CHP Milletvekili: Karşılıksız çek suç olmasın!

————————————————————————–
.

23 Ekim 2009 Cuma
.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk

CHP: Hodri Meydan, çek yasasını değiştirelim!

Biz, karşılıksız çek keşide edilme suçunun kaldırılmasını istiyoruz. Hodri meydan! Getirin o yasayı, bu konuda destek verin. Kendi ayıbınızı örtmek için Cumhuriyet Halk Partisini kullanmayın, değerli arkadaşlarım.

CHP Milletvekili: Karşılıksız çek suç olmasın!

Halkın temel ihtiyaçları olan yasaları çıkartmıyorsunuz. Sayın Adalet Bakanı, çekle ilgili yasayı niye kaldırdınız, niye gündemden düşürdünüz? Hani alt komisyondan geçti o. Ben alt komisyon üyesiyim. Ne oldu Çek Yasası? Ama çek mağdurlarına açıklama yaparken Çek Kanunu’nun Cumhuriyet Halk Partililer tarafından engellendiğini söylüyorsunuz. Çıkın, bu kürsüye söyleyin. Ben tüm Türk milletine ilan ediyorum. Alt komisyondan Çek Yasası geçti, ama örtüldü, örtüldü. Nereye gittiğini ben Komisyon üyesi olarak bilmiyorum.

15.10.2009 GENEL KURUL KONUŞMASI

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Borçlar Kanunu’nun 6’ncı maddesiyle ilgili verdiğimiz önerge şunu içermektedir: “Öneren kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse öneri uygun bir süreyle reddedilmediği takdirde sözleşme kurulmuş sayılır.” hükmü var mevcut tasarıda. Biz bu önerinin uygun bir sürede reddedilmediği kısmının belirsiz olduğunu, bu nedenle belirli hale getirilmesi için bir haftalık bir süre önerdik. Neden bunu yaptık? Şundan dolayı bunu istiyoruz: Şimdi bakın değerli arkadaşlarım, dün burada İç Tüzük’ümüzün 63’üncü maddesinin ikinci fıkrasını okuduğumuz takdirde “Bu yolda bir istemde bulunulursa, onar dakikadan fazla olmamak şartıyla, lehte ve aleyhte en çok ikişer kişiye söz verilir.” diyor. Şimdi burada onar dakikadan fazla olmamak üzere şart getirmiş ama Meclis Başkan Vekilimiz bunu iki dakikayla sınırladı. Gerekçesini açıklarken takdir hakkını kullandığını söyledi. Ola ki uygulamada yarın bugünkü Meclis Başkan Vekilimiz gibi bir hâkim çıkar o uygun süreyi kendisine göre yorumlar. Takdir hakkı mutlak ve sınırsız değildir. Takdir hakkını kullanmak ayrı bir şeydir, keyfî uygulama ayrı bir şeydir. Öyle anlaşılıyor ki, AKP iktidarının Türkiye çapında yarattığı keyfîlik, hukuksuzluk, hukuk tanımamazlık Meclise taşınmak isteniyor. Sayın Başbakanın Türkiye çapında yarattığı gerginlik, uzlaşmadan uzak tavırlar güvensiz bir zemin yaratıyor, âdeta uzlaşmazlığa sürüklüyor. Bunu bu Meclise taşımanın anlamı yok. Sayın Meclis Başkanının İç Tüzük’e dahi uymaması birtakım AKP milletvekillerinin muhalefetin sözlerini kesmesi…

BAŞKAN – Sayın Öztürk, bu konu dün konuşuldu, lütfen konuya geliniz.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) – Bu konuyla ilgili Sayın Başkan, konuyla ilgili.

Bizim burada ne konuşacağımıza bari elimize not verin, biz ona göre konuşalım. Oradan AKP milletvekilleri müdahale ediyor, hatta Meclis Başkanlığını yönetme hevesine kapılıyorlar. Ona müdahale etmiyorsunuz, ama Cumhuriyet Halk Partisi veya diğer muhalefet partisi milletvekillerine ikide bir muhalefet ediyorsunuz. Biz bunlarla ilgilenmeyeceğiz de neyle ilgileneceğiz? Halk bizi buraya koyun gibi oturmak için göndermedi. Eğer bu Mecliste bir hukuksuzluk varsa bu hukuksuzluğu kim işliyorsa işlesin buna karşı çıkmak benim milletvekili olarak görevimdir. (CHP sıralarından alkışlar) Meclis Başkanı olarak sizin bu kürsüde, bu Mecliste hukuksuzluk yapma hakkınız yok, Sayın Başkan. Şimdi biz o nedenle bu kanun tasarısındaki muğlak ifadelerin çıkarılmasını istiyoruz, değerli arkadaşlarım. Önerilerin sürelerinin belirgin olmasını istiyoruz. Çünkü yarın uygulamada eğer buna benzer yorumlar yapılırsa takdir hakkı on dakika olması gereken İç Tüzük’ün öngördüğü iki dakikayla kullanılıyorsa o zaman uygun süreyi hâkimin birisi bir saat alabilir, birisi on saat alabilir. Hukukta belirsizliğe yer yoktur, değerli arkadaşlarım.

Sevgili milletvekilleri, bakın, bu kavgadan, bu gerginlikten Türkiye kaybediyor. Türk halkının kazandığı hiçbir şey yok. Bu iktidar partisi Türkiye’yi gerginlikten kurtarmak zorundadır. Türkiye’nin gerginlikten kurtarılması ihtiyacı var iken Meclisin de gerilmesi, özellikle iktidar partisi tarafından Meclisin gerilmesinin hiç kimseye faydası yoktur. Bakın, Mecliste karar yeter sayısı için gereken 139 milletvekilini bulundurmadığınız nedenle bu Meclis tatil edilmek zorunda kalıyor. 164 toplantı yeter sayısını bulundurmadığınız nedenle bu Meclis tatil edilmek zorunda kalıyor. Halkın temel ihtiyaçları olan yasaları çıkartmıyorsunuz. Sayın Adalet Bakanı, çekle ilgili yasayı niye kaldırdınız, niye gündemden düşürdünüz? Hani alt komisyondan geçti o. Ben alt komisyon üyesiyim. Ne oldu Çek Yasası? Ama çek mağdurlarına açıklama yaparken Çek Kanunu’nun Cumhuriyet Halk Partililer tarafından engellendiğini söylüyorsunuz. Çıkın, bu kürsüye söyleyin. Ben tüm Türk milletine ilan ediyorum. Biz, karşılıksız çek keşide edilme suçunun kaldırılmasını istiyoruz. Hodri meydan! Getirin o yasayı, bu konuda destek verin. Kendi ayıbınızı örtmek için Cumhuriyet Halk Partisini kullanmayın, değerli arkadaşlarım. Alt komisyondan Çek Yasası geçti, ama örtüldü, örtüldü. Nereye gittiğini ben Komisyon üyesi olarak bilmiyorum.

Bu hukuksuzluklara dur demek lazım. Türkiye’de yarattığınız korku imparatorluğunu, Türkiye’de yarattığınız hukuksuzluğun Meclise taşınmasına izin vermeyeceğiz. Sizin, çoğunluğunuza dayanarak estirmeye çalıştığınız demokrasiye tahammülsüzlüğünüzü biz, hukuk içinde kalarak, hukuk kurallarına bağlı kalarak direneceğiz değerli arkadaşlarım.

Hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

14.10.2009 GENEL KURUL
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) – Sayın Başkan, aracılığınızla Sayın Bakana sormak istiyorum: Yargı reformu çerçevesinde, yargının tamamen siyasallaştırılması ve AKP’lileştirilmesi çalışmaları devam ediyor mu gizli bir şekilde hem de?
İkinci sorum: Çek Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş bir kambiyo senedidir. Çekteki karşılıksız çek keşide etme suçu suç genel teorisi içerisinde hangi sorumluluk esasına dayanmaktadır ve Avrupa ülkelerinde, ABD’de karşılıksız çek keşide etme suçu var mıdır? Çekin senetten, kambiyo senedinden ne farkı vardır? AKP olarak karşılıksız çek keşide etme suçunda verilen cezanın kaldırılması isteniliyor mu, istenilmiyor mu? Çok açık yanıt istiyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

.

————————————————————————–

.

5 Responses to “CHP Milletvekili: Karşılıksız çek suç olmasın!”

  1. erkan Says:

    İşin kötü yanı chp nin beyaz dediğine hükümet kara diyor.
    Hapis cezasını kaldıramazsınız kaldırtmayız dese daha faydalı olabilirdi.Belki herzamanki gibi tersini yapardı akp hükümeti.

  2. CoCenk Says:

    maalesef Yaşar bey. o tebligatın adı da 35.’e göre tebligat. Yani bankaca en son bilinen aynı adrese tekrar tebligat yapıp, sanık tebligatı almasa bile, tebligat yapılmış sayan madde.

    Tebligat Kanunu 35.Madde, “Herkes adresini bildirmek ve güncellemek zorunda” hükmünü verir. Ancak burada akıl dışı bir durum vardır. Adrese Dayalı, TC Kimlik Numarası ile bir Nufus sistemi kurulmuştur. Bu sistem, bu devletin ve AKP iktidarının kurduğu sistemdir. Herkes adresini bu veritabanına bildirmek zorunda olsa, 35.Madde haklı olur. Ancak bir şirket ile ilişkisi kesilen bir yetkili, çalıştığı tüm bankalara pratikte adres değişikliğini bildiremez. Bu saçmalıktır. Devletin Merkezi Adrese Dayanlı Nufus Sistemi varken, böyle özel bankların tek tek şubelerine adres bildirilmek zorunda olunması, “çeke ceza verelim de, gerisi önemli değil” anlayışının bir ürünüdür. Zaten istenen budur. Hızlıca ve hukuksuzca da olsa, cezayı vermek. Savcı davayı açar, hakim ise, şekilsel birkaç noktaya bakıp kararı verir. Hızlıca.

    Devletin kendi kurduğu Devasa Veritabanı varken, bankaların veritabanlarına bile değil, şubelerin kayıtlarına güvenmesi aslında bu çağda felaket bir durumdur.

  3. CoCenk Says:

    Serdar bey, aslında CHP milletvekili karşılıksız çek örgütlenmesini görünce konuştu. Dünya gazetesinde çıkan haberden sonra, Av. Rahmi Ofluoğlu’nun etkisi ile konuştu. Tabi susmadı ve konuştu en azından. Bu da çok önemli. Ama aynı zamanda, ne kadar çok sesimiz çıkarsa, o kadar etkili oluruz, bu da bir gerçek. Dünya tarihinde hakkını aramayana hak verildiği bir dönem yoktur!

  4. yaşar sökelioğlu Says:

    çek yasasında hakim sanığı hiç görmeden gıyabında mahkumiyet veriyor.neymiş meşruhatlı davetiye gönderiliyormuş,acaba davetiye sanığın eline ulaşıyor mu?bunu hiç araştıran yok.ben de mahkemeden haberdar edilmeden savunma hakkımın kısıtlanması suretiyle gıyabında mahkumiyet verilmiş bir mağdurum.yargıtay da budurumu hiç kaale almadan cezamı onamış.şimdi de karar düzeltmeye gittim allahtan başka kime sığınayım?hapse girersem çocuklarıma kim bakacak?

  5. serdar Says:

    böyle sekiz on vekil konuşsa bu iş biter aslında.. ses çıkmıyor ses..


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: