Türkiye Barolar Birliği’nin açıklaması talihsizlik

HUKUK YOKSULLAŞAN KESİMLERİN MEZAR KAZIYICISI MI?

Bir taraftan küreselleşme ve diğer yanda 1980 de 24 Ocak Kararları ile başlayan, 2002 yılından sonra hızlanan özelleşme ve tekelleşme on binlerce KOBİ’nin iflasına neden oldu..Şaka değil 2001 yılında toplam dosya sayısı  6 milyon 131 bin 968, 2009 yılında bu sayı 14 milyon 401 bin 404 e ulaşıyor.. Bu rakamlar Adalet Bakanına ait. CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibet’in soru önergisi üzerine bakan açıklıyor..Bugün ki sayıyı bilmiyoruz ..Artış trendi ve 2008- 2009 krizini göz önünde bulundurursak bu sayının 20 milyon civarında olduğunu söyleyebiliriz..Nerede ise ülkemizde her 4 yurttaşdan birisine bir icra dosyası düşüyor.. İşte bu insanlar ve onların aileleri ev eşyalarının haczedilmesi tehdidi altında..Yargıyı Hızlandırma paketi ile getirilen değişiklikler olmasa bile mevcut İİK’nın haczedilmezlik başlığı taşıyan 82. maddesi hukuka uygun olarak uygulansa ev eşyalarının haczi mümkün değil..82/3. maddesi ne diyor?
Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası, HACZEDİLEMEZ..

Günümüz koşullarında buzdolabı gerekli bir ev eşyası değil midir? Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte buzdolabını lüzümlu ev eşyasından görmeyebilirsiniz, ama bugün yiyecekler artık organik değil..Hiç bir aile buzdolapsız yaşayayamaz..Çocukların sütleri buzdolapsız bir gün bile saklanamaz.. Hiç bir yiyecek günümüzde buzdolapsız saklanamaz.. TV  eğlencenin yanı sıra bir eğitim, kültür ve sosyal araçtır ve çağımızda vazgeçilemez bir ev eşyasıdır… Mali müşavirlerin bilgisayarlarını meslek ve sanatın devamı için lüzümlu eşyadan görmeyen icra hakimleri buzdolabı ve televizyonları ev sakinleri için tabii ki gerekli eşyadan görmezler..

Kim diyebilir ki bir mali müşavir mesleğini bilgisayar olmadan yürütebilir?

Kim diyebilir ki buzdolabı bir aile için gerekli değildir?

Hukuk yoksullaşan sınıfların mezar kazıyıcısı mı?

Süper market gibi olgular KOBİ’leri silip süpürüken, diğer yanda küresel rekabet KOBİ’lerin belini kırmaktadır.  Bütün bu gelişmeler 19. Yüzyılda batıda yaşanırken halkın imdadına sosyal demokrasi yetişti.. Avrupa sosyal demokratlarının uygulamaya koyduğu politikalar vahşi kapitalizmin gelir dağılımında yarattığı derin uçurumları azalttı, sosyal politikalar ile halk sınıflarını rahatlattı. Marksistler sosyal demokrasinin bu uygulamaları yüzünde onlara “kapilalizmin stepnesi” dediler.. Biz de sosyal demokrat olduğunu söyleyen partiler yoksullaşan kesimlerin dertleri yerine türbanla uğraşmayı yeğiliyorlar.. Ne gariptir ki tekelleşme ve yoksullaşmaya neden olan AKP iktidarı aynı zamanda muhalefetin de görevini yapıyor ve önlemler alıyor.. Çek cezalarını kaldırıyor, ev hacizlerini sınırlayan tasarı gündemde.. Hak ve adaletten yana olması gereken barolar ise aralarındaki görüş ayrılıklarını bir kenara bırakıp yoksul halka karşı birleşebiliyorlar.. TBB başkanı Ahsen Çoşar ile Ankara Barosu başkanı Metin Feyzioğlu ve İstanbul Barosu başkanı Ümit Kocasakal farklı siyasi görüşlere sahip olmalarına rağmen yoksul halka karşı birleşebiliyorlar.. Bunlar çok yakıcı gerçekler..AKP iktidarı hem iktidar ve hem de muhalefet görevlerini birlikte yürütüyor.. Bizim solcular, kemalistler AKP nin seçimlerde % 50 oy almasına çok daha şaşıracaklardır.. Halka rağmen halkçılık olmaz..

Sosyal devlet kavramı anayasaya 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra girdi.. Bu kavramın anayasaya girmesi öyle durup dururken olmadığı gibi halkın mücadelesi ile de olmadı.. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetlerine sınır olan Türkiye’e NATO’nun ileri karakolu idi ve Turkiye’de ciddi biçimde tehdit altındaydı..Bu yüzden NATO’nun patronu Turkiye’ye kayıtsız kalamazdı. 27 Mayıs Anayasa’sına sadece sosyal devlet kavramı konmadı, planlı ekonomi de mevzuata dahil edildi. Kısaca NATO kominizm korkusundan ötürü Türkiye’de liberal ekonomi dayatmasında bulunmuyordu, ta ki 1978 itibaren sosyalist blokun gerilemeye başlamasına kadar.. 1980 de Turgut Özal tarafından Milton Friedman modeli hayata geçiriliyor ve bu tarihten sonra çeke ceza geliyor, İİK da köklü değişiklikler yapılıyor, vergi yasaları değiştiriliyor..Kominizm tehlikesinin kalkması ile vahşi kapitalizm hayata geçiriliyor.

Sosyal devlet kavramı 1982 Anayasa’sında da korunuyor..Anayasanın 5. maddesi aynen şöyle diyor:

V.  Devletin temel amaç ve görevleri

MADDE 5. – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

5. madde devlete kişilerin ” temel hak ve hurrriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya ..” çalışma görevi yüklüyor.. Anayasanın bu maddesi karşısında borç alacak ilişkisinden de kaynaklansa kişilerin yaşamlarını idame ettirme hakları ellerinden alınamaz..Kişilerin temel hak ve hurriyetleri ” sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri ile bağdaşmayacak surette..” sınırlanamz.. Kişilerin en temel hakkı yaşama hakkıdır.. Oysa bugün yapılan ev hacizleri ile kişilerin yaşamsal ev eşyaları haczedilerek bu hakları ellerinden alınmaktadır.

20 milyon icra dosyası müthiş bir sayıdır.. Böyle bir realiteye hiçbir hükümet kayıtsız kalamaz, böyle bir realiteye halka önem vermeyen tepeden inmeci anlayışlar kayıtsız kalabilir.. Bu yüzden iktidarın birçok yanlışına rağmen muhalefet güdük kalmaya devam ediyor..Bu gidiş baroların mevcut yapısını da değiştirecektir..Tarihin akışına karşı hiçbir güç sonuna kadar direnemez..

Hukuk muhafazakardır, ama hukukun üstünlüğünden yanadır.. Baroların yoksul halkın karşısında yer alması normal karşılanacak bir şey değildir.. Turkiye Barolar Birliği’nin ev hacizleri ve çek cezaları konusunda yaptığı açıklama talihsiz bir açıklamadır, sosyal devlet kavramına, anayasaya aykırı bir açıklamadır..TBBYi sağduyuya davet etmeyi bir yurttaşlık görevi olarak görüyorum..

Türkiye Barolar Birliği’nin açıklaması:

 

TBB “Yargının iş yükünü azaltmak adına tasarıda yer verilen kimi düzenlemeler ile idari yargının sistematiği bozulmuştur”

TBB “Yargının iş yükünü azaltmak adına tasarıda yer verilen kimi düzenlemeler ile İcra İflas Kanunu’nun, Türk Ceza Kanunu’nun, Basın Kanunu’nun, idari yargının sistematiği bozulmuştur”

Türkiye Barolar Birliği’nin “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısı”  konulu basın açıklamasında “Yargının iş yükünü azaltmak adına tasarıda yer verilen kimi düzenlemeler ile İcra İflas Kanunu’nun, Türk Ceza Kanunu’nun, Basın Kanunu’nun, idari yargının sistematiği bozulmuş, Anayasa’mızın 36.maddesi ile güvence altında olan hak arama özgürlüğü kısıtlanmış, hukuk devleti ilkesi çiğnenmiştir” denildi.

TBB yapılan düzenlemelerin Baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin görüşünün alınmadan sadece Adalet Bakanlığı’nın inisiyatifinde hazırlanmış olduğunu ileri sürerek bunun yanlışlığını vurgulamıştır.

Açıklamada özellikle İİK üzerine durulması dikkati çekerken diğer değişikliklerinde hukuk devleti, sosyal adalet, anayasaya aykırılık bulunduğu dile getirildi.

TBB Başkanı Ahsen Coşar imzalı basın açıklamasında  “İcra İflas Kanununda yapılan değişiklikle ev eşyalarının haczinin neredeyse tamamen olanaksız hale getirilmesi, alacaklı/borçlu ilişkisindeki menfaat dengesinin borçlu lehine bozularak alacaklıların hak kaybına uğramaları sonucunu doğurmuştur” denilmiştir.

Basın açıklamasının tam metni için tıklayınız

14 Responses to “Türkiye Barolar Birliği’nin açıklaması talihsizlik”

  1. Yaşar Says:

    Bulunmaz nesli az kalan hocam merhaba ben özel bankalara kredi borcundan 5 tane tahahut ihlalim var ben tarla ipotek verip kredi aldım satın dedim satmıyorlar alıcı yok şen hapse gir ödersin diyorlar ben tarla ipotek verip de hapseni girerim kaçıyorum ama ne kadar zaman aşımı olurmu birde bu borçları faktör şirketlere satıyorlar onlar nasıl alır cevaplarını beklerim çok teşekkür ederim

  2. güven Says:

    benimde bir teklif verme hakkım olsaydıda avukatların ödediği vergileri araştırmalarını isteseydim,yazlık,kışlık,son model arabalar,nakit paralar,yan işler tefecilk,mütahitlik gibi.ama ödedikleri vergiler asgari ücretliden az,ama şimdi ağlıyorlar ,neden! içraya daldılar hukukçuluğu unuttular,kazanacakları paralar hiç geliyor.

  3. tansel Says:

    ahhh 25 yıllık esnafları yıkan icra allah düşmanımı düşürme

  4. ibrahim Says:

    sayın hocam ben geçen sene kredi kartından dolayı avukata tahhahütte bulundum 3500 lira borcum vardı 1500 lirasını ödedim geri kalanı ödeyemedim avukatta allah razı olsun idare ettti ama şikayet etmek zorunda olduğunu söledi hapis cezası kalktımı tahhütte öle bi duyum aldım ben cavabınzı bekliyorum sayın rahmi hocam saygılar.

  5. ibrahim Says:

    sayın hocam ben geçen sene kredi kartından dolayı avukata tahhahütte bulundum 3500 lira borcum vardı 1500 lirasını ödedim geri kalanı ödemedim avukatta allah razı olsun idare ettti ama şikayet etmek zorunda olduğunu söledi hapis cezası kalktımı tahhütte öle bi duyum aldım ben cavabınzı bekliyorum sayın rahmi hocam saygılar.

  6. serkan Says:

    rahmi baba sen bu alemde teksin, marksit yanın düşüncelerin harika
    nesli tükenen son avukatlardansın keşke çoğaltıla bilseniz bu topluma sizlerden binlerce ihtiyacımız var ya kardeşim ..sorunun çözümü burda
    kardeşim .

  7. izmirli Says:

    ÜZÜLEREK OKUDUM İÇİMİ BİR ÜRPERTİ SARDI…DÜŞÜNDÜMDE SIKINTIYA DÜŞMÜŞ BİR AİLENİN EVİNE HACİZE GELENLERİN ÇOCUKLARIN GÖZÜ ÖNÜNDE GEREKLİ EŞYALARIN KALDIRILMASININ HİÇ BİR SEBEBİ OLAMAZ…BAROLAR VE TİCARET ODALARI MAHALESEF İNSANLIKTAN ÇIKMIŞ…YAZIK… ÇOK YAZIK….HOCAM ŞU ANDA CNN TV. TTKnin MİMARI PROF. TEKİNALP DİNLİYORUM. ÇOĞU MADDEDE HAPİS CEZASINDAN BAHSEDİYOR VE BUNU ZEVKLE ANLATIYOR…KÜÇÜK AİLE ŞİRKETLERİNİN ÇOĞU İÇERİ GİRECEK. KASASINDAN PARA ALAN HAPİSE GİRECEK…BU NASIL BİR ZİHNİYETTİR…KİM BU ADAMLAR…BUNLAR NASIL BİLGE OLMUŞLAR…NEYSE…SAYGILAR…

  8. ismail Says:

    hocam merhabalar ,
    iki sorum olacak; birincisi ev haczinin kalkmasını siz nasıl yorumluyorsunuz?
    iki; biliyoruz ki ev eşyasına yapılan hacizler genellikle piskolojik bir hareket,borçluyu ödemeye sıkıştırmak için yapılıyor,bu yasa degişirse bile borçlunun evine yine icraya gelinebilecek , orada piskolojik olarak avukatlar kişileri rahatsız etmeyecekler mi?örneğin eşya alınmayacak ama kıymetli evrak ,para,altın haczedilebilecek , bunu evde nasıl arayacaklar,odalarımıza cekmecelerimize en mahrem yerlerimize iç çamasırlarımızın oldugu dolaplarımıza da mı bakacaklar,ödeme yapılmadığı için kızgın olursa avukat ,değişik piskolojik baskı da bulunamaz mı?
    tesekkurler

    • rahmiofluoglu Says:

      Ev hacizleri konusunda ne düşündüğüm yazıdan belli değil mi?

      • ismail Says:

        hocam ne dusundugunuzu cok ıyı anladım bu yazıdan , zaten bu olaya yaklasımınızı desteklıyorum ancak bır sorum daha olmustu onu da cevaplarsanız cok memnun olurum ,buraya tekrar yapıstırıyorum;
        biliyoruz ki ev eşyasına yapılan hacizler genellikle piskolojik bir hareket,borçluyu ödemeye sıkıştırmak için yapılıyor,bu yasa degişirse bile borçlunun evine yine icraya gelinebilecek , orada piskolojik olarak avukatlar kişileri rahatsız etmeyecekler mi?örneğin eşya alınmayacak ama kıymetli evrak ,para,altın haczedilebilecek , bunu evde nasıl arayacaklar,odalarımıza cekmecelerimize en mahrem yerlerimize iç çamasırlarımızın oldugu dolaplarımıza da mı bakacaklar,ödeme yapılmadığı için kızgın olursa avukat ,değişik piskolojik baskı da bulunamaz mı?
        tesekkurler

      • rahmiofluoglu Says:

        SAĞI SOLU KARIŞTIRMA HAKLARI YOK..KAPALI YER VARSA SİZE AÇTIRIRLAR..

  9. aslı Says:

    nasıl iş bu iş yaparken mal satarken araştırsın herkes sorsun madem eşine ailesine yapılan işe rızaları varmı diye mal satarken kimseye ihtiyaç yok parayı alamayınca eve git çoluk çocuk eş kim varsa sorumlu hangi mantığa sığar bu hangi vijdana.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: