AİHM KABUL EDİLEBİLİRLİK KOŞULLARI

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 35. maddesi başvuruları sıkı koşullara bağlamaktadır. 35. maddenin 2 b fikrası daha önce incelenmiş bir başvurunun kabul edilemeyeceğini buyurmaktadır. 3. fıkra ciddiyetsiz başvuruları başvuru hakkının suistimali olarak görmektedir. İnternet sitesinde yapılan çağrılar, gösterilen yollar son derece de ciddiyetten uzaktır. KOSİAD duyuru yapıyor, başvuru formlarını ücretsiz dolduracağını ilan ediyor. Bunun nedeni böylesi ciddiyetten uzak ve mağdurlara zarar verecek başvurulara engel olmaktır. 35. maddenin tam metni aşağıdadır. Madde vasatın biraz üstünde zekası olanlarca anlaşılabilir bir düzenleme yapmaktadır. Umarız yararlı olur.

Madde 35
Kabul edilebilirlik koşulları

1. Uluslararası Hukukun genel olarak kabul edilen prensiplerine göre, ancak iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve kesin karardan itibaren altı aylık süre içinde Mahkeme’ye başvurulabilir.
2. Mahkeme, 34. madde uyarınca sunulan herhangi bir kişisel başvuruyu aşağıdaki hallerde kabul etmez:
    a) Başvuru imzasız ise veya; 
    b) Başvuru Mahkeme tarafından daha önce incelenmiş veya uluslararası diğer bir soruşturma veya çözüm merciine sunulmuş başka bir başvurunun konusuyla esas itibariyle aynı ise ve yeni olaylar içermiyorsa.
3. Mahkeme, 34. madde uyarınca sunulan herhangi bir kişisel başvuruyu işbu Sözleşme ve Protokolları hükümleri dışında kalmış, açıkça dayanaktan yoksun veya başvuru hakkının suistimali mahiyetinde telakki ettiği takdirde, kabul edilemez bulur.
4. Mahkeme işbu maddeye göre kabul edilemez bulduğu her başvuruyu reddeder. Yargılamanın her aşamasında bu karar verilebilir.

One Response to “AİHM KABUL EDİLEBİLİRLİK KOŞULLARI”

  1. ismail kızılırmak Says:

    yi çalışmalar.
    sorum şu: Adıma tescilli arabamla şoförlüğünü babamın yaptığı, kendi aracımda yolcu iken trafik kazası geçirdi. Araçtan yaralı olarak kurtuldum. Babam kazada vefat etti. ardından ben ambulansla kaza mahallinden hastahaneye sevk oldum. hastanede tedavi oldum. bu kazada tarfik kurallarına göre aracı kullanan babam hatalıdır.
    bu kazadan dolayı 2012 yılında %20 özürlülük, 2017 yılında ise %36 özürlülük raporum mevcuttur.Bu kazadan sonra gerek 2012 gerek 2015 yıllarında aracımı sgorta ettirdiğim sigorta şirketine başvura da bulunarak poliçemde bulunan kaza başına ödenmesi gereken sakatlık ve tedavi giderleri tazminatına başvurdum. sigorta şirketi arac sahib oldugum içintazminat dışı kapsamında oldugum belirtildi.Ben ise Kamu Denetçiler Birliğine basvurdum ve oradan gelen cevap ise konunu kendi birimlerini ilgilendirmediğini ancan Hazine Müsteşarlığını ilgilendirdiği cevabı gelmiştir. Hazine müsteşarlığı ise konunu aynı sigorta şirketinin savunduğu şekilde bildirmiş ve kanunlarla değiştirilecebileceğini yazmış.
    Sonuç olarak ben kazayı 2011 yılında geçirdim ve babamın vefatından dolayı annem benim aracımın sigortasına başvurarak suç, aracı kullanan babam da olmasına rağmen ölüm tazminatını almıştır.
    Ben devlet memuruyum ve özürlülük raporum sabit olmasına ragmen insan hakları mahkemesine başvuru yapabilirmiyim. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir uygulama bulunmamaktadır. Anayasa mahkemesine başvuruda bulunabilirmiyim
    sorularım hakkında maile cevap veririseniz sevinirim. Saygılar


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: