BASKI VE ZULÜM

Burjuva Demokrasisi şiddet ve baskının kamüfle edilmiş halidir. Halk sınıflarına uygalanan baskı ve zulümdür. Baskı ve zulmün yasalarla ortadan kaldırılması mümkün değildir. Siz ne kadar iyi yasa yaparsanız yapın sonuç değişmeyecektir; yasaları uygulayanlar güçlüden yana yorum ve uygulamalarla şiddet ve zulümlerini sürdüreceklerdir. İşte çek yasası, İcra İflas Yasası..İcra memurları hangi yasal dayanakla borçluların yaşam haklarını ellerinden almaktadırlar. Yasaya şöyle bir göz atalım:

 
 
 

Madde 82 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/46 md.)

    Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:    1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,

    2. Borçlunun zatı ve mesleki için lüzumlu elbise ve eşyasıyla borçlu ve ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,

    3. Vazgeçilmesi kabil olmayan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,

 

    4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alet ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,    5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,    6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsul için lazım olan tohumluğu,    7. Borçlu bağ, bahçe veya meyve veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alet ve edevat,

    Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,

    8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,

    9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri,

    Askeri malullerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri,

    10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,

    11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,

    12. Borçlunun haline münasip evi (Ancak evin kıymeti fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.)

    Medeni Kanunun 807nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 3, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bentlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline münhasırdır. 

 Borçlunun haline münasip bir evinin haczini yasa yasaklıyor, mutfak eşlarının,  iki aylık yiyecek yakacak v.s sinin haczini yasaklıyor. Bu yasayı adam gibi yorumladığımız zaman yasa insanların yaşam hakkını korumayı amaçlamış, ama uygulama yasanın özünden kopmuş.  İşte bu kötü yargıçların işidir. Ne diyor AİHM yargıcı Prof. Dr. Işıl Karakaş?– İyi yasa kötü yasa yoktur, iyi yargıç kötü yargıç vardır.

Yasalar her ne kadar çağdaş kapitalizmin yasaları olsa da uygulamaya düzenin sahipleri tarafından feodal  bir ruh kazandırılmıştır.  Bu feodal kültür yok etmeyi amaçlayan, borçluyu düşman gören bir anlayıştır. Bu anlayışın özünde adalet duygusu yoktur. Bu kültür anlayışı yok ederek tatmin olur.

Çek yasası da aynı.. 5941 doğru uygulanmış olsa sorunların büyük bir bölümü sona erecektir.  Yasa koyucu yasanın genel gerekçesinde ve 5. madde gerekçesinde TCK ile uyumun amaçlandığı, karşılıksız çek suçunun artık şekli suç olmadığı açıkça yazılmasına rağmen yasa koyucunun iradesi yok sayılarak şekli suç uygulması devam etmektedir.

Çözüm örgütlü mücadele ile ses yükseltmektir. Yalvarma , yakarma ile tarihte elde edilmiş bir hak yoktur. Mağdur sayılarını abartılı sunmak bir başka hatadır. İnsanlar bu rakamları görünce o zaman şöyle düşünüyorlar:Milyonlarca insan var, bana gerek yok..Oysa adaletsizliğin biri de bir bini de, abartıya ne gerek var….



 

2 Responses to “BASKI VE ZULÜM”

  1. AYŞEGÜL SAYAR Says:

    SAYIN OFLUOĞLU ÇOK HAKLISINIZ
    BİRDE BUNU DİĞER ARKADAŞLAR BİR ANLAYABİLSE…
    ELİMİZDE KAPI GİBİ KAST VAR DOLAYLIDA OLSA VAR..AMA HİÇ BİR ŞEY YAPAMIYORUZ HİZBULLAHÇILARI BİLE SALDILAR
    ONLAR YILLAR SÜRESİNCE TUTUKLUDAN HÜKÜMLÜYE GEÇEMİŞKEN ÇEK DAVALARI HIZ KAZANACAK …WALA BU ÜLKEDE EN ELİM ŞEY ÇEK BORÇLUSU OLMAKMIŞ VAH GÜZEL ÜLKEMİN HALİNE..

  2. Aa Says:

    Sn.Ofluoğlu her yazınız bir öncekinden daha güzel.Tşk.ederim.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: