Değişiklik Önerisinin Tam Metni

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA,

 

 

            5941 Sayılı Çek Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

            Gereğini saygıyla arz ederim.

 

 

                                                                                  Sinan Aydın AYGÜN

                                                                                   Ankara Milletvekili

GENEL GEREKÇE

            Karşılıksız çek keşide etme fiili, 17/01/1929-02/04/1985 döneminde “dolandırıcılık” suçu kapsamında değerlendirilmiş, 03/04/1985-07/03/2003 döneminde hapis cezasını gerektiren bağımsız bir suç olarak kabul edilmiş ve 08/03/2003 tarihinden itibaren adlî para cezasını gerektiren bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu tarihsel süreç içinde çekin kayıt dışı ekonomide,karaparanın aklanmasında ve terörün finansmanında kullanılması önlenememiştir. Son yıllarda karşılıksız çek keşide etme suçu ile ilgili dava sayısı inanılmaz bir artış göstermiş, dosya yoğunluğu nedeniyle mahkemeler işleyemez duruma gelmiştir. İş yoğunluğu bulunan bazı illerde karşılıksız çek suçlarına bakan ilk derece ceza mahkemelerinin sayısı artırılmıştır. Yine temyiz mercii Yargıtay’da karşılıksız çek davaları 10. Ceza Dairesi, 12. Ceza Dairesi, 14. Ceza Dairesi ve 15. Ceza Dairesi olmak üzere halen 4 daire tarafından incelenmektedir. Ancak Mahkeme sayısının artırılması gibi yargılama süresini kısaltmayı amaçlayan bu türden önlemler tümüyle geçici bir nitelik taşıdığından kronikleşmiş karşılıksız çek sorununa hiçbir çözüm vaadetmemektedir.

            Çek davalarına bakan Yargıtay 10.Ceza Dairesi Başkanı Mahmut GÜL 2010 yılında yaptığı açıklamada;

–     Yerel mahkemelerdeki çek dosyası sayısının 1.480.000 civarında olduğunu,

–       50.000 çek dosyasının 10. Ceza Dairesinde karara bağlanmak üzere beklediğini,

–       110.000 dosyanın ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında incelenmekte olduğunu,

–       Yılda azami 25.000 davayı sonuçlandırabildiklerini,

–       Yerel mahkemelerin kararı bozulduğunda, yeni karar verilmesi ve tekrar temyiz edileceği düşünüldüğünde mağduriyetler olacağını ve kararların zaman aşımına uğrayacağını ifade etmiştir.

Bunun üzerine davaların Yargıtaydaki temyizde zaman aşımına uğramalarının engellenmesi için yeni bir modele geçilmiş olup, yeni daireler kurulmuş ve çek dosyalarına 4 dairenin bakması uygulamasına geçilmiştir. Ancak artan davalar nedeniyle zaman içinde bunun da sorunu çözemeyeceği anlaşılmaktadır.

       3167 sayılı kanunla hesapta yeterli karşılık olmadığı için ödenmeyen çekin keşidecisine, çek hamilinin şikayetine bağlı olarak (1) yıldan (5) yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Karşılıksız çekin hapis cezası müeyyidesine tâbi tutulması, bir yandan çek kullanımının yaygınlaşmasına, diğer yandan karşılıksız çekten dolayı ceza davalarının artmasına sebebiyet vermiştir. Gerçekten Türkiye’deki ceza davalarının yaklaşık %l5’i karşılıksız çekle ilgilidir. Bu oran, karşılıksız çek olayının tam bir sosyal felakete dönüşmüş olduğunun önemli bir işaretidir.

       Yürürlükteki 5941 sayılı Çek Kanunu’nda çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme fiili, adlî para cezası ve güvenlik tedbiri yaptırımlarını gerektiren bir suç olarak düzenlemiş, şikâyetten vazgeçme veya ödeme durumunda davanın düşmesi öngörülmüştür. Böylece vatandaşımız, Devlete borcunu ödeyemediği için hapse girmektedir. Eş anlatımla, Devlet, hapse girmemek için adli para cezasını ödemek isteyen vatandaşını bir anlamda tefeci batağına yönlendirmektedir. Bu nedenle karşılıksız çekten dolayı halen hapiste olan binlerce vatandaşımız vardır.

       Mahkum olduğu adli para cezası nedeniyle devlete olan borcunu ödeyemediği için halen binlece kişi cezaevlerinde yatmakta olup, iş imkanlarını ve borç ödeme kabiliyetlerini kaybeden bu kişiler nedeniyle binlerce aile de mağdur edilmiş bulunmaktadır.

       Ayrıca “Hiçkimsenin borcu dolayısıyla özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağı” şartını getiren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin dört nolu protokolüne aykırı olduğu iddasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurular da başlamıştır. Bu davaların kabulu halinde ise Devletin tazminata mahkum edilmesi de söz konusu hale gelmiştir.

            Öte yandan ülkede yaşanan ekonomik krizler sonucunda karşılıksız çekten dolayı mahkumiyet alan kişilerin sayısında sürekli bir artış görülmektedir. Sorunun çözümü için etkili düzenlemeler yapılması gerekmekte olup, geçici, etkisiz ve uygulanması mümkün olmayan düzenlemeler sorunun çözümüne hizmet etmediği gibi, bunun ötelenmesine, ertelenmesine sebep olmaktadır. Karşılıksız çek düzenlenmesinin doğal sonucunun hapis cezası olması, aslında, ceza hukukunda çağdışı kalmış bulunan en eski Roma hukukundaki “borç için borçlunun cezalandırılması” sisteminin bir benzeridir. Cezanın amaca uygun olması, bir ilaç gibi yerinde ve dozunda kullanılması gerektiği gibi, doğru ve adil olması da hukuk devletinin olmazsa olmaz bir şartıdır.

            Ülkemizin ve yargının çok daha önemli ve öncelikli sorunları varken, bir çok Cumhuriyet Savcısı ve Hakimi zamanını bu suçlara ayırmak zorunda kalması kabul edilemez.

            Bütün bu nedenler ile, çekin karşılıksız çıkması ile ilgili fiilin suç olmaktan çıkarılması, çekle ilgili olarak karşılıksız işlemi yapılması durumunda karşılıksız çek düzenleyen adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, hamilin şikayeti ve Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine Sulh Ceza Hakimi tarafından karşılıksız çıkan her bir çek ile ilgili bir koruma tedbiri olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesi amaçlanmıştır.

 

MADDE GEREKÇELERİ

 

 

MADDE 1- 5941 sayılı kanunun 3. Maddesinin 3. Fıkrası değiştirilerek karşılıksız çıkan çekler için bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar arttırılmıştır. Bunun sonucu olarak;

  1. Alacağına karşılık çek alan hamil, parasının ne kadarının bankanın garantisi altında olduğunu bilecek, geri kalan miktar için gerekirse riske girecektir.
  1. Muhatap banka ise, verdiği çeklerin tümünün karşılıksız çıkması durumunda ödemek zorunda kalacağı para miktarını göz önüne alarak gerektiğinde müşterisinden bunu karşılıyacak oranda teminat isteyerek kendisini koruyacaktır.
  1. Çeke olan güven sağlanacaktır.

MADDE 2-  5941 sayılı kanunun 5. Maddesi değiştirilerek, karşılıksız çek keşide etme fiili suç olmaktan çıkarılmış, karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında hamilin şikayeti ve Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine Sulh Ceza hakimi tarafından, karşılıksız çıkan her bir çek ile ilgili bir koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesi ön görülmüştür.

            Bu değişiklik ile yargının yükünün hafifletilmesi amaçlanmıştır.

MADDE 3- 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5 inci maddesinde yapılan değişikliğe uygun olarak, etkin pişmanlıkla ilgili 6 ncı maddesi yeniden düzenlenmiştir.

MADDE 4- 5941 sayılı kanunun 7. Maddesinin başlığı, 5. Maddede yapılan değişiklik uyarınca “Ceza Hükümleri” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 5- 5941 sayılı Çek Kanunu’nun Geçici 1 inci maddesi yeniden düzenlenmiş; yeni çek defterlerinin verilmesi ve eskilerinin alınması için öngörülen süre 31/12/2011 tarihine kadar uzatılmış, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazının geçersiz olduğu tarih ise 30/06/2012 olarak değiştirilmiştir.

MADDE 6- 5941 sayılı Çek Kanunu’nun Geçici 2 nci maddesi yeniden düzenlenmiş ve anlaşma veya taahhütnamenin verileceği tarih 31/12/2011 tarihine uzatılmıştır. Böylece, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanan kişilere, bu cezanın infazının ertelenmesi ve kaldırılması konusunda yeni bir imkân sağlanmış; bunun karşılığında hamilin de alacağına kavuşması amaçlanmıştır.

MADDE 7- Yürürlük maddesidir.

MADDE 8- Yürütme maddesidir.

5941 SAYILI ÇEK KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

 

 

MADDE 1- 5941 sayılı Çek Kanununun 3. Maddesinin 3. Fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(3) Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için;

       a) Karşılığının hiç bulunmaması hâlinde,

       1) Çek bedeli bin Türk Lirası veya üzerinde ise bin Türk Lirası,

       2) Çek bedeli bin Türk Lirasının altında ise çek bedelini,

       b) Karşılığının kısmen bulunması hâlinde,

       1) Çek bedeli bin Türk Lirası veya altında ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığı bin Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı,

       2) Çek bedeli bin Türk Lirasının üzerinde ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığa ilave olarak bin Türk Lirasını,

       ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmündedir. Bu fıkradaki miktar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan fiyat endekslerindeki yıllık değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazete’de yayımlanır.

MADDE 2- 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı

MADDE 5-“(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren gerçek ve tüzel kişi hakkında, hamilin şikâyeti ve Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, Sulh Ceza Hakimi tarafından karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili bir koruma tedbiri olarak, bir yıl süreyle çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir. Bu yasağa karar verme yetkisi, çekin tahsili için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikayetçinin yerleşim yerindeki hakime aittir.

(2) 1. Fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması halinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılğını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür.

(3) Çek sahibi gerçek kişi kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasına temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi halinde bu çekten dolayı hukuki sorumluluk ve koruma tedbiri sorumluluğu çek sahibine aittir.

(4) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece, ilgilinin çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese 11.02.1959 tarih ve 7201 sayılı tebligat kanununun 35. Maddesine göre derhal tebligat çıkarılır. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması halinde de tebligat yapılmış sayılır.

(5) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz.

(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, kararın kendisine tebliğ edildiği günden itibaren 10 gün içinde düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle muhatap bankaya liste halinde vermekle yükümlüdür.

(7) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra Adalet Bakanlığı Ulusay Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na elektronik ortamda bildirilir. Bu bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.

(8)Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına yapılan itirazın kabulu halinde, bu kararla ilgili olarak da 7. Fıkradaki bildirim ve yayımlanma usulü izlenir.

MADDE 3- 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Etkin Pişmanlık ve Yasak Kararının Kaldırılması

MADDE 6- (1) Karşılıksız kalan çek bedelinin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre, kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanuna göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı üstünden hesaplanacak faiz ile birlikte tamamen ödenmesi halinde, ilgililer tarafından kararı veren hakimden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağını kaldırılması istenebilir. Hakimin vereceği karara itiraz edilebilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin karar kesinleştiğinde, yasağın kaldırıldığı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına 5. Maddenin 7. Fıkrasındaki usüllere göre bildirilir ve ilan olunur.

(2) Şikayetten vazgeçme halinde de 1. Fıkra hükmü uygulanır.

MADDE 4- 5941 sayılı çek kanunun 7. Maddesinin başlığı “Ceza Hükümleri” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 5- 5941 sayılı Çek Kanunu’nun Geçici 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bankalar, 31/12/2011 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.

(2) Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, bankaların ödemekle yükümlü olduğu miktar konusunda 19/03/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

(3) 30/06/2012 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.

(4) Bu Kanunun 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca yapılacak bildirimler, 31/12/2011 tarihine kadar yazılı ortamda yapılabilir.

(5) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesi uyarınca kurulmuş olan Bankalararası Takas Odaları Merkezi, bu Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen tüzel kişiliği haiz sistem kuruluncaya kadar faaliyetlerine devam eder ve yeni kurulacak tüzel kişiliğe herhangi bir işleme gerek kalmaksızın devrolunur. Yeni kurulacak tüzel kişilik bu devir nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim, harç ve fondan muaftır.”

 

MADDE 6- 5941 sayılı Çek Kanunu’nun Geçici 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 2- (1) 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16 ncı maddesinde veya 5941 sayılı Çek Kanunu’nun bu kanunla yapılan değişiklikten önceki 5 inci maddesinde tanımlanan suçtan dolayı, kesinleşmiş bir hükümle mahkûm olan kişiler hakkında;

a) Hükmü veren mahkeme tarafından, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ve 101 inci maddelerindeki usule göre, bu kanunla yapılan değişiklik uyarınca uyarlama kararı verilir.

b) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişinin şikâyetçi ile belirledikleri miktarın belirli vadelerde ödenmesi hususunda anlaşmaya varmaları ve anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar veren mahkemeye ya da hakime verilmesi hâlinde, anlaşmada öngörülen süre kadar çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının infazının ertelenmesine karar verilir. Anlaşmaya varılmış olması, şikâyetçi bakımından şikâyetin geri alınması sonucunu doğurmaz.

c) Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi ve taahhütnamenin, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar veren mahkemeye ya da hakime verilmesi hâlinde, anlaşma aranmaksızın, taahhütnamede belirtilen süre kadar, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının infazının ertelenmesine karar verilir. Bu durumda, ödeme süresi, taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren iki yılı geçemez. Taahhütnamede yer alacak birinci yıl taksiti, borcun üçte birinden az olamaz. Taahhütnamenin bir örneği alacaklıya gönderilir.

(2) Birinci fıkrada yazılı anlaşma veya taahhütnamenin en geç 31/12/2011 tarihine kadar düzenlenmiş ve mercîlerine verilmiş olması şarttır. Birinci fıkranın (b) bendinden yararlanan kişi, taahhütnamede belirttiği süre içinde şikâyetçi ile anlaşmaya varması ve bu anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından mercilerine verilmiş olması hâlinde, aynı fıkranın (a) bendi hükmünden yararlanır.

(3) Anlaşmanın gereği gibi ifa edilmiş veya bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarın ödenmiş olması hâlinde; çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına karar verilir.

(4) Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının infazının devamına karar verilir.

MADDE 7- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

MADDE 8- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 

 

karşılıksız çekler

(12 eylül 2011-tcmb)

 

 

yıllar

karşılıksız çek bildirimi

mahkeme kararı

toplam

(ADET)

KARŞILIKSIZ ÇEK tutarı

(tl)

2001

1.179.299

20.030

1.199.329

2002

742.968

5.525

748.493

2.203.893.000

2003

831.302

18.340

849.642

3.494.381.000

2004

893.939

70.672

964.611

5.497.114.000

2005

1.006.557

95.978

1.102.535 

6.974.771.000

2006

1.144.740

67.875

1.212.615

9.603.940.000

2007

1.324.664

72.502

1.397.166

11.728.488.000

2008

1.537.197

76.782

1.613.979

15.742.589.303

2009

1.910.650

82.934

1.993.584

17.681.230.702

2010

900.272

105.643

1.005.915

 

2009-2010 Artış Oranı (%)

-52,8

27,4

-49,5

 

2002/2010 ARTIŞ ORANI (%)

21,2

1.812

34,4

 

2010 (OCAK-AĞUSTOS)

638.841

70.915

709.756

 

2011 (Ocak-AĞUSTOS)

359.184

35.403

394.587

 

2010/2011 (Ocak-AĞUSTOS Artış ORANI (%)

-43,8

-50,0

-44,4

2001-2010 toplam

11.471.588

616.281

12.087.869

 

 

 

CEZA MAHKEMELERİNE 5941 SAYILI ÇEK KANUNU İLE AÇILAN DAVALAR VE SANIK VE MAHKUMİYET SAYILARI

(12 Eylül 2011-ADLİ SİCİL VE İSTATİSTİK KURUMU)

 

 

 

yıllar

    DAVA

SANIK

 

 

MAHKUMİYET

ERKEK

KADIN

TOPLAM SANIK

2002

177.910

181.420

9.620

191.040

53.639

2003

131.790

135.102

7.441

142.543

110.547

2004

123.587

128.917

7.585

136.502

128.873

2005

97.275

105.050

7.066

112.116

97.946

2006

115.076

120.456

8.197

128.653

82.987

2007

142.174

146.384

12.248

158.632

103.909

2008

203.885

216.200

19.240

235.440

138.906

2009

484.372

424.664

44.151

*484.372

451.743

2002-2008 toplamı

1.476.069

1.458.193

115.548

1.589.298

 

1.168.550

 

 

 

*Kadın ve erkek sayısının toplam sanık sayısına eşit olmaması, cinsiyeti bilinmeyen sanıklardan kaynaklanmaktadır.

2 Responses to “Değişiklik Önerisinin Tam Metni”

  1. MUĞLALILAR Says:

    Artık bu çek cezasını anlamakta zorlanıyoruz. Hükümet neden bu çek konusunda elini kıpırdatmıyor? Amaç ne? Suçsuz ve çağdışı şekilde neden insanlar hapislerde çürüyor? Bu insanlar katil değil, terörist de… Aklımız almıyor! hiçbir AKP liden, hiçbir Bakandan veya ilgiliden çekle ilgili tık yok. Herşeye parmak basarlarken bu konu neden dışlanıyor? Hükümet çek mağdurlarına düşman mı?
    İçerde çürüyen kişilere neyin terbiyesi yapılıyor. hapiste yatan borç mu ödüyor? Bu kişi çıkınca ne iş yapacak, işkura kayıt olup işsiz ordusuna kaydolacak. ya dağılan ailesini kim toplayacak? Devlet böyle bir hata yapmamalı. Devleti Cumhuriyet Tarihi boyunca halkına verdiği en büyük ceza çek cezası olsa gerek… BU UYGULAM ÇAĞDIŞI VE MANTIKSIZ.
    çEKLE İLGİLİ BANKALARA DOKUNAN YOK.

  2. GERCEKCI Says:

    Kanunlaşma ihtimali çok zayıf ta olsa, bu metin pek çok sorunu çözebilecek niteliktedir.

    Maalesef kanun gerekçesi, 5941 sayılı kanunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Yeni Türk Ticaret Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, vesair mevzuata uygunsuzluğunu ve hukuksuzluğunu vurgulamamış olmakla bir eksikliği içinde barındırmaktadır.

    Öte yandan; kanun Yargıtay’ın ve mahkemelerin iş yükünü kısa vadede azaltabilir görünmemektedir. Zira; bu metin aynen yürürlüğe girse dahi (i) Yargıtay’da temyizde bekleyen tüm dosyalar görüşülüp karara bağlanmak zorundadır ve bu olmasa bile tüm dosyalar mahkemelere geri gönderilip davaların yeniden görüşülmesi gerekmektedir – bu itibarla; yükü azaltmak için tek çözüm halen mahkemelerde ve Yargıtay’daki tüm dosyaların 1 kereye mahsus af edilmesidir. Yeni dönemde; Bankalar zaten kimlerin karşılıksız çek problemi olduğunu bildikleri için – 1 yıl geçerli çek yasağı olsun veya olmasın – ilgili tüzel veya özel kişilere çok zor çek vereceklerdir.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: