Yargı Adalet Adına Mı Hareket Ediyor?

————————————————————————–

eKitap İlk Sayfa eKitap İçindekiler

.
Yargı Adalet Adına Mı Hareket Ediyor?
.

Anayasa Mahkemesi

Prof. Dr. Hayri Domaniç, 2003 yılında Anayasa Mahkemesinin 3167 sayılı kanunun iptali istemi ile açılan davayı ret etmesi üzerine mahkemeyi ağır şekilde eleştirmişti. Kimse üzerine almadı bu sözleri. Herkes yoluna devam etti. Aradan 6 yıl geçti, bu kez aynı yasanın daha ağır cezaları içeren yeni bir versiyonu meclis gündeminde.

Anayasa Mahkemesi, başvuru üzerine 3167 Sayılı Çek Kanunu’nu, “Hak Arama Hürriyeti” Başlıklı Anayasa’nın 36. Maddesi’ndeki Adil Yargılanma Hakkı çerçevesinde değerlendirmelidir.

3167 Sayılı Çek Kanunu, hem esas olarak sanığa savunma hakkı verme zorunluluğu getirmemesinden ve hem de tebligata ilişkin şekilsel sebeplerden, Anayasanın 36. Maddesinde ele alınan Adil Yargılanma hakkını ihlal etmektedir. 3167 sayılı kanun, Anayasanın 36. Maddesine aykırıdır.

Anayasa Mahkemesi, başvuru üzerine 3167 Sayılı Çek Kanunu’nu, “Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar” Başlıklı Anayasa 38. Madde çerçevesinde yeniden değerlendirmelidir. 38. Madde, “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.” demektedir. Daha önce bu konuda başvurular yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından ret edilmiştir. 10 yıl beklemeden tekrar aynı kanun maddesi için başvurulamaz hükmü vardır ancak Anayasa Mahkemesine yapılan başvurudan sonra kanun maddelerinin fıkralarında değişiklik olduğu durumlarda Mahkeme davayı yeniden görebilmektedir.

Hükümetin ve meclisin 3167’yi değiştirmesi gündemdedir. 3167 değiştirilip de, tekrar çağdaş hukuka uymayan bir yasa getirilirse, Anayasa Mahkemesi’ne gidilebilecektir.

Yargıtay

3167 Sayılı Çek Hamillerini Koruma Kanunu artık yürürlükte değildir. 5252 Sayılı yasa ile 31.12.2008 tarihine kadar ceza içeren maddeleri olan özel kanunların, Türk Ceza Kanunu ile uyumsuz olması durumunda hükümlerinin geçerli olması 1.1.2009’dan itibaren yürürlükten kalktı.

Bu durumda, 3167 Sayılı Çek Kanunu, Türk Ceza Kanunu’nun 5. Maddesi’nde söylendiği gibi “TCK’nun Genel Hükümleri ceza içeren kanunlara da uygulanır” hükmü gereğince, TCK’nun Suçun oluşması için Kast gerektiğini hükmeden 21. Maddesi ile uyumsuzdur. Ayrıca 3167, TCK’nun “Adli Para Cezası” başlıklı 52. Maddesinin hükmettiği gibi tam gün esası ile ceza vermediğinden 52/1 ve “kararda, verilen cezanın tam gün sayısı ve her gün için takdir edilen miktarının ayrı ayrı gösterilmesi” hükmünü veren 52/3 maddeleri ile de çelişki içindedir.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer’e göre, çek kanununun uygulama dayanağı kalmamıştır.

Bu koşullar altında Yargıtay’ın görevini yaparak kast aramadan karşılıksız çek keşide etmeye ceza veren mahkemeleri onamayı durdurması gerekmektedir.

Asliye Ceza Mahkemeleri

Asliye Ceza Mahkemeleri, Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk’un terimi ile İçtihat Tapınmacılığı’nı bırakıp kast olmadan karşılıksız çek keşide etmeye ceza vermeyi durdurmalıdırlar.

Sami Selçuk’un da söylediği gibi “Yargıcı özgürleştirmezseniz bu içtihat fetişizmi doğurur. Avukatlar sürekli eski Yargıtay kararlarının peşindeler. Tabi hukuk böylece kendini tekrarlıyor.” Özgür irade ile karar veren ve işini iyi yapan hakimlerimiz de vardır. Onlara teşekkür ediyoruz.

Sonraki sayfa,  Çek Sorununun Boyutu ve Sosyal Patlama […]

————————————————————————–

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa

————————————————————————–

.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: