YARGITAY HABERİ ÇELİŞKİLİ

Oya Armutçu’nun bugün Hurriyet gazetesinde çıkan haberi çelişkilerle dolu. Haberde bütün dosyaların bozulmadığı söyleniyor, ancak haberin içerisine girip, Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül’ün açıklamalarını dikkatle okuduğumuzda durumun farklı olduğunu görüyoruz.

DAİRE ÜÇ NEDENLE DOSYALARI BOZUYOR

  • Çekin yasal unsurlarında eksiklik varsa,
  • Taahhüt verilmişse
  • 5941 sayılı Yeni Çek Yasası gereğince

Sonuç bütün dosyalar bozuluyor, yani daire hiçbir şekilde onama kararı vermiyor. Yasal unsurlarda eksiklik veya TAAHHÜT dışındaki genel bozma nedeni ise şöyle:

Yasa bozması nasıl oluyorYARGITAY’ın, diğer örnek bozma kararı ise şöyle: “Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanığa 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çek Kanunu’nu yürürlükten kaldırılmış dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan 5237 sayılı TCK’nın 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.YARIN YARGITAYDAYIZ, DAHA GENİŞ HABERLERİ YARIN AKŞAMDAN İTİBAREN VERECEĞİZ. DENSİZLERE RAĞMEN YOLA DEVAM….
 

3 Responses to “YARGITAY HABERİ ÇELİŞKİLİ”

  1. su Says:

    çek mağdurları sitesinde,
    millet ev derdine düşmüş .evi gidiyormuş ,niye gidiyorsa sanki ticaret yapmış. yalan yalan yalanlar………..

  2. ayhan/ağrı Says:

    evet gerçekten vay halimize . 16 saniyade dosya inceleniyor ve ekonomik kaygıların verdiği endişe ile karar veriliyor.insan için özgürlüğünden daha önemli bir şey düşünemiyorum ve bunun 16 saniyede sonuçlanmasına aklım ermiyor…………………………nerde adil yargılanma hakkı?hani adalet mülkün temeliydi ?…………….

  3. mtn Says:

    Sn. Rahmi Ofluoğlu,

    Sn. Oya Armutçu’nun Hürriyet Gazetesi’nde yaptığı haber eğer doğru ise çok vahim bir durum söz konusudur. Bu konuda size ve Kosiad’a çok önemli görevler düşmektedir. Bu haberle ilgili benim şahsi yorumum şöyle;
    Yargıtay’ın 3167 ve 5941 sayılı yasalarla ilgili görüşü çok vahim bir duruma gelmiştir. Yargıtay asli misyonunu (hukuk) bir kenara bırakmış ve ekonomik söylemlere kulak vererek ekonomik bir misyon üstlenmiştir. Bu durumda Nasrettin Hocanın hikayesindeki gibi “Şu dağın arkasınıda göreyim, ordada yoksa o zaman bendeki feryadı görün” söyleminde olmamız gerektiği kanaatindeyim.

    Şöyleki;
    1.) Haberde sayılan yedi kriter arasında “sebebiyet veren” ifadesi yoktur. Halbuki AKP kurmayları ve Yasanın hazırlanmasında görev alan Bilim Kurulundaki bilim adamları bu ifade ile çek kanununa yeni bir ruh kattıklarını hem meclis çatısı altında hemde panellerde ifade etmişlerdir.Kanunun gerekçesindede bu konu açık ifadelerle belirtilmiştir.
    2.) Sayılan yedi kriterin, altı tanesi şekil kriteridir.Sadece beşinci sırada belirtilen kriter; ” 5- Savunmanın alınıp alınmadığı, usülüne uygun davetiye tebliğ edilmiş mi.” usul kiteridir. Bu kriterde de benim anladığım “usülüne uygun davetiye tebliğ edilmiş” ise 3167 mantığının devam edeceğinin ifade edildiğidir.
    3.) ” Üye arkadaşlarımın hepsi özveri gösteriyor ve iki kat fazla çalışıyor. Çok yoruluyoruz. Bu süreçte günde 2 bin 700 karar imzalamaya başladım. Vicdanımız rahat adaletin gereğini yerine getiriyoruz.” Paragrafı vicdan muhasebesi yaptıklarının ve ekonomik kaygıların ağır bastığının ifadesidir. Paragraftaki bir diğer ifade ise günde 2700 dosyaya bakıldığıdır. Günde sekiz saat değil oniki saat çalıştıklarını(özveri) varsayalım. Kaba bir matematik hesabı ile dosya başına onaltı saniye evet tam tamına onaltı saniye zaman ayrıldığını görürüz.
    4.) ” Sanığın hakim tarafından havale edilen dilekesinde suç konusu çekten dolayı ödemesi gereken miktarı gösterilen vadelerde şikayetçiye ödeyeceğini belirterek, taahhütnameyi ekinde sunmuş olması nedeniyle 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak, aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici 2. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına.” Paragrafı da (hukukçu değilim ama)hukuken yanlış, çünkü geçici 2. madde bozmayı gerektirmiyor, sadece taahhüt süresi kadar ertelemeyi sağlıyor.
    5.)Hukuktan beklenen; “Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanığa 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çek Kanunu’nu yürürlükten kaldırılmış dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan 5237 sayılı TCK’nın 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.” paragrafında ifade edilen bozma yöntemidir. Böylece uyarlama yargılamaları gerektiği gibi yapılacak yeni yasanın sağladığı kısmi iyileştirmelerden faydalanabilmemiz açısından yeni delilleri sunmamıza imkan sağlanmış olacak ve savunma yapabilmemiz mümkün olacaktır.

    Tüm bunların sonucunda bu haberin doğru olamayacağına inanıyorum yada inanmak istiyorum. Bu haber belli çevrelerin baskısı ile hazırlanmış ve Yargıtayı etki altına almak amacındadır diye düşünüyorum.

    Bu yüzden haberin doğruluğunu araştıralım, eğer doğru ise vay halimize….


su için bir cevap yazın Cevabı iptal et

%d blogcu bunu beğendi: