ÇekKanunuTartışılıyor

Değerli meslektaşlarım,
gündemden düşmemesi için bu çalışmayı oylayınız.

KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETMEK SUÇU

3167 s. Yasanın 16/1. fıkrası; Üzerinde yazılı keşide tarihinden once veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Ancak verilecek para cezası seksenmilyardan fazla olamaz. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

3167 s. Yasanın 16/3. fıkrası; Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine gore bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir sure için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir.

3167 s. Yasanın 16/2. fıkrası; Bu suçun , organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararına işlenmesi halinde özel hukuk tüzelkişisi hakkında da birinci fıkra uyarınca para cezasına hükmolunur.Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında dab u fıkra hükmü uygulanır.

5941 s. Çek Kanunu 5/1.fıkrası; Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder.

Yeni Çek Kanununun 3167 s. Kanundan ayrıldığı en önemli husus; İleri tarihli (vadeli) çeklerin, üzerinde yazan keşide tarihinden önce ibrazı halinde karşılıksız çek keşide etmek suçunun oluşmayacağı hususudur. Bu husus, çekin T.T.K., İ.İ.K. ve vs. Kanunlara gore çekin geçerliğini etkilmemekte, sadece Çek Kanununa gore; hamile şikayet hakkı vermemektedir.

1 – Suçun tanımı:

Yukarıdaki her iki maddenin karşılaştırılmasından da anlaşılacağı gibi;
3167 s. Yasanın 16/1. fıkrasında; “Karşılıksız çek keşide etmek” ve “lehine karşılıksız çek keşide edilmek”suç olarak tanımlanmıştır.
Karşılıksız çek keşide eden hesap sahibi gerçek kişi ve hesap sahibi gerçek kişi lehine çek keşide eden vekil veya temsilcileri, tüzelkişi temsilcileri veya vekilleri ile lehine karşılıksız çek keşide edilen tüzelkişiler hakkında aynı cezaya hükmolunur. (çek bedeli kadar adli para cezası ve bir yılla beş yıl arası çek hesabı açtırma yasağı)
Not: 31.12.2008 tarihinden sonra TCK. nun 5. 7. ve 20. maddeleri uyarınca tüzelkişiler hakkında ceza verilmemiş ve verilen cezalar ortadan kaldırılmıştır.

5941 s. Çek Kanunun 5/1.fıkrasında; çekin karşılığını bankada hazır bulundurmamak suretiyle karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vemek suç olarak tanımlanmıştır.
Yeni yasada; karşılıksız çeki keşide etmemiş olsa bile çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla yükümlü hesap sahibi gerçek kişi veya tüzelkişi temsilcisi veya vekili cezai olarak sorumlu tutulmuştur.
Çekle ilgili olarak bankada çekin karşılığını hazır bulundurmamak suretiyle karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında; (çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olmamak üzere adli para cezaı ile birlikte çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına) hükmedilecektir.
Buradaki en önemli ayırım;
3167 s. Yasanın 16. maddesinde karşılıksız çek keşide edenlere ve lehine karşılıksız çek keşide edilenlere hem cezai yaptırım ( adli para cezası) hem de tedbir (çek hesabı açma yasağı) öngörülmüş iken,
5941 s. Yasanın 5/1. fıkrasında, sadece çek karşılığını bankada hazır bulundurmakla yükümlü olanlara hem cezai yaptırım (adli para cezası) hem de tedbir ( çek düzenleme ve çek hesabı açtırma yasağı) öngörülmüş, buna karşın karşılıksız çek düzenleyenlere (bankada çek karşılığını bulundurma yükümlülüğü olmayan) ve adına karşılıksız çek düzenlenen gerçek ve tüzelkişilere ise sadece tedbir (çek düzenleme ve çek hesabı açtırma yasağı) öngörülmüştür.

2 – Suçun faili:

A – ) 3167 s. Yasada;
a – Karşılıksız çeki keşide eden gerçek kişi,
b- Lehine çek keşide edilen gerçek veya tüzelkişi,
Suçun failidir.
Karşılıksız çeki keşide eden gerçek veya tüzelkişi temsilcisi veya vekilinin, çekin ibraz edildiği tarihte çek keşide etme yetkisi sona ermiş, ya da şirketteki hisselerini devretmek suretiyle şirket yönetiminden ayrılmış olsa bile cezai sorumluluğu devam etmektedir.
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan fail olanlar hakkında “ çek bedeli kadar adli para cezası ve çek hesabı açtı yasağı” tedbirine hükmedilir.

B – ) Yeni Çek Kanununa gore;
a- 1- Çeki keşide eden veya adına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi bu suçun failidir.
Çeki keşide eden veya adına vekil veya temsilcisi tarafından çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında “adli para cezasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına” hükmedilecektir.
2- Hesap sahibi gerçek kişi adına çek keşide eden vekil ve temsilci de bu suçun failidir.
Ancak bu kişiler hakkında adli para cezasına hükmedilemez, 5. maddenin 4. fıkrasına gore sadece koruma ya da güvenlik tediri olarak “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” verilebilir.

b-Yeni Çek Kanununun 5. maddesinin 4. fıkrasına gore;
Çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla yükümlü olmadığı halde karşılıksız çek düzenleyen,
1- Gerçek kişi, (hesap sahibi gerçek veya tüzelkişinin temsilcileri veya vekilleri)
2- Adına karşılıksız çek düzenlenen tüzelkişi,
Hakkında sadece tedbire hükmedilecektir. (çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı)
Yeni Çek Kanununun 5/3. fıkrası; hesap sahibi gerçek kişi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Ancak hesap sahibi gerçek kişi adına vekili veya temsilcisi çek keşide etmişse hesap sahibi hukuki ve cezai yönden sorumludur. (5/3- son cümle) Gerçek kişi adına çek keşide eden vekil veya temsilci hakkında adli para cezasına hükmedilmeyecek, sadece tedbir kararı verilecektir.

c- Adına çek keşide edilen tüzelkişi;

Cezai yönden sorumlu değildir, ancak; hakkında 5/4. maddeye gore çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmolunur.

d- Tüzelkişi adına çek keşide eden tüzelkişi temsilcisi veya vekili,
1- Aynı zamanda tüzelkişi adına çek bedelini bankada bulundurmakla yükümlü ise; hakkında hem adli para cezası hemde tedbir kararı verilir.
2- Çekin bankaya ibraz edildiği tarihte tüzelkişi adına çek bedelini bankada bulundurmakla yükümlü değilse ya da tüzelkişi ortaklığından veya yönetiminden ayrılmış ise; cezai yönden sorumlu tutulamaz sadece hakkında tedbir kararı verilir. “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı”

3 – 5941 s. Çek Yasasında karşılıksız çek keşide etmek suçları:

a- Şikayete bağlı suçlardandır. (5/1. m.)

b- Şikayet hakkı çeki elinde bulunduran hamile aittir. (5/1. m.)
Hamil; emrine çek keşide edilmek veya çekin arkasında ciro silsilesine uygun cirosu bulunmak veya çeki bankaya ibraz etmek suretiyle haklı olarak çekin hamili olduğunu kanıtlamalıdır.

c- Şikayet süresi altı aydır. (TCK. nun 73/1. m.)

d- Şikayet hakkının başlangıç tarihi, çekin bankaya ibraz edilidiği ve banka tarafından karşılıksız işlemi yapıldığı tarihtir.

e- Karşılıksız çek keşide etmek suçlarında yetkili mahkeme Sulh Ceza Mahkemesidir.
Bu davalar;
1- Çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği,
2- Çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer,
3- Hesap sahibinin yerleşim yeri,
4- Şikâyetçinin yerleşim yeri,
Mahkemesinde görülür. (5/1. m)

f- Karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan davalarda CMK. nun;
1- kamu davasının açılmasının ertelenmesine,
2- hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
3 -Ön ödemeye,
4- Uzlaşmaya, (CMK. 253/3.m.)
İlişkin hükümleri uygulanmaz. Çek Kanunu madde 5/11.)

g- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar 3167 s. Kanuna gore karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan davalar Asliye Ceza Mahkemelerinde yürütülüp sonuçlandırılır.(GEÇ. M. ¼..)

4 – 5941 s. Çek Yasası yürürlüğüne girmeden önce işlenen karşılıksız çek keşide etmek suçlarında lehe yasa uygulaması:

A – Hesap sahibi gerçek kişi:

a- Çekin, bizzat hesap sahibi gerçek kişi tarafından keşide edilmesi veya adına çek keşide edilmesi;

Her iki yasaya göre de; çeki keşide eden hakkında adli para cezası ve tedbire hükmedilecektir.
Ancak; 3167 s. Yasada kısmi ödeme nedeniyle çek bedelinden daha az adli para cezasına hükmedilmesi söz konusu olmadığı halde yeni Çek Kanununda kısmi ödeme nedeniyle çekin karşılıksız kalan kısmı kadar yani çek bedelinden daha az bir miktar adli para cezasına hükmedilebilecektir. (Not: Kanımca; hüküm verilinceye kadar çeke ilişkin olarak keşideci tarafından hamile yapılan ödemeler de adli para cezasının tayininde gözönüne alınmalıdır.)

1 – Kısmi ödeme varsa yeni yasa daha lehedir. Çek bedelinden daha az bir adli para cezasına hükmedilmesi mümkündür.

2 – Kısmi ödeme yoksa; 3167 s. Yasa lehedir. Zira; adli para cezası her iki yasada da aynı miktarda olacağından her iki yasada düzenlenen tedbire bakmalıyız. 3167 s. Yasada tedbir olarak sadece “çek hesabı açtırma yasağı” öngörülmüş iken yeni Çek Kanununda “çek
düzenleme ve çek hesabı açtırma yasağı” öngörülmüştür. Bu nedenle; adli para cezasının eşit olması halinde 3167 s. Yasada düzenlen tedbir yeni çek kanununda düzenlenen tedbirden daha lehedir.

b- Vekil veya temsilcinin hesap sahibi gerçek kişi adına çek keşide etmesi:
Yeni Çek Kanunu lehedir.
Zira, yeni Çek Kanununda hesap sahibi gerçek kişi adına çek keşide eden vekil ve temsilci hakkında adli para cezasına hükmedilemez. 5. maddenin 4. fıkrasına gore; gerçek kişi temsilcisi veya vekili hakkında çeki keşide etmesi nedeniyle sadece koruma ya da güvenlik tediri olarak “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” verilebilir. (Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. “Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezaî sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.” (5/3. m.)

B- Hesap sahibi tüzel kişi:

3167 s. Yasanın 16/2-3. fıkralarında hesap sahibi tüzel kişi hakkında çezai sorumluluk öngörülmüş, ancak; TCK. nun 5. ve 7. maddeleri gereği genel hükümlerin özel ceza kanunlarında da uygulanması nedeniyle tüzelkişinin sorumluluğu 31.12.2008 tarihinden sonar ortadan kaldırılmıştır. Bu nedenle; hesap sahibi tüzel kişi suçun faili değildir.

a- Yeni Çek Kanununda hesap sahibi tüzel kişi hakkında cezai sorumluluk öngörülmemiş Ancak, 5. maddenin 4. fıkrasına gore hesap sahibi tüzel kişi hakkında sadece koruma ya da güvenlik tediri olarak “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” verileceği
öngörülmüştür. Bu nedenle; ne adli para cezası ne de tedbir hükümleri uygulanmayan 3167 s. Yasa lehedir.
b- Çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla görevli tüzelkişi temsilcisi veya vekili;
Çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla görevli tüzelkişi temsilcisi veya vekili her iki yasaya gore de; hem çek bedeli kadar (karşılıksız kalan kısmından az olmamak üzere) adli para cezası hem de tedbirle sorumludur.
Bu kişiler hakkındaki lehe kanun uygulaması hesap sahibi gerçek kişiler gibidir. Kısmi ödeme yapılıp yapılmadığına bakılmalıdır.

c- Çekin karşılığını bankada hazır bulundurma yükümlülüğü olmayan keşideci tüzelkişi temsilcisi veya vekili hakkında 5941 s. yeni Çek Yasası yasası lehedir.
Çekin ibrazı tarihinde karşılığını bankada hazır bulundurma yükümlülüğü olmayan ve halen yetkisi devam eden keşideci tüzelkişi temsilcisi veya vekili ya da herhangi bir
şekilde tüzelkişi ile ilişkisi kesilmiş olan keşideci tüzelkişi temsilcisi veya vekili hakkında adli para cezası verilemez, sadece, tedbire hükmedilebilir. Halbuki; 3167 s. Yasaya gore tüzelkişi adına çek keşide eden temsilci veya vekiller hakkında çek bedeli kadar adli para cezası ve çek hesabı açtırma yasağı verilmekteydi.

C- Miktarı seksenbin Türk Lirasından fazla olan çekler;

3167 s. Yasanın 16/1. fıkrasına göre; her bir çek yaprağı için verilecek adli para cezası seksenbin liradan fazla olamayacak, ancak yeni Çek Kanununun 5/1. maddesine göre de; herbir çekle ilgili olarak azami binbeşyüz güne kadar adli para cezası verilebilecektir. Binbeşyüz gün adli para cezası asgari hadden (20 TL) adli para cezasına dönüştürüldüğünde otuzbin TL adli para cezası verilebilecek, azami hadden (100 TL) adli para cezasına dönüştürüldüğünde yüzellibin TL adli para cezası verilebilecektir.
Miktarı fazla olan (30.000 TL fazla) çeklerde; hakim, her iki yasaya göre de hüküm kurmalı ve hangisi lehe ise o yasayı uygulamalıdır.
Not: Karşılıksız kalan kısmı 80.000 TL den fazla olan çeklerde mutlaka 3167 s. Yasanın 16. maddesi daha lehedir.

D- 3167 s. Yasanın 16/1-son cümlesine gore mükerrir olanlar;

Yeni Yasada mükerrirlere hapis cezası öngörülmediğinden yeni Çek Kanunu lehedir.

E- Vadeli çekin önceden ibrazı;

3167 s. Yasaya göre; yasada belirtilen sürede şikayet hakkının kullanılması kaydıyla çekin, üzerinde yazan keşide tarihinden önce bankaya ibrazı halinde karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmaktadır.
28.02.2009 tarihli R.Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 5838 s. Yasa ile 3167 s. Yasaya eklenen “GEÇİCİ 2. MADDE: “31/12/2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” Hükmü getirilmiştir.

Yeni Çek Kanununun Geçici 1. maddesinin 5. fıkrası ile 3167 s. Yasaya eklenen GEÇİCİ 2. maddeye benzer hüküm getirilmiştir. 5941 s. Yasa “GEÇİCİ MADDE 1/5.: “31.12.2011 tarihine kadar üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.”

Her iki Geçici Maddedeki düzenlemenin, tarihler dışında bire bir aynı olduğu görülmektedir.
3167 s. Yasanın “GEÇİCİ 2. maddesi, yasanın yürürlük tarihinden 31/12/2009 tarihine kadar uygulanacak, Yeni Çek Kanununun Geçici 1. maddesinin 5. fıkrası ise 31.12.2011 tarihine kadar uygulanacaktır. Her iki geçici madde de belirli süre uygulanacak, yeniden uzatılmazsa belirlenen sürenin sonunda madde ortadan kalkacaktır.

3167 s. Yasanın uygulamasında; çekin, üzerinde yazan keşide tarihinden önce muhataba ibraz edilmesi halinde, hamilin bu çekle ilgili hukuki haklarını kullanmasına engel teşkil etmediği ve T.T.K. na göre çekin üzerinde yazan keşide tarihinden önce ibrazın geçerli olduğu, 3167 s. Yasaya göre karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmasa da, T.T.K.nu, İ.İ.K. nu ve diğer kanunlara göre hamilin çekten doğan haklarını hukuki yönden takibinin mümkün olduğu görüşü kabul edilmiştir.
Ancak; 5941 s. Yasanın 3/8. maddesine göre çekin muhataba keşide tarihinden önce ibrazı halinde, çekle ilgili hukuki takip yapılabilmesinin önüne geçilmiştir.
Her iki geçici madde birlikte düşünüldüğünde, 28.02.2009 tarihinden itibaren 31.12.2011 tarihine kadar keşide edilen çeklerin üzerinde yazan keşide tarihinden önce ibraz
edilmesi halinde karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmayacaktır.

3167 s. Yasanın GEÇİCİ 2. MADDE’sinin 28.02.2009 tarihinden önce ibraz edilen çekler hakkında uygulanıp uygulanmayacağı, yani geçici 2. maddenin daha önce işlenen karşılıksız çek keşide etmek suçlarında uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Yargıtay 10. C.D. ilamı aşagıya alınmıştır.

“Yargıtay Yüksek 10. C. D. nin 17.09.2009 tarih ve Esas No : 2009/12591
Karar No : 2009/14476 sayılı ilamı:

Madde gerekçesinde ise, “Madde ile; belirli bir süreyle çekin, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz kabul edilerek ekonomik sıkıntılarla çeklerin zamanında ödenememesi sonucunda ticari hayatta karşılaşılan sorunlara ve mağduriyetlere çözüm üretilmesi amaçlanmaktadır.” açıklaması yapılmıştır.
Madde metninden ve gerekçeden de anlaşılacağı üzere; söz konusu hükümle, 28.02.2009-31.12.2009 tarihleri arasındaki belirli ve geçici sürede, yaşanmakta olan ekonomik kriz nedeniyle ortaya çıkan belirsizliğin ve
güvensizliğin bir sonucu olarak, ellerinde bulunan ileri tarihli çekleri vadesinden önce bankaya ibraz edenlerin önüne geçilip; piyasadaki para dolaşımının sürekliliğinin sağlanması ve ticari yaşamda ortaya çıkan sorunların, mağduriyetlerin bir ölçüde önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Bu düzenleme uyarınca, muhatap banka tarafından, 28.02.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında ibraz edilen ileri tarihli keşide edilmiş çekler için herhangi bir işlemin; dolayısıyla, karşılığı bulunmayan çekler yönünden de 3167 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddelerinde öngörülen işlemlerin yapılması olanaklı değildir. Böylelikle, Türk Ticaret Kanunu’nun 707. maddesi, belirtilen zaman aralığında uygulanamayacaktır.
Belirtilen düzenlemenin, 3167 sayılı Kanun’un 16. maddesinde öngörülen karşılıksız çek keşide etmek suçu yönünden değerlendirilmesi durumunda aşağıdaki sonuca varmak gerekir.
5838 sayılı Kanun’la 3167 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde hükmü, sadece 28.02.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında uygulanacağından; ileri tarihli düzenlenip de belirtilen tarihler arasında vadesinden önce bankaya ibraz edilen ve ibraz tarihi itibariyle karşılığı bulunmayan çekler yönünden, muhatap banka şubesince karşılıksız işlemi yapılamayacağından ve yapılsa bile bu işlem geçersiz olacağından, bu tarih itibariyle karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmayacak, ancak, keşide tarihinden itibaren işleyecek yasal ibraz süresi içerisinde ibraz edilip, karşılığının bulunmaması durumunda suçun oluşumu söz konusu olacaktır.
28.02.2009 tarihinden önce, üzerinde yazılı keşide tarihi gelmeden ibraz edilen ileri tarihli çekler hakkında ise, 3167 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin bu dönemde uygulanmaması nedeniyle, çekin bankaya ibrazı olanaklı olup, karşılıksız işlemi yapılması gerektiğinden; bu tarihten önce işlenen suçlara ilişkin kesinleşmiş mahkûmiyetler ile sürmekte olan davalar yönünden, sanık lehine düzenleme kabul edilerek 5237 sayılı TCK’ nın 7. maddesinin uygulanması olanaklı olmadığı gibi; 31.12.2009 tarihinden sonra, Türk Ticaret Kanunu’nun 707. maddesi uygulanmaya devam edeceğinden, karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşacaktır.
Bu açıklamalara göre somut olay incelendiğinde; “05.04.2006” tarihinde ileri tarihli olarak düzenlenen suça konu çekin, keşide tarihinden önce “10.03.2006” tarihinde ibraz edildiği ve bu tarihte karşılığının bulunmadığı; bu tarihin, 5838 sayılı Kanun’la 3167 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddenin uygulandığı döneme rastlamadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı olup; kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ADANA 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2009

tarihli ve 2009/201 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’ ın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA”

Bu ilamdan anlaşılacağı gibi; 3167 s. Yasanın geçici 2. maddesi geriye yürümeyecek ve 28.02.2009 tarihinden önce ibraz edilen çeklerde uygulanmayacaktır.

Geçici MADDE 1. 5. fıkrasında benzer hüküm bulunan 5941 s. Çek Kanunu nasıl uygulanacaktır?
Yeni Çek Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce üzerinde yazan keşide tarihi gelmeden ibraz edilen çekler hakkında uygulanacak mıdır?
Eğer, sadece yeni Çek Kanununun geçici 1/5. maddesinin dışında başka bir hüküm bulunmasaydı ilamdaki görüşe itibar etmek mümkün olurdu, ancak; yeni Çek Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında” denilmek suretiyle suçun oluşumunu çekin üzerinde yazan keşide tarihinden sonra ibraz edilmiş olması şartına bağlamıştır.
Bu nedenle; 5941 s. Yasa yürürlüğe girmeden önce üzerinde yazan keşide tarihi gelmeden ibraz edilen çeklerle iligili karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan soruşturma ve
koğuşturmaların 5237 s. TCK. nun 5. ve 7. maddeleri uyarınca ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Vadeli çeklerin önceden ibrazı halinde 5941 s. Çek Kanununun 5/1. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Vadeli çeklerin önceden ibrazı yeni Çek Kanununda suç olarak düzenlenmemiştir. Suç olmaktan çıkartılmıştır.

Önemli not: Karşılıksız çek keşide etmek suçlarında uyarlama yargılamaları duruşmalı yapılmalı, kısmi ödeme bulunup bulunmadığı, miktarı, tüzelkişi temsilcileri ve vekillerin çekin karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü olup olmadığı veya temsilcilik ya da vekillik görevlerinin devam edip etmediği vs. hususlar araştırılmalıdır.

5 – Çekin unsurları:
Çekin unsurları T.T.K. nun 692. maddesinde sayılmıştır.
Unsurlarından herhangi birinin bulunmaması halinde T.T.K. 693/1. maddesine göre; belge çek sayılmaz.
Ancak, 08.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 s. Yasa ile değişik 3167 s. Yasanın 3. maddesi ile 31.07.2003 tarihinden sonra keşide edilen çeklerde vergi kimlik numarası T.T.K. 692. maddesinde sayılan unsurlara ilave unsur olarak getirilmiştir.
31.07.2003 tarihinden sonra keşide edilen çeklerde vergi kimlik numarasının bulunmaması halinde 3167 s. Yasanın 16/1. maddesinde düzenlenen karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmamakta, ancak bu durum T.T.K. – İ.İ.K. vs. kanunlar yönünden alacaklının hukuki haklarını kullanmasına engel olmamaktaydı.
Yeni Çek Kanununun 2/7. fıkrasında; T.T.K. nun 692. maddesinde sayılan unsurlara ilave olarak çekin üzerinde bulunması gereken bilgiler sayılmış, ancak; 2/9. fıkrası ile “Türk Ticaret Kanunundaki unsurları taşıması kaydıyla, düzenlenen çekin bu maddede yer alan koşullara aykırı olması çekin geçerliliğini etkilemez.” Hükmü getirilmiştir.
Yeni Çek Kanunu yürürlüğe girinceye kadar keşide edilen çeklerde vergi kimlik numarası çekin unsuru olarak aranacak, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra keşide edilen çeklerde ise ne vergi kimlik numarası ne de 2/7. fıkrada sayılan diğer bilgilerin bulunmaması çekin geçerliliğini etkilemeyecektir. Çekin asli unsurları, TTK. nun 692. maddesinde sayılan unsurlardır.
3167 s. Yasa yönünden çekin geçerliliğini etkileyen vergi kimlik numarası yönünden 3167 s. Yasa lehedir.

6 – CMK. 195. Maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı :

08.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 s. Yasanın 16. maddesiyle 3167 s. Yasanın 16. maddesine eklenen 16/b. fıkrası ile; karşılıksız çek keşide etmek suçlarından yapılan yargılamalarda 1412 s. C.M.U.K. nun 225. maddesinin uygulanabileceği hükmü getirilmiş idi.
Bu hükme dayanarak C.M.U.K. 225. maddesi ve daha sonra yürürlüğe giren CMK. nun 195. maddesine göre ihtarlı davetname tebliğ edilmek suretiyle sanık gelmese bile duruşma yapılabilmekte ve sanığın yokluğunda hüküm kurulabilmekteydi.

Ancak; 3167 s. Yasanın 16/b. fıkrasındaki bu hükme benzer bir düzenlemeye 5941 s. çek kanunu yer verilmemiştir.

CMK. nun 195. maddesinin, yeni çek kanunu tasarısının 5/1. maddesinde düzenlenen karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçlarından açılan davalarda uygulanamayacaktır. Zira, CMK. nun 195. maddesi kısıtlayıcı bir hüküm içermektedir, güvenlik tedbirleri hakkında da uygulanacağı hususu madde metninde açıkça gösterilmemiştir.
Bu hüküm, usul hükmü olduğundan geçmişe uygulanamayacak, ancak; yeni Çek Kanunu yürürlüğe girdikten sonra Çek Kanununun 5/1. maddesine göre açılan davalarda CMK. 195. maddesinin uygulanamayacağını düşünüyorum.

5941 s. ÇEK KANUNU ve 3167 S.Y. 13/1. mad.
Çek karnelerini aide etmemek

3167 s. Yasanın 13/1. maddesinde; Banka tarafından yapılan ihtara rağmen çek defterlerini bankalara geri vermeyenler hakkında adli para cezası öngörülmekte idi. Yeni çek kanununun 5/6.fıkrasında;hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlü tutulmuş, ancak; çek karnelerini bankaya iade etmeyenler hakkında herhangi bir cezai yaptırım öngörülmemiştir.

Bu nedenle; TCK. nun 5. ve 7. maddelerine göre lehe yasa uygulaması gereği, yeni çek kanununda; çek defterlerini ilgili bankalara geri vermeyenler hakkında cezi yaptırım öngörülmediğinden ve bu yükümlülük yasada suç olarak düzenlenmediğinden, 3167 s. Yasanın 13/1. maddesi uyarınca açılmış bütün soruşturma ve koğuşturmaların düşürülmesi ve verilmiş mahkumiyet kararlarının da ortadan kaldırılması gerekmektedir.
16.12.2009

Tayyar Cem Eralp
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı

Sayın Eralp’e güncelbir konuyla ilgili bu kapsamlı bilgilendirmesi için teşekkür ediyorum. Benim de bu konuyla ilgili olarak aklıma takılan bazı hususlarla ilgili birtakım tespitlerimi buraya aktarmak istiyorum.

YENİ ÇEK KANUNU SEBEBİYLE KARŞILAŞILMASI MUHTEMEL SORUNLARDAN İLK ETAPTA DİKKATİMİ ÇEKENLER

1- CEZA SORUMLULUĞU BAKIMINDAN

3167 S.K.’un 16/1 maddesine göre; “Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar”
şeklindeki düzenlemeye göre çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri cezalandırılmaktaydı. Gerek gerçek kişilerin yetkili temsilcileri ve gerek tüzel kişilerin yetkili temsilcileri keşide ettikleri çeklerin karşılıksız çıkması halinde asıl menfaat sahibi olan çek hesabı sahibi ceza almazken hakkaniyete aykırı olarak görevleri gereği keşide ettikleri çeklerden dolayı sorumlu tutuluyorlardı. Yeni kanunun 5/1 maddesinin ilk cümlesine göre; “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur” düzenlemesini, 5/2,3 fıkraları ise ; “Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür.
(3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezaî sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.” düzenlemesini içermektedir. Yeni düzenlemeye göre karşılıksız çıkan çekten dolayı ceza sorumluluğu bizzat adına çek keşide edilen gerçek kişi hesap sahibi veya tüzel kişi adına çek keşide edilmesi durumunda , bu tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişilerdir. Böylece, bir şirkette muhasebeci veya müdür olarak çalışıp, görevi gereği çek keşide eden ve keşide ettiği çek karşılıksız çıktığı için hakkında ceza davası açılan, şirketin mali işlerinden, karından ve zararından sorumlu olmayan bu kişilerin ceza sorumluluğundan kurtarılması ceza adalet sistemi açısından olumlu bir gelişmedir.
Yeni düzenlemeyle bu adaletsizlik giderilmekle birlikte lehe kanunun belirlenmesi bakımından yeni kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki suçlar bakımından 5237 sayılı TCK’nun 7/2 maddesi uyarınca yapılacak lehe kanun değerlendirmesinde sorunla karşılaşılması ihtimali mevcuttur. Şöyle ki; önceki kanun döneminde işlenen suçlar bakımından tüzel kişiler adına düzenlenen çekleri keşide eden görevliler hakkında açılan davada bu kişilerin bu tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler olmadıklarının tespiti halinde haklarındaki ceza davalarında beraatlerine karar verilmesi gerekecektir. Bu durumda karşılıksız çıkan çekten dolayı kimin cezai sorumluluğu olacağı hususunu sorun oluşturacağı kanaatindeyim. Zira, yeni kanuna göre temsilcinin ceza sorumluluğu yokken eski kanuna göre de yeni kanunda kendilerine ceza sorumluluğu yüklenen tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişilerin ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu durumda karşılıksız çıkan bu gibi çekler hakkında cezai sorumluluk söz konusu olmayacaktır.
_____________________________________________________________________________________________
Sayın Eralp’in bu konudaki yorumumla ilgili düşüncelerini merakla bekliyorum.

16 Responses to “ÇekKanunuTartışılıyor”

  1. aykut Says:

    Sayın Ofluoğlu
    hala yanıt vermediniz?

  2. aykut Says:

    Sayın OFLUOĞLU,

    ekonomik krizden dolayı ödeyemedi,onlarda üzerine faiz ekledi.asıl alacak yüzmilyardı,faiz faiz eklediler… şişli 3. as. 2005/139 esas….

    Saygılarımla.

    burayı okuyunca lütfen silemisiniz siteden dosya numarasını..

  3. aykut Says:

    Şahsi cektir, adresinde bulunmadı,hatırladıgım kadarı TC kimlik numarası yoktu cekte..

  4. aykut Says:

    SAYIN OFLUOĞLU,

    Yarın size dosya numarasını yazarım.İstanbul Şişli adliyesinde
    bakarsanız sevinirim..

  5. aykut Says:

    SAYIN OFLUOĞLU;
    Babamın 2004 tarihinde verilen ceke ağır para cezası karşılığı 280 milyar,ya bu parayı devlete ödeyeceksin yada hapis cezası var,(yargılamadan haberimiz tebligat gönderilmeden karar verilmiş)
    biz bu parayı mümkün değil ödeyemeyiz,karşı ilede zaten anlaşılmaz.
    bu durumda ne yapmalı?bilgilendirirseniz sevinirim. avukat tutulması lazımsa tutalım.
    Saygılarımla.

    • rahmiofluoglu Says:

      Dosyanızı incelemeden bir görüş söyleyemeyiz. Ayrıca bu nasıl bir çektir? Şahıs ya da şirket mi? Bütün hikayeyi bilmemiz gerekiyor.

  6. aykut Says:

    Sayın ofluoğlu,eski 2004 yılında verilen karşılıksız cekten yatan lara
    af yok değilmi.
    Aydınlatırsanız sevinirim.

  7. Adem Arslan Says:

    CEZANIN MİKTARININ BELİRLENMESİ BAKIMINDAN

    3167 S.K.’un 16/1 maddesine göre; “Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu su çtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.” şeklindeki düzenlemeye göre çek bedeli kadar adli para cezası ile cezalandırma yapılmaktaydı. Yeni kanunun 5/1 maddesinin ilk cümlesine göre; “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.” düzenlemesi getirilmiştir. Eski kanuna göre cezanın miktarının belirlenmesinde hakime taktir hakkı tanınmıyordu. Çek üzerinde yazılan miktar neyse o kadar adli para cezası verilmesi isteniliyordu. Sadece bir üst sınır belirlenmişti. Yeni kanunda verilecek cezanın miktarının ne kadar olacağının taktiri büyük oranda hakime bırakılmış, sadece çek üzerinde yazılı miktardan az olamayacağı öngörülmüştür. Bu durumda hakim 10.000 TL bedelli bir karşılıksız çek için 10.000 TL’yi oluşturacak bir gün para cezası belirleyecektir. Bunun için de, 5237 sayılı TCK’nun 52/2 maddesine göre; “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” 500 gün adli para cezası belirleyip bunu günlüğü 20 TL’den 10.000 TL adli para cezasına çevirebileceği gibi, 100 gün adli para cezası belirleyip bunu günlüğü 100 TL’den 10.000 TL adli para cezasına çevirebilir. Sonuç olarak belirlenen cezanın miktarı aynı olmakla birlikte cezanın belirlendiği temel gün miktarı farklıdır. Bu durumda adli para cezası ödenmediği taktirde 5275 S.K.’un geçici 1. maddesine göre günlüğü 100 TL’den paraya çevrilmesi halinde bir sorun olmamakla birlikte, (her iki ceza da 100 gün hapis cezasına çevrilecektir) bu maddenin uygulanmayıp 5275 S.K.’un 106/3 fıkrası uyarınca “Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir” düzenlemesine göre 500 gün adli para cezasından çevrilen 10.000 TL’yi ödemeyen hükümlünün cezası 500 gün hapse, 100 gün adli para cezasından çevrilen 10.000 TL’yi ödemeyen hükümlünün cezası 100 gün hapse çevrilecek olup bu durumda açıkça bir adaletsizlik doğacaktır.

    3- TAAHHÜTNAME BAKIMINDAN

    Taahhütnamenin içeriğinin nasıl olacağı hususu net olmayıp ticari işlerde uygulanan faiz hesabının başlangıçta dilekçe verilirken yapılıp miktarın ödenip ödenmediği ona göre mi denetleneceği hususu açıklığa kavuşturulmamış. Zira, kanun yayınlandığında hemen dilekçe verilmesi söz konusu olursa hesaplama işlemini kim nasıl yapacak belli değil.

    Bütün uygulayıcılara şimdiden kolaylklar ve sabırlar diliyorum

  8. mehmet Says:

    sayyın ofluoğlu birşey danışacaktım babam çek suçundan dolayı içeride bulunuyordu ancak kanun gelince çıkmayı planlarken bu sefer sulh cezaları gelmeye başladı bazı kişiler serbest kalırken acaba babam neden hala içeride birde kimi insanlar sulh cezalarının kalktığını söylüyor acaba doğrumu

  9. mtn Says:

    Sn. Rahmi Ofluoğlu,

    *
    CMK. nun 195. maddesinin, yeni çek kanunu tasarısının 5/1. maddesinde düzenlenen karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçlarından açılan davalarda uygulanamayacaktır. Zira, CMK. nun 195. maddesi kısıtlayıcı bir hüküm içermektedir, güvenlik tedbirleri hakkında da uygulanacağı hususu madde metninde açıkça gösterilmemiştir.
    Bu hüküm, usul hükmü olduğundan geçmişe uygulanamayacak, ancak; yeni Çek Kanunu yürürlüğe girdikten sonra Çek Kanununun 5/1. maddesine göre açılan davalarda CMK. 195. maddesinin uygulanamayacağını düşünüyorum.
    *
    Bu konuda sizin yorumunuzu merak ediyorum.
    Bu madde bence çok önemli. Biliyorsunuz 3167’ye göre davaların en az %30’u hiç savunma hakkı kullanılmadan gıyaben verilmiş cezalara sahiptir.
    Savunma hakkının kullanılamamış olması A.İ.H.S.’ne aykırı bir durum doğurmuyormuydu?

    • rahmiofluoglu Says:

      5941 s. Yasanın 5/1-4. maddelerinde; ya, “adli para cezası ile birlikte çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına” hükmedilmekte ya da sadece tedbir mahiyetinde olan “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına” hükmedilmektedir.
      CMK. nun 195. maddesinde ise; “Suç, yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir.” Hükmünü içermektedir.
      Bu madde kısıtlayıcı bir maddedir. CMK. nun 195. maddesinin uygulanabilmesi için, ya yalnız adli para cezası veya yalnız müsadereye ya da adli para cezası ile birlikte müsadereye hükmedilmesi gerekmektedir.

      Koruyucu veya Güvenlik tedbirleri bu madde (CMK.195) kapsamına girmemektedir.

      Karşılıksız çek keşide etmek suçlarında; 3167 s. Yasanın 16/b. fıkrasında özel hüküm bulunduğu için CMK. 195. maddesi uygulanmaktaydı. 3167 s. Yasanın 16/b fıkrasında özel hüküm bulunmasaydı CMK. 195. maddesi karşılıksız çek keşide etmek suçlarında uygulanamazdı. 4814 s. Yasanın yürürlüğe girmesinden önce yani 08.03.2003 tarihinden önce 1412 s. CMUK. 225. maddesi uygulanmamaktaydı.

      5941 s. Çek Kanununda; 3167 s. Yasanın 16/b. fıkrasındaki hükme benzer bir hükme yer verilmemiştir.
      Saygılarımla….

  10. mehmet Says:

    Sayın Ofluoğlu,Gerçek kişi olarak eşim adına vekaleten çeklerin hepsinde benim imzam var..2005-2006 yıllarında işlerimiz bozulunca avukatımız para veremediğim için işlerimizle ilgilenmedi.Hem eşim hemde benim için hapis cezaları çıktı..yeni yasaya göre ben cezadan muaf eski yasaya görede eşim cezadan muaf..anladığım doğrumu??aydınlatırsanız sevinirim.


mtn için bir cevap yazın Cevabı iptal et

%d blogcu bunu beğendi: