KarşıYazılaraCevaplarım

Erkan
erkanakyuzce@hotmail.com
213.43.66.29

 

// Sayın ofluoğlu aslında muharrem soylu doğru söylüyor.
Siz nasıl bir avukatsınız.
Zorunuz neydi sizin.gelip bizim gibi vefasız,acizlerden oluşan çek mağdurlarının davasını hemde karşılık beklemeden bir yıldır cansiperhane savunuyorsunuz.Bıraksaydınızda herzaman olduğu gibi işini beceren kurtulsa beceremeyen hapiste çürüseydi.
Sizde diğer meslektaşlarınızın tümü gibi çekte cezanın kalkmaması için mücadele etseydiniz.Meslektaşlarınızı ve baronuzu karşınıza almasaydınız.
Ozaman kimseden hakaret işitmez,kimseye üzülmezdiniz.
Siz nasıl avukatsınızki;çek borçlularına ceza çıkarıp para kazanmak varken,borçtan dolayı kimse hapis yatmasın diye cebinizden ve zamanınızdan harcayarak suçlanacak hakaret edilecek duruma düşüyorsunuz.
Bence yeniden değerlendirin.
Düşene bir tekmede siz vurun.
Harcanan emeğe saygısızlık yapabilecek kadar yüreksiz insanlara sahip çıkmayın.
Biz mağdur topluluğu olarak;yalanlara,yalancılara,bizleri kullananlara itibar eder onların her tavrını doğru kabul ederiz.
Sizin her doğru tavrınızda bir ard niyet ararız.
Biz sizin çabanızı emeğinizi haketmiyoruz.
Bırakın ne halimiz varsa görelim.
Saygılar..
 

My Way diyor

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………

konuya gelirsek burada üstünde durmamız gereken konu CHP nin anayasa mahkemesine gitmesi konusu ve bu konu varsayımlarda bulunarak ertelenecek bir konu değil…(eğer hakimler şöyle yorumlar SA böyle olur gibi ) nedeni bu süreç 60 günlük bir süreç ve anayasa mahkemesine gidilmezse eğer bu vebal taşır…zaten hakimlerin görüşünü yazmışsınız ve bu konuda hemfikiriz sanırım…

bu çok saygıdeğer proflara gelince…ünal tekinalple bazı arkadaşlarımız da görüştü telefonla bize verdiği cevap çeke ceza ÇAĞ DIŞI bende karşısındayım ama lobiler çok baskı yapıyor dedi…sanırım tavsiye ettiğiniz izzet özgenç te komisyondaydı…bu zat lar eğer mesleklerine saygı duysalardı eğer HUKUK kuralları için mücadele ederlerdi…ünal tekinalp in takvim gazetesine verdiği beyanatı gördük tam tersi ertelemeye bile biz karşı çıktık diyor ve güya günah çıkartıyor…eğer biz bunları okuyarak bi yere varacak bilgi sahibi olacaksak…KALSIN…

sonuç olarak HUKUK konusunda bi iddiamız olamaz…fakat en azından okuduğumuzu anlıyoruz…bu da bizi avukatların ihmalinden geç te olsa koruyor….sizi de en kısa zaman da gerçek mücadeleye çağırıyoruz…

ANAYASA MAHKEMESİNE CHP GİDECEK…BUNA DESTEK VERMEYE DEVAM EDELİM…

ÇÜNKÜ BU CEZA HUKUK DIŞI…

My Way’e cevap

Türk Ceza hukuku sisteminde Çek Kanunu gibi  özel bir ceza düzenlemesine gerek olmadığına inanıyorum. Bu ceza tümü ile kalkmalı. Bu benim görüşüm ve dileğim. Ancak ceza politikası siyasi iktidarların ve parlementonun karar vereceği bir konudur. Biz beğeniriz beğenmeyiz …Kanun yürür.. Çek kanunun Anayasa Mahkemesinde iptal edilmesi hukuksal bir sorundur, bir ceza siyaseti sorunu değildir. Benim endişem kusur ilkesine bakarak yüksek mahkemenin yasanın iptali yoluna gitmemesidir.

Oysa, ben biliyorum ki mahkemeler bu kusur ilkesini ciddiye almayacaklar ve eski tas eski hamam gidecek bu iş. Çek kanununda bir ince ayar var. 5. maddenin gerekçesinde ” bu suç en azından taksirle işlenen bir suçtur diyor” ; ama arkasından yorumu son derece daraltan bir örnekleme yapıyor; trafik kazası, deprem gibi diyerek. Abiyane deyimle burda bir üç kağıt var, yanıltma var.

Bu nedenlerle diyorum ki 60 günlük başvuru süresi kaçırılmamalı, ama acele de edilmemeli.

http://www.cekmagdurlari.com  sitesinde site sahibi ve bazı yandaşları beni eleştiren, beni hedef alan yazılar yazıyorlar. Ben bu kişilerin gerçek isimlerini bilmediğim, bu kişileri tanımadığım için kendilerinden bu yazımda sitelerinde kullandıkları takma adları ile söz edeceğim. Önce Cüneyt’in verdiği müjdeli haberi aktaralım:

Cuneyt dedi ki… 69

CHP ANAYASA MAHKEMESİNE KESİN OLARAK GİDİYOR
BU KONUYA YÖNELİK TEŞEKKÜR MESAJLARIMIZIDA İHMAL ETMEYELİM..

04 Ocak 2010 18:43

Bu site bir süre önce CHP’nin Anayasa Mahkemesine gitmeyi ertelediğinden söz ederek taraftarlarına saldırı talimatı vermişti. Saldırı emri Jenardi imzası ile yayınlanmıştı. Ben bu tavrı eleştirmiştim, haberin gerçek dışı olduğunu yazmıştım. Daha sonra CHP den Kulkuloğlu beni arayarak Anayasa mahkemesine gideceklerini açıklamıştı ve mağdurların zarar görmemesi için zamanlama yaptığını söylemişti. Kulkuloğlu’nun bu açıklamasını da bu blogda yayınlamıştık, hatırlarsınız.  

Cuneyt dedi ki… 77

Adalet org sitesinde Rahmi Bey Sayın savcımız Eralpe soru sormuş ve şu yanıtı almıştır..

Rahmi Ofluoğlu……03.01.2010.11:46
3167 sayılı kanun kaşılıksız çek keşide etme suçunu objektif(şekli suç) olarak düzenlemiştir. 5941 sayılı kanunun 5. maddesi “sebebiyet verme” ibaresi ile suçun oluşumunu kast veya taksire bağlamıştır. Maddenin gerekçesinde “bu suç en azından taksirler işlenenecek bir suçtur” denmektedir.
Buna göre hakimin lehe kanuna karar vermeden önce 5941 madde 5 in 1 inci fıkrasına göre suçun oluşup oluşmadığına bakması gerekmiyor mu? Fiil 5941 madde 5, 1 .inci fıkraya göre suç oluşturmuyorsa sanığın beraati gerekmi yor mu? Hakimin yeni kanuna göre suçun oluşup oluşmadığına bakmadan lehe kanun tayini yerinde midir sayın Eralp?

Tayyar Cem Eralp ……. 03.01.2010.12:59

Sayın Ofluoğlu,

Yürürlükte bulunan bir yasanın toptan ya da kısmen değiştirilmesi halinde, yeni yasa yürürlüğe girmeden önce işlenen suçlarda; nasıl uygulama yapılacağı hususu 5237 s. TCK. nın 7. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında düzenlenmiştir.

İşlendiği zaman yürürlükte bulunan yasaya göre suç teşkil eden bir eylem, yeni yasada suç olarak düzenlenmemiş ise TCK. 7/1. fıkrasına göre fail hakkında cezai yaptırım ya da güvenlik tedbiri uygulanmayacaktır.

Doğaldır ki; öncelikle, eski yasada suç olarak düzenlenen bir eylemin, yeni yasada da suç olarak düzenlenip düzenlenmediğine bakılmalıdır.

Eylem, her iki yasada da suç olarak düzenlenmişse, bu halde TCK. nın 7/2. fıkrasına göre her iki yasadan hangisinin uygulanması gerektiğinin belirlenebilmesi için lehe yasa değerlendirmesi yapılacaktır.

Saygılarımla…

Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Eralp’e sorduğum soru ve cevabı yayınlamış Cüneyt.  Sanki soruda bir tuhaflık var ve Eralp bana beni yalanlayan bir cevap vermiş gibi. Soru son derece yerinde bir sorudur ve cevapta çok doğru bir cevaptır. Sayın Eralp bana sadece cevap vermedi Adalet Org sitesinde 16 Aralık 2009 tarihinde yayınlanan yazısını bugün, 04 Ocak 2009 günü güncelledi ve soruma verdiği cevabı yazısına ekledi. Kendileri bu davranışları ile saygın Cumhuriyet savcılığı kimlikleri yanında aydın tavırlarını da sergilemişlerdir, kendilerine buradan çok teşekkür ediyoruz.

 

 

 

myway dedi ki… 102

Mayıs 2009 tarihinden bu yana ben bu konuyu yazıyorum, tasarı(şimdi kanun) kusurluluğu getiriyor diye. Yeni yasa bu şekilde yorumlanıp uygulanmalı, aksi halde Anayasa Mahkemesinden iptal edilmeli diye.Son yazılarımızda bu blogda bu konuyu hep gündemde tuttuk

sayın ofluoğlu..yukarıdaki cümlelerle,bu şekilde yorumlanır da ceza verilirse anayasa mahkemesine gitmese de olur demiş…

bizim bu kanundaki çağ dışı cezanın tümden kalkması birinci önceliğimiz…

BU DA ANCAK ANAYASA MAHKEMESİ İLE MÜMKÜN..

my way

My Way benim adıma yargıda bulunuyor.  “sayın ofluoğlu..yukarıdaki cümlelerle,bu şekilde yorumlanır da ceza verilirse anayasa mahkemesine gitmese de olur demiş…”

Böyle bir şey miş…falan …demiş…miş…!

My Way beni eleştirmek için kendini çok zorlamış. Benim dediğim şu:

Çek kanunu kusurluluk ilkesine göre yorumlanır ve genel yargılama usulüne tabi olursa TCK 157- 158 maddelerinin devamı bir düzenleme olur ve fiilen karşılıksız çeke ceza ortadan kalkar. Bu durumda biz çekle dolandırılıcılığı savunan bir çizgiye gelemeyiz. Bunu anlamak için Türk Ceza Kanununa esas olan suç nazariyesini bilmek gerekir. Kendileri hukuka meraklı,  Prof. Dr.İzzet Özgenç’in Türk Ceza hukukunun Genel Hükümlerini tavsiye ederim.

Ben mahkemelerin  Eralp’in kusurluluk yorumu doğrultusunda  uygulama yapacağı konusunda şüpheliyim. Bu bir hukuk mücadelsidir. 25 yıldır salt karşılıksız çeke  yargısız infaz gibi ceza veren hakimlerin 3167 yi unutup yeni kanunun felsefesini anlayarak karar vermeleri zor görünüyor.

DEVAM EDECEK

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: