YargıtayCevap

Tayyar Cem Eralp

Yargıtay Cumhuriyet Savcısı  adalet.org

Sayın Ofluoğlu,

Öncelikle, şahsımla ilgili görüşleriniz için teşekkür ederim.

Burada açıkladığımız görüşler “karşılıksız çek keşide etmenin” suç olup olmaması konusuyla ilgili değildir.
Bu konuyla ilgili kişisel görüşüm, TTK. unda düzenlenen kıymetli evraklardan sadece birisi (çek), diğer kıymetli evraklardan (bono, poliçe) ayrılarak ceza hükmü içeren özel bir yasanın konusu olmasını bende doğru bulmuyorum. Bu Ayrı bir tartışma konusudur.

Bizim buradaki konumuz, yasakoyucu tarafından yürürlüğe konulan bir yasanın nasıl uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Doğal olarak biz yasayı, yasakoyucunun amacına uygun olarak yorumlamak ve uygulamak durumundayız.

Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi yasalar, toplumdaki bazı bozuk ilişkileri düzeltmek ya da herhangi bir husustaki ilişkileri düzene koymak için hazırlanır. Amaç, toplumdaki düzensizliği engellemektir. Bu amaçla yürürlüğe konulan yasalar, toplumda daha fazla düzensizliğe, çatışmaya sebebiyet verecek şekilde yorumlanıp, uygulanamaz.

Hiçbir zaman yasakoyucu, toplumda daha fazla sorun yaratmayı, düzensizlik çıkarmayı amaçlamaz.

Bir yasayı yorumlarken, yasakoyucunun o konudaki amacını belirlememiz gerekir.

Hükümet tasarısında, “karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek” suçunun taksirle de işlenebileceği öngörülmüş ve buna uygun madde gerekçesi yazılmıştır.

Ancak T.B.M.M. Adalet Altkomisyonunda yapılan görüşmelerde; bu maddeye (5/1) “kasten” sözcüğü eklenmiş ve eklenmesine gerek olup olmadığı da tartışılmıştır.

Ancak; 5. maddenin 1. fıkrasına eklenen “kasten” sözcüğünün, “uygulamada büyük sıkıntılar yaratacağı, mahkemeleri karar veremez hale getireceği” görüşü Yargıtay temsilcileri, “ileri tarihli çeke güveni sarsacağı, ileri tarihli çekin kabulünü ve keşide edilmesini engelleyeceği, bu nedenle ekonomiyi sıkıntıya sokacağı” görüşü merkez bankası temsilcileri tarafından ileri sürülmüş ve bu görüş kabul edilerek T.B.M.M. Adalet Komisyonunda yapılan görüşmelerde “kasten” sözcüğü madde metninden çıkartılmıştır.

“Kasten” sözcüğünün madde metninden çıkartılmasıyla. karşılıksızdır “işlemi yapılmasına sebebiyet vermek” suçunun taksirle de işlenebileceği görüşü kabul edilmiş ve amaçlanmıştır.
Bu benim kişisel görüşümdür.

T.B.M.M. Adalet Komisyonunda değişik şekliyle kabul edilen metin, T.B.M.M. de yapılan görüşmelerde aynen kabul edilmiştir.

Değerli meslektaşım,

Hukuk; toplumdan, insanlardan bağımsız, onların üstünde afaki bir kurum değildir.
Hukuk, insan ilişkileridir. İnsanın insanla, insanın toplumla, insanın doğayla ilişkileridir.
Hukuk; Adildir.
Hukuk; sadece çek mağdurlarına değil herkese adil olmalıdır.
Kaldı ki; buradaki mağdurun kim olduğu hususu da tartışmalıdır.

Saygılarımla…

EYLEM PLANI TIKLAYINIZ

17 Responses to “YargıtayCevap”

  1. Caneryıldırım Says:

    Sayın Hasan Tetkilli
    güvenin olduğu yerde suistimal vardır. bir davanın sonunu görebiliyormusunuz bu ülkede. Bütün savcılar avukatlar davanın sonunu aynı öngörürken dava sonucu ters çıkıyor, bu hep böyle malesef. yargı sistem baştan sona otokontrol sistemi ile yenilenecek ve bu tartışmalar sona erecek allahın izni ile.

  2. av bilgili Says:

    Öncelikle bir Cumhuriyet Savcısının bir Avukata “meslekdaş” olarak seslenmesinden duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum. Kolay rastladığımız bir durum değil çünkü…
    Asıl söylemek istediğime gelince… Bakın kasıt aranmazsa neler oluyor ya da kötü uygulayıcı nelere yol açıyor: 5941 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yaptığımız yargılamanın uyarlamanması başvurumuza mahkemenin verdiği yanıtta aynen şöyle diyor sayın yargıç “gerçekten 5941 sayılı yasa kusur sorumluluğu getirmiş ise de ve hükümlünün savunmalarının araştırılması gerekli ise de, araştırılması gereken savunmanın kastın bulunmadığına ilişkin savunma olduğu, somut dava dosyasında hükümlünün atılı suçu işleme kastına sahip olmadığı yönünde bir savunmasının BULUNMADIĞI görülmekle…… talebin reddine”
    Evrensel ceza hukuku kuralını yanlış mı anımsıyorum acaba? Sanığın suçlu olduğunun kanıtlanması mı gerekiyordu yoksa sanığın suçsuzluğunu mu? Masumiyet karinesine ne oldu? Mahkemele ne kadar rahat ceza veriyor gördünüz mü? Acaba Sayın Meslekdaşım Tayyar Cem Eralp bu konuda ne yorum yapacak? Sanırım bu konudaki yorumunu “mahkemeler karar veremez hale gelir” derken belirtmiş. Ekonomik kriz vurmuş iş adamı, küçük esnaf ödeme güçlüğüne düşmüş ve VADELİ çeki karşılıksız mı çıkmış tiz urun kellesini, ayaklarından Pazar Meydanına asın ki ahali ibret ala…

  3. Ben Says:

    Sayın Eralp,
    Bu siteyi izleyip izlemediğinizi bilmiyorum ama mutlaka bir gün bir yerlerde burada yazılanlar karşınıza çıkar,

    Hangi ticaret kuralı vardır ki, İnsan özgürlüğünden daha önemli olsun.. Yasa koyucu tarafından yürülüğe konulan bir yasanın yorumlanmasında, neden siz değerli hukukcuların görüşleri önemli olmasın..

    Eğer bir uygulamanızda bile olsa, gerçekten zora düşmüş, borçlarını ödeyemez hale gelmiş, her şeyini kaybetmiş kişiye, anayasaya da aykırı olarak yapılan bir yasa ile hapis cezası verilemeyeceğinin kararını verseniz.. piyasa ekonomisine çok mu ters karar vermiş olursunuz?

    Umarım beni kararlarınızı etkilemek ya da size akıl veriyormuşum gibi değerlendirmezsiniz.
    Benim buna ne etkim ne de yetkim olur.. sadece düşüncelerimi size aktarmaya çalıştım..

    Saygılarımla

  4. salih soylu Says:

    Sn Savcım

    Ceza bir amaca hizmet etmelidir. Yanlış olanı düzeltmelidir. Çekte hapis neyi düzeltmektedir.
    Bir esnafın çeki yazıldığı zaman sadece hapse mi gidiyor.? Hapse gitmeye kadar, herşeyini kaybediyor, evine haciz geliyor, eşyaları alınıyor, çoluğu çoçuğu sokaklara düşüyor? Ve bunların devamında hapis geliyor?

    Kim hangi kasıtla bu rezilliği ister? Kaldıkı hapisten sonrada aynı borçlar duruyor.

    Bu ülkede adam öldürseniz, girer yatar çıkarsınız, ama biter.

    Çekde ölemi, her şeyin haciz edilsin, hapse gir, ocağın dağılsın, hapisten çık, ama borçlar duruyor.

    Hukukun önünde allahın verdiği can, paradan daha mı kıymetsiz acaba?

  5. Erkan AKYÜZ Says:

    Sizin adalet anlayışınızla tefecilerin adalet anlayışı aynı,Bankaların anlayışıylada hatta avukatların anlayışıylada aynı.
    Yıkılan yuvaları,intihar eden,hasta olan insanları anlamayacak kadar gözünüzü karartmışsınız.
    Sizin adaletiniz ezileni,tükeneni görmezden gelen adalet.
    Sizler büyük bir vebal altındasınız.Bu yasayı işinize geldiği gibi yorumluyorsunuz.
    Sizin adaletiniz kalmamış kusura bakmayın.
    Aldığınız maaş helal değil size..

  6. Erkan AKYÜZ Says:

    Hukuk doğruyla yanlışı ayırmak zorundadır.Doğru insanla dolandırıcıyı ayırmak zorondadır.
    Eğer savcılarımız bu ayırımı yapacak donanımda değilse o kutsal mesleği yapmasınlar.
    Çek hamilini ekonomik olarak mağdur oluyor.Bol olan parasının bir bölümünü kaybediyor,
    Peki borçlu neden tüm malını kaybetmesine rağmen özgürlüğünüde kaybediyor.
    Böyle bir anlayışa şiddetle karşı çıkması gereken bir kısım hakim ve savcı tam tersine diplomasının kendisine verdiği yetkileride aşarak destek oluyor.
    Şimdi bir anlayış var ekonomik suça ekonomik ceza veriyoruz zaten diyorlar.Aihm ne aykırı değildir diyorlar.
    Bu yalandır.kandırmacadır.aldatmacadır.Adli cezayı ödeyebilen zaten borcu öder.Gözümüze baka baka yalan söylüyorlar.
    Siz ekonomik suç saydıyınız olaya aslında ekonomik ceza vermiyor,kanunun arkasından dolanıp insanları kandırıyorsunuz.Bal gibide ağır hapis cezası veriyorsunuz.
    Bukadar yalan,bukadar adalet konumunuza yakışmıyor.
    O cezalandırdığınız insanlar bu işin peşini bırakmayacaktır.
    Madem siz parası olmayan düşkünü insan yerine koymuyorsunuz,bilinki bizlerde size zarar verebilmek için hukukun tanıdığı tüm imkanları kullanacağız.
    İster terfinize ister mesleğinize malolsun.

  7. Erkan AKYÜZ Says:

    Hayır efendim.Olamaz.Kast aramak zorundasınız.
    Kast aramazsanız tarafsız olamazsınız.
    Kastı aramalı kast varsa en ağır cezayı vermelisiniz.
    Yasayı uygularken ülkenin ekonomik durumunu düşünüyorunuzda,o beşyıl zeza verdiğiniz eski adı esnaf yeni adı mağturu neden düşünmüyorsunuz.O kişinin hayatını karartıyosunuz onu neden düşünmüyorsunuz.En verimli yıllarını zindanda çürütüyorsunuz neden düşünmüyorsunuz.
    Bence siz ülkeyi falan düşünmüyorsunuz.
    Bu işten nemalanan avukatları,terfilerinizi ve emekli olduktan sonra avukatlığın karlı bir iş olmaya devam etmesini düşünüyorsunuz.
    Böyle kibar ince sözlerin ardına saklanarak gerçeği saklayamazsınız.
    Tarafsınız bu açıkça belli oluyor.Adalet ruhuna sahip değilsiniz.Kendi konumunuzu ve gelececeginizi düşünüyorsunuz.Bunu yaparkende başkalarının geleceğiyle oynuyorsunuz.

  8. Erkan AKYÜZ Says:

    Ticaretini döndürmek için çek veren namuslu şerefli bir vatan evladının 5 yıl koca 5 yıl hapse atma hevesi olsa olsa bir ruhi bozukluktur.Ortalama insan ömrü 65 yı beyler.20 yıl yaşlılık 20 yıl çocukluk. Kalan verimli ömür 25 yıl.
    Ve siz param olmadığı için beni endeğerli en verimli 25 yılımın
    yüzde 20 sini çalıyorsunuz.
    Ve benim hala vatanımı sevmemi bekliyorsunuz.
    Bunu ben affetmem.Allah edermi ona da karıçmam.
    Biz suç işlemedik suç işlememize zorlayan bir yasa vardı ve bu yasaya göre suç işlemek zorunda bırakıldık.
    Asıl ceza alması gerekenler 3167 yasayı çıkaranlar,ekonomiyi batıranlar.Biz sadece figüranız.

  9. Erkan AKYÜZ Says:

    Tam aksine kast sözcüğünün eklenmemesi işinize gelmiştir.Komisyonda buna kafa karışıklığı yaratır tezi ile konmadıysa amacına ulaşmamıştır.
    Kast sözcüğünün olmaması taraflı hakim ve savcılar için bir savunma mekanizması haline getirilmiştir.
    Şimdi bu esnek durumu kullanarak güçlünün lehine kullanmak için çaba göstermektedirler.
    İki yasa tamamen iptal bile olsa bu cezacı taraflı kesim,akla hayale gelmeyecek yöntemlerle hamilleri ve avukatları korumak için yöntemler geliştireceklerdir.
    Burada önemli olan yasa değildir onlar için.
    Eğer yasada bi madde bulamazlarsa komisyon kararlarına,orada bulamasalar gazete haberlerine,oradada bulamazsa kanaat kullanıp tarafını ve taraftarlarını koruyacaklardır.
    Yani şimdi ekonomiyi mazeret gösteren,komisyondaki konuşmaları baz alan,hamilleri çek mağduru olarak yorumlayan bu hukukçular,TC hukukunun dolayısıyla Türkiye Cumhuriyetini çürük elmalarıdır.
    Acil olarak kamuoyunun bu tür hukukçulara en sert tepkiyi göstermesi gerekmektedir.
    Hukuk sınırlarında kalmak kaydıyla gereken tüm şikayetler gerekli mercilere yapılmalı ve bu durum halkımıza duyrulmalıdır.

  10. Erkan Says:

    Değerli savcımız,ekonomi açılımı yapmış ve bunu yapaken çek hamillerini ekonominin korunup kollanması için kanunu kafasına göre biçimlendirmiştir.
    Kanunun tasarı aşamasına kadar inerek tezini desteklemeye çalışmış ama gene aynı tasarıda chp li ve mhp li üyelerinin koymuş olduğu itiraz şerhini görmezden gelmiştir.
    Ben bu savcıya sormak istiyorum….
    yasa olarak elinize geçen bir metinden anlayamadığınız nedir.
    Başka bir deyişle işinize gelen şeyleri yasa maddesinde bulamadınızda o yüzden komisyon görüşmelerinimi kurcalıyorsunuz.
    Yapmayın lürfen..
    Siz…
    Tarafsız,,
    Ekonomideki gelişmelerden bağımsız,,
    Sadece ve sadece adil olup önünüze gelen yasayı uygulamakla yükümlüsünüz.
    Eğer tarafsızlığınızı yitirdiyseniz istifa eder o çok sevdiğiniz hamillerin davalarına avukat olarak bakabilirsiniz.
    Şunu unutmayınki siz artık bu konuda taraf oldunuz.Ve malesef adaletin değil çek hamillerinin ve avukatların tarafı oldunuz.
    Bu kez bu konunun üstüne gidilecek.Kimsenin yanına kar kalmayacak.
    Adalet mekanizması dürüst,tarafsız hakim ve savcılarla devam edecektir.
    Umarım bazı odakların baskısı sonucu yitirdiğiniz o kutsal adalet duygusunu yeniden kazanır,baskılara boyun eğip kariyerinizle oynamazsınız.

  11. su Says:

    geçen gün adliyeye gittim,
    çok eskiden tanıdığım bir asliye ceza mahkemesi hakimiydi.Hatta bir mahkememde bana beraat vermişti.taahhüt verirken bana taahhüdü nasıl doldurmam gerektiğini tarif etti.şöyle şöyle yazın dedi.ben KOSİAD derneğindenim bizim taahhüt formumuz var ona göre doldurduk dedim.panele katılacakmısınız dediğimde nöbetim var ama aslında katılmayı çok isterdim dedi.O zaman size karşılıksız çek savunma kitabımızdan getireyim dedim sağına döndü ve bana gösterdi şu kitaptanmı evet dedim ama yasa değişti dedi.bende biz size yeni yasayla ilgili kitap dergi hazırlıyoruz getireceğiz dedim.Ve teşekkür ederek ayrıldım

  12. elif Says:

    Bu kanun karşılıksız çek keşidecisi lehine gibi gösterilmek istense bile aslında sadece ekonominin çalışmayan paslı çarklarına sürülen bir yağdır.
    Bizim aradığımız hukukun ve adaletin adil olmasıdır.
    Karşılıksız para basma görevi vadeli çeke verilmiştir.Dünyanın hiçbir ülkesinde ve bankacılık sisteminde olmayan bu durum bizde devlet eli ile uygulamaya konulmuştur. Kaldıki hiçbir tüccar ödeyemeyeceğni bile bile çek imzalamaz. Ekonominin kötü gidişi bu mağduriyetleri katladığı gibi üstüne birde hürriyetlerin kısıtlanması ile durum daha da katmerlenmiştir.
    Çekin önemini ve gücünü ekonominin buna bağlı olarak aksamamasını çeke ceza vererek hürriyetleri kısıtlayarak sağlayamazsınız piyasa gerçekleri teorilerin dışında yolunu bulmaktadır. Bunu yaşayarak göreceğiz zaman sizleri haksız çıkartacak. Kanunun çeki tabulaştırması pratikde de böyle olacak anlamına gelmeyecektir maalesef ekonomi mülkün temeli olmuştur.
    Adalet altını olan kuralı koyar şekline mi dönecek.
    Gerçek mağdur kimdir diye konuşuluyor;
    direkt suçlu yaftası yapıştırılan ve basiretsiz iş adamı denilen kişilerin alacaklı tarafından tüm mal varlığına haciz işlemi yapıldığı halde satış işlemine gidilmeyerek malları depolarda çürümeye bırakılıyor üretimden düşürülüyor üstünede karşılıksız çek şikayeti yapılıyor sonrada hüküm giydiriliyor.
    Bu mağdurluk değilmidir.
    Maarif ne güzel olurdu şu okullar olmasaydı misali
    çek suçluları olmasaydı ne ekonomi krize girecekti nede yargının yükü bu kadar ağır olacaktı.

  13. Erol Canlı Says:

    Sn Savcımız

    Adalet.Org. yorumunu yazan Sn Niğde Hakiminin huzurunda adaletin kestiği parmak nasıl acımaz diyeceğiz.?

    Saygılarımla

  14. erkan şat Says:

    Burada her şey güzel de ..birinci şey 2008 31 tarihi itibari ile çek kanunu TCK ya uyumlu hale getırılmediğinden dolayı yasada bir boşluk mevcuttu..ve olmayan bir yasa ile suca nasıl ceza verilebilir ben bunu merak ediyorum..yeni cıkan çek yasasının anayasamıza uygunluğu ve modern çağdaş hukuka uygunluğu tartışılır..kaldı ki dünyanın hiç bir gelişmiş ülkesınde ekonomık suclar nıtelıklı dolandırıcılk olmadığı surece hapis cezasına cevrılmıyor..ve yıne ülkemızde mevcut olan yasada asdli para cezasının odenmemesınden dolayı hapis cezası veriliyor…şimdi burada adli para cezasının ne kadar adıl olduğu tartısılmalıdır..insanlar tıcaret yapma ozgurluğune sahiptirler..ve iflas edebilirler..işleri kotuye gidebilir ve o arada ellerındekı malları satamayıp var olan bırıkımlerını borclarını odemeye kullanırlar ve sonucta yazılmış olan ceklerı karsılıksız cıktı diye bu ınsanlar bır dolandırıcı degıldır..devlet burada adı para cezası uygulayacağına benim fıkrıme gore uzun vadelı antlaşmalar duzenleyebilirdi alacaklı ile vereceklı arasında..sonucta Turk halkı borcuna sadık bir millettir evıne ıcra gelmesınden cekınen bır yapıya sahıptır..fakat maalesef gunumuzde ekonomının senelerdır becerıksızce yonetılmesınden dolayı insanlar esnaflar zora düştü..bunları cezaevıne atmak bir kurtuluşsa eger herkesi atalım ..pekı o zaman hangi alacaklı ne alabılecek..kasten kredi kartı alıp da paraları ceken ve odemeyen dolandırıcı olmuyordda cekınde magdur ınsan mı dolandırcıdır..evet ınsan ilişkileridir insanın insanla tpolumla ilişkisidir ama adli para cezası buradad ne ilişkisidir…hukuk adilidir evet buda cok doğru ama ınsanı cezaevınde yatırdınız ve yattı cıktı bu ınsan zaten borcu odemeyecektır tekrar cunku devlet ıcın cezaevınde yatmıştır..o zaman hukuk nasıl herkese adıldır alacaklı da mağdur kalmıyor mu burada ..yanı adli para cezası bir fıyasko sonucudur ve maalesef ocak ayı 2009 yılı basında buna bıre bır katılan sayın Iyamaya souledığı lafı yutarak mertce arkasında duramamıstır..ben inanıyorum kı her kurum kendı işine hiç bir etki altında kalmadan ve medeni ülkelerı takıp ederek işini yaparsa toplum olarak cok daha buyuk bir sevıyeye ulaşırız

  15. su Says:

    Sayın Tayyar Cem Eralp
    Yargıtay Cumhuriyet Savcısı adalet.org,
    Adalet, en az için lazımdır.Doğal olmayan ticaretin cezayla düzenlenmesine çalışmaktır.Ticaret trafik gibidir.Bazan yol akar, bazan durur bazan yavaşlar. Bu arada TRAFİK KAZASIDA OLABİLİR.Hiç bir ticaret adamı kaza yapmak ,batmak, baTırmak istemez.Yapılacak olan ticarette ceza verilmesi anlayışının yok edilmesidir.Ticarette kaza yapan iş adamlarımız zaten yeterince ceza görmektedir.
    Hiç bir ticari evraka ceza yok çeke var.Bu sayede tarihe geçeceğiz söyliyeyim.

  16. ayşe solmaz Says:

    Sn Savcı bey,
    Eşim 1 yıl önce ayrıldığı şirkette vekaleten imzaladığı bir çekten dolayı ceza aldı. Maaşlı insanlarız bizler. evimiz ocağımız dağıldı. 80 000 tl ceza. Biz hiç yan yana bu kadar para görmedik. Firma sahibide iflas etti. Oda perişan oldu. Hakime duruşmada giiti o sadece bir çalışan, ödemeye gücüm yok ki onu kurtarayım, çoluğu çoçuğu var, beni alın dedi. Hakim yasa dedi. Bizi yaktı.

    Ele avuca sokağa düştük. Noldu biz yıkıldık, namusluyduk ama namussuz olduk. Alacaklı parasını alamıyordu, benim ocağım dağıldı ama o alacağını yine alamadı.

    Kim ne kazandı?

  17. hasan tetkili Says:

    SN Savcımız

    Sizlere inancımızı asla kaybetmemeliyiz. Allah bizi bundan uzak tutsun, o zaman biteriz çünkü.

    ama içimiz yanıyor, Sakaryada Bilecikte karşılıksız çeke beraat verilirken, diğer illerde hapis verildi. Ve hala yargıtay bunun için bir içtihay yayınlamadı.

    Bu gün bile belki yeni olmasından ama karışık kararlar devam ediyor. Ceza vicdanlarda kabul gördüğü sürece ne kadar ağır olursa olsun “kabul ” görür. Ama vicdan kabul etmeyince inanın çok ama çok acı veriyor.

    Saygılarımla


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: