Çek Kanunu ve Lehe Olan Maddeler

Arkadaşlarım, yeni çek kanununda bir çok madde değişti ve karşılıksız çek ile ilgili haklarında dava açılmış arkadaşlarımızda bu yeni çek kanunun lehe olabilecek düzenlemeleriyle ilgili ve savcılara verilecek taahhütnamenin şekil ve içerik olarak neler olabileceğini merak ediyor, Çek Kanunu yüzeysel olarak incelediğimizde şu hususlar dikkat çekiyor.

Burada en önemli ve ayırt edici düzenlemeler çekte vade ve faillerle ilgili olanlardır.

1- Çekte vade
5941 s. Çek Kanunu 5/1.fıkrası; Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, bin beş yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder.

-Yeni Çek Kanununun eski yasadan ayrıldığı en önemli hususlardan biri; İleri tarihli (vadeli) çeklerin, üzerinde yazan keşide tarihinden önce ibrazı halinde karşılıksız çek keşide etmek suçunun oluşmayacağı hususudur. Bu husus, çekin T.T.K., İ.İ.K. ve Kanunlara göre çekin geçerliğini etkilememekte, sadece Çek Kanununa göre hamile şikayet hakkı vermemektedir.

Bu nedenle; Yeni Çek Kanunu yürürlüğe girmeden önce üzerinde yazılı keşide tarihi gelmeden ibraz edilen çeklerle ilgili karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan soruşturma ve kovuşturmaların 5237 s. TCK. nün 5. ve 7. maddeleri uyarınca ortadan kaldırılması gerekmektedir.Vadeli çeklerin önceden ibrazı halinde 5941 s. Çek Kanunu 5/1. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Vadeli çeklerin önceden ibrazı yeni Çek Kanununda suç olarak düzenlenmemiştir. Suç olmaktan çıkartılmıştır.

2 – Suçun faili:
Eski Yasaya göre: Karşılıksız çek keşide eden gerçek kişi, Lehine çek keşide edilen gerçek veya tüzelkişi,Suçun failidir.
Karşılıksız çek keşide eden gerçek veya tüzelkişi temsilcisi veya vekilinin, çekin ibraz edildiği tarihte çek keşide etme yetkisi sona ermiş, ya da şirketteki hisselerini devretmek suretiyle şirket yönetiminden ayrılmış olsa bile cezai sorumluluğu devam etmektedir. Karşılıksız çek keşide etmek suçundan fail olanlar hakkında  çek bedeli kadar adli para cezası ve çek hesabı açma yasağı tedbirine hükmedilir.
Yeni Çek Kanununa göre;
a- Çeki keşide eden veya adına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi bu suçun failidir.
Çeki keşide eden veya adına vekil veya temsilcisi tarafından çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında adli para cezasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedilecektir. 
b- Hesap sahibi gerçek kişi adına çek keşide eden vekil ve temsilci de bu suçun failidir.
Ancak bu kişiler hakkında adli para cezasına hükmedilemez, 5. maddenin 4. fıkrasına göre sadece koruma ya da güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilebilir.
Yeni Çek Kanununun 5. maddesinin 4. fıkrasına göre;
Çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla yükümlü olmadığı halde karşılıksız çek düzenleyen, 
a- Gerçek kişi, (hesap sahibi gerçek veya tüzelkişinin temsilcileri veya vekilleri) Adına karşılıksız çek düzenlenen tüzelkişi,
Hakkında sadece tedbire hükmedilecektir. (çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı)
Yeni Çek Kanununun 5/3. fıkrası; hesap sahibi gerçek kişi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Ancak hesap sahibi gerçek kişi adına vekili veya temsilcisi çek keşide etmişse hesap sahibi hukuki ve cezai yönden sorumludur. (5/3- son cümle) Gerçek kişi adına çek keşide eden vekil veya temsilci hakkında adli para cezasına hükmedilmeyecek, sadece tedbir kararı verilecektir. 
b- Adına çek keşide edilen tüzelkişi(şirketler) Cezai yönden sorumlu değildir, ancak; hakkında 5/4. maddeye göre çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmolunur. 
c- Tüzelkişi adına çek keşide eden tüzelkişi temsilcisi veya vekili,
– Aynı zamanda tüzelkişi adına çek bedelini bankada bulundurmakla yükümlü ise; hakkında hem adli para cezası hem de tedbir kararı verilir.
– Çekin bankaya ibraz edildiği tarihte tüzelkişi adına çek bedelini bankada bulundurmakla yükümlü değilse ya da tüzelkişi ortaklığından veya yönetiminden ayrılmış ise cezai yönden sorumlu tutulamaz sadece hakkında tedbir kararı verilir çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilir..

3- Kısmi Ödeme
Eski Yasada kısmi ödeme nedeniyle çek bedelinden daha az adli para cezasına hükmedilmesi söz konusu olmadığı halde yeni Çek Kanununda kısmi ödeme nedeniyle çekin karşılıksız kalan kısmı kadar yani çek bedelinden daha az bir miktar adli para cezasına hükmedilebilecektir. ( hüküm verilinceye kadar çeke ilişkin olarak keşideci tarafından hamile yapılan ödemeler de adli para cezasının tayininde göz önüne alınmalıdır.) uyarlama yargılaması yapılacak..

4- Şikayet hakkı
Şikayet hakkı çeki elinde bulunduran hamile aittir. (5/1. m.)
Hamil; emrine çek keşide edilmek veya çekin arkasında ciro silsilesine uygun cirosu bulunmak veya çeki bankaya ibraz etmek suretiyle haklı olarak çekin hamili olduğunu kanıtlamalıdır.

5- Sanık Yokluğunda karar verilmesi
08.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 s. Yasanın 16. maddesiyle 3167 s. Yasanın 16. maddesine eklenen 16/b. fıkrası ile; karşılıksız çek keşide etmek suçlarından yapılan yargılamalarda 1412 s. C.M.U.K. nün 225. maddesinin uygulanabileceği hükmü getirilmiş idi.  Bu hükme dayanarak C.M.U.K. 225. maddesi ve daha sonra yürürlüğe giren CMK. nün 195. maddesine göre ihtarla davetname tebliğ edilmek suretiyle sanık gelmese bile duruşma yapılabilmekte ve sanığın yokluğunda hüküm kurulabilmekteydi. Ancak; 3167 s. Yasanın 16/b. fıkrasındaki bu hükme benzer bir düzenlemeye 5941 s. çek kanunu yer verilmemiştir. Fakat CMK. nün 195. maddesi kısıtlayıcı bir hüküm içermektedir bu nedenle geçmişe yürüyüp yürümeyeceği konusu !! Duruşmalara katılmadan cezası kesinleşmiş olan karşılıksız çek davaları yenilenir diye düşünüyorum..

6- Çek karnelerini iade etmemek
3167 s. Yasanın 13/1. maddesinde; Banka tarafından yapılan ihtara rağmen çek defterlerini bankalara geri vermeyenler hakkında adli para cezası öngörülmekte idi. Yeni çek kanununun 5/6.fıkrasında;hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlü tutulmuş, ancak çek karnelerini bankaya iade etmeyenler hakkında herhangi bir cezai yaptırım öngörülmemiştir.
Bu nedenle; TCK. nün 5. ve 7. maddelerine göre lehe yasa uygulaması gereği, yeni çek kanununda çek defterlerini ilgili bankalara geri vermeyenler hakkında cezai yaptırım öngörülmediğinden ve bu yükümlülük yasada suç olarak düzenlenmediği için 3167 s. Yasanın 13/1. maddesi uyarınca açılmış bütün soruşturma ve kovuşturmaların düşürülmesi ve verilmiş mahkumiyet kararlarının da ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Şimdilik göze ilk çarpanlar bunlar

Savcılıklara ve Mahkemelere verilecek olan Taahhütnameler ile ilgili olarak
1.4.2010 tarihine kadar kimse alacaklıyla anlaşmayacak çünkü parayı ödese zaten şikayetten vazgeçiyorlar elini tutan yok. O yüzden kesinleşmiş mahkumiyet kararlarında şöyle bir taahhüt verilecek ben borcun 1/3 ünü 11 ay 29 gün sonra kalanını da 11 ay 29 gün sonra olmak üzere 2 taksitte ödeyeceğim bu taahhüt verildiğinde davalar duracak, infazlar duracak, hapistekiler dışarı çıkarılacak. 11 ay 29 gün sonra ne olacak?  1/b maddesindeki tek taraflı, anlaşmaya tabi olmayan taahhüdüne uyup uymadığını kim kontrol edecek? Her defasında alacaklı(veya şikayetçiyi) bir şekilde savcı bulup soracak:) Mağdur ödemeyi taahhüt ettiği bu parayı Kime? Nerede? Nasıl? verecek, alacaklıyı bulamazsa veya alacaklı ödemeyi kabul etmezse(kısmi ödemeyi kabul etmek zorunda da bırakılamaz) hakime veya savcıya mı verecek:)

Kanun metninden anladığım kadarıyla infaz aşamasındaki dosyalarda taahhütname Cumhuriyet Başsavcılığı’na da verilebileceğinden ve kanun metninde hükmün infazının ertelenmesi de düzenlendiğinden 5275 sayılı Kanunun 17.maddesi gereğince infaz taahhütnameyi alan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da ertelenebilir. Ayrıca mahkemeden infazın durdurulmasını talep etmek gerekmez..

Ayrıca 1.bentte getirilen 1.11.2009 tarihten sonra, ancak, yasanın yürürlük tarihinden önce veya daha da ileri gidelim sonra mahkumiyetleri kesinleşen çek mağdurları nın suçu nedir?(Ancak başları keldir) Bu mağdurlar yasanın eşitlik kuralına aykırı bu hükmünün kendilerine de uygulanmasını isteyerek Anayasa Mahkemesine başvurabilirler. Çünkü 3167 sayılı yasa döneminde çek keşide etmişlerdir..

:)

(Bu makale çek mağdurlarına ait özgün bir içeriktir, Alıntılar, link adresi verilme şartına bağlıdır.)

http://www.cekmagdurlari.com/2009/12/cek-kanunu-ve-lehe-olan-maddeler.html

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: