Hayasızca hareketler

Hayasızca hareketler

MADDE 225 – (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2008/20449

K. 2010/19861

T. 1.12.2010

• HAYASIZCA HAREKETLER ( Alkollü Sanığın Gece 03.15 Sıralarında İşlek Olmayan Yol Kenarına Sıkışması Nedeniyle İdrar Yapma Eyleminde Atılı Suçun Teşhir Ögesinin Oluşmadığı )

• ALKOLLÜ SANIĞIN YOL KENARINA İDRARINI YAPMASI ( Hayasızca Hareketler – Gece 03.15 Sıralarında İşlek Olmayan Yol Kenarına Sıkışması Nedeniyle İdrar Yapma Eyleminde Atılı Suçun Teşhir Ögesinin Oluşmadığı )

• YOL KENARINA İDRAR YAPMA ( Hayasızca Hareketler – Alkollü Sanığın Gece 03.15 Sıralarında İşlek Olmayan Yol Kenarına Sıkışması Nedeniyle İdrar Yapma Eyleminde Atılı Suçun Teşhir Ögesinin Oluşmadığı )

5237/m.225

ÖZET : Alkollü sanığın gece 03.15 sıralarında işlek olmayan yol kenarına sıkışması nedeniyle idrar yapma eyleminde, atılı suçun teşhir ögesinin oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle TCY.nın 225.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, yasaya aykırıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

KARAR : Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;

1-Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen görevliye direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,

Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,

Yaptırım: Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,

Yasal koşulları oluşmasına karşın, tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,

Anlaşıldığından sanık Fedakar B.’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2-Hayasızca harekette bulunma suçuna ilişkin temyize gelince;

Yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak; alkollü sanığın gece 03.15 sıralarında işlek olmayan yol kenarına sıkışması nedeniyle idrar yapma eyleminde, atılı suçun teşhir ögesinin oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle TCY.nın 225.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve sanığın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2010/6074

K. 2010/6241

T. 15.7.2010

• HAYASIZCA HAREKETLER (Sanığın Alenen Hayasızca Vaz’u Harekette Bulunmak Olarak Tespit Edilen Eyleminin 765 S.K. Hükmünün Lehe Olduğunun Gözetileceği)

• LEHE KANUN (Alenen Hayasızca Hareketler Suç Tarihinin Eski Ceza Kanunu Zamanında İşlediği – 765 S.K.’da Bu Suçu Düzenleyen Hükmün Sanık Lehine Olduğu)

5237/m.225

765/m.419

ÖZET : Suç tarihi 2004 olarak kabul edilerek sanığın alenen hayasızca vaz’u harekette bulunmak olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı kanuna göre 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hüküm kurulmuş ise de, mülga 765 sayılı TCK.nun alenen hayasızca vaz’u hareket suçunu düzenleyen hükmünün sanık lehine olduğu gözetilmelidir.

DAVA : Gereği düşünüldü:

KARAR : Alenen hayasızca vaz’u harekette bulunmak suçundan sanığın 5237 sayılı TCK.nun 225. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2008 gün ve 2004/467 Esas, 2008/342 sayılı kararının;

Mahkemece suç tarihinin 05.06.2004 olarak kabul edilerek sanığın alenen hayasızca vaz’u harekette bulunmak olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK.nun 225. maddesine göre 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hüküm kurulmuş ise de, mülga 765 sayılı TCK.nun alenen hayasızca vaz’u hareket suçunu düzenleyen 419/ilk cümlesinde 15 günden 2 aya kadar hapis ve adli para cezasının öngörülmesi karşısında, 765 sayılı Kanunun anılan hükmünün sanık lehine olduğu gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanunun 225. maddesi hükmünün uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 27.05.2010 gün ve 33698 sayılı Kanun Yararına Bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR VE SONUÇ : Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2008 tarihli 2004/467 Esas, 2008/342 sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, mahkemece teşdiden ceza tayin edildiğinden ve takdir hakkı kullanılması gerektiğinden, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2007/2862

K. 2007/2469

T. 2.4.2007

• TEŞHİRCİLİK ( Hayasızca Hareket Etmek Suçu Takibi Şikayete Bağlı Suçlardan Olmadığı – İddianamenin İadesi Kararının Hukuka Aykırı Olduğu ve Bu Nedenle Karara Yapılan İtirazı İnceleyen Asliye Ceza Mahkemesince İtirazın Kabulü Gerektiği )

• HAYASIZCA HAREKET ETMEK ( Takibi Şikayete Bağlı Suçlardan Olmadığı – İddianamenin İadesi Kararının Hukuka Aykırı Olduğu ve Bu Nedenle Karara Yapılan İtirazı İnceleyen Asliye Ceza Mahkemesince İtirazın Kabulü Gerektiği )

• TAKİBİ ŞİKAYETE BAĞLI OLMAYAN SUÇ ( Hayasızca Hareket Etmek – İddianamenin İadesi Kararının Hukuka Aykırı Olduğu ve Bu Nedenle Karara Yapılan İtirazı İnceleyen Asliye Ceza Mahkemesince İtirazın Kabulü Gerektiği )

• İDDİANAMENİN İADESİ ( Hayasızca Hareket Etmek Suçu Takibi Şikayete Bağlı Suçlardan Olmadığı – İddianamenin İadesi Kararının Hukuka Aykırı Olduğu ve Bu Nedenle Karara Yapılan İtirazı İnceleyen Asliye Ceza Mahkemesince İtirazın Kabulü Gerektiği )

5237/m.225

5271/m.253

ÖZET : 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 225. maddesinde düzenlenen hayasızca hareket etmek suçu takibi şikayete bağlı suçlardan olmadığı gibi, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin birinci fıkrasının ( b ) bendinde sayılan suçlardan da olmadığı cihetle iddianamenin iadesi kararının hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle karara yapılan itirazı inceleyen Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, yasaya aykırıdır.

DAVA : Teşhircilik suçundan şüpheli Halil Işık hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.12.2006 tarihli ve 2006/50092-3120 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Bakırköy 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 15.12.2006 tarihli ve 2006/861 sayılı iddianame değerlendirme kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2006 tarihli ve 2006/143 müteferrik sayılı kararının; 5237 sayılı TCK.nun “Hayasızca hareketler” kenar başlıklı 225. maddesinde “Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmünün yer aldığı ve takibi şikayete bağlı suçlardan olmadığı gibi, şikayete tabi olmamasına rağmen uzlaşma hükümlerinin uygulanabileceği belirtilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin birinci fıkrasının ( b ) bendinde sayılan suçlardan da olmaması karşısında, uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağına nazaran, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 21.02.2007 gün ve 8710 sayılı kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

KARAR : 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 225. maddesinde düzenlenen hayasızca hareket etmek suçu takibi şikayete bağlı suçlardan olmadığı gibi, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin birinci fıkrasının ( b ) bendinde sayılan suçlardan da olmadığı cihetle iddianamenin iadesi kararının hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle karara yapılan itirazı inceleyen Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, bu itibarla kanun yararına bozmaya dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmekle kesin olarak verilen Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2006 tarihli ve 2006/143 müteferrik sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: