Şiir

 

     Ellerinize ve Yalana Dair 
  

Bütün taşlar gibi vekarlı,
hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,
bütün yük hayvanları gibi battal,
ağır ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz.
Arılar gibi hünerli hafif, sütlü memeler gibi yüklü,
tabiat gibi cesur
ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altında gizliyen
                                                                                                  elleriniz.

Bu dünya öküzün boynuzunda değil,
                            bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.
Ve insanlar,
ah, benim insanlarım,
yalanla besliyorlar sizi, halbuki açsınız,
etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız.
Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden
                                                                                    doyasıya,
göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.
İnsanlar, ah, benim insanlarım,
hele Asyadakiler, Afrikadakiler,
              Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik Adaları
                            ve benim memleketlilerim,
yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu,
elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız,
elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz.
İnsanlarım, ah, benim insanlarım,
Avrupalım, Amerikalım benim,
uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi,
ellerin gibi tez kandırılır,
                            kolay atlatılırsın…

İnsanlarım, ah, benim insanlarım,
antenler yalan söylüyorsa,
yalan söylüyorsa rotatifler,
kitaplar yalan söylüyorsa,
duvarda afiş, sütunda ilan yalan söylüyorsa,
beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların,
dua yalan söylüyorsa,
ninni yalan söylüyorsa,
rüya yalan söylüyorsa,
meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa,
yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ayışığı,
ses yalan söylüyorsa,
söz yalan söylüyorsa,
ellerinizden başka herşey
                    herkes yalan söylüyorsa,
elleriniz balçık gibi itaatli,
elleriniz karanlık gibi kör,
elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun,
                                    elleriniz isyan etmesin diyedir.
Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız
            bu ölümlü, bu yaşanası dünyada
            bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.

Nazım HİKMET

 

HABERİN VAR MI TAŞ DUVAR? (51845 Hit)

Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğrunda ölümlere gidip geldiğim
Zulamdaki mahzun resim.
Görüşmecim yeşil soğan göndermiş
Karanfil kokuyor cigaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin..

 AHMED ARİF

 AKŞAM ERKEN İNER (78232 Hit)

Akşam erken iner mahpusaneye.
Ejderha olsan kar etmez.
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan oluşun.
Kar etmez, inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete.Akşam erken iner mahpusaneye.
İner, yedi kol demiri,
Yedi kapıya.
Birden, ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda, duvar dibinde,
Üç dal gece sefası,
Üç kök hercai menekşe…Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalda kaysı.
Başlar koymağa hapislik.
Karanlık can sıkıntısı…
“Kürdün Gelini”ni söyler maltada biri,
Bense volta’dayım ranza dibinde
Ve hep olmayacak şeyler kurarım,
Gülünç, acemi, çocuksu…

Vurulsam kaybolsam derim,
Çırılçıplak, bir kavgada,
Erkekçe olsun isterim,
Dostluk da, düşmanlık da.
Hiçbiri olmaz halbuki,
Geçer süngüler namluya.
Başlar gece devriyesi jandarmaların…

Hırsla çakarım kibriti,
İlk nefeste yarılanır cıgaram,
Bir duman, kendimi öldüresiye.
Biliyorum, “sen de mi?” diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpusaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya

 AHMED ARİF

 

SENİ DÜŞÜNMEK

Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum. 

NAZIM HİKMET

 

HÜRRİYET KAVGASI

Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler,
dalga dalga aydınlık oldular,
yürüdüler karanlığın üstüne.
Meydanları zaptettiler yine.

Beyazıt’ta şehit düşen
            silkinip kalktı kabrinden,
            ve elinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını
            yıktı Şahmeran’ın mağarasını.Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.
Safları sıklaştırın çocuklar,
bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.

tev

Nazım Hikmet Ran ‘ın Biyografisi 

15 Ocak 1902’de Selanik’te doğdu. Heybeliada Bahriye Mektebi’ni bitirdi. Hamidiye Kruvazörü’nde güverte subayı iken, sağlık nedeniyle askerlikten ayrıldı, bu arada ilk şiirlerini yayımladı.

1921 başlarında Kurtuluş Savaşı’na katılmak için Anadolu’ya geçti, Bolu’da öğretmen olarak görevlendirildi.

  nazim-hikmet-banner-biyografi

1932’de yeniden dört yıl hapse mahkûm olduysa da, bu kez Onuncu Yıl Affı’ndan yararlandı. Gazetecilik yaptı, film stüdyolarında çalıştı.

1938’de orduyu ve donanmayı isyana teşvik ettiği iddiasıyla 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yattı. 1950’de özgürlüğüne kavuştuysa da sürekli olarak izlenmekten kurtulamadı; kitaplarını yayınlatma, oyunlarını oynatma olanağı bulamadı. Askere alınması kararlaştırılınca Romanya üzerinden tekrar Moskova’ya gitti.

1951’de T.C. yurttaşlığından çıkarıldı.

Nzım

3 Haziran 1963’te bir kalp krizi sonucu yaşama veda etti. Moskova’da Novodeviçye Mezarlığı’nda toprağa verildi.

2 Responses to “Şiir”

  1. osman acikalin Says:

    basbakanimiza acik mektup okuyan ulastirsin vebali olabilir basbakanim davosa gitmeden 1 hafta once uskudarda cuma namazi cikisi merdivenlerin ustundeki edepli osman kardesinin elini siktiginda sanki basbakanim elindeki o merhamet butun dunyayi sarmis gibiydi kardesin osman edebinden derdini soyleyemedi [[[[[ derdim]]]]] su anda yurtdisindayim sebebi ceklerim yazildi samimi olarak dusunuyorum cekleri yazilanlarin cogu odeme niyetinde ama ya yurtdisinda ya hapiste odeme niyetinde olmayan ___kalemini___uyduruyor onlarda piyasada elini kolunu sallayarak ticaret yapiyor gercek bu ; basbakanim sahsi olarak aftan yana dusunuyorsunuz ama kurum kurulus kisisel menfaatleri olanlar sizleri etki altinda birakabilir cekleri yazilip piskolojisi zayif olan insanlar intahar ediyor bunlarin sayisi arastirirsak hapiste olanlarin yarisi kadardir acil cozum bulunmasi gerekmezmi af ciksada af cikmasada osman kardesin seni seviyor [hadisi serif] ben her mumine kendi nefsinden daha ileriyim daha yakinim bir kimse olurken mal biraksa o mal kendi yakinlarina aiittir ;fakat borc biraksa o borc bana aittir ;yetimlere bakmakta benim vazifemdir[[[[[muslim;cuma;43]]]]]

  2. osman acikalin Says:

    yil 2009 haziran ayi gunluk yazim defterimi actim yapraginda yazilar ve gozyaslari kurumus ;yeni gozyaslari su an kucucuk bir odada birikiyor ;ucaga binmisim yurtdisina yapayalniz ucmusum kuslar gibi kuslar serbest ama ben degil; sorguluyorum kendimi ickimi ictin kumarmi oynadin hayir; icenleri oynuyanlari tenkitmi ettin hayir ;hirsizlikmi yaptin hayir;insanmi oldurdun hayir;siyasi veya herhangi bir orgute uyemiydin hayir ;hayirlar bitmez [[[[[peki cek magdurumusun evet]]]]] allahi bilirmisin evet;resulullahi bilirmisin evet;kurani bilirmisin evet;yasayabiliyomusun evet ; peki insanlara is ve as verdinmi evet ;9 yil;; karsiligi hapismi


osman acikalin için bir cevap yazın Cevabı iptal et

%d blogcu bunu beğendi: