AF NEDEN?

Durup dururken af çıkmaz..Bir affın siyasi ve sosyal nedenleri vardır. Af  ya oy hesabı ile, ya da siyasi partilerin programları gereği veya hem siyasi ve hem de sosyal nedenlerle çıkarılır. Siyasi iktidarın gündemindeki af ne oy hesabı, ne de AK Partinin programından kaynaklanmaktadır. Oy hesabı ile olsa seçimden önce gerçekleşirdi. Oysa bu af seçimden önce çıksa idi AK Parti seçimi kaybederdi. Bu af iç ve dış dınamiklerin dayatması ile çıkacaktır.

AF HUKUKA VE İNSAN HAKLARINA DAYALI BİR DÜŞÜNCEDEN KAYNAKLANMIŞ OLSA AF EN ÇOK KARŞILIKSIZ ÇEK MAHKUMLARI İÇİN GEREKLİDİR.

Karşılıksız çek suçları için bir aftan öte, bu suçun ceza sistemimizin dışına çıkarılması gerekir.

Ancak karşılıksız çek sorunu tam anlamı ile bir toplumsal soruna dönüşmediği için, karşılıksız çek adli para cezası mahkumları örgütlü bir güçle bir baskı gücüne dönüşemedikleri için onlar için bir af gündemde değildir. İktidar karşılıksız çek suçlarından ötürü oluşan sorunları Yargıtay’da daire sayısını artırmak, yargıyı hızladırmakla çözmeye çalışmaktadır.

Başbakanının sözlerini hatırlayalım, ZAMAN:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çek mağduru oldukları gerekçesiyle kendisinden yardım isteyenleri fırçaladı. Erdoğan, “Siz çek mağduru değilsiniz. Çekini ödemeyen veya ödeyemeyensiniz. Ben de ticaretle uğraştım. Ödemeyeceğiniz çeki niye yazdınız?” diye tepki gösterdi.

AK Parti karşılıksız çek adli para cezası sorununa alacaklılar açısından yaklaşmaktadır, yani bankalar, faktöringler, finans sektörü açısından.. Basında çıkan haberleri hatırlayalım. ZAMAN:

“Geciken adaletin en çok mağdur ettiği kesimlerin başında işadamları geliyor. Karşılıksız çekler için açılan davalar zamanaşımına uğradığından birçok işadamı, şirketinin kapısına kilit vurdu. Alacaklı davalarına bakan Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin önünde Kasım 2010 itibarıyla temyiz edilen 48 bin dosya bulunuyor. Yetkililer, bu davaların 3 seneden önce sonuçlanmasının mümkün olmadığı görüşünde.”

Bu haberler sadece ZAMAN gazetesinde çıkmadı, bütün basında çıktı ve sonuçta hükümet tedbirleri aldırdı, Yargıtay’da daire sayısı artırıldı, yargıyı hızlandıran yasa değişikliği yapıldı. Artık 40 TL si olmayan hakkında verilen hükmü temyiz edemeyecek, doğrudan hapse gidecek, 3000 TL nin altındaki adli para cezaları temyiz edilemeyecek..

KOSİAD kurucuları bütün bu gerçekleri bildikleri için, yani örgütlü bir güce dönüşmeden hak alınamayacağını bildikleri için 2 yıl önce KOSİAD ı kurdular. Çözüm KOSİAD a üye olup örgütlü bir güç haline gelmekten geçiyor. Gerisi laf-ı güzaf

AF;  PKK, KCK VE SİLİVRİ SAKİNLERİNE

Batan, işini kaybeden küçük orta iş adamı ve sanayiciye af çıkmaz..Düşenin dostu olmaz!..

AK PARTİ Grup Başkan Vekili Suat Kılıç’ın yalanlamasına rağmen iktidar kanatının gündeminde bir af olduğu kesindir. Başbakan balkon konuşmasında özellikle ve vurgulayarak barış çağrısı yaptı. Toplumsal bir barış ancak devlete karşı işlenen suçların affı ile gerçekleştirilebilir. Bu anlamda bir af için de ilk akla gelecek olan Abdulla Öcalan ve Silivri mahkumlarıdır. PKK ya af getirip kemalist genaralleri içerde tutmak AKP’yi  ve iktidarını zora sokacaktır. Bu açıktır. PKK ile bir uzlaşmanın yolu aftan geçer, başka türlü bir uzlaşma düşünülemez bile.

AF HANGİ KESİMLERİ KAPSAR

ak-partili-bakan-nihat-ergunden-genel-afla-ilgili-aciklama

Bakanın açıklaması çok açık ve net, bakan şöyle diyor:

“Şimdi birtakım suçları bizim affetmemiz doğru olmaz. Özellikle topluma ve bireye karşı işlenmiş suçları affetmeye parlamento olarak yönelemeyiz. Devlete karşı işlenmiş olan suçlarla ilgili af her zaman gündeme gelebilir. Ama onun da ikliminin uygun olması lazım. Mutabakat zemininin oluşması lazım. Devlete karşı işlenen suçların boyutu nedir? Bunu görmek ve bütün siyasi partilerin buna bakması lazım. Devlete karşı işlenmiş suçların affı üzerinde bir çalışma yapılabilir; bu mümkün.”

Devlete karşı işlenen suçlar belli, 5237 sayılı yasanın TCK  DÖRDÜNCÜ KISIM’ında  düzenlenen suçlar;Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler, Bu suçların kapsamına elbette karşılıksız çek suçları girmez, adam öldürme, hırsızlık gibi suçlar girmeyecektir.

Ancak, karşılıksız çek suçu mağdurları örgütlü bir güç olsalar böyle bir affa girme şansı yakalayabilirler. Oysa herkesin bildiği bir gerçek var; çek mağdurları örgütlü değil..Bu mücadelede en en etkin ve tek örgüt olan KOSİAD’ın üye sayısı 120 dır. Çek mağdurları blog altında toplananların sayısı ise 30- 40 kişi bile değildir. Bu örgütlülükle karşılıksız çek mağdurlarının af beklentisine girmeleri hayalden ibarettir.

Bakanın açıkladığı af PKK, KCK ve Silivri mahkumları, kemalist genarelleri kapsayan bir aftır; bakan yukardaki sözleri ile bunu kesin hatları ile belirtmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

11 Responses to “AF NEDEN?”

  1. Perihan karatas Says:

    Bu ülkenin bir vatandaşı olarak soruyorum madem gündeminizde genel af yoktu bu kadar insanın duyguları ile neden oynandı sarayın başdanışmanı genel af dedi devlet bahçeli akp ortağı genel af dedi bu kadar büyük bir toplum sorunu karşısında genel af söylemiyle toplumun duyguları ile alaylı edildi soruyorum nasıl bu kadar çok sese duyarsız kalinabiliyor toplumun ne düşündüğünün hicmi önemi yok yoksa buda sıradan bir seçim algısı içinmi yapıldı toplumdaki yaralı insanlar bir hiç uğrundaki mutluluk naraları attılar ülkenin bekası dedikleri topluma kulaklarımızı tıkamaktir biz nasıl guvenecegiz bu yargıya bu yönetim şekline peki bu halktan nasıl oy alacaklar

  2. sedat Says:

    Bende kosiada uye olmak istiyorum bana yardim edermisiniz tesekurler

  3. doğan doqan Says:

    genl bir af çıkmazmı bütün suçlara

  4. target Says:

    Muhterem arkadaşlar , sayın hocam
    TCK da ne yazarsa yazsın ,sayın hükümet olası bir genel af,ta karşılıksız çekten ceza alanları devlete karşı işlenmiş bir suç olarak görmüyor. Kul hakkından yola çıkarak kesinlikle genel af,ta bizlere af düşünmemektedir .
    Bizlere düşen örgütlü bir mücadele vererek , infazların yada devlete yapılan ödemelerin kul hakkıyla bir alakası olmadığını anlatmamız gerek .
    Hapis cezaları devletin 3167 yada 5941 sayılı kanunlarına muhalefet etmekten veriliyor. Mantıken baktığımızda devlete karşı işlenen suçtur . TCK öyle demiyor , varsın demesin , kul hakkı bahanesiyle insanlık suçu işleyenleri bizlerde allaha havale ederiz … Haklarımız varsa helal etmeyiz.

  5. target Says:

    5237 sayılı TCK da yazılı olanlar uygulansaydı 2 ve 7. maddeler gereği , 5941 sayılı yeni yasa , eski yasa 3167 yi tarihe gömerdi. Hukuk ve adalet aramak için arkadan dolanmaya gerekte kalmazdı .
    Sayın hocam , TCK , ya bizlerde yorum katmalıyız . Çünkü 5237 sayılı TCK , ya yorum katmayan kalmadı .YARGITAY CGK bir an evvel 31.12.2008 sonu itibariyle 3167 , yi tarihe gömmelidir.

  6. target Says:

    Örgütlü mücadele olmadan hiç bir şey olmaz , Hedefe gidecek fikirler ne kadar aykırıda olsa bir çatı altında birleşmeden başarıya ulaşma şansı yoktur.
    Hele hele karşınızda dünya finans devleri varsa işimiz dahada zor olacaktır .
    Orada – burada yazmayla olmaz bu işler . Legal bir drnek altında , akılcı işler yapmak gerek.
    Düşünün bir kere , Meclis – Yargı – Basın ziyaretleri yapıldığında nereden geliyorsunuz denildiğinde abuk sabuk isimlerle randevu isteniyor.Oysa legal bir kuruluş adı altında yapılacak bu toplantlarda daha başarılı sonuç alınabilir . Çeşitli iş adamları kuruluşları ve esnaf fedeasyonları ile irtibat kurulabilir.

  7. kartal yenicag Says:

    sn.Ofluoglu
    pkk suclari bireye ve topluma karsi islenen suclar degilmidir,bunlardan toplum ve bireyler zarar gormemismidir.
    cek magdurlarinin durumuna gelince,af konusu olunca alacaklilarin borcunu silecek degil,devletin alacagi olan APC.nin silinmesi
    degilmidir,yani burda devlet taraf degilmidir.

    bu hususlarda bir aciklama yapar bizleri aydinlatirsaniz tesekkur ederiz.
    saygilarimla,

    • rahmiofluoglu Says:

      Karşılıksız çeke ceza olmamalı..Biz cezaya karşıyız. . Benim anlatmak istediğim devlete karşı suç tanımı ile ne anlatıldığı.. Devlete karşı işlenen suçların neler olduğu 5237 sayılı TCK da yazılı..Biz bu suçları kendi mantığımıza göre çoğaltıp eksiltemeyiz..Siz kendi mantık yorumunuzu yapıyorsunuz, ben TCK da yazılı olanı aktarıyorum..

      • taner erkan Says:

        Kartal yeniçağ arkadaşın demek istediği zaten karşılıksız çekten hapis cezası çıkan kişiler bu cezayı devlete karşı ödemesi gereken adli para cezasından ötürü almıolar mı?o zaman bireyden çıkıp olay devlete olan borca dönüşmüyo mu?örneğin devlete olan adli para cezası ödense şahısa borç devam ediyo o halde buda devletle alakalı gözüküyor.

    • firvdes Says:

      Sn. Ofluoğlu Devlete Karşı İşlenen Suçlar kapsamına Askeri Ceza Kanununda yer alan Firar suçları girer mi acaba ?


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: