesi memnun etmeyecek. Çekini ödeyemediği için hapis yatan kurtulacaksa, çekini tahsil edemediği için zor durumda kalanlar bundan memnun olmayacak. Karşılıksız çek kesenler ceza evine girecekse de bu kez onlar memnun olmayacak. Ancak şu da bir gerçek ki, kimse hapse girmeyi göze alıp bile bile karşılıksız çek vermez. Diğer taraftan da nakit akışınızı aldığınız çeklere göre düzenlerseniz ve burada aksama olursa perişan olursunuz. Durum altından kalkılabilecek gibi gözükmese de cezaevlerinde yatan binlerce çek mağduruyum diyenin gözü Hükümet’in bu konuda atacağı adımda.

İnşallah ekonomi düzelir de ne çek yüzünden kimse cezaevine girer ne de kimse çekini tahsil edemediği için mağdur olur.

O günleri görebilecek miyiz?

Aydın Ayaydın – Vatan

———————————————————

Mızrak çuvala sığmıyor!

Haziran ayı gibiydi ben “Hükümetin Açmazı” yazısını yazdım bu blogda. Mızrak çuvala sığmıyor çünkü bu kanun modern hukuka aykırı, Anayasaya aykırı, ululararası sözleşmelere aykırı ve bu kanunun taraflarından biri çok güçlü, bankalar…Ben bir yazımda bankaların %45 i yabancıların elinde, yabancı bankalar kendi ülkelerinde olmayan olanaklardan yararlanıyorlar bizim ülkemizde diye yazdım ve bu sömürge kanunudur dedim.

Hükümet kaynaklarından gelen açıklamaların hiç birisi kamuoyu önünde yapılmış bağlayıcı haberler değil. Basına verilmiş veya sızdırılımış haberler ve bu haberlerin hepsinden, bana verilen bilgi dahil şüphe edebiliriz, ama bilinen bir gerçek var hükümet çek kanunu konusunda sıkıntıda. Bu yüzden Haziran ayından beri bu yasayı çıkaramıyor, belki de çıkaramayacak. Son günlerde bloglarda çıkan yorumlardan en ilginci Jenardi’ nin Çek Mağdurları blogda çıkan kısa yorumu, bu blogda var bu yorum. Yorum şöyle diyor:

-Hükümet erteleme ile yetinebilir, çek kanunu rafa kaldırılabilir.

Ben Haziran, Temmuz yazılarımda bunu sıkça yazdım, en kötüsü kanunun hiç çıkmamasıdır, diye. Ancak sınırlı bir ertelemede yapamazlar, Anayasa Mahkemesine takılır, bunun örneği 1974 genel affında yaşandı. Af kanunu 141,142 . maddeleri dışarıda bıraktı ve Anayasa Mahkemesi bu istisnayı anayasanın eşitlik ilkesine aykırı buldu ve iptal etti.

Bu ceza eninde sonunda kalkacak, çünkü dünyada böyle bir ceza yok. Şu an yaşanan cezacı bir zihniyetin büyük küresel krizle çakışması sonucu bir direniştir, ama bu direniş uzun süre dayanamaz, ya yargı ile bu aşılacak ya da mecliste aşılacak, ama mutlaka aşılacak.

30 Responses to “Yorum”

  1. SERDAR Says:

    Sayın Ofluoğlu
    TBMM genel görüşme tutanaklarından takip ettiğime göre,tasarının 3. maddesinin 7. fıkrası(tarihinden önce ibraz edilen çeklerle ilgili) oylamaya sunulmamış.Bu durumla ilgili bir fikriniz var mı acaba?yorumunuz için şimdiden teşekkür ederim

  2. erkan Says:

    Serkan 24 ay konusu değişti.İlk yıl anapara temerrüt faizi ve diğer masrafların toplamının en az 1/3 ü ödenmek zorunda.Buada mevcut ana borca yakın bir rakam tutuyor.Çek vadesine göre değişiyor.

  3. serkan Says:

    arkadaşlar herkes kafasına göre bir şeyler yazmış, iyi kötü fikirlerini beyan etmiş. ben trt3 deki görüşmeleri de elimden geldiğince takip ettim. Sizlere dilimin döndüğünce şu an içinde bulunduğumuz durumu, beklentilerimi ve bence çözüm olabilmesi muhtemel önerilerimi anlatmak istiyorum.

    Kanun geçti. Hayırlı uğurlu olsun. Bir sürü saçma sapan satır arasında bizleri ilgilendiren 2 başlık var.

    1 – Artık çaycı, muhasebeci vs. personele çek imzalatıp kendi rahat rahat gezenlerin başı dertte. Şirket sahibi olmadan, uyduruk bir yetkilendirme ile çek imzalattırılmış mağdurlar bu düzenleme ile rahat bir nefes alacaklar. Hepsine geçmiş olsun.

    2 – Hem şirket sahibi olup hem de imzası olanlar ve ödeyemeyenler veya ödemeyenler. Çok fazla değişen bir şey olmadı. Dağ fare doğurdu, aynen beklediğim gibi. Bizler için durum şöyle olacak.
    2,1 ) İçerdekiler avukatları veya yakınları aracılığı ile alacaklılar ile uzlaşacak ve serbest kalacaklar.
    2,2 ) Uzlaşma sağlanamazsa ilgili savcılığa 24 ay sonunda ödeme taahhüddünde bulunacaklar. Bu durumda da serbest kalacaklar. Taksit veya benzeri sıkıntılar yok istenirse ödeme 24.ayın son gününe bile konabiliyor. Bu formulle de mahkumlar serbest kalacaklar.
    2,3) Dışarıda kaçak yaşayanlar için de her iki madde de geçerli. Ancak son tarih 01/04/2010 bu tarihe kadar ya alacaklı ile anlaşarak ya da taahhüd vererek hakkınızdaki soruşturma veya kovuşturmanın askıya alınması lazım. yoksa bu durumdan faydalanamayacağız.
    2,4 ) Süren davalarda da aynı şartlar aynen geçerli olacak.

    Bu durumda göz ardı edilemeyecek avantajlar ve dezavantajlar mevcut bence. En azından artık az da olsa borçlulara da hareket sahası açıldı. Borcu ödenebilecek sınırlar içinde olanlar için bir umut ışığı doğdu. 24 ay az bir süre değil. Bu sürede borcunun en azından yarısına yakınını bulabilen arkadaşlar eğer ödeme niyetindelerse tahmin ediyorum ki 24 ay sonunda bu ödemeyi yapıp devletten veya alacaklıdan ek süre alabilicek ve sorunlarından kurtulabileceklerdir.Bu süre zarfında ödeme sınırları içinde olmayan borçlular için maalesef durum daha da kötüleşiyor. Çünkü normal borçlarına ve cezalarına ek olarak bir de taahhüd cezası eklenecek ki bu da bildiğim kadarı ile yaprak başına 3 ay. Yani ödeme şansınız hiç olmayan bir borç için taahhüdde bulunumanızı şart koşan bu yasa aslında gizli bir tuzak olrak da yorumlanabilir. Sizin borcu kabullenmenizi sağlayan, itiraz hakkınızı elinizden alan, bir de üstüne size devlete karşı taahhüddünü yerine getirmeme gibi bir suç yükleyen çıkmaz yol. Bu süreçte tahminim yurt dışı yasaklı olacağız hepimiz. Yine tahminim belli aralıklar imza atmamız istenecek savcılıklara veya muhtarlıklara. Dolayısıyla borcu ödenemez durumda arkadaşlara tavsiyem hiç bu işe bulaşmamalarıdır. Ancak o zaman da şöyle bir koz verecekler karşı tarafa. Denecek ki biz bu adamlara bu kadar zaman tanıdık, süre tanıdık, hak verdik, kanun çıkardık, ilglenmediler bile. Bunlar maalesef söylenecek arkadaşlar. Daha da kötüsü aynı hapis veya kaçak hayatı sürecek. Şimdi bu kanunla bir karmaşa daha yaşanacak bence. Diyelim ki borcumuzu ödemek için işe girdik, ya da iş açtık, ya da bir şekilde resmi başka bir kanaldan para kazanamya başladık. Alacaklılar sadece çek alacaklısı değil ki çoğumuzda. İflas eden adamın kredi borcu da var, senet borcu da var, kredi kartı borcu da var, kira vs.vs.vs. borçları da. Bu borçlar için de icralar devam ediyor ve hızlanacak. Yani siz çek için çalışıp para biriktirmek için sosyal hayatınıza ve iş hayatınıza geri dönünce insanlar da her yolu deneyerek alacaklarını tahsile uğraşacaklar. Bu da sizin çek ödemek için ayıracağınız paraların sürekli başka alacaklılara gitmesine sebep olacak. Görüldüğü gibi aslında son çok da umutlu görünmüyor. Peki ne yapılabilir? Bence artık AKP hükümeti uzunca bir süre çek kelimesini bile duymak istemiyor. Kaldı ki duysalar da, hiç bir şekilde bir yenilik daha yapmayacakları kesin. O zaman biz ne yapmalıyız. Benim çözüm için umutlarım

    1 – Anayasa Mahkemesi ve/veya benzeri bir ulusal platformda borçluların birleşerek TC’ye karşı dava açması. üstünde hukukçuların çalışması gerekiyor doğal olarak. Ben hukukçu değilim ancak mutlaka bu kadar insanın bir araya gelip TC’ye karşı dava açacağı ulusal bir mahkeme ve düzen olmalı.

    2 – AİHM. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesin’e gidilmesi. Bu madde gerçekten çok önemli. Kim ne kadar hak kazanmış durumda onu bilemiyorum. Hukukçulara danışmamız lazım ancak eğer bu hakkımız varsa. AİHM’de toplu olarak hem maddi hem manevi tazminat davaları açmalıyız. Sayımız ne kadar çok olursa, o kadar büyük mali baskı olacaktır hükümet üstünde. Kazanılması çok kuvvetle muhtemeldir. Ve kazanılacak rakamlar çok yüksek rakamlardır. Benim inancıma göre eğer yeterli sayıda ( mesela 50.000-100.000 ) başcuru ve davamız olursa devlete getireceği milyarca euroluk borç sadece AKP’nin değil, gelmiş geçmiş tüm iktidarların aklını uçurmaya yetecektir.

    3 – Son bir çare olarak aklıma gelen ise baskıyı sürdürerek sayımızı yaklaşan seçim ortamına kadar oy anlamında elimizi kuvvetlendirecek bir koza çevirmek. MEsela imza kampanyaları ile sayımızı ve gücümüzü gösteren bildiriler yayınlatabiliriz medyada. Öncelikle mağdurlar ve akrabaları olarak tamamen resmi yalansız dolansız TC kimliklerimiz, ad ve soyadlarımızla dev bir imza listesi hazırlayabiliriz. Her imza bir oy adında bir kampanya ile AKp’ye de muhaliflere de asıl sayımızı ve bize bağlı olan eş dosta akraba ile de hesaplandığında kaç oy edeceğimizi hösterme şansımız olabilir. Bence bu sayı çevrelerimizi de ikna edersek 6-8% oy aralığına gelecektir en kötü şartlarda. Bu sayıda iktidar değiştirebilir. Şöyle düşün son yerel seçimlerde akp 38% oy alırken CHP 23% aldı o dönemden bu döneme akp 33-34lere gerilerken CHP anketlere göre 26-27 civarına çıktı. 34%lük akpden bizi düşün 6% akp eder 28%. 26% olmuş bir chp’ye de biziz ekleyin 6% olarak 32% eder. Bu da ilk seçimde CHPyi birinci parti yapar. AKP de CHP de bu kozu doğru kullanırsak bence en kısa sürede mecliste bu konuyu bir daha açar ve sorunu kökünden çözerler. Umarım fikirlerimizi forumlarda paylaşmaktan fazlasını da yapabiliriz. Herkese şimdiden iyi şanslar dilerim. Serkan YAvuz

  4. buket Says:

    bu yasadan sonra herkesi salıcaklar mı?1 nisana kadar hem karşı tarafla yada devletle mi anlaşılacak?ama unutulan birşey içerde olan kişi karşı tarafla nasıl görüşecek?bu kaos nasıl aşılacak?binlerce insan içeride resmi gazetede yaınlanır yayınlanmaz direk çıkacagını 1 nisana kadar anlaşma yapabileceğini düşünüyor ve umutlanıyor ama bu konuyu kımse bilmiyor.

    • rahmiofluoglu Says:

      Hapistekiler adına vekilleri işlem yapabilecek, ayrıca hapistekiler için kolaylık yapacaklarını söylüyor yetkililer. hapistekiler önce serbest kalıp süresi içerisinde geçiçi 2 .madde koşullarını yerine getirebilirler.

  5. SERDAR Says:

    İŞ YAPTIĞIMIZ BÜYÜK BİR FİRMA 2008 HAZİRANINDA İFLAS ETTİ.BU ESNADA ELİNDE BİZİM FİRMAMIZA AİT YAKLAŞIK 2,5 TRİLYONLUK ÇEK VARDI.FİRMANIN ZORA DÜŞMESİYLE BERABER,FİRMANIN ÇALIŞMIŞ OLDUĞU BANKA VE FACTORİNGLER SÜRATLE BİZİM İLERİ VADELİ ÇEKLERİMİZİ İŞLEME KOYDULAR.BİR KISMI HESAPTA BULUNAN PARALARDAN BUNLARI TAHSİL ETTİLER.YAKLAŞIK 2 TRİLYONLUK KISMI YAZILDI.BU DÖNEMDE BİZİM DE KENDİ ÇALIŞTIĞIMIZ BANKALARDA YAKLAŞIK 2 TRİLYON CİVARINDA KREDİ BORCUMUZ VARDI.BİZİM BANKALARIMIZDA BU KREDİLERİ GERİ ÇAĞIRDILAR.KENDİ KREDİ BORCUMUZU MEVCUT MAL VARLIKLARIMIZI SATARAK KARŞILADIK(BU DA AYRI BİR YAZI KONUSU).ANCAK İFLAS EDEN FİRMADA BULUNAN,ERKEN SORULAN ÇEKLERDEN DOLAYI MAHKEMELER BAŞLADI,BUNLARIN BİR KISMINDAN DA MAHKUMİYET KARARLARI ÇIKTI.HATTA TEMYİZ SÜRESİNİ GEÇİRMİŞ OLDUĞUMUZ BİR TANESİNDEN DOLAYI,ŞİRKET MÜDÜR OLAN KARDEŞİMİN ARANMASI ÇIKTI.BU ÇEKLERLE VE DURUMLA İLGİLİ YAPABİLECEĞİM BİR ŞEY OLUP OLMADIĞINI BURADA AÇIKLAYABİLİRSENİZ SEVİNİRİM.YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.

  6. Ben Says:

    Sayın Ofluoğlu,
    Doğal lideri odluğunuz çek mağdurları için son viraja gelinmiştir.
    İlan konusunda gerekli çalışmaların yapıldığını umut ediyorum. Elimden geldiğince katkıda bulundum daha fazlası gelmiyor keşke olsa, ancak ilanın yayınlanacağı gazete konusunda habertürk, zaman ve sabah dışında başka gazete yok. Ayrıca bu konuda oylayanlar ilan ve yaratacağı etki konusunda bilgi sahibi olmayabilirler.
    Örneğin ben; bu işlerden anlamam ama mutlaka profosyenel yardım alacağımız birileri vardır.

    İlan metninin şekli ve hangi gazetede yayınlanacağına profosyeneller karar vermeli diye düşünüyorum.

    saygılarımla,

  7. adalettalihlileri Says:

    Adalet komisyonunu meclisten geçirmek istediği yasa mecliste görüşülürken acaba Türkiye’de başka illerde (Adapazarı,Bilecik,Denizli,Şişli) mahkemelerinde verilen çek hükümlüleri ile ilgili beraat kararları için bu senenin adalet talihlileri mi denilecek?Diğer illerdeki çek mağdurları Türkiye’de eyalet kanunları olduğuna mı inanmalı?
    Adalet herkes için eşit olmalıdır.
    Allah çek mağdurlarına ve ailelerine yardım etsin.

  8. cekmagduru Says:

    Böyle saçma yasa olur mu?Yasa ile mahkemelerin alıcı ve borçlu aracılığı yapması saçmalık zaten borçlu ve alacaklı anlaşmış olsalar ceza ortadan kalkıyor.Ödeyecek durumu tamamen ortadan kalkmış ailesi parçalanmış.Perişan olmuş çek mağdurları ne yapsın?Parası olupta ödemeyen kişiler zaten art niyetli insanlardır.Parası olmayan insanlar yaşamaya hakkı olmadığını düşünmektedir.Ticaret yapan her insanın çevresinde hergün intihar olayları aile parçalanmaları yaşanmaktadır.Alacaklısına borcunu nasıl istersen öde 4-5 yıl vade yapayım diyenler bu yasayı duyunca yasa çıksın sonra anlaşırız demeye başladılar.Çek mağduru borcunu 2 yılda ödeyebilse zaten böyle saçma bir yasaya gerek yok.Bu yasa parası olanlara yarar.

  9. serdar Says:

    Çekte ceza orta vadede kalkacakmış orta vade den kastıda sadullah Erginin 2050 – 2060 arasıymış 50 sene sonra ya gün veriyor.Yok böyle bir siyasetçi ya olamaz,yarım asır sonraya tarih veriyor.Bunlar parti kurup siyaset yapacaklarına tiyatroya vermeliymiş kendilerini.Yüzyılın ortaları.:):):):):)Ahh AZİZ NESİN ahhhhhhh.

  10. reyhan Says:

    RAHMİ BEY ÇOOOKK TEŞEKKÜRLER ..KANAL 24 TE ÇEK YASASI VE ÇEK MAĞDURLARININ SIKINTILARINI ÇOK GÜZEL DİLE GETİRDİNİZ…EMEKLERİNİZ İÇİN KARDEŞİM ADINA VE KENDİ ADIMA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM…KARDEŞİM 2 YILDIR KARŞILIKSIZ ÇEKTEN DOLAYI CEZA EVİNDE BULUNUYOR…HER ŞEY İÇİN TEŞEKKÜRLER RAHMİ BEY..AĞZINIZA SAĞLIK…(inşallah vekiller bu defa farkına varırlar)

  11. ayna Says:

    İCRA DA TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇU ÇOK HAKSIZ BİR SUÇ.ASLINDA DİSİPLİN SUÇU AMA İNFAZI 3 AY CEZAEVİNDE YATMAK.İYİ NİYETLE ÖDİYECEĞİM DİYORSUN AMA İFLAS EDİP ÖDİYEMİYORSUN.HAPİS YATSAN BİLE BORCUN DEVAM EDİYOR VE FAİZİN İŞLİYOR.BU NASIL BİR İŞ ANLAMIYORUM.EŞLER ÇOCUKLAR BABALARINI BEKLİYOR.BU İŞE BİR DUR DİYEN ÇIKSIN ARTIK….

  12. tufan batır Says:

    ARKADAŞLAR DAHA NEYİ BEKLİYORUZ HADİ ARTIK. AĞLAMAYANA MEME VERMİYOR HÜKÜMET, ÇIKALIM MECLİSE GİDELİM SESİMİZİ Bİ ŞEKİLDE DUYURALIM. BİZLER DIŞARDAYIZ BELKİ AMA 2000 E YAKIN ARKADASIMIZ KARDEŞLERİMİZ CEZAEVLERİNDE ÇÜRÜYOR. BU DURUMA BİR SON VERELİM ARTIK. KORKU İÇİNDE YAŞAMAKTAN BIKTIK ARTIK. HÜKÜMET 8 AYDIR BİZLERİ AVUTMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMIYOR. ÇIKTI ÇIKACAK DERKEN 8 AYI GERİDE BIRAKTIK. BÖYLE BEKLEMEYE DEVAM EDERSEK Bİ 8-9 AY DAHA BEKLİYECEĞİZ GİBİ GELİYOR. HEP BERABER BİRLİK OLALIM. KANUNUN YASALAŞMASI İÇİN KONUŞMALAR VE MİTİNGLER DÜZENLEYELİM AİLELERİMİZ VE ÇOCUKLARIMIZLA BİRLİKTE GİDELİM MECLİSİN ÖNÜNDE SESİMİZİ DUYURALIM. HELE HELE DAĞDAN İNEN PKK ÖRGÜTÜNÜN MİLİTANLARI SUÇSUZLUĞUNDAN EMİN OLUNMAYAN BİR ŞEKİLDE SERBEST BIRAKILDIKTAN SONRA BU BİZİM EN DOĞAL HAKKIMIZ GİBİ GELİYOR BANA. DEVLETE SİLAH SIKAN MEHMETÇİĞİMİZE SİLAH SIKIP ŞEHİT EDEN KANI BOZUKLAR SERBEST DOLAŞIYOR BİZLER KUYRUĞUMUZU ALTIMIZA ALMIŞ NERDE GBT UYGULAMASINA TAKILACAM DA ALINIP CEZAEVİNE GÖTÜRELCEĞİM DİYE ÜRKEK ÜRKEK EVLERİMİZDEN DIŞARIYA ÇIKAMIYORUZ. HAK ADALET BU DEĞİL…
    220 BİN KİŞİ ÇEK MAĞDURU VAR HEP BERABER GİDİP İNFAZ BÜROLARINA BİZİ TUTUKLAYIN MI DİYELİM 70 BİN KAPASİTELİ CEZAEVLERİ 120 BİNE DAYANMIŞ DURUMDA, 200 BİN KİŞİ DAHA GİTSE NE OLUR ACABA ARTIK NÖBETLEŞE 2 SER 2SER SAAT UYUTURLAR HERALDE. :)
    BU DURUMA SON VERME ZMANI GELMİŞTİR. HAYDİ HEP BERABER…… :P

  13. Su Tav Says:

    Rahmi Bey,
    KOSİAD a sayfa açarmısınız, herkes buraya gelsin.Hukukçu olarak sizden faydalansınlar.Nerdeyse çek yasası canlı bomba olarak kucağımıza verilecek

  14. Su Tav Says:

    Rahmi bey,sizdençek mağdurları ile dalga geçiliyor diye yazı aldım mail metini olarak KOSİAD A gönderdim

  15. Su Tav Says:

    Su Tav // Kasım 23, 2009 6:22 pm | Yanıtla

    DUYURU

    KOSİAD
    Yapı kredi bankası
    Pendik şbe kodu:037
    Hesap no:85009717

  16. Hakan Yigit Says:

    Umudum iyice tukendi.Tek care intihar gozukuyor benim icin.Rahmi Bey sizin sahsinizda tum dernek calisanlarina ve bu dava icin elinden gelen her seyi yaparak bizim derdimizi paylasan herkese minnetle tesekkurlerimi sunuyorum.Allahin dedigi olur…

  17. eylem Says:

    teşekkürler sn.Rahmi Bey,emekleriniz için,teşekkürler…

  18. cekmagduruyum Says:

    TBMM ADALET KOMİSYONU ÜYELERİNE.
    BEN ÇEK MAĞDURUYUM.
    MUHTEMEL ÇIKMAK ÜZERE OLAN ÇEK YASASINDAN ÖZETLERİ İNCELİYORUZ.TABİKİ SİZ NEYE KARAR VERİRSENİZ KUŞKUSUZ ÖYLE OLACAKTIR.
    BENİM SORUNUM.
    SİZDEN İŞ RİCA EDİYORUM.
    YAKALANMA KORKUSUYLA ZATEN BİR YILI AŞKIN BİR ZAMANDIR KAYITLI ÇALIŞAMIYORUM. BİRİ ORTAÖĞRETİMDE OKUYAN BİRİ 5 YAŞINDA .2. ÇOCUĞUM VAR.EV KİRA V.S.
    NEYSE GEÇİM SORUNUMLA SİZLERİ MEŞGUL ETMEYEYİM.ASIL KONU
    ÇEK KARŞILIĞI OLAN BORCUMUZU BİR YILDA ÖDEMEMİZİN GEREKLİLİĞİ İÇİN. BANA AYLIK TAKSİTLERİMİ KARŞILAYABİLECEĞİM BİR İŞ KONUSUNDA YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ.
    AYLIK TAKSİTİM ORTALAMA…5000 TL. CİVARINDA.
    BEN 2 YILDA BİR LİRA BİLE ÖDEYEMEDİĞİM BORCA NASIL AYDA 5000.TL.ÖDEYECEĞİMİ HERHALDE SİZ BİLİYOR OLMALISINIZKİ
    BU KANUNU BÖYLE BİR DÜZENLEMEYLE HALLEDİYORSUNUZ.

  19. reyhan Says:

    sayın RAHMİ BEY ÇABALARINIZ İÇİN SİZE AYRICA TEŞEKKÜR EDERİM.KARŞILIKSIZ ÇEKTEN CEZA YİYEN VE KAÇARAK SONUÇ BEKLEYEN HER TÜRK VATANDAŞI İÇİN EMEK SARFEDEN HERKEZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. benimde kardeşim EGE ÜNV. TEKSTİL MÜHENDİSLİĞİnden 1. likle mezun olduktan sonra,2 yıl kadar mezun olduğu üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yapmış, vatani görevini yaptıktan sonra ticaret hayatına atılmış.A.O.S.Bölgesinde 800 kişiye ssk lı olarak çalışma imkanı sağlayıp, himayesinde birçok aileye gelir temin etmiştir. Önce tekstil sektörünün krizinden kurtulmaya çalışırken,daha sonra Türkiye genelindeki ekonomik krize yakalanmış. elindeki çekleri tahsil edemediği için kendi çeklerini de ödeyemediğinden, karşılıksız çekleri yüzünden 2 yıl,2 aydır cezaevinde bulunmaktadır. kardeşim ceza evinde iken annem üzüntüsünden amansız kanser hastalığına yakalanmış ve 10.8.2009 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur.Annemizin hastalığında Adalet Bakanlığına-ceza ve tevkif evleri genel müdürüne-yatmakta olduğu cezaevi müdürüne ve savcılığına, kardeşimin iznli olarak refakatçi eşliğinde annemizle helallaşmak için gönderilmesi için dilekçe yazıp gönderdim. kanunen hakkı olmasına rağmen ne gönderdiler, ne de bir cevap verdiler ve ana-oğul helalleşmeden hasret gittiler birbirlerine, şimdi babamız rahatsız… kardeşimin 2 oğlunun ve eşinin psikolojileri tamamen bozulmuş durumda…daha kaç ailenin canı bu şekilde yanacak?..kaç aile dağılacak?…kaç ana-baba evladına hasret öbür dünyaya göç edecek? ARTIK ŞU ÇEK YASASINI BİR AN EVVEL ÇIKARTSINLAR…aileler toplansın yaralarını sarsın. Çeklerin karşılığını ödeyebilseler neden hapis yatsınlar? 2 fabrika-ev-araba hiçbirşey kalmadı..bir güvenceleri yok. nasıl iş bulup çalışacaklar? 1 yıl içinde borçlarını nasıl toparlayıp ödeyecekler? sayın milletvekillerimiz bunları hiç düşünmüyorlar mı? kendilerinden olan biri zor durumda olsa hemen kişiye özel alel acele yasa çıkartıp kurtarıyorlar(erbakan gibi) neden ticaretle uğraşan sade vatandaşa biraz kolaylık gösterilmiyor da hapis cezası uygulanıyor? BİTSİN ARTIK BU ZULÜM BİR AN ÖNCE BU YASALAR UYUMLU HALE GETİRİLSİN, BİZDE BİRAZ HUZUR BULALIM. Ayrıca ALİ RIZA ÖZTÜRK beye cesaretinden dolayı teşekkür ederim. bu cesaretin devamını bekliyoruz…Saygılarımla.

  20. ESNAFFF Says:

    NEYMİŞ EFENDİM TÜRKİYEDE CEKE HAPİS KALKARSA KİMSE CEKİNİ ÖDEMEZMİŞ..VE EKONOMİ ZARAR GÖRÜRMÜŞ.BU NE SACMA Bİ FİKİR NE ACI BİR DÜŞÜNCE ARKADAŞLAR..15 YILDIR ESNAFIM BİR CEKİM BİLE DÖNMEMİŞTİ TAKİ KRİZ GELENEKADAR..BEN 15 YIL CEKLERİMİ HAPİSLİK KORKUSUYLAMI ÖDEDİM..BU ZİHNİYETTE Mİ GÖRÜYORLAR ESNAFI İŞ ADAMINI VE TÜCCARI..YAZIKLAR OLSUN..BENİM 15 YIL KARİYERİM VE ŞEREFİMDİ CEKLERİM..SÖZÜM KADAR KIYMETLİYDİ ATTIĞIM İMZALAR..PEKİ KREDİ KARTINDA HAPİSLİK YOK OZAMAN KREDİ KARTLARININ HİCBİRİSİNİN ÖDENMEMESİ LAZIM BU ZİHNİYETE GÖERE..HAPİSLİK DEĞİLDİ BANA CEKLERİMİ ÖDETEN BENİM KARİYERİM VE ŞEREFİMDİİİİİ.YAZIKLAR OLSUN BU DÜŞÜNCEYE ..BİRDE AKLI BAŞINDA EKONOMİST ADAMLARSINIZ..ACIYORUM SİZE..ESNAF CEKİNİ ÖDEMEZMİŞ HAPİSLİK KALKARSA..ULAN APTAL HERİFLER ESNAFI BUKADAR KÜCÜLTMEYİN..ESNAF HAPİSTEN KORKTUĞU İCİN DEĞİL O SİZLERİ BİRMİLYONDEFA SATIN ALABİLECEK KÜCÜK KENDİ CAPINDAKİ KARİYERİ İCİN ÖDEDİ VE ÖDİCEK CEKLERİNİ..AMA ÖDEYEMECEK DURUMA GELMİŞSEDE BUNU GETİRENLER UTANSIN….

  21. hatice Says:

    65000 kişi içerde 150000 kişi ceza kesilmiş gbt kayıtlarında 700000 açılmış olan dava 70000 yargıtayda kamuoyu duyarsa infial olur diye korkuyorlar.mağdur olan ailelerle birlikte bu rakam3.5 milyonu bulmaktadır,çalıştırdıkları insanlar hariç.bu mağdurlar vergi.sskikredi kartı uzlaşmalarından sicil affı düzenlemelerinden yararlanabildilermi.yüksek karlarla yüksek vade farkıyla mal ve para satanlar ve bu olumsuzluktan nemalanan icra avukatları için bunca insan feda edildi.israrla 2000 kişi hapiste deniyor.karşılıksız çekten hapiste yatmak diye bir şey yok.bu yatan insanlar karşılıksız çek kesenlere verilen adli para cezasından yatmaktadır.benim çocuğum 700 800 adet usd eur tl çeki kullanmış sonunda sektörünün olumsuz durumlarından dolayı 8 10 tane çeki sonunda yazılmıştır evlerimiz birikimlerimiz arabalarımız hepsi talan olmuş ve oğlum 140000 bin lira adli para cezasına çarptırılmış hemde gıyabında kendini savunamadan para yatırılamamış olduğu için 1400 güne hapise çevrilmiştir ve 630 gündür ceza evindedir paramız olsaydı bu para devlete yatacaktı para olsaydı zaten çekler karşılıksız çıkmazdı devlet kendisine adli para borcumuz olduğu için alacağını alıncaya kadar oğlumu para karşılığı rehine almıştır.geleceğini ve hayata bakışını mahfetmiştir.senet borçlularına cari hesap borçlularına kredi borçlularına neden bu insanlık dışı cezaları verememektedir.ekonominin çarkları nı ilgilendirmiyormu bu borçlar.diğer borçlulara sadece icra bizlere hem icra hem hapis bumu adalalet.yazıklar olsun.dünyada ve ahirette iki elim yakanızda olsun benim gibi milyon kişinin.

  22. manavgat Says:

    MERHABA ARKADAŞLAR.1 Milyar tl ile yakalandım krize..15 yıl ceklerimi ödedim..ama hapislik var diye ödemedim.kendi kariyerim icin ödedim..bir milyar tl ceklerim dönmeye başlayınca 15 yıl calıiştığım cirom yılda 500 bin olan firma bile icraya verdi beni..ve ben bir vefasızlık olduğunu gördüm.bu nedir dedim kendi kendime..İLK İCRA KAĞIDI GELDİĞİNDE ELİME ALIP BELEDİYEYE GİTTİM..adam güldü bana –kardeşim icra dairesi adliyede olur dedi..ve utandım..cektim adliyeye gittim..VE HOŞGELDİN ADLİYE SARAYI GÜNDEMİME DEDİM girdim iceri..icra dairesi bölüm bölüm olurmuş..her neyse öğrendim hakimi savcıyı ve icra dairesini..yıllardın önünden gecmediğim yerleri..ama ben perişan olmadım..herkese tavsiye arkadaşlar.bunu dinleyin..icra yazıları gelmeye başladığında malınızı kaldırın..ben az kaptırdım icraya malımı..ve bir milyar cekimden 700 binini anlaştım.yarı mal yarı para bişeyler ettim ve 300 bine düşürdüm..şuan sermayem 150 bin bunu işletip değerlendirip borcumu ödicem..ama 700 bin tl anlaştığım firmalar alacağını aldı..ama diğer 300 bin tl lik bölümünü ise alacaklı olan firmalar anlaşmaya gitmedi..ve bende bu insanlara yani anlaşmaya gitmeyen insanla borcumu ödemiyorum.ben düştüm bi tekmede onlar vurmak istedi..onun icin bu 300 bin tlyi kazanacağım ve bunu devlete ödicem..teymiz istiyorum cıkan cezalara ve 2 yıl sürceni tahmin ediyorum..arkadaşlar düşene vuruyorlar acımıyorlar..siz siz olun malınızı icraya kaptırmayın..icraya giden mal ne borcunuzu ödüyor nede alacaklıya yarıyor..avukatların coğu satış istemiyor..ve malınız yedi eminde cürüyor..cürümesede bir yılda kalkan mal yedi emin ücretini ödemiyor.saygılarımlaaa

  23. my way Says:

    teşekkürler sayın ofluoğlu

    bizim öğrenebildiğimiz kadarıyla asliye ceza kararı beraat..10.daire tarafından karar bozulmuş ve mahkeme direnmiş..sonuç olarak CGK da şu an…

    sizce yargıtay başkanının adalet komisyonuna gönderdiği tavsiye yazısından sonra bu davada karar aleyhimize olabilir mi?

    şahsi yorumunuz nedir?

  24. my way Says:

    2009/11 imzanın çek sahibine ait olmadığı ile ilgili,bizle ilgisi yok…fakat 2009/227 tamamen bizimle ilgili inş lehimize sonuçlanacak diye düşünüyorum.

  25. tunç bakır Says:

    2009/11 ceza genel kurul kararında itirazın kabulü diyor daha önce 10 ceza dairesi onama vermiş 15/09/2009 tarihinde bakabilirmisiniz.

  26. serdar Says:

    bitecek bu kabus bitecek,inşallah bizde görürüz..

  27. Su Tav Says:

    CEZANIN BİR AN ÖNCE KALKMASI İÇİN ELİMİZDEN GELEN HERŞEYİ YAPACAĞIZ

  28. my way Says:

    emeklerinize sağlık…tesbitler her zaman olduğu gibi çok mantıklı…teşekkürler


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: