Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit

Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit

MADDE 213 – (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar artırılabilir.

T.C.

YARGITAY

9. CEZA DAİRESİ

E. 2009/20490

K. 2011/28869

T. 22.11.2011

• OLASI KASTLA MALA ZARAR VERME ( Sanığın Elektrik Tellerinin Altında Saçmaların Tellere İsabet Edip Zarar Verebileceğini Öngörecek Biçimde Havaya Ateş Açarak Elektrik Tellerinin Kopmasına Neden Olduğu – Kasten Mala Zarar Verme Suçunu İşlemediği )

• SİLAHLA TEHDİT ( Olası Kastla Mala Zarar Veren Sanığın Mağdurun İsmini Seslenerek Kişinin Hayatı ve Vücut Dokunulmazlığına Yönelik Saldırı Gerçekleştireceğine Dair Sözler Söylediği – Halk Arasında Korku ve Panik Yaratmak Amacıyla Tehdit Suçunun Oluşmadığı )

• SANIĞIN NÜFUS KAYDI ( Olası Kastla Mala Zarar Verme ve Silahla Tehdit Suçu – Dosyada Bulunması Gerektiği )

5237/m. 21/2, 106/2-a, 152/1-a, 213

ÖZET : Sanığın sokak kenarından geçen elektrik tellerinin altında saçmaların tellere isabet edip zarar verebileceğini öngörecek biçimde havaya ateş açarak elektrik tellerinin kopmasına neden olmak ve aynı esnada mağdurun ismini seslenip küfrederek onu kastetmek suretiyle “bu köyde bu gece çok canlar yanacak” şeklinde söz söylemesi olası kastla mala zarar verme ve kişilerin hayatı ve vücut dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle silahla tehdit suçlarını oluşturacağı gözetilmeden kasten mala zarar verme ve halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçlarından cezalandırılmasına karar verilmesi ve sanığın nüfus kaydının dosyada bulundurulmaması hukuka aykırıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1- Sanığın nüfus kaydının dosyada bulundurulmaması,

2- Sanığın olay gecesi köy içinde sokak kenarından geçen elektrik tellerinin altında saçmaların tellere isabet edip zarar verebileceğini öngörecek biçimde av tüfeği ile iki el havaya ateş açarak elektrik tellerinin kopmasına neden olmak ve aynı esnada köylüsü mağdur Mustafa’nın ismini seslenip küfrederek onu kastetmek suretiyle “bu köyde bu gece çok canlar yanacak” şeklinde söz söylemesi eylemlerinin olası kastla mala zarar verme ve kişilerin hayatı ve vücut dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle silahla tehdit suçlarını oluşturacağı ve TCK’nın 152/1-a, 21/2 ve 106/1, 2-a maddeleri ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeden kasten mala zarar verme ve halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçlarından yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, üst Cumhuriyet Savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebepten dolayı ( BOZULMASINA ), cezanın süresi yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2006/1422

K. 2006/1794

T. 13.3.2006

• RÜŞVET TEKLİF ETMEK ( Rüşvet Konusunda Anlaşmaya Varmayı veya Vermeyi Suçun Oluşumu İçin Değil Fakat Tamamlanması İçin Gerekli Saydığı ve Bu Şekilde Önceki Yasadan Farklı Olarak Bu Suça Teşebbüsün Olanaklı Hale Getirildiği )

• TEŞEBBÜS ( Rüşvet Teklif Etmek – Rüşvet Konusunda Anlaşmaya Varmayı veya Vermeyi Suçun Oluşumu İçin Değil Fakat Tamamlanması İçin Gerekli Saydığı ve Bu Şekilde Önceki Yasadan Farklı Olarak Bu Suça Teşebbüsün Olanaklı Hale Getirildiği )

• RÜŞVET KONUSUNDA ANLAŞMA ( Anlaşmaya Varmayı veya Vermeyi Suçun Oluşumu İçin Değil Fakat Tamamlanması İçin Gerekli Saydığı ve Bu Şekilde Önceki Yasadan Farklı Olarak Bu Suça Teşebbüsün Olanaklı Hale Getirildiği )

5237/m.211,213/1

ÖZET : Rüşvet konusunda anlaşmaya varmayı veya vermeyi suçun oluşumu için değil, fakat tamamlanması için gerekli saydığı ve bu şekilde önceki yasadan farklı olarak bu suça teşebbüsün olanaklı hale getirildiği, olayımızda olduğu gibi teklifin karşı tarafça reddedilmesi nedeniyle anlaşmanın sağlanamaması durumunda rüşvet vermeye teşebbüs suçunun oluşacağı ve dolayısıyla 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesinde gösterilen usule göre lehe yasanın belirlenip ceza tertip edilmesi gerektiği gözetilmelidir.

DAVA : Rüşvet teklif etmekten hükümlü Ferhat Kılıç’ın hakkında 5237 Sayılı TCK.nun uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak ( ÖDEMİŞ ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.6.2005 gün ve 1997/359 Esas, 1998/39 sayılı ek kararın süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi Yerel C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 765 Sayılı TCK.nun nitelikli rüşvet verme suçunu düzenleyen 213/1. maddesinin “211. maddede gösterilen kimselere yapmaya mecbur oldukları şeyi yapmamaları veya yapmamaya mecbur oldukları şeyi yapmaları için rüşvet vaat veya teklif olunmasıyla birlikte suçun tamamlandığı, neticesi harekete bitişik suç olduğundan teşebbüse elverişli bulunmadığı, önerinin memur tarafından kabul edilmemesinin suçun oluşumuna engel teşkil etmediği, teklifin kabul edilip rüşvet anlaşması yapılmasının ayrıca kabul eden açısından 212. maddenin uygulanmasını, yani tek taraflı suçun iki taraflı hale gelmesini sağladığı, bunun karşılığı olan 5237 Yasanın 252/1. maddesinin ise rüşvet teklif ve vaat etmeye suç olmaktan çıkarmamakla birlikte, rüşvet konusunda anlaşmaya varmayı veya vermeyi suçun oluşumu için değil, fakat tamamlanması için gerekli saydığı ve bu şekilde önceki yasadan farklı olarak bu suça teşebbüsün olanaklı hale getirildiği, olayımızda olduğu gibi teklifin karşı tarafça reddedilmesi nedeniyle anlaşmanın sağlanamaması durumunda rüşvet vermeye teşebbüs suçunun oluşacağı ve dolayısıyla 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesinde gösterilen usule göre lehe yasanın belirlenip ceza tertip edilmesi gerektiği gözetilmeden, yankesicilik suretiyle hırsızlık suçunu işleyen sanığın kendisini yakalayan polislere serbest bırakılması için rüşvet teklif etmesi nedeniyle 765 Sayılı Yasanın 213/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına dair kararın Dairemizce onanarak kesinleşmesinden sonra verilen lehe hükmün belirlenmesine ilişkin kararda “01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasanın 252. maddesinin vaat veya teklif aşamasında kalan rüşvet eylemlerini cezalandırmadığı, rüşvet suçunun oluşabilmesi için alma veya verme konusunda anlaşmanın şart koşulduğu” gibi yasal olmayan gerekçelere dayanılarak yazılı biçimde beraat kararı verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ), 13.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: