Mektup 1

Fwd: kul hakkımı yoksa devlet hakkımı.‏
Kimden: Çevrimdışı ……………………………………
  Bu göndereni tanımıyor olabilirsiniz.Güvenli olarak işaretle|Gereksiz olarak işaretle
Gönderme tarihi: 28 Ekim 2009 Çarşamba 21:34:27
Kime: rahmi68@hotmail.com
rahmi bey.
mail i derneğe gönderecektim ama birtürlü yazışma bölümüne becerip ekleyemedim.
av.deniz hanımla görüşünce size göndermeyi uygun buldum.ben derneğe zt rumuzu ile yazıyorum.siz lütfen hikayemi yayınlayın ama ismim sizde kalsın.
ben hikayemi prof.hayrettin karamana yazdım yenişafak-zaman da yazıyor islami kesimin en ünlü hocalarındandır.
saygılar
———- Yönlendirilmiş ileti ———-
Kimden: ……………………………
Tarih: 28 Ekim 2009 21:08
Konu: kul hakkımı yoksa devlet hakkımı.
Kime: hkaraman@yenisafak.com.tr
Hocam Saygılar Sunuyorum.
Ben iki çocuklu bir aile babasıyım,büyük zorluklarla bitirdiğim akademiden sonra çeşitli şirketlerde yöneticilik de dahil birçok işte çalıştım.iki yıl kadarda yurt dışında kaldım.sonra tüm birikimleri üst-üste koyup(maddi-manevi)bir şirket kurdum ve ihracat yapmaya başladım.
Yıllarca bu ülkenin tarım ürünlerini çeşitli avrupa ülkelerine ihraç ederek,memleketimize ciddi miktarlarda döviz getirdim.Sonra
siyasette yeni dönem başladı,piyasalara güven geldi,istikrarlı bir çalışma ortamı kuruldu.
Böyle olunca döviz yükselmiyor,enflasyon hergün birazdaha düşüyor ve piyasaya güven hergün biraz daha artıyor, dövizde düşmeye devam ediyordu.Milletimizin yıllardır belini büken enflasyon gün geçtikçe azalıyor, insanımızın refahı gün geçtikçe yükseliyor buda herkesi çok mutlu ediyordu.
Bu durum bizim gibi ihracat yapanları çok olumsuz etkiliyor ;
Ancak ithalat yapanları,Bankaları,Sıcak para getiren (yerli-yabancı)Yatırımcılara altın çağını yaşatıyordu.
İhracatçıları olumsuz etkileyen tabiki istikrar değildi,Sıcak para idi.Sıcak para ülkemize akıyor ,döviz hergün biraz daha bollaşıyor,dövize talep hergün biraz daha azalıyor,buda dövizi aşağı çekmeğe yetiyordu.
Bizler her platformda bu durum devam edemez,bu durumda ihracatçı yaşayamaz dedikçe;
Koca koca iktisatçılar televizyonlara çıkıp”ne diye şikayet ediyorsunuz,tamam döviz düşüyor ama sizde üretimde kullandığınız ara mallarını ucuza ithal ediyorsunuz” diyorlardı.
Oysa bizler bu memleketin Domatesini-Biberini-Elmasını-Armutunu satıyorduk bizim ara malı ithalatımız yoktuki.
Gerçektende; Ara malı kullanan ihracatçılar, ciddi miktarlarda ithalat yapmaya başlamış,tüm hammadde-yarı mamül ihtiyaçlarını ÇİN den karşılamaya başlamış ve ihracat rakamlarımızda alabildiğine yükselmişti.
Ama TL dış piyasalarda çok değerlenmiş ve değerlenmeye devam ediyor, böyle oluncada yerli malı ihracatçıları olan bizler gün geçtikçe dış piyasalarda fiyat tutturamaz,rekabet edemez duruma geliyorduk.Artık küçük ihracatçılar,yerlimalı hammadde kullananlar ve bizim gibi bu ülkenin tarım ürünlerini ihrac edenler birer-birer kapanıyor “giden-gider kalan sağlar benimdir”prensibi işliyordu.
Dış ticaretten sorumlu bakanımız Kürşat Tüzmen her platformda ihracatçının zorda olduğunu,ihracatın-ithalatı karşılama oranının hergün düştüğü bu durumun devam edilemez olduğunu anlatıyordu.TİM yön.kur.başk.Oğuz Satıcı bir toplantıda merk.bank.başk.na bu durumu izah etmeye çalışıyor “faizleri indirin yoksa dövizin inişi durmaz,ihracatçı buna dayanamaz “diyor.fakat merk.bank.başkanından herkesin içinde azar işitiyordu.
Dövizin düşüşü bizim dışımızda herkesin işine yarıyordu,durduk yerde ülkenin dış borçları azalıyor,yine durduk yerde kişi başına GSMH yükseliyor ülke sınıf atlıyordu hiç bir şey yapmadan durmak yeterliydi.Çünkü döviz düşüyor onun düşüşü herşeyi olumlu yönde tetikliyordu.
İşte bu dönemde birçok ihracat şirketi kapandı yada müthiş bir darboğaza girdi.kredilerini ödeyemez duruma geldi.
Ama esas yıkım birkaç ay sonraki yalancı baharda geldi.
2005/Mart ayında birden döviz yükselmeye başladı.Euro 2,00 liraya kadar yükseldi bizim için çalışabilecek dereceye gelmiş,avrupaya rahat fiyat tutturmuştuk.Mart – Nisan aylarında ciddi miktar diyebileceğimiz bir oranda domates ihracatı yaptık.
Çok mutluyduk çünkü kısa zamanda 1000 tona yakın ihracat yapmış,yaklaşık 1 milyon euro civarında satış gerçekleştirmiştik.
Artık geçmiş dönem sıkıntılarını giderebilirdik.Ama ne olduysa bundan sonra oldu daha paralarımız dönmeye başlamadan döviz tekrar düşmeye başladı ,okadar  kısa zamanda düştüki ne olduğunu bile anlayamadan 1,50 tl.nin altına indi .Bu dalgalanma bizi 500 milyardan fazla kur zararı ile karşı-karşıya getirdi.
İşte bugünden sonra zor günler başladı çeklerimizi ödemekte gerçekten zolanıyorduk.Bu günlerde yurtdışındaki yabancı ortağımızın sıkıntıya düşmeside durumumuzu iyice zorlaştırdı.Bu dönemde o da normal ödemelerini vaktinde yapamıyordu.Artık çeklerimiz yazılıyordu,bu durum artık bu piyasada çalışamamamız demekti.
Bizim için yeni bir dönem başlamıştı ödeme yapıyorduk çalışamıyor sadece ödüyorduk neredeyse tüm borçları ödemiştik.Sadece bir şirket hariç o şirket bizim en büyük malzeme aldığımız şirketti ve bizde onun en büyük müşterilerinden biriydik.Onlara durumumuzu anlatıp yeni bir yapılandırma istedik bu anda borcumuz 140.000.-tl idi.Onlarda durumumuzu anlayışla karşılamışlardı.
Yurtdışı alacaklarımız geldikçe ödeme yapacaktık.Ama öyle olmadı biz görüşme yaparken avukatları çoktan dava açmıştı bile.
Sonra biz 50.000.-tl daha ödedik.ancak borcun geriye kalanını ödeyemedik.Avukat alacaklı olduğumuz her yere başvuruyor bizi kitliyor,bizde bütün kalbimizle ödemek istediğimiz bu yükten bir türlü kurtulamıyorduk.Artık dışarıdan hiç kimse borcunu ödemiyor,bende yurtdışı yasağı geldiği için gidemiyordum.Ortağımız bile tefonlara çıkmıyor artık yangın sadece bizde yanıyordu.
 
Saygıdeğer hocam bu hikayeyi size niçin anlattığıma gelince;
Mahşerde şehitlerin bile” kul haklarından kurtulmadan kendi makamlarına geçemiyeceği” o günde kul hakkından en çok korkanlardanım.
Şimdi yukarda anlattığım o şirkete olan 90.000.-tl lik ödenmemiş çekim dolayısıyla devlet bana 1095 gün hapis cezası verdi.Şimdi hocam ben üç yıl hapis yatarsam kul haklarından kutulacakmıyım.Benim gibi sayıları 700 000 kişiyi bulan esnaf, ticaret erbabı,sanayici her ne denle olursa muflis durumuna düşmüş olanlar (dolandırıcılar hariç) borçları nedeniyle 100 tl/ gün yatmak suretiyle kul hakkından kurtulabileceklermi.(200.000.-liralık müflis 6 sene)
 Bu duruma düşmüş ve devlet başkanının emriyle hapis yatan kişilerin ailelerinin geçimini temin etmek,okuyan yada okuyamayıp okulunu bırakan çocuklarının iaşelerini temin etmek kimin omuzlarında.
Muhterem hocam iki kelime ile de olsa cevabınızı bekliyorum.
Saygılarımla.
…………………………….

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: