Haberler

Çek yasa tasarısının son oylaması 14 Aralık

TBMM (A.A) – 12.12.2009 – AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Çek Yasa Tasarısının son oylamasının 14 Aralık Pazartesi veya en geç 15 Aralık Salı günü yapılacağını, düzenlemenin yılbaşından önce yürürlüğe gireceğini ve çek mağdurlarının mağduriyetinin giderileceğini açıkladı.
Canikli, TBMM Genel Kurulunda dün yapılan görüşmeler sonrasında Çek Yasa Tasarısının tümünün oylamasında yeterli çoğunluğa ulaşılamadığını, bu nedenle de tasarının yasalaştırılamadığını anımsattı.

Görüşmeler sırasında muhalefet partileri CHP ve MHP’nin yoğun bir şekilde “engelleme yoluna gittiğini ve çek tasarısının yasalaşmaması için ellerinden geleni yaptığını” ifade eden Canikli, “Muhalefet tabii ki bazı engellemeler yapacak. Ancak işi o boyuta vardırdılar ki her madde üzerinde söz aldılar bir önceki söylediklerini sürekli tekrar eder duruma geldiler. Ekleyecekleri, düzeltecekleri birey varsa buna ortaya koysunlar ki biz de bunları değerlendirelim. Ancak onlar katkı yapmak yerine engellemeyi seçtiler” dedi.

Nurettin Canikli, önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu gündemine Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu gibi çok kapsamlı tasarıların geleceğini anımsatarak, “Elbette bu düzenlemelerle ilgili uzun tartışmalar yapılacak. Ancak memleketin tavrına olan konuları engelleme yaklaşımlarından vazgeçmeleri gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Muhalefet partilerinin bu yaklaşımları karşısında AK Parti’nin, çek mağdurlarının durumlarını düzeltmek için “kararlı bir tavır sergilediğini” ifade eden Canikli, “sözlerini şöyle tamamladı:

“Çekten dolayı mağdur olmuş, hapiste yatan ya da haklarında tahkikat yapılanların içleri rahat olsun. Biz tasarının son oylamasını, 2010 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının tümü üzerindeki görüşmelerinin yapılacağı Pazartesi veya en geç Salı günü yapacağız. Tasarı yasalaştıktan sonra Cumhurbaşkanının onayına gidecek ve Resmi Gazetede yayınlandıktan sonrada yürürlüğe girecek. Böylece 2 yıllık süre içinde borcunu ödemeyi taahhüt edenlerin mağduriyeti de ortadan kalkmış olacak.”

 Anadolu Ajansı

 

Çek hapsine erteleme komisyondan geçti

Çek Yasa Tasarısı, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Tasarı bu şekilde yasallaşırsa, “Çek Yasası”na eklenen geçici maddeyle, karşılıksız çekten soruşturması, kovuşturması süren ve hapis yatanlara ceza ertelemesi geliyor.
TBMM Adalet Komisyonu iki günlük çalışmanın ardından, Çek Yasası’nda değişiklik öngören yasa tasarısı AK Partililerin oylarıyla geçti.
Ceza ertelenmesi geliyor
Adalet Komisyonu’nda ele alınan alt komisyon raporuna eklenen geçici maddeyle; karşılıksız çekten ceza alanlara “ceza ertelenmesi” geliyor. Yasa 1/11/ 2009’dan önceki cezaları kapsıyor.
 Karşılıksız çekten soruşturması, kovuşturması devam eden ve yine karşılıksız çekten hapis cezası alanların infazı yasanın yürürlüğe girdiği andan geçerli olabilecek.
 Bu çerçevede; tarafların kendi aralarında miktarın belirli vadelerde ödenmesi hususunda anlaşmaya varmaları ve anlaşmanın bir nüshasının şikayetçi veya yasal temsilci tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi halinde, anlaşmada öngörülen süre kadar soruşturma ve kovuşturmanın durmasına, hüküm infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilmesi öngörülüyor.
Anlaşmazlık hali
Diğer taraftan tarafların anlaşamaması ya da anlaşmanın ilgili kuruma verilmemesi halinde, bu süre iki yıl olarak öngörülüyor. Yasanın yürürlüğe girmesi durumunda taraflar arasında anlaşma sağlanamasa da, öngörülen süre (2 yıl) kadar soruşturma ve kovuşturmanın durmasına, hüküm infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilmesi öngörülüyor. Yapılan düzenlemeyle; anlaşma veya taahhütnamenin en geç, 1 Nisan 2010’a  kadar düzenlenmiş ve mercilerine verilmesi, anlaşmanın gereğinin ifa edilmesi durumunda hükmün tüm sonuçlarının ortadan kaldırılması da sağlanıyor. Verilen vade de ya da anlaşılan vadede gereği yerine getirilmediği takdirde ise hükmün infazının devamına karar verileceği, infazın ertelenmesi ya da durdurulması halinde davanın zaman aşımına girmeyeceği düzenleniyor. Sözkonusu yasa tasarısı Persembe günü Genel Kurulda görüşülecek. (Hurriyet 5 aralık 2009)

Şartsız iki yıl erteleme

04 Aralık 2009 Cuma —

04.12.2009 18:43:00
Çek Yasa Tasarısı TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Tasarı bu şekilde yasallaşırsa, ‘Çek Yasası’na eklenen geçici maddeyle, karşılıksız çekten soruşturması, kovuşturması  süren ve hapis yatanlara ceza ertelemesi geliyor.
TBMM Adalet Komisyonu iki günlük çalışmanın ardından, Çek Yasası’nda değişiklik öngören yasa tasarısı AKP’lilerin oylarıyla geçti.
Adalet Komisyonu’nda ele alınan alt komisyon raporuna eklenen geçici maddeyle; karşılıksız çekten ceza alanlara ‘ceza ertelenmesi’ geliyor.
Yasa 1/11/ 2009′dan önceki cezaları kapsıyor. Yapılan düzenlemeyle şu değişiklikler öngörülüyor:
Karşılıksız çekten soruşturması, kovuşturması devam eden ve yine karşılıksız çekten hapis cezası alanların infazı yasanın yürürlüğe girdiği andan geçerli olabilecek. Bu çerçevede; Tarafların kendi aralarında miktarın belirli vadelerde ödenmesi hususunda anlaşmaya varmaları ve anlaşmanın bir nüshasının şikayetçi veya yasal temsilci tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi halinde, anlaşmada öngörülen süre kadar soruşturma ve kovuşturmanın durmasına, hüküm infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilmesi öngörülüyor.
Diğer taraftan tarafların anlaşamaması ya da anlaşmanın ilgili kuruma verilmemesi halinde, bu süre iki yıl olarak öngörülüyor. Yasanın yürürlüğe girmesi durumunda taraflar arasında anlaşma sağlanamasa da, öngörülen süre (2 yıl) kadar soruşturma ve kovuşturmanın durmasına, hüküm infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilmesi öngörülüyor.
Yapılan düzenlemeyle; anlaşma veya taahhütnamenin en geç, 1 Nisan 2010 tarihine kadar düzenlenmiş ve mercilerine verilmesi, anlaşmanın gereğinin ifa edilmesi durumunda hükmün bütün sonuçlarının ortadan kaldırılması da sağlanıyor.
Verilen vade de ya da anlaşılan vadede gereği yerine getirilmediği takdirde ise hükmün infazının devamına karar verileceği, infazın ertelenmesi ya da durdurulması halinde davanın zaman aşımına girmeyeceği düzenleniyor. Sözkonusu yasa tasarısı Persembe günü Genel Kurulda görüşülecek. (ANKA)

 

Çekte yeni düzenleme

TBMM Adalet Komisyonunda, Çek Yasa Tasarısının görüşmelerine başlandı. Alt Komisyon metni üzerinden ele alınan tasarı üzerinde söz alan MHP ve CHP’li alt komisyon üyeleri, Haziran ayında yapılan Alt Komisyon çalışmalarını eleştirdi.

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Alt Komisyonunun çalışma yöntemini eleştirerek, ”Alt Komisyon Başkanı ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü’nün hukuku bir yana bırakarak tek seçici gibi davrandığını” savunarak, ‘Alt komisyon şeklen çalıştı, sonradan imzalar tamamlandı. Esas olan komisyon iradesi değildi.” dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın toplantıya niçin gelmediğini soran Öztürk, ”Kendisi bankalarla görüştü, bankalara ne taahhüt verdi? Tasarının sahibi bankalar, holdingler ve sermaye mi? Çekten mağdur olan toplumsal gruplar yok mu? Bizler bu tür bir hukuk dışı davranışların oyuncağı, piyonu olmayız. Böylesine bir kepazelik, rezillik yapılmamıştı. Komisyon başkanı buna izin vermemeliydi” diye konuştu.

AK Parti’li milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine Öztürk, tasarıda değişiklik içeren önergelerin Komisyon dışında hazırlandığını ileri sürerek, ‘Bu önergelerin sahibi Bankalar Birliği, holdingler mi? Önergeler kapalı kapılar ardından Babacan’ın yönlendirmesiyle mi hazırladı?” diye sordu.

MHP Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın, alt komisyonda usulüne uygun çalışma yapılmadığını belirterek, ”ancak buna takılmaya gerek yok, soruna nasıl çözüm üretileceğini konuşalım” görüşünü ifade etti.

Alt Komisyonunun çalışmalarını tamamlamasına rağmen konunun bekletilmesini ”işkence” olarak tanımlayan Yalçın, krizin teğet geçmediğini, binlerce insanın çekin karşılığını ödeyemediği için cezaevinde bulunduğunu, aynı şekilde alacaklının da mağdur olduğunu kaydetti. Yalçın, tasarının her iki kesimi de rahatlatmayacağını belirterek, konuyla ilgili olarak af beklentisinin olduğunu, bu nedenle kısa bir düzenlemeyle yetinilmesi, ayrıntılı düzenlemenin daha sonra yapılmasını önerdi.

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe de tasarının çek mağdurlarının yoğun baskısıyla gündeme geldiğini ifade ederek, getirilen cezai yaptırımların karşılıksız çek sayısını azaltmadığını tam tersine artırdığını savundu. Bankaların, ”her önüne gelene çek verdiğini”, kime, hangi koşullarda nasıl çek verileceğine dair düzenleme yapılması halinde sorunun tekrar tekrar yaşanacağını kaydeden Ünlütepe, ”Kredi kartındaki uygulamayı buraya da getirelim. Çeki verenin parasını banka ödesin. Sorunun çıkışı ancak böyle mümkün olur” dedi.

Ünlütepe, CHP olarak çekle ilgili cezaevinde bulunan tüm mahkumları salıverecek bir düzenleme yapılmasından yana olduklarını bildirdi.

CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ise yapılacak düzenlemenin hem yasal hem de meşru olması gerektiğini savunarak, ”Borçlanmak başlı başına bir suçsa, Türkiye’yi borçlandıran Başbakan’ı da içeriye atmak gerekir” diye konuştu.

-”ÇEKTE BİR TARAF YOK”-

Milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtlayan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, çekin fonksiyonu itibarıyla ödenmemesi ve karşılıksız çıkması halinde müeyyide uygulanması ilkesinin, 2003 yılında yapılan değişiklikle adli para cezası uygulanması, bunun Ödenmemesi halinde ise hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüşmesi şekline dönüştürüldüğünü belirterek, konuyla ilgili tartışmaların ”çekte hürriyeti bağlayıcı ceza ve vade olayının olup olmaması” noktasında yapıldığını anlattı.

”Çek mağdurları” ifadesine işaret eden Ergin, şöyle konuştu:

‘Çekte bir taraf yok. Çeki düzenleyen ve kullanıma sunan banka, çeki alıp keşide eden borçlu ve çek karşılığında bir nakdi ödeme yapıp çeki alanlar var. Bu üçlü ilişki sonucunda, piyasada oluşan bir hareket var. Ekonominin dengelerini bir miktar etkileyen mekanizma var. Çeki ödeyemediği için soruşturma ve kovuşturma gören ve hapse düşenler kendileri açısından bir mağduriyet yaşadıkları doğru. Ancak, baktığınız zaman bir mal vererek karşılığında çeki alan kişiyi düşündüğünüzde o da kendi açısından mağdur olduğunu ifade ediyor. Karşılıksız çekten hapis yatanlar ‘mağdurum, beni kurtarın’ diyor, çek mağduru olarak müracaat ediyorlar. Muhalefet daha çok bu pencereden bakıyor. Diğer taraftan alacaklarını alamadıkları için kendi çarklarını döndüremeyen esnaf, KOBİ, ticari erbaplar da ‘ben de alacağımı alamadım, ödemelerimi yapamadım, mağdurum’ diyor. Bu çarkın dönmesini engellemeyen bir düzenlemeye ihtiyaç var. Hükümet penceresinden bakıldığında; bütün bu tarafların haklarını, hukukunu aynı pencereden bakarak koruma zaruriyeti var. Ben sadece cezaevinde olanların penceresinden bakarak ya da sadece alacaklının penceresinden bakarak bir düzenleme yapamam. Bütün bu dengeleri gözetmek ve işleyişi bozmadan, geleceğe dönük olarak sistemi rehabilite etme zorunluluğumuz var”       

Zaman gazetesi 04.12.2009

 Ali Riza Öztürk’ün açıklamaları mükemmeldi

Ali Rıza ÖZTÜRK

Bugün saat 16:00 da Ali Riza Öztürk çek kanunu ile ilgili Halk TV de canlı yayında konuştu. Ali Riza Öztürk çek kanunu ile ilgili mükemmel bir konuşma yaptı. Konuyu bütün boyutları ile ele alan Öztürk Türk hukukundaki ve karşılaştırmalı hukukta çekin anlamı üzerinde durdu. Vadeli çekin çek kavramı ile uyuşmadığını anlattı. Çek bankadaki naktin karşılığı olarak tanzim edilen bir ödeme  aracıdır, bizdeki uygulamada, vadeli çeklerde çeki alan çekin bankada karşılığı olmadığını bilmektedir; bu nedenle ortada bir aldatma yoktur dedi.

Öztürk’e bu mükemmel konuşması için teşekkür eddiyoruz.

 

 

 

Star yalan söylüyor

Basın yalan yalan söylüyor ama şiir hep doğru söyler. İşte bir bölümü:

Yalana dair

……………………………………………………………………………………………………………………………………

İnsanlarım, ah, benim insanlarım,
antenler yalan söylüyorsa,
yalan söylüyorsa rotatifler,
kitaplar yalan söylüyorsa,
duvarda afiş, sütunda ilan yalan söylüyorsa,
beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların,
dua yalan söylüyorsa,
ninni yalan söylüyorsa,
rüya yalan söylüyorsa,
meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa,
yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ayışığı,
ses yalan söylüyorsa,
söz yalan söylüyorsa,
ellerinizden başka herşey
                    herkes yalan söylüyorsa,
elleriniz balçık gibi itaatli,
elleriniz karanlık gibi kör,
elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun,
                                    elleriniz isyan etmesin diyedir. ŞİİRİN TAMAMINI ÜSTTE “ŞİİR ” SAYFASINA TIKLA OKU

 

Çek mağdurlarına ceza ertelemesi

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Canikli, 2008 yılında kullanılan çek sayısını 34 milyon 936 bin oLarak verdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Çek Yasa Tasarısı’nda, tarafların, karşılıklı rızasıyla vadesinde ödenmeyen borcun belirli vadelerde ödenmesi konusunda anlaşması halinde, yürütülen kovuşturma, soruşturma ve cezanın infazının ertelenmesini önereceklerini açıkladı.AK Parti’nin önerisiCanikli, “Yapmaya çalıştığımız, tarafları hem vade hem içerik konusunda mutabakata varacakları bir ortamı oluşturmaya teşvik etmektir” dedi.

Parlamentoda basın toplantısı düzenleyen Canikli, halen TBMM Adalet Komisyonu gündeminde bulunan Çek Yasa Tasarısı üzerindeki çalışmalar ve önerileri hakkında bilgi verdi. Çekin Türkiye’de, dünya uygulamasından farklı olarak sadece ödeme aracı olarak değil, aynı zamanda mübadele aracı olarak kullanıldığına işaret eden Canikli, bu özelliğinden dolayı ileri vadeli çek tanzimine parasal fonksiyon kazandırdığını anlattı. Bu yönünün önemli ve kullanımının son derece yaygın olduğuna dikkati çeken Canikli, 2008 yılında kullanılan çek sayısını 34 milyon 936 bin oLarak verdi. Canikli, bu rakamın 2007 yılında 30 milyon 106 bin, 2006 yılında 26 milyon, 2009 Ekim sonu itibariyle ise 37 milyon 790 bin olarak gerçekleştiğini bildirdi. İleri tarihli çek uygulamasının Türkiye ve birkaç ülke dışında söz konusu olmadığınI, ancak kabul gördüğünü kaydeden Canikli, “Ekonomideki bu ağırlığı gözardı etmek kesinlikle söz konusu değildir, yapılması gereken zaptı rapt altına almak, kurallara bağlamaktır. Geçmişte de böyle yapılmıştır zaten” dedi. Yaygın kullanımına rağmen, Vadesinde ödenmeyen ve dava konusu yapılan çek sayısının 2000 yılında 262 bin, 2001’de 307 bin, 2002’de 177 bin, 2003’te 131 bin, 2005’te 97 bin, 2006’da 115 bin, 2007’de 142 bin, 2008’de 160 bin, 2009 yılının (10 aylık) Ekim ayı sonu itibariyle 240 bin olduğunu anlatan Canikli, tanzim edilen toplam çekle kıyaslandığında rakamların cüzi olduğunu vurguladı. Af düşünülmüyor 

Çek Kanuna muhalefetten mahkum olan ve hapis cezası çekenlerin sayısının 24 Kasım itibariyle 2 bin 116 kişi olduğunu kaydeden Canikli, “Sadece 2009 yılında verilen mahkumiyet sayısının 60 bin, 2008 yılında 110 bin olduğu dikkate alındığında, şu anda mahkum olarak cezası infaz edilenlerin sayısının çok cüzi rakamda kaldığı görülüyor. Tartışma esas itibariyle burada başlamaktadır. Şu anda mahkum olan 2 bin 116 kişi, haklarında mahkumiyet kararı verilen ve yargı süreci devam eden yüz binlerce kişi bu sıkıntılardan bu baskıdan kurtulmak istemektedir. Kendilerini ‘çek mağduru’ olarak tanımlayan bu grubun sorunlarının giderilmesi için ciddi tartışma var. Belli bir kesim, uygulanan cezanın tamamen kaldırılması ve affedilmesini önermektedir. Bu ciddi ve ağırlıklı bir kesimdir. Biz kesinlikle bir af düşünmüyoruz. Önereceğimiz düzenleme de af mahiyetinde değil, olamaz. Her şeyden önce bu bir özel hukuk ilişkisidir. Taraflar edimlerini yerine getirmek üzere anlaşma yapmışlardır. Kamunun tek taraflı iradeyle bu özel ilişkiyi yönlendirmesi, değiştirmesi, bu dengeyi bozması kesinlikle söz konusu olamaz. Doğru değildir. Kamu böyle bir şeye tevessül ettiği takdirde, bu dengenin bozulması nedeniyle hakları haleldar olanların haklarının tazmin edilmesi gerekir. Bu durumda alacaklı korumasız hale gelir. Kamu ya da devlet ilke olarak özel ilişkiye müdahale edemez” dedi.

AK Parti’nin, “Tarafların karşılıklı rızasıyla vadesinde ödenmeyen borcun belirli vadelerde ödenmesi konusunda anlaşması halinde yürütülen kovuşturma, soruşturma ve cezanın infazının ertelenmesini” önereceğini belirten Canikli, “Sistem, borçlu ve alacaklının anlaşmasını sağlamak üzerine kurulu olacak. Yapmaya çalıştığımız, tarafları hem vade hem içerik konusunda mutabakata varacakları bir ortamı oluşturmaya teşvik etmektir” dedi. “Bunu alacaklı ve borçlu her zaman yapabilir, bunun neresi yenilik?” denilebileceğine işaret eden Canikli, “Mevcut mevzuata göre, bunu yaparlarsa, alacaklı anlaşma sonucunda şikayetinden vazgeçtiğinde korumasız hale gelmektedir. Yani, borçlu borcunu ödemediği takdirde hapis cezası ortadan kalkacağı için alacaklı korumasız hale gelmektedir. Önerimizle anlaşmanın şartlarının yerine getirilmemesi halinde, ertelenen kovuşturma, soruşturma ve infaz kaldığı yerden devam edecek. Bu süre içinde zaman aşımı da işlemeyecek” diye konuştu. Canikli, tarafların belirli bir vade konusunda anlaşamaması halinde kamu otoritesinin devreye gireceğini ve minimum bir süre tanıyacağını belirterek, bu sürenin henüz netleşmediğini, Komisyon ve Genel Kurulda yapılacak tartışmalarda nihai şeklini alacağını söyledi. Yapılacak düzenlemeyle borcun ödenmesinin amaçlandığına işaret eden Canikli, hapiste veya kaçak olan kişinin borcunu ödemesinin söz konusu olmadığını, alacaklının haklarının da tehlikeye düşürülmemesi gerektiğini, bunların ikisini formüle eden düzenlemenin önemli olduğunu anlattı. “Çek kayıtları bir merkezde tutulacak” Canikli, tasarıda yapılacak bir başka önemli düzenlemenin de çek tanzimine ilişkin kayıtların merkezi sistemde tutulması olduğunu ifade ederek, “Bütün çek tanzimleri, çek düzenleyenler ve ödeme durumlarına ilişkin kayıtlar bir merkezde tutulacak. Herkes kendisine verilen şifreyle kendi kayıtlarını görerek, kişi isterse kendi kayıtlarının şifresini kullanarak dijital ortamda başkasına da gösterebilecek. Bu, alacaklı konuma geçecek olan kişinin, çeki tanzim eden kişinin kredibilitesini ve tahahhütlerinin ne kadarını yerine getirip getirmediğini görüp karar verecek. Bu bilgiler kamuya açık olmayacak” dedi. Yapılacak düzenlenmenin, “Uzun vadede çek kullanımının ciddi anlamda zaptı rapt altına alınmasını ve sağlıklı kararlar verilmesinin önünü açacağını” belirten Canikli, tasarının bayramdan sonra Komisyon gündemine gelmesini ve normal şartlar altında yılbaşından önce yasalaşmasını tahmin ettiklerini söyledi. Canikli, “Düzenlemeyi geçici madde olarak yapacağız. Belirli tarihe kadar savcılığa intikal ettirilmiş dosyalar bundan faydalanacak. Bu tarih, geçmiş tarih olacak. Çünkü ileri tarih için yapılacak düzenleme, piyasa ve özel ilişkilerin gidişatını etkiler, yönlendirir. Böyle bir şey yapmak istemiyoruz” dedi   

 

Karşılıksız Çek Bu Akşam Halk TV de

Ali Riza Öztürk Halk TV de  ” Ekonomide Görünüm” programında

Programın diğer konuklar İzmir CHP Mileltvekili Oğuz Oyan ve MHP Milletvekili Mehmet Günal.

Saat 21:00-23:00 arası

Çek mağdurları ile dalga geçiliyor

Çek mağdurları şartlı tahliye edilecek, borç bir yıl ya da iki yıl için yapılandırılacak, borcunu ödemeyen tekrar hapse girecek. Adalet Bakanı Sadullah  Ergin aylar öncesinden herkesi memnun edecek bir düzenlemeden bahsetmişti, a a’nın bugün ki haberinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek mağdurun kim olduğunu doğru tespit etmek gerekir diyor. Demek istediği çeki veren değil alan mağdurdur. İşte bütün bu görüş ve anlayış karşılıksız çekte hapsi savunuyor ve uydurma bir çözüm ile karşılıksız çekten zor durumda olanları, hapiste olanları avutuyor. Basında çıkan haberler şöyle: Karşılıksız çek mahkûmuna ‘şartlı tahliye’ geliyor Karşılıksız çek mahkumları, hazırlanan tasarı uyarınca, belli bir ödeme planı doğrultusunda ödeme yapacağını taahhüt ederse tahliye olabilecek. Karşılıksız çekten cezaevinde yatanlara bir şans daha tanınacak. Hapse girenler, borcu bir yıl içinde ödeme şartı ile tahliye edilecek
Hükümet, çek mahkûmlarının merakla beklediği düzenlemede "erteleme" formülü üzerinde çalışma başlattı. Buna göre, karşılıksız çek suçundan yatanlara borçlarını taksitle ödeme olanağı ve bir yıllık süre tanınacak. Bu suçtan yatan vatandaşlar tahliye edilecek. Bir yıllık sürede borcunu ödemeyen tekrar cezaevine dönecek. Piyasada çekle yaratılan ekonomik büyüklüğün yıllık kümülatif tutarı 300 milyar lirayı bulduğu için bu konuda atılacak bir adımın ekonomide olumsuzluklara neden olabileceği endişesi taşıyan hükümetin bu formülüyle, hem çek mahkûmları için çözüm bulunacak, hem de mağdurlar korunacak. 

Saçma sapan bir çözüm, dalga geçiliyor

Borcunu bir ya da iki yılda taksitlendirerek ödeyebilecek olan borçlu neden hapiste olsun, neden kaçak yaşasın? Böyle bir ödeme yapabilecek borçlunun ve alacaklısının hükümetin aracılığına ne ihtiyacı var? Bu çözümü sunanların hayatın gerçekleri ile bağları, ilişkileri yok. İnsanlar battıkları için, işlerini güçlerini kaybettikleri için borçlarını ödeyemiyorlar. Bu durumdaki iyi niyetli insanlara bu yapılan zulümdür. Çözüm diye sunulan işkencenin zulmün bir başka çeşididir. 

  • Devletin  alacaklı ile borçlu arasında işi ne?
  • Devlet neden alacaklıdan yana taraf?
  • Serbest piyasa ekonomisi bu mu?

Batmak, iflas etmek suç mudur? Bütün batanlar, iflas edenler dolandırıcı mıdır? Çek borcu ile bono borcunu ayırt edecek mantıklı bir açıklama var mıdır? İnsanların borçtan hapis yattığı bir ülke çağdaş olabilir mi ? Bunun cevabını yine hükümetten Babacan veriyor. Ne diyor Babacan? Şöyle diyor: 

Babacan, Çek ödemedin diye hapis cezası olmaz

Ali Babacan; Çekini ödemeyenin hapse atılması uygulaması sadece Türkiye’de var. ABD’de vergi borcu nedeniyle yargılanabiliyor. Başka yok. Ama çek ödemedin diye hapis cezası olmaz. Uluslararası hukuk sistemi bunu kaldırmaz. Çeki alanın dikkat etmesi lazım.. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çekin piyasanın ekonomik faaliyeti açısından faydalı bir enstrüman olduğunu belirterek, çekini ödemeyene hapis cezası verilmesinin Türkiye’ye özgü bir uygulama olduğunun altını çizdi. Bakan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: Karşılıksız çek verenin hapse atılması uygulaması sadece Türkiye’de var. ABD ‘de vergi borcu nedeniyle yargılanabiliyor. Başka yok. Ama çek ödemedin diye hapis cezası olmaz. Uluslararası hukuk sistemi bunu kaldırmaz. Çeki alanın dikkat etmesi lazım.” Çek yasasıyla ilgili düzenlemenin sadece hukukçuların bakış açısına göre oluşturulduğunu, yasanın ticari perspektifini eksik bulduğunu belirten Bakan Babacan, Çekle alakalı insanların kredi geçmişini tutan ve bankalar istediği zaman veren şirketlerin olması lazım. Çünkü sicil affı fiilen uygulama bulamıyor. Çekin yaptırımı, insanın ticari kredibilitesini, kredi sicilini bozan bir sistem olmalı. Bir ya da birkaç kredi izleme merkezi kurulabilir. Çeki alan dikkat edecek. Pırasa gibi çek kesenler vardır.” 

  • Adalet Komisyonu başkanı Ahmet İyimaya karşılıksız çeke hapis Anayasa ve insan haklarına aykırıdır diyor.
  • Ana muhalefet çek için hapis cezasına karşı

Bütün bunlara rağmen hükümetin baskın bir tarafı ve basın zor durumdaki insanlarla dalga geçer gibi çözümler sunuyorlar. 

Gözyaşı, faks, mail bugünden sonra artık etkili değil

Kimse eylem yapıyoruz diye kendini avutmasın. Kendi bakanları, kendi adalet Komisyonu başkanları bu ceza çağdışı diyor siz daha hangi faks ile mail ile kime ne anlatmaya çalışıyorsunuz? Etkili eylemler yapılamazsa ibre şimdilik çekte cezadan yana. Ne zaman on binler bu cezaya karşı meydanları doldurur o zaman bu ceza kalkar. ______________________________________________________________________ ___________________________________________________________________ 

Çek kanunu, çek mağdurları ve Ali Rıza ÖZTÜRK

Mersin milletvekili Ali Rıza ÖZTÜRK  aşağı yukarı şunları söyledi.

 
 
 
 
 
 
 

 CHP ‘nin görüşü karşılıksız çek ‘e hapis olmamasıdır.

evrensel hukuk ilkelerinde böyle bir şey yoktur. AK Parti içerisinde çelişkiler vardır.   Genel kurula gelmemesinin nedeni budur.  Komisyona gelen yeni  bir taslak  yoktur.  Hukuk ilkeleri, ekonomik gerekçeler ile çiğnenemez Hükümet çek mağdurlarının tepkisinden çekindiği için beklemekte ve ara çözüm aramaktadır. “ 

Ali Rıza ÖZTÜRK Ali Rıza ÖZTÜRK

Sayın Ali Rıza ÖZTÜRK ile daha önce Rahmi OFLUOĞLU aracılığıyla görüşülmüş idi.  Bloglarımız okunmaktadır.  Karakterler üzerinde yorum yapılabilecek kadar izlenmektedir. Ben şahidim. Ali Rıza ÖZTÜRK  çıktı. delikanlı gibi halkın önünde canlı yayında  söyledi. “karşılıksız çek’ de  hapise CHP olarak karşıyız ” dedi.   Onurlu davranışından dolayı tebrik ediyorum. insanlık onuru borca hapisi yenecektir.  insan haklarıyla insandır. http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/11/19/cek-kanunu-cek-magdurlari-ve-ali-riza-ozturk/#more-4587 

 Ali Riza Öztürk  Canlı Yayında

Çek kanununda son gelişmeler CNBC Saat 17:00

CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ ADALET KOMİSYONU ÜYESİ ALİ RIZA ÖZTÜRK BUGÜN SAAT 17:00 DE CNBC TV DE CANLI YAYINDA

_______________________________________

CEMİL ÇİÇEK’İN AÇIKLAMASI

Bakanlar Kurulu toplantısında, Çek Kanunu’nun da ele alındığını ifade eden Çiçek, bir kaç yönü olan bu konunun, ”yasal olarak düzenlenmesi en zor konuların başında geldiğini” ifade etti.

Çek nedeniyle alacağı bulunanların, çek vermiş ama çeşitli nedenlerden ödeyememiş olanların, çek ödemesini yapmayanların, bankaların konuya taraf olduğunu dile getiren Çiçek, ödenmeyenler çek konusunda herkesin aynı kefeye konmaması gerektiğine işaret etti.

Toplumsal talep haline geldiği için konu üzerinde yeniden durulması gereğinin ortaya çıktığını kaydeden Çiçek, konuyla ilgili TBMM Adalet Komisyonu’nda yapılan çalışmaların belli bir noktaya geldiğini ancak son şeklinin verilemediğini kaydetti. Çiçek, şöyle konuştu:

”Herkes kendi yönünden olaya bakıyor. Çek konusu bir güven konusudur. Piyasada güven ve istikrar büyük ölçüde çekler yoluyla sağlanıyor. Eğer çekin güvenilirliği ortadan kalkarsa bu da ekonomik faaliyet bakımından beraberinde çok ciddi sıkıntılar, sorunlar getirecektir. Piyasanın durması gibi sıkıntıları getirecektir. Özellikle içinden geçtiğimiz ekonomik sıkıntılar da hesaba kattığımızda… Bütün bunları hesaba katarak son bir değerlendirme daha yapacağız. Sayın Babacan ilgili arkadaşlarımızla bu konuyu konuşacak, taraflarla konuşacak. Muhtemelen bir hafta içerisinde bunu da netleştirmiş olacağız.”

BU  AÇIKLAMAYA YORUMU OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

______________________________________

Babacan’ın açıklamasına yorum “Yorum” bölümünde okumaya devam et

—————————————————————————-

babacanBabacan, Çek ödemedin diye hapis cezası olmaz

Ali Babacan; Çekini ödemeyenin hapse atılması uygulaması sadece Türkiye’de var. ABD’de vergi borcu nedeniyle yargılanabiliyor. Başka yok. Ama çek ödemedin diye hapis cezası olmaz. Uluslararası hukuk sistemi bunu kaldırmaz. Çeki alanın dikkat etmesi lazım..

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çekin piyasanın ekonomik faaliyeti açısından faydalı bir enstrüman olduğunu belirterek, çekini ödemeyene hapis cezası verilmesinin Türkiye’ye özgü bir uygulama olduğunun altını çizdi. Bakan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: Karşılıksız çek verenin hapse atılması uygulaması sadece Türkiye’de var. ABD ‘de vergi borcu nedeniyle yargılanabiliyor. Başka yok. Ama çek ödemedin diye hapis cezası olmaz. Uluslararası hukuk sistemi bunu kaldırmaz. Çeki alanın dikkat etmesi lazım.” Çek yasasıyla ilgili düzenlemenin sadece hukukçuların bakış açısına göre oluşturulduğunu, yasanın ticari perspektifini eksik bulduğunu belirten Bakan Babacan, Çekle alakalı insanların kredi geçmişini tutan ve bankalar istediği zaman veren şirketlerin olması lazım. Çünkü sicil affı fiilen uygulama bulamıyor. Çekin yaptırımı, insanın ticari kredibilitesini, kredi sicilini bozan bir sistem olmalı. Bir ya da birkaç kredi izleme merkezi kurulabilir. Çeki alan dikkat edecek. Pırasa gibi çek kesenler vardır.” ABDÜLKADİR SELVİ ANKARA – Yeni Şafak 

—————————————————————————-

Adalet Bakanının Açıklaması

-Önümüzdeki hafta hem borçluyu hem de alacaklıyı düşünerek çek kanunu çıkaracağız.

Borçlu hapse girmek istemiyor, alacaklı alacağını almak istiyor. Adalet bakanı her iki tarafı nasıl memnun edecek?  Bu inandırıcı mı, ya da mümkün mü? İnandırıcı değil ama mümkün. Hükümetin açıklamalarından çıkardığımız sonuç, hükümetin adli para cezalarını  yasadan çıkarmaya niyeti yok .

Hükümetin niyet değiştirmesi halinde iki tarafı da gözeten bir yasa mümkün, oda adli para cezası yerine idari para cezasının konması, bu cezanın da mükerrerlik halinde uygulanmasıdır.

Hükümet niyet değiştirdi mi?

Niyet okuyucular bunu bilebilir, biz niyet okuyucu değiliz,  bekleyip göreceğiz.

Yasanın çıkması, çıkmamasından daha iyidir.

Çıkacak yasanın ceza içermesi halinde Anayasa Mahkemesine gidilebilecektir.

 ————————————————————————————————-

 Yargıtay kararlarının  yerel mahkeme kararlarına etkisi

Yargıtay kararlarının etkisi okurlar tarafından yanlış anlaşılıyor. Yargıtay kararları, daire kararları, daireler genel kurul kararları ve içtihat-ı birleştirme kararları olarak üç değişik kategoride incelemek gerekir. Bu üç karar türünden sadece içtihat-ı birleştirme kararları esas mahkemeler yönünden bağlayıcıdır, diğerleri hukuken bağlayıcı değildir, ancak uygulamada yerel mahkemeler bütün bu kararlara uymaktadırlar. Halen CGK da çek ile ilgili bulunan dosyalarla ilgili CGK lehte bir karar verecek olsa yerel mahkemeler bu karar uyacaktır, ama zorunlu değildir, tıpkı 10 Ceza dairesi cezaları onamısına rağmen başta şişli 6. asliye ceza olmak üzere bir çok mahkemenin  dairenin kararının aksine beraat kararı verebilmesi gibi.

Ceza Genel Kurulu elindeki çek dosyaları ile ilgili ne karar verebilir?

Halen Ceza Genel Kuruluna uyum yasasının çıkmamasından ve 3167 nin yürürlükte olmamasından bahisle gelmiş herhangi bir dosya yoktur, başka başka nedenlerle CGK da bekleyen çek dosyaları vardır ve bu dosyalardan 3167 nin yürürlükte olmadığından bahisle bir karar çıkması çok düşük olasılıktır.Çok kısa geçmişte CGK dan böyle dosyalar geldi ve zaman aşımı v.s gibi nedenlerle düşme, bozma kararları verildi. Nitekim şu anda bekleyen Şişli dosyalardan biri ile ilgili olarak savcı zaman aşımından düşme yönünden mütala yazmış bulunmaktadır.

Ceza Genel Kurulundaki dosyalar konumuz ile ilgili değil

Yargıtay 2009/226 esas sayılı kararı sahtecilikten karar verilmesi gerekir diye bozuyor,Şişli  karşılıksız çekten ceza verme kararında direniyor ve dosya CGK ya gidiyor. Savcı mütalasından zaman aşımızdan düşme istiyor. Dosyanın 2009 yılı tarihini taşıması yanıltmasın, dosya çok eski bir dosya, yargıtaydan sonra aldığı no bu.

2009/227 Yargıtay her çek yaprağı için ayrı ayrı yasak konsun, ceza düzenlensin diye bozuyor, yerel mahkeme kararında direniyor


Kosiad Pazartesi Toplantıları

09 Kasım Pazartesi Toplantı Notları

toplantı

Dernek pazartesi toplantılarını sürdürüyor. Toplantılar her pazartesi akşam saat 17.30 başlıyor 18.30 gibi bitiyor. Devam etmek isteyenler sohbeti bitiş saatinden sonra sürdürebiliyorlar.

Bu pazartesi (dün) önce bireysel adli sorunları konuştuk, sorunu olan ve takip edilmesini isteyen arkadaşların sorunlarını avukatlara ilettik. Dün yeni olarak aramıza Erkan arkadaş katıldı, uzun bir yoldan, Topkapı ötesinden toplu araçları kullanarak toplantıya katılmak için gelmişti. Tanıştık ve ilk kez katıldığı için onu ve sorunlarını dinledik, takip gerektiren sorunlarını avukata ilettik. Daha sonra genel sorunların tartışmasına geçildi. İlk olarak çek kanununun çıkıp çıkmayacağı ve çıkarsa nasıl çıkacağı konuşuldu, daha sonra derneğin nasıl bir çalışma yapması gerektiği konuşuldu ve öneriler tartışılıp karar bağlandı.

Çek Kanunu 2009 da çıkar mı? Nasıl bir çek kanunu bekliyoruz?

Çek kanunun bu yıl çıkmasına herkes şüphe ile bakıyor. Başbakanın talimatı Babacan engeline takılmış gibi görünüyor, hükümet vaziyeti idareye devam edecek, zorunlu olmayınca bir adım atmayacak. Mağdurlar hükümetin umurunda değil. Fulya hanım ilk kez mecliste başbakan ile karşılaşmalarında başbakanın söylediği sözleri aktardı. Başbakan şöyle diyor, üstüne basarak:

-Çekler ödenecek, çeki alanda verende çekte ceza olduğunu biliyordu, ödeyin çeklerinizi.

Bu mesaj çok netti. Başbakan ceza olduğunu biliyordunuz, ya ödersiniz, ya da hapse girersiniz diyordu ve açıkça alacaklılardan ve cezadan yana tavır koyuyordu. Vardığımız sonuç kanun ceza ile geliyordu. Hükümetten beklentiler bitmişti.

Biz ne yapabiliriz?

Önce  bir durum değerlendirmesi yaptık. Biz kaç kişiyiz, imkânlarımız neler?  Taksim Toplantılarının kazanımlarını bir yana bırakırsak çek mağdurlarını meclis eylemlerinde ulaştığı en yüksek sayı elli kişi civarında. Her seferinde Ankara’ya yüksek beklentilerle gidildi, sonuç sayı açısından hayal kırıklığı oldu. Bunun nedenleri şöyle tespit edildi:

Cezası kesinleşen çek zedelerin bir kısmı hapiste, bir kısmı kaçak ve bütün bunların büyük bölümü ekonomik olarak bitik durumdalar. Ne eylemlere katılabiliyorlar, ne de maddi katkı yapabiliyorlar.

Davaları devam edenler

Haziranda bu yana bloglarda yaratılan af beklentisi ve basınında zaman zaman bu doğrultuda haber yapması kamuoyunda büyük bir beklenti yarattı, bu beklenti halen sürüyor. Rahmi Ofluoğlu Haziran, Temmuz yazılarında şöyle diyordu:

Af ya da ceza kalkacak gibi hayal haberler yayılması hareketi zaafa uğratıyor. İçerdeki insanları beklentiye sokuyorsunuz, dışarıdakileri ise pasifize ediyor.

Ofluoğlu bu yazıları yüzünden eleştirildi, yıpratıldı. Bugün gelinen nokta belli. Haziran af çıkacak dendi çıkmadı, ağustos dendi olmadı, Ekim mutlaka dendi sonuç ortada. Bütün bunları yazanlar bugün ortada yoklar. Bu tespitler üzerine Fulya Hanım( eşi içerde)şöyle dedi:

-İçerdekiler bu beklentiler üzerine valiz bile topladılar, mahvettiler içerdekileri dedi.

Ne yapmalı?

Dernek Taksim toplantılarının ruhunu yaşatmalı. Çek konusu Habertürk Gazetesine verilen ilanla ve Taksim Toplantıları ile basının gündemine yeniden girdi. Habertük taksim Toplantılarını ve derneğin açıklamalarını peş peşe haber yaptı. Dünya Gazetesi iki kez birinci sayfandan haber yaptı, aynı şekilde Cumhuriyet Gazetesi. Taksim toplantıları ve habertürk bütün basını harekete geçirdi. Taksim Toplantılarının özelliği iflas ertelemede olan  veya zor durumda olup ta devam etmeye çalışan firmaların katılımı ile yapılıyor olmasıdır. Bütün bunlara ilave olarak  “ Karşılıksız çek Savunma” kitabının basının haber servislerine ve yazarlara dağıtılması da basında çıkan haber ve yorumlara katkı yapmıştır. Dernek bütün bu kazanımlarını devam ettirmeye karar vermiştir. Bu doğrultuda, önümüzdeki günlerde yapılacaklar şöyle belirlendi.

İki Telli bölgesinde, Avrupa yakasındaki kobilerinin katılacağı bir toplantı ve bir toplantıda Asya yakasında düzenlemek. Bütün bunlar için broşürler ve duyurular hazırlayıp dağıtmak.

dayanışma

Kosiad Pazartesi Toplantıları 16 Kasım

Pazartesi saat:16:00

Siz de katılırsanız daha güçlü olacağız!

————————————————————————————————

myway dedi ki… // 9

DEĞERLİ ARKADAŞLAR

YARGITAY CGK DAKİ ŞİŞLİ DAVASI BİZİMLE İLGİLİ DAVA UMARIM HEP SÖYLEDİĞİM GİBİ BU DAVAYA VERİLECEK KARARLA BU KONU SONSUZA KADAR KAPANIR…

MY WAY

MY WAY

myway dedi ki… // 4 Daire Adı: Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2009/226
Geliş Tarihi: 06/11/2009
Mahkemesi: Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Mahkeme Esas No: 2009/29
Mahkeme Karar No: 2009/190
Mahkeme Karar Tarihi: 26/02/2009
Dava Türü: Karşılıksız Çek Keşide Etme
DOSYA SONUÇ BİLGİLERİ
Karar No:
Karar
Karar Tarihi
Kapatma Tarihi

DEĞERLİ ARKADAŞLAR

YARGITAY CGK NA BİR DAVA DAHA GELMİŞ KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETME…

MY WAY

http://www.cekmagdurlari.com
Yarın Ceza Genel kurulundaki dosyaları inceliyoruz

My Way  arkadaş, yarın avukatlar dosyaları inceleyecek. Bu incelemeden sonra CGK’na gidiş nedenini ve beklenen kararın ne olacağını öğreneceğiz. Çek mağdurları blogdaki arkadaşların ilettiği haberler çok yararlı oluyor, teşekkürler…

My Way  arkadaşın  çalışmalarını uzun süredir takip ediyorum, çalışmaları için teşekkür ediyorum.

yorumSon günlerde çek kanunu konusunda birçok haber çıktı basında…

Başbakan talimat verdi, çek kanunu meclise geliyor. Karşılıksız çekte hapis kalkıyor ve en son, hükümette çatlak çıktı, Babacan tasarıda bankalara ilişkin hükümleri veto etti. Bütün bunlara yorumumuz “Yorum” bölümünde.

vatan-mecliste-cek-yasas-taslag-catlak

Karşılıksız çeke hapis cezasını kaldıran yasayı bekleyenlere kötü haber…

Hükümetin 2010 başında yasalaştırmayı planladığı Çek Kanunu konusunda kabinede anlaşmazlık çıktı. Meclis’e sevkedilen ancak bazı önemli hükümlerle ilgili karar verilemediği için uzadıkça uzayan Çek Kanunu’yla ilgili çalışmada Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankalara getirilen yükümlülüklere karşı çıkınca, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’le anlaşmazlığa düştü. Çek Kanun tasarısının bankalara yeni yükümlülükler getiren hükümlerine itiraz eden Babacan’ın karşı çıktığı noktalar ise tasarının temel hükümlerini oluşturuyor. Buna göre bankaların karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü oldukları 475 TL’lik miktarın 1000 TL’ye yükseltilmesi, bankacılara 3 yıldan 1 yılı kadar hapis cezası getirilmesi ve bankaları, her çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını kontrol etme, ayrıca kişinin ekonomik ve sosyal durumunu araştırmak ve belirlemekle yükümlü tutulması bankacılık sisteminde endişe yaratıyor. Babacan’ın da bu hükümlerin değiştirilmesini istediği belirtiliyor. Öte yandan çek suçlarında hapis cezasının kaldırılmasına ekonomi yönetimi “kaldırırsak piyasalarda yeni dalgalanma yaratır, likiditeyi daraltır” endişesiyle karşı çıktı. Merkez Bankası ve Hazine’nin yürüttüğü çalışmada da bu noktaya dikkat çektiği belirtiliyor.

Halen çek suçu nedeniyle 1.500’e yakın kişinin cezaevinde olduğu belirtilirken, mahkemelerdeki dava sayısının ise 55 bin 149 olduğu ifade ediliyor. Bu rakamlara rağmen hükümet, “çekte hapis cezasına” çözüm bulamıyor.

Piyasa itibar etmez

Merkez Bankası ve Hazine Müsteşarlığı’nın bu konuyla ilgili yürüttüğü çalışma kapsamında, çekle ilgili cezaların kaldırılması yerine, çek tutarının belirli bir kısmını ödeyenlere, verilecek adli para cezasının bir miktar düşürülmesi önerisi de yer alıyor. Ekonomi yetkilileri, adli para cezasının kaldırılmasına “piyasa çeke itibar etmez” diyerek itiraz ediyor.

CNN haberi gerçeği yansıtmıyor!

Eğer şartlı erteleme v.s gibi bir düzenleme yapılacaksa bu düzenleme hapistekiler dahil suç tarihi itibari ile herkesi kapsamak zorunda, bunlardan bir kısmı lehine düzenleme yapıp diğerlerini dışlamyamaz, bu anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Geçmişte bu şekilde yapılan düzenlemeler, af kanunları Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Buna en güzel örnek 1974 yılında Ecevit hükümetince çıkarılan af kanunda Milli Selamet Partisinin değişiklik önergesi ile TCK 141 ve 142 maddenin af kapsamı dışında bırakılması ve CHP nin müracatı ile Anayasa Mahkemesinin bu istisnayi Anayasının eşitlik ilkesine aykırı bularak iptal etmesidir.

Hükümetin bu şekilde bir değişiklik yapması, yani bütün herkese şartlı erteleme düzenlemesi yapması pratik olarak mümkün görünmüyor.Bu yeni bir karmaşa yaratacaktır.Olabilirliği yoktur böyle bir düzenlemenin.

Çek yasasına yeni düzenleme!

6 Kasım 2009 Cuma

Cenk Ofluoğlu

Çek mağdurlarına yeni düzenleme yolda. Borcunu ödemeyi belli bir plan çerçevesinde kabul eden hapisten çıkacak. CNNTurk.com’a gelen çok sayıda okur ve izleyici maili üzerine CNN TÜRK yeni düzenlemeyi araştırdı. CNN TÜRK’ün edindiği bilgilere göre, çek mağdurlarını hapisten kurtaracak düzenlemede son aşamaya gelindi. Buna göre, hapis cezasının tamamen kalkması söz konusu olmayacak. “Hapis cezası kalkarsa çeke güven azalır” diyen hükümet yetkilileri, ekonominin zarar görmemesi amacı ile hapis cezasının muhafaza edileceğini belirtti. Yani karşılıksız çek kesene hapis yolu yine görünecek… (CNN Turk)

 

7 Kasım 2009 Cumartesi
Cenk Ofluoğlu

Su Tav, SK ve Miço’nun desteklediği ve öncülük ettiği çek mağdurları, 7-8 Kasım Cumartesi-Pazar, yani bugün ve yarın Taksim Meydanı’nda adalet ve hukuk mahrumlarına mesaj göndermek üzere, siyah çelenk bırakma eylemi yapacaklar. Amaçlarının çek mağdurlarının seslerini duyurmak olduğunu söyleyen eylem sözcüleri, kanunsuz ceza verilmesine ve adalet duygusunun zedelenmesine karşıyız dediler. (Haber) 

Eylem Bildirisi : Hukuk ve Adalet İstiyoruz!

Suçlu Değil! Borçluyuz! Kol Kola Siyah Çelenkler ile, Bugün ve Yarın Taksim’e yürüyoruz! 

 Çek hacmi 400 milyar TL’ye gidiyor, isyan artıyor
06 Kasım 2009 Türkiye’de senet ve özellikle de çek, yaratılan büyük hacim nedeniyle aynı zamanda para basımı sonucunu da doğurur. Piyasada bir Merkez Bankası’nın dolaşıma sürdüğü para vardır, bir de çeklerin yarattığı para vardır. Esnaftan şirketlere binlerce girişimci, bankalardan çok da zor olmayan koşullarda aldıkları çek defterlerini, adeta ‘banknot basma’ makinesi gibi kullanırlar. Bunun sonucu olarak da piyasada anormal büyüklükler oluşuyor. Geçenlerde Adalet Bakanı Sadullah Ergin’den dinlemiştim. Şu gerçeğin altını çizmişti:
“Piyasada yaklaşık 200 milyar liranın üzerinde likit, nakit para yerine kullanılan çek miktarı olduğu belirtildi. Bu miktarda çekin yerine ikame edeceğimiz bir alternatif koymadan, çeke olan mevcut güveni sarsacak bir tedbiri almamız, piyasadaki faiz oranını, ekonomik dengeleri etkileyebilecek bir hadisedir.”
Dolaşımdaki paranın 10 katı
Bakan Ergin haklı… Bankalar Arası Takas Odası’nın verileri de aynı tabloyu ortaya koyuyor. 2008 yılında 25.6 milyon adet çek işlemden geçmiş. Parasal değeri ise 265 milyar lirayı bulmuş.
2009 yılının ilk 10 ayında adet olarak 15.7 milyon, hacimde ise 327 milyar lira düzeyi yakalanmış… Yıl sonunda 400 milyarı bulması sürpriz olmaz.
Bu büyüklüğü daha iyi algılamak için, Türkiye’de dolaşımdaki paranın 32 milyar lira düzeyinde olduğunu da dikkate almak gerekiyor. Üstelik çeki düzenleyenlerin yabana atılmayacak bir bölümü, olmayan, belki de hiç olmayacak parayı yaratıp, piyasaya sürüyor.Bu yolla Türkiye’deki ödeme zinciri bir şekilde yürüyor. Bu zincir, ekonomideki sıkıntılar ortaya çıkmadığı sürece, büyük ölçüde işliyor, kabul edilebilecek düzeydeki ‘sorunla’ nakit ihtiyacını karşılıyor.
Ancak, son açıklanan rakamlar ve ‘Çek mağdurları’ arasında hapis cezası alanlar ile hüküm giyenler sayısındaki artış, tabloyu içinden çıkılmaz hale getiriyor.
Hapis cezasını kaldırmak zor
Bir yanda ‘Hapis cezası olmaz’ ve ‘Suç bizim değil, af istiyoruz’ gibi isyanlar var, diğer yanda da karşılıksız çek sayısındaki müthiş artış var…
Son dönemde en çok çek mağdurlarından mesaj alıyorum. 65 bin esnafın hapis cezası riski ile karşı karşıya olduğu söyleniyor.
Meclis’te bir yasa taslağı var… Bu taslaktan beklenti büyük… Gördüğüm kadarıyla yasa yapıcının da, çek mağdurlarının da işi zor… Hapis cezasının kaldırılması mümkün değil. O zaman çek defterleri, banknot makinesine dönecek, piyasadaki güven sarsılacak. Bütün tarafların bir araya gelip, iyi bir yöntem bulmaları gerekiyor. Bakan’ın da belirttiği gibi 327 milyar liralık bir likit yerine geçen enstrümanı ve sonuçlarını bir çırpıda yok etmek mümkün değil. 

Kanunsuz cezaya protesto eylemi!

http://www.cekmagdurlari.com

07 Kasım 2009 Cumartesi 14:40  

JENARDİ dedi ki… // 109 SAYIN ARKADAŞLAR EVET İKTİDAR YENİ YASAYI BELKİ DE RAFA KALDIRIP 1 YILLIK BİR ERTELEME İLE İÇERDEKİLERİ SALACAK. SONRA DA DİYECEKKİ BEN SİZİ SALDIM BORCUNUZU ÖDEYİN.HAYIR!!!! İŞİ ASLI BÖLE DEĞİL.YENİ YASANIN GÜNDEME GELMESİNİ İSTEMELİYİZ. BUNUN İÇİNDE CHP VE MHP MİLLETVEKİLLERİYLE YAPACAĞIMIZ GÖRÜŞMELERDE BUNU SÖLEMELİYİZ.YENİ YASAYI İSTESİNLER. NEREDE O YENİ YASA? BİZİM AĞZIMIZA BİR DAMLA BAL ÇALIP ” İŞTE İSTEDİĞİNİZİ YAPTIK CEZAEVİNDEN ÇIKARDIK ÖDEYİN ŞİMDİ” DİYEREK BİZLERİ UYUTMALARINA İZİN VERMEMELİYİZ.ARKADAŞLAR HERKES ÇALIŞSIN. FAXLARA MEKTUPLARA ARAMALRA DEVAM. GENEL KURULDA GÖRENE KADAR DEVAM 

Cezaların ertelemesi pratik görünmüyor

Cezaların ertelenmesi pratik olarak çok zor. Lehe yapılacak herhangi bir düzenleme geçmişe yönelik olarak suç tarihi itibari ile herkesi kapsamak zorunda; bu da böyle bir uygulamayı hemen hemen imkansız hale getirir. Şartlı bir ertelemede on binlerce insanla muhatap olunacak. Bu yol pratik değil..Şartlı olmayan bir erteleme af anlamına gelir. Bu takdirde iki yıl sonra mahkemeler inanılmaz bir yükle karşılaşacaklar. Böyle bir uygulama olamayacağı için doğrudan erteleme af anlamına gelecektir. 06 Kasım 2009 Cuma 23:54  

uludağ dedi ki… // 95 HERKESE İYİ SABAHLAR ARKADAŞLAR BU GÜNKÜ POSTA GAZETESİNDE İLGİLİ GAZETENİN KÖŞE YAZARI M.RAUF ATEŞ’E SAYIN ADALET BAKANININ ÇEK MAĞDURLARIYLA İLGİLİ YAPTIĞI AÇIKLAMA AŞAĞIDAKİ GİBİDİR BİLGİLERİNİZE…… TAKTİRİ SİZ DEĞERLİ İŞ ADAMLARI VE ESNAFLARIMIZA BIRAKIYORUM….. M.Rauf Ateş Çek hacmi 400 milyar TL’ye gidiyor, isyan artıyor
06 Kasım 2009 Türkiye’de senet ve özellikle de çek, yaratılan büyük hacim nedeniyle aynı zamanda para basımı sonucunu da doğurur. Piyasada bir Merkez Bankası’nın dolaşıma sürdüğü para vardır, bir de çeklerin yarattığı para vardır. Esnaftan şirketlere binlerce girişimci, bankalardan çok da zor olmayan koşullarda aldıkları çek defterlerini, adeta ‘banknot basma’ makinesi gibi kullanırlar. Bunun sonucu olarak da piyasada anormal büyüklükler oluşuyor. Geçenlerde Adalet Bakanı Sadullah Ergin’den dinlemiştim. Şu gerçeğin altını çizmişti:
“Piyasada yaklaşık 200 milyar liranın üzerinde likit, nakit para yerine kullanılan çek miktarı olduğu belirtildi. Bu miktarda çekin yerine ikame edeceğimiz bir alternatif koymadan, çeke olan mevcut güveni sarsacak bir tedbiri almamız, piyasadaki faiz oranını, ekonomik dengeleri etkileyebilecek bir hadisedir.”
Dolaşımdaki paranın 10 katı
Bakan Ergin haklı… Bankalar Arası Takas Odası’nın verileri de aynı tabloyu ortaya koyuyor. 2008 yılında 25.6 milyon adet çek işlemden geçmiş. Parasal değeri ise 265 milyar lirayı bulmuş.
2009 yılının ilk 10 ayında adet olarak 15.7 milyon, hacimde ise 327 milyar lira düzeyi yakalanmış… Yıl sonunda 400 milyarı bulması sürpriz olmaz.
Bu büyüklüğü daha iyi algılamak için, Türkiye’de dolaşımdaki paranın 32 milyar lira düzeyinde olduğunu da dikkate almak gerekiyor. Üstelik çeki düzenleyenlerin yabana atılmayacak bir bölümü, olmayan, belki de hiç olmayacak parayı yaratıp, piyasaya sürüyor.Bu yolla Türkiye’deki ödeme zinciri bir şekilde yürüyor. Bu zincir, ekonomideki sıkıntılar ortaya çıkmadığı sürece, büyük ölçüde işliyor, kabul edilebilecek düzeydeki ‘sorunla’ nakit ihtiyacını karşılıyor.
Ancak, son açıklanan rakamlar ve ‘Çek mağdurları’ arasında hapis cezası alanlar ile hüküm giyenler sayısındaki artış, tabloyu içinden çıkılmaz hale getiriyor.
Hapis cezasını kaldırmak zor
Bir yanda ‘Hapis cezası olmaz’ ve ‘Suç bizim değil, af istiyoruz’ gibi isyanlar var, diğer yanda da karşılıksız çek sayısındaki müthiş artış var…
Son dönemde en çok çek mağdurlarından mesaj alıyorum. 65 bin esnafın hapis cezası riski ile karşı karşıya olduğu söyleniyor.
Meclis’te bir yasa taslağı var… Bu taslaktan beklenti büyük… Gördüğüm kadarıyla yasa yapıcının da, çek mağdurlarının da işi zor… Hapis cezasının kaldırılması mümkün değil. O zaman çek defterleri, banknot makinesine dönecek, piyasadaki güven sarsılacak. Bütün tarafların bir araya gelip, iyi bir yöntem bulmaları gerekiyor. Bakan’ın da belirttiği gibi 327 milyar liralık bir likit yerine geçen enstrümanı ve sonuçlarını bir çırpıda yok etmek mümkün değil. 

 

11 Responses to “Haberler”

  1. ismet erarslan Says:

    bu krizi kendileri yarattı kendileri temizlesin ama insanların elini kolunu bağlayaral deyil kaçıncı dünya ülkesiyiz çekte hapis olan ülke birde çağdaşlıktan bahsediyorlar

  2. erkan şat Says:

    Oncelikle herkesin mutlaka dernek toplantılarına katılmasını tavsıye ederim..ben katıldım toplantıda cok seyler öğrendim bir dosyam için Rahmi bey Deniz hanımdan rıcada bulundu Av. Deniz hanım gercekten cok ıyı ilgilende burada hen Rahmi beye hemde Deniz Hanıma tekrar teşekkür ederim

  3. bir yudum huzur Says:

    sayın cocenk
    2009/227 Yargıtay her çek yaprağı için ayrı ayrı yasak konsun, ceza düzenlensin diye bozuyor, yerel mahkeme kararında direniyor

    şimdi bu nedemek?
    mevcut çek yasasında her yaprak için ayrı ayrı yasak konulma ve ceza düzenlenmiyormu?
    yani şişli6 ceza düzenlenemez demiş yargıtay 10 dairede düzenlenmeli demiş ve şişli 6 direnmiş buradaki konu bizi nasıl ilgilendirmiyor anlamadım

  4. Su Tav Says:

    derneğe adresinizi bildirirseniz ödemeli yollarız

  5. Su Tav Says:

    türkiyeden acınacak haberler

    AlacaklılarHapis cezasına güvendikleri için anlaşmaya yanaşmıyorlar.
    aç gözlülük yapıyorlar.Uzlaşmak zoR.
    ADAMA 30.00O TL Harfiyat çeki verdim.Çek odenmeyince yeni müteahhitten senet hazırlattım.Tam 40.000 tl faiziyle,
    senedi çek değil diye almadı.diğer alacaklılar,ın hepsi 1.5 yıl önce aldılar ve tahsil ettiler.
    bu adamın çek le ilgili kararı adresimize yapılmadığı için kararı 1 gün geç kalarak ,temyiz ettik.
    hakim temyizi kabul etmedi bu defa hakimin kakarını temyiz ettik
    şimdi yargıtayda.alacaklıya dedimki gel sana %99 kazanacağım davadan temlik yapayım.gene kabul etmedi.hapis cezası varya ………ona sırtını yaslamış.bi ukela bi ukela,
    hapis cezası olmasa bu adam benle anlaşır
    hapis cezasının yüzzünden anlaşmaya yanaşmıyor

  6. uğur Says:

    Ulusal ve yerel basında bu konuyla ilgili müspet yada menfi ne yazılırsa yazılsın inanmayın daha yakın geçmişte bile çekte hapis yok diye yazmıyorlarmıydı….

  7. SERTAÇ Says:

    ARKADAŞLAR BENCE TAKVİM VE SABAH GAZETESİNDE BUGÜN YAYINLANAN HABERLERİN DE KENDİ İÇİNDE TUTARLILIĞI YOKTUR..

    İBRENİN HAPİS CEZASININ KALKMASINDAN YANA OLMASINI SAĞLAMAK HALA ELİMİZDE BEN BIKMADAN USANMADAN BANA MAİLDE GELEN VEKİL TELEFONLARINI ARIYORUM KENDİ DURUMUMU ANLATIYORUM VE ÖZ OLARAK AŞAĞIDAKİ MADDELERİ SAYIYORUM İNANIN ETKİ YARATIYOR. EL KOL BAĞLI BİR ŞEKİLDE HABER BEKLEMEYİN!!

    LÜTFEN HAREKETE GEÇİN SİZDE AYNILARINI SÖLEYİN AÇIN TELEFONDA KONUŞUN, VEKİL ÇIKMIYORSA DANIŞMANA ANLATIN.. AMA ANLATIN!!!

    İŞTE MADDELER:

    • ÇEKTE VADE OLAYI MEVCUT, KEŞİDE EDİLEN ÇEKLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU YASAL ZEMİNDE İFADE OLUNDUĞU GİBİ “ÇEK NAKİT PARADIR” GİBİ KULLANILMIYOR Kİ VADESİNDEN ÖNCE İBRAZ OLUNAMAZ ŞEKLİNDEKİ YENİ YASAL DÜZENLEME BUNU TEYİD EDİYOR!! UYGULAMADA SENET NE İSE ÇEKTE ODUR! ARTIK YARGI BUNU GÖRMEZLİKTEN GELEMEZ!!

    • ÇEK KARŞILIKSIZ KALDIĞI TAKDİRDE İCRA TAKİBİNİN ÖNÜ AÇIKTIR, PİYASADA DOLAŞAN 200 MİLYAR TL LİK ÇEK İN GÜVENCESİ HAPİS ASLA OLAMAZ, ORAYA VARANA KADAR ZATEN TÜZEL YADA ŞAHIS AKTİF PASİF TÜM VARLIKLAR MEVCUT!!

    • MEVCUT HAPİS UYGULAMASI ZATEN ALACAKLIYI DA KORUMUYOR, DİYELİM Kİ ÖDEME GÜCÜ TEMİN EDİLDİ (Kİ BÖYLE BİR DURUMDA ZATEN ALACAKLIYA ÖDENİR) ADLİ PARA CEZASI ÖDENDİ, ALACAKLIYA BU ÖDENEN KISIMDAN HİÇ PAY DÜŞMÜYOR!!

    • EN ÖNEMLİSİ SAHTE ÇEK KULLANAN DOLANDIRICI 6-7 AY GİBİ HAPİS CEZASI İLE KURTULURKEN ÖDEME SIKINTISINA DÜŞMÜŞ DÜRÜST ONURLU İŞ ADAMI, ESNAF 5 YIL HAPİS CEZASI ALIYOR. BU 2 DURUMUN AYIRT EDİLMESİ ÜLKEMİZDE NASIL MÜMKÜN OLAMIYOR??

    SAYGILAR

    SERTAÇ.

  8. Canlarımız cezaevinde iken canımız yemek çekmiyor Says:

    bu gün yemek yemiyorum
    yasasız cezaları
    insan hakları ihlallerini
    yaratılmaya çalışılan kafa karışıklığını
    onurumuzun ayaklar altına alınmasını protesto ediyorum
    özgür iradenle direnme hakkımı kullanıyorum

  9. KAYAMEN Says:

    Tasarı komisyonda değişmez de eski haliyle geçerse;
    a) Avrupa birliği yasalarıyla uyum nasıl sağlanmış olacak.
    b) T.C Anayasasına aykırılık nasıl izah edilecek.
    c) AVRUPA insan hakları mahkemelerine büyük bir olasıklıkla
    onbinlerce dava açılacak.Bu yasayı çıkaranlar bunun hesabını nasıl verecekler.
    d) T.C.K ya uyum nasıl sağlanmış olacak. ( VADELİ ÇEK VE KAST KONUSU)
    e)Geniş özgürlüklerden yana olarak açılımlarda bulunan hükümet borç için hapis cezasını özgürlüklerin neresinde barındıracak.
    f) alacaklının da hoşnut olmadığı yasanın değiştirlmemesinin kime fayda sağladığını merak ediyorum.
    Geçen gün bir alacaklıyla görüştüm. Dediki benim müşterilerden birisini avukat hapse attırmış, adamın ödeme gücü yok, öğrendim adamı hapisten şikayetten vazgeçerek çıkarttım.
    Niye çıkarttın dedim. Hapiste yatmasının bir faydası yok, birde düşman kazanmayayım dedi.

  10. ÖNDER Says:

    Çek mağdurları kitabından temin etmek istiyorum nasıl temin edebilirm Saygılar,


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: