Hakkımızda

background801

rahmi-bey

Av. Rahmi Ofluoğlu ve Kosiad Olarak

Kosiad

35 senelik bir avukat ve ticaret adamı olarak, deneyimlerimi paylaşmak amacı ile, 2008 yılı sonlarında blog macerasına atıldım. İnternet üzerinde hukuk ve ticaret bilgimi kullanarak faydalı olmak istiyordum. Çok geçmeden, Karşılıksız Çek ile ilgili internet siteleri ve bloglarının aktiviteleri ve yoğunluğu dikkatimi çekti. Hukukcu bir iş adamı olarak, bu konuda yazabilirim düşüncesi ile yazılarımı kaleme almaya başladım.

Aradan çok geçmeden, makalelerimin birçok karşılıksız çek sitesi ve haber sitesinde yayınlandığını fark ettim. Blog istatistiklerine bakmayı yeni öğrendiğim dönemde blog gösterim sayıları beni çok şaşırttı ve “sanırım bir yanlışlık var, bu istatistik konusunu tam olarak öğrenmeliyim” dedim. İstatistik okumayı tam olarak anladığımda o sayıların doğru olduğundan emin oldum.  Faydalı olmaya başladığım için çok sevinmiştim.

1-2 ay kendi halimde makalelerimi yazdıktan sonra, yazılara yorum yapılabildiğini fark ettim. Karşılıksız Çek eToplumu ile artık etkileşimli olarak iletişim kurabiliyordum.

Bu aşamadan sonrası çok hızlı gelişti. Yazılarım bakanlara, başbakana, cumhurbaşkanına, milletvekillerine gönderiliyordu. Gazetelerde yazılarım demeç olarak yayınlanıyordu. Gazeteciler beni röportaj ve demeç vermek için aramaya başladıklarında artık karşılıksız çek sorunun içinde idim.

İnternet üzerinde birlikte çalışma yaptığım blogların yazarları ile artık gece gündüz cep telefonu ile görüşmeye başlamıştım. Birlikte meclise gittik, eylemlere katıldık, yönettik ve Star Tv’de ana haber bültenine çıktım. Star Tv’de çeke hapis cezası verilmesinin dünya hukuk literatüründe olmadığını, yüksek yasa metinlerine gönderme yaparak açıkladım. Anayasa Madde 38 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 4 nolu protokol Madde 1, yalnızca sözleşmeden kaynaklanan sebepler ile hapis cezası verilemeyeceğini hükmediyordu. Çekin sözleşme olduğu ve bir ticari ilişkinin sonucunda kullanıldığını anlatan sayısız hukuk profesörü makalesi ve kanun maddesi vardı. Dünyanın 222 ülkesinden, sadece Türkiye ile birlikte, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar ülkede, karşılıksız çeke hapis cezası veriliyordu. Dünyanın 220 ülkesinde sadece “karşılıksız çek keşide etmek” şeklinde bir suç tanımı yokken, Arjantin ve Türkiye gibi 1-2 ülkede böyle bir suç vardı.

1.1.2009 tarihinden itibaren, artık 3167 sayılı yasanın sadece kurulumu itibariyle değil, aynı zamanda yürürlük bakımından da sona erdiği tartışmaları en üst hukuk kurullarında yankılanmaya başlamıştı. Hukuk sempozyumlarında, Yargıtay Başkanının açıklamasında, Adem Sözüer’in açıklamalarında ve Sami Selçuk’un Aktüel dergisinde çıkan röpörtajında, 3167 sayılı yasanın hem kurulum bakımından hukuksuz olduğu ve hem de yürürlük bakımından süresinin sona erdiğine artık neredeyse kesin gözü ile bakılıyordu.

Hukuksuz ve Yürürlüksüz bir yasa ile Kanunsuz Cezalar veriliyordu ve bu cezaları Yargıtay da onuyordu. Başta Hayri Domaniç olmak üzere, geçmişteki birçok değerli hukuk profesörü, Adalet eski Bakanı başta olmak üzere birçok siyasi otorite, 25 yıldır çeşitli kriterler ve gelişmeler ile çek yasasını tartışıyordu. Hiçbir hocanın sözü fayda etmemiş, banka lobileri bir şekilde çeke hapis cezası veren 3167 sayılı yasayı korumayı başarmıştı. Anayasa Mahkemesi bile, açıkça Madde 38 (Sözleşme için hapis cezası olmaz) ve Madde 36 (Adil Yargılama) ile çelişki içinde olan 3167 sayılı yasaya dokunamamış, “objektif suç”, “ekonomik suça ekonomik ceza” kavramlarını hukuk doktrin, uygulama ve literatüründe olmayan bir şekilde kullanarak, 3167’nin Anayasaya aykırı olmadığına karar vermişti. Anayasa Mahkemesinde, sadece o zamanın başkan vekili Haşim Kılıç, Karşı Oy vererek, çok bilimsel bir gerekçe ile karara katılmadığını belirtmişti.

2009 yılına gelindiğinde, artık milyonları etkileyen, mağdur ya da mahkum eden bu sorun, neredeyse sosyal patlama düzeyine gelmişti. Eski 68 liderlerinden, 41 yıllık bir hukukcu ve iş adamı olarak, hem uzmanı olduğum konu olduğu için, hem de uygulamasında yıllarca tüccar ve avukat olarak bizzat bulunan bir kişi olduğum için ve hem de fikir makalesi yazmanın, böylesi lobiler tarafından korunan bir konuda bir işe yaramaması gerçeği ile, hükümet ve meclise ses duyurmak gerektiği görüşündeydim. Sadece fikir yazıları yazmak ile olmuyordu. Artık örgütlenme ve eylem zamanı idi. Bir 68 lideri olarak, her ne kadar artık yaşlandıysam da, Eylem ve Fikir olarak yararlı olabileceğim bir konu bulmuştum. Zaten ben istemesem de, internet ortamından doğan bir elektrik ile, konunun direk içindeydim artık.

2009 yılı Ekim ayında, 2 önemli gelişme oldu:

savunma

Karşılıksız Çek sorunu için önemli bir katkı olan ‘Karşılıksız Çek Savunma ‘nın yayınlanması, ilk gelişme idi.

Kitabı Türkiye’de bulunan 1,149 Asliye Ceza Mahkemesi hakim ve savcısına kendi imkanlarım ile dağıtmaya başladım. Dağıtım şu an devam etmektedir ve hakimler ile savcılar tarafından olumlu karşılanmaktadır. Bu konuda karar verici olan ve özgür irade ile hareket etmesi gereken hakimleri, bu kitap ile ikna etmek, sorunun çözümünün önemli adımlarından biri olacaktır.

Kosiad

Ekim ayının ikinci önemli gelişmesi, Kosiad (Küçük Orta Sanayici ve İş Adamları) derneğini kurmak oldu.

Karşılıksız Çek Sorunu, İflas ve İcra sorunları gibi Kobileri etkileyen önemli sorunlarda dayanışma yapmadan, bir sivil toplum örgütü olmadan, sadece fikir yazıları ile bir noktaya varılamayacağı kesin olduğundan, eylem ve basın bildirileri ile, mecliste vekiller ile, bakanlar, başbakan ve cumhurbaşkanı ile görüşerek sorunların çözüme kavuşacağını düşündüğümüzden, bir dernek çatısı altında toplandık. Hakimleri, Savcıları, Hükümeti, Meclisi, Anayasa Mahkemesini, Yargıtay’ı, ancak bir sivil toplum örgütü ve o örgütün eylemleri ile etkileyebilir ve ikna edebilirdik.

Yapılması gereken FiKiR ve Eylem idi. Blogdaki makaleler ve sonunda kitap ile, fikir aşamasında, çok sayıda kişiye yön verecek bir noktaya gelmiştik. Sıra örgüt olmakta ve Eylem yapmakta idi, onu da Kosiad’ı kurarak hayata geçirdik ve çalışmalarımız tüm hızı ile sürmektedir.

Demokrasilerde 1’lerin sesi olmaz! Ses duyurmanın yolu, örgütlenme ve kamuoyu oluşturmaktır. Bu yolda, internet toplumu olarak çok önemli adımlar attıktan sonra, artık yüz yüze görüşen ve dernek çatısı altında toplanan ve eylemler organize edip, basın, yayın ve Tvler ile sürekli iletişim kuran olan bir örgüt durumuna geldik.

Karşılıksız Çekin Terör örgütü mensubu olmaktan daha beter bir suç olarak algılanması ve yargılanmasına son verdikten sonra, ve eş zamanlı olarak, İflas eden firmalara destek, İflas Ertelemenin etkili biçimde uygulanması, İcra, haciz konularındaki ilkel uygulamalara son verme çalışmaları ile yolumuzun ikinci dönemecine gireceğiz.

Av. Rahmi Ofluoğlu

background801

8 Responses to “Hakkımızda”

  1. burçin şahin Says:

    merhabalar kosiada üye olmak istiyoruz

  2. can Says:

    SAYIN SİTE YÖNETİCİLERİ;
    Rahmi OFLUOĞLU; BİZLER SOYLU IRKIN EVLATLARIYIZ ATALARIMIZDAN ÖRNEKLER ALALIM HATIRLARMISINIZ ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN BEYE ÖĞÜTLERİNİ:
    “Ey Oğul!
    Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana… Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana… Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..
    Ey Oğul!
    Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize va’dedilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.” DEMİŞ. NE DE GÜZEL SÖYLEMİŞ İŞTE SİZDE BU KONUMDASINIZ KIRILMAK DARILMAK YOK BU BİR VAROLUŞ DESTANI KOLAY KAZANILMAZ MÜCADELE LAZIM, HIRS LAZIM AMA BİRLİĞİ KAYBETMEMEK LAZIM. BU DAVA ADINA KİM BİR TUĞLA KOYDUYSA BİR TAŞ ÜSTÜNE O KİŞİYİ BİZDEN DEĞİLDİR DEYİP ATMAMAK LAZIM AMACIMIZ AYNI YOLUMUZ AYNI YOĞURDU YİYİŞİMİZ FARKLI OLABİLİR AMA SON DAVA KAZANILINCAYA KADAR SON MAHKUM SERBEST KALINCAYA KADAR SON ÖZGÜRLÜK GERİ TESLİM EDİLİNCEYE KADAR YILMAK, KIZMAK KÜSMEK YOKK. NACİZHANE TAVSİYELERİMDİ. YANLIŞ ANLAMAYIN LÜTFEN

  3. mehmet Says:

    Rahmi Bey iyi günler;
    Bizim 3 ortaklı bir ltd şirketimiz vardı.Yanımızda çalışan muhasebeciye genel vekalet verdik ve 2 adet çeke o imza attı.Birçok borcumuzu ödeyip bitirdik ama vekalet verdiğimiz 2 çekin(toplam 85.000 tl)davaları hala sürüyor:
    Size sorum şu olacak..
    savcı davayı 3 ortak ve vekile açtı ocak 2010 da davamız var..yeni kanuna göre vekil kurtuluyor ..Acaba 3 ortak ceza alırmı..eğer alırsa eski kanunun lehte olan hükmü uygulanırmı? saygılarımla

  4. lazoglu Says:

    degerli büyügümüz rahmi bey ben bunu sizden acil olarak ögrenmek istiyorum ceklerim 01 04 2004 savcılıga verildi ben ne ifade nede yakalandı benim cekler ne zaman zaman aşımı oly-ur ne olur bir cevap rahmi abi

  5. Su Tav Says:

    MESLEKTAŞLARINA ÖRNEK,DOST AVUKAT Rahmi Ofluoğlu, çek yasasının mağdur ettiği ticaret adamlarımıza ,ailelerine ,KOSİAD ‘ a verdiğiniz destek için size çok teşekkür ederiz.
    Meslektaşlarınızın sizi örnek almasını alacaklılara yasasız suçtan dolayı yargılandığımızı bilmelerini biz ticaret insanlarına anlayışlı davranmalarını dileriz
    KOSİAD

  6. Cüneyt Can Says:

    Derneğe üye olmayla ilgili bilgi yayınlarsanız faydalı olacaktır, teşekkürler.

  7. CoCenk Says:

    burçin şahin Diyor:
    28 Ekim 2009 Çarşamba, 22:05 üzerinde düzenle

    MERHABALAR
    RAHMİ BEY SİZİN BU ÇALIŞMALARINIZDAN DOLAYI KUTLUYORUM. BE KURDUĞUNUZ BU DERNEĞİNİZE ÜYE OLMAK İSTİYORUM.
    —————————————————————————————————————
    CoCenk Diyor:
    30 Ekim 2009 Cuma, 00:59 üzerinde düzenle

    tabi Burcu hanım. bu sayfa teknik sebeplerden kaldırıldı. buradan okursanız, İletişim Bölümüne yorum yazın tekrar lütfen. ordan görüşelim.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: