ÇekPaneli

Çek Kanunu Paneli ve ayrıntılar

08.01.2010 tarihinde Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 5941 SAYILI ÇEK KANUNU VE UYGULAMAYA ETKİLERİ konulu Panel düzenlendi.
Yeni çek kanunu ile ilgili bu panele Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof.Dr.M.Emin ARTUK, Çek Yasası mimarlarından Sayın Prof Ünal Tekinalp, Prof.Dr. İzzet Özgenç, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı H. Cumhur Özakman, Eyüp Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Vuslat Dirim ve bir çok akademisyen konuşmacı olarak katıldı.

Birçok akademisyen yoktu. İki konuşmacı akademisyen vardı. Tekinalp ve Özgenç.

Sayın  Sözcüğünün Prof. başına eklenmesi uygun bir Türkçe kullanımı değildir. Sayın sözcüğü bir kürsü adabı ve hitabet biçimidir. Yazın dilimizde, görsel ve yazılı habercilikte böyle bir kural yoktur, İsimlerin başına böyle bir ek konmaz. Ancak çek mağdurları sitesinde bu tarz hakimdir, sanırım bu arkadaşlar parlamentoya hazırlanıyorlar.

Eleştiriyi yazdıktan sonra yazının orjinalinin siteye ait olmadığını fark ettim. Bu nedenle aşağıdaki eleştiriyi bu site hak etmiş değildir.

Panel Notlarına Eleştiriler

2-Lehe aleyhe tartışmalarını Sulh Ceza Mahkemeleri yapacak, Lehe olması nedeniyle 3167 Sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan Sulh ceza Mahkemeleri hüküm kuracak.

5941 sayılı yeni Çek Kanuna göre 3167’ye  ilişkin davalar Asliye Ceza Mahkemelerinde görülecektir. Dolayısı ile lehe hükümlere de Asliye Cezalar karar verecektir. Sulh Cezalar 5941 sayılı kanunun yürürlük tarihinden sonra işlenen karşılıksız çek suçlarına bakacaklardır. Bu nedenlerle Sulh Cezaların 5941 sayılı yasaya göre lehe uygulamalara karar vermesi söz konusu değildir.

Sulh Ceza Mahkemeleri çek karnelerinin iade edilmemesi nedeni ile verilecek para cezalarını karara bağlamaktadır. Bu suç 3167 ye muhalefet şeklinde tanımlanamaz. Bir kanunun bütününe muhalefet diye bir suç olamaz.

4- Eylem her ne kadar taksirli gibi görünse de tartışmalı olsa, da kasıtlı bir suçtur.

Bu görüş Prof. Dr. İzzet Özgenç(ismin veya unvanın başında sayın olmaz)  tarafından ileri sürülmüştür.  Özgenç’in görüşü tam olarak şöyledir:

-5941 sayılı yasa kusurluluk ilkesini getirerek TCK ile uyum sağlamıştır. Her ne kadar madde gerekçesinde bu suçu “ en azından taksirle işlenmiş bir suç” olduğu yazılsa da bu madde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 21 ve 22. Maddeleri ile birlikte yorumlandığında suçun kastı içeren bir suç olduğu sonucuna varırız. Alt komisyondaki görüşmeler sırasında Yargıtay temsilcileri aksi görüş beyan ettiler ve biz kast aramayız hoca, çek karşılıksızsa cezayı veririz dediler.
 

6- Dava açılması ve sonuçlandırılması için 01 Nisan 2010 beklenmemelidir.

Taahhüt verme, alacaklı ile sözleşme yapmak için 1 Nisa 2010 kadar tanınan süre mahkemelerce bekletici neden sayılamaz.  Alacaklı ile sözleşme yapmak veya borca taahhüt vermek kişinin iradesine kalmış bir uygulamadır. Kişi  veya vekili alacaklı ile anlaşmayacağını, taahhüt vermeyeceğini beyan ediyorsa mahkemeler bu nedenlerle davaları bekletemezler.

Halen süren uygulamalarda mahkemeler duruşmaları Nisan ayı veya daha ileri tarihlere ertelemektedirler.

7- Taahhüt veya anlaşma için gelen dosya Yargıtay da ise Yargıtay’a gönderilmelidir.(Dekan Cumhur Özakman aksi görüş bildirdi)

Bu görüş Eyüp Başsavcısı Vuslat Dirime aittir, bizim notlarımıza göre hocalar bu konuda görüş açıklamadılar.

12- Bankalar Çek hesabı açtıkları kişi veya kurumlara her çek yaprağı için ödemek zorunda oldukları rakamları önceden bloke edecekler.

Böyle bir yasal zorunluluk yoktur. Bankalar müşterisine göre böyle bir uygulama yapabilirler şeklinde bir görüştür bu.

ÖNEMLİ NOT: Çek Mağdurları Sitesi yayınladığı bu yazıyı adalet.org sitesinden almış. Yazı Fahriye Oruçoğluna ait. http://www.cekmagdurlari.com de yazının kaynağı belirtilmemiş. Bu nedenle eleştiriyi bu siteye yönelttik. adalet.org sitesinde panel notlarını görünce bu eleştiriyi adalet.org sitesine de koyduk.

Fahriye Oruçoğlu halen Pendik Adliyesinde Hakim olarak görev yapmaktadır.

Çek Mağdurları sitesi Hakim Fahriye Oruçoğlu’nun Panel Notlarını adalet.org sitesinden kaynak belirtmeden kopyalamış ve okurlarına yorumun kendilerine, site yönetimine ait olduğu izlenimini vermiştir. Hakim Fahriye Oruçoğlu’n yazısının tam metnini yayınlıyoruz. Yazıya eleştirilerimiz yukarıdadır.

Oruçoğlu’nun panel notlarının tamamı

İldeki-Hakim-Savcılar

Fahriye Oruçoğlu YeniTeşekkür oyu Özel Mesaj Yaz  Arkadaş Ekle  Tanıtım bilgisi giriniz  09.01.2010.19:40  Değiştir  Sil   
Değerli Meslektaşlarım,
Sizlerle daha geniş olarak olayı yarın paylaşmayı düşünüyorum. Ancak son olarak yazılan yazılara göz attığımda acilen yanıtlanması gereken bir kaç sorun olduğunu tespit ettim.
Dün 08.01.2010 tarihinde Marmara Üniversitesinde düzenlenen Sayın Dekan Mehmet Emin Artuk, Yasanın mimarlarından Sayın Prof Ünal Tekinalp, İzzet Özgenç’in konuşmacı olarak katıldığı Çek Yasası ile ilgili bir panele katıldım.
Vakit çok dardı.
Çıkan sonuçları ayrıntılı olarak daha sonra paylaşmayı düşünüyordum. Sorulan bir kısım sorulara yanıt vermeye zaman da kalmadı. Ancak İzzet Hoca, Sayın Vuslat Dirim aracılığı ile soruların yanıtlarını ileteceğini belirtti. Sayın Başsavcımızın sitemiz üyesi ve yakın bir takipçisi olması nedeniyle, soruların cevaplarını ileteceğini düşünüyorum.
20.12.2009 tarihinden itibaren açılacak davalar Sulh Ceza Mahkemelerine açılacak.
-Lehe aleyhe tartışmalarını Sulh Ceza Mahkemeleri yapacak. Lehe olması nedeniyle 3167 Sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan Sulh ceza Mahkemeleri hüküm kuracak.
-3167 Sayılı Yasa ile 5941 Sayılı Yasa arasında “Çek”e ilişkin olmaları dışında hiçbir benzerlik bulunmamaktadır.
-Eylem her ne kadar taksirli gibi görünse de tartışmalı olsa da kasıtlı bir suçtur.
-Mükerrirlik yoktur.
-Dava açılması ve sonuçlandırılması için 1 Nisan 2010 beklenmemelidir.
—taahhüt veya anlaşma gelen dosya Yargıtay da ise Yargıtay’a gönderilmelidir.(Cumhur Hoca aksi görüşte)
-Asliye Ceza Mahkemeleri eski dosyalar için görevsizlik kararı veremez.
-Sanığın mutlaka ifadesi alınacak, yokluğunda TK 35 e göre karar verilmesi mümkün değil.
-Mahkemeler Taahhüdün usule uygun olup olmadığı konusunda hassas davranmalılar, Rakamlar ve faiz açık ve net olmalı(sonraki dönemin temerrüd faizinin önceden hesaplanamayacağına ilişkin tartışma var)
(cezaevinden çıkabilmek için yapılan taahhüdün hukuki geçerliliği) konusunda tartışma var.
-Bankalar Çek hesabı açtıkları kişi veya kurumlara her çek yaprağı için ödemek zorunda oldukları rakamları önceden bloke edecekler,
-Bankalar şikayetçi olamayacak.
-Düzeltme hakkı kalkmıştır.
-Suç tarihi bankaya ibraz tarihidir.
-Ancak etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.
-3167 S.Y 13/1 maddesine aykırı davranmak suçundan Beraat kararı verilmeli (Sayın Vuslat Dirim’in görüşü)karşı görüş gelmedi tartışmaya zaman kalmadı.Sevgi ve saygılarımla.
Çek Paneli Sorular Cevaplar OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

* Hakim-Savcı Adayları* Avukatlar* Stj Avukatlar *

5 Responses to “ÇekPaneli”

  1. su Says:

    tahliyeler,
    Yakınlarımızı en kısa zamanda hapisten çıkarmak özgürlüğüne kavuşmasını sağlamak kaderimize razı gelmediğimizin ,hapisteki yakınlarımız ne kadar sevdiğimizin ispatıdır.
    Hapishanelerde boşa yatılan her saniye insan hakları ihlalidir.Yakınlarımızda bu ihlalin bir parçası olmaktan kaçınmalıdır.Noktya virgüle kağıdın şekline bile dikkat etmek zorundadırlar.

  2. su Says:

    şöyle,
    Sözü edilen sitedeki bir iki kişi sorumluluk taşımaktan uzak ,mağdurların çıkmazlarını ,sorunlarını bu tür ayrıntılara dikkat edecek psikolojide olmadıklarını gayet iyi bliyor.Çok çok duyarlı olmaları gerekirken sorumsuz bir şekilede örneğin.CHP yi örgütlüyeceğiz derken arkadaşlar aynen şu ifadeyle chp milletvekillerine baskı yapalım,gaz vereli,m sıkıştıralım )gibi avam kelimeler ve hitap tarzı kullanıyorlardı.
    Türkçelerinin zayıf olmalası sonucu adli para cezasını patlayacak bir bomba olarak kucağımıza koydurdular.
    Buralar toplumsal sorumluluklar taşıyan yerlerdir.Dilimize söylemimize dikkat etmek gerekir.Birçok siyaset,hukuk ekonomi adamı yasaların aynası olarak buralara bakmakta bizi takip etmektedirlarDikkat etmemiz gerekiyor.

  3. Karşılıksız çek Says:

    Sizin başka işiniz yokmu, nerden kopyalamışsa kopyalamış, çek mağdurları sitesi babanın malımı, sen kendi işine icraatına bak, harbi şekersin

  4. rahmiofluoglu Says:

    Türkçe’yi doğru kullanmak gerekiyor, daha doğrusu ana dilimizi doğru kullanacağız.
    Diğer eleştirilerimizi neden görmemezlikten geliyorsunuz?

  5. MY WAY Says:

    myway dedi ki… 10 değerli arkadaşlar

    SAYIN ofluoğlu sitesinde bizim panel ile ilgili yazı hakkında saptamalar yaptı…en önemli eleştiri konusu TÜRKÇE yi kullanmadaki hatalarımız…

    08.01.2010 tarihinde Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 5941 SAYILI ÇEK KANUNU VE UYGULAMAYA ETKİLERİ konulu Panel düzenlendi.
    Yeni çek kanunu ile ilgili bu panele Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof.Dr.M.Emin ARTUK, Çek Yasası mimarlarından Sayın Prof Ünal Tekinalp, Prof.Dr. İzzet Özgenç, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı H. Cumhur Özakman, Eyüp Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Vuslat Dirim ve bir çok akademisyen konuşmacı olarak katıldı………..

    burada SAYIN sözcüğünü kullanmak yanlış MIŞ…
    SAYIN demek bence bizim yazı da yanlış…fakat bana göre nedeni haketmeyen kişilerin isim ve unvanlarının önünde kullanılmış olmasından yanlış….bence oturup çekten sorun yaşayanlarla ilgili sorulara cevap verse ofluoğlu çok daha yararlı olacaktır….

    kısaca bu boş işlerle uğraşmayı bırakıp bu genel soruna mahkemelerde (şişli 6 ACM )yasa yürürlüğe girdikten sonra neler yaşanıyor….şişli 6 da yüzlerce beraat verildiğini biliyoruz…bunlardan kaç tanesinin CKK ya geleceği ve yargıtay dan bilgi almak konusunda neler yapılabileceği gibi konulara bakmak gerekir….çünkü hepimiz biliyoruz ki CGK dan bir karar çıkmadan uygulamada yaşanan sorunları genel olarak çözmek imkansız…

    my way


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: