Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret

Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret

MADDE 129 – (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.

(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2009/36259

K. 2011/37793

T. 27.10.2011

• HAKARET ( Karşılıklı Olduğuna Dair Sanık Tarafından Gösterilen Tanıklar Dinlendikten Sonra 5237 S. TCK.’nun 129. Md.sinin Uygulanıp Uygulanmayacağının Değerlendirilmesi Gerektiği )

• KARŞILIKLI HAKARET ( Sanık Tarafından Gösterilen Tanıklar Dinlendikten Sonra 5237 S. TCK.’nun 129. Md.sinin Uygulanıp Uygulanmayacağının Değerlendirilmesi Gerektiği – Sabıkasız Olan Sanık Hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verilebilmesi İçin Aranan Nesnel Koşul Oluştuğu )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Hakaretin Karşılıklı Olduğuna Dair Sanık Tarafından Gösterilen Tanıklar Dinlendikten Sonra 5237 S. TCK.’nun 129. Md.sinin Uygulanıp Uygulanmayacağının Değerlendirilmesi Gerektiği – Sabıkasız Olan Sanık Hakkında Aranan Nesnel Koşul Oluştuğu )

5237/m.125, 129

5271/m.231/6

ÖZET : Hakaretin karşılıklı olduğuna dair sanık tarafından gösterilen tanıklar dinlendikten sonra 5237 sayılı TCK.’nun 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmelidir. Sabıkasız olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan nesnel ( objektif ) koşul oluşmuştur. Katılanın herhangi bir tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosyaya yansıyan, hakimin basit bir araştırmayla saptayabileceği bir zararının da belirlenemediği ve manevi zararın da nazara alınamayacağı gözetilerek öznel ( sübjektif ) koşulun oluşup oluşmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin hükmolunan ceza miktarı gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- ) Sanık tarafından hakaretin karşılıklı olduğuna dair gösterilen tanıklar dinlenilip sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.’nun 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

2- ) Sanık hakkında, hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının olanaklı olduğu da gözetilerek, hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK.’nun 231. maddesinde sayılan nesnel ( objektif ) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel ( objektif ) koşulunun bulunduğu, aynı Yasa’nın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel ( objektif ) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen suçtan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK.’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının ( b ) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel ( sübjektif ) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “ceza miktarına” göre biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

3- ) İddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmaya başlanması suretiyle 5271 sayılı CMK.’nun 191/1. maddesine aykırı davranılması,

4- ) Sanığın cezasından zincirleme suç hükmü nedeniyle artırım yapılırken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi ( BOZULMASINA ), 27.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2009/56663

K. 2011/34976

T. 29.9.2011

• KARŞILIKLI HAKARET ( 5237 S.K. Uyarınca Taraflardan Biri veya Her İki Taraf Hakkında Verilecek Cezadan İndirim Yapılabileceği veya Ceza Verilmesinden Vazgeçilebileceği Gözetildiğinde 765 S.K.’da Yer Alan Düzenlemeye Göre Daha Lehe Olduğunun Kabul Edileceği )

• LEHE KANUN UYGULAMASI ( Karşılıklı Hakaret – 5237 S.K. Uyarınca Taraflardan Biri veya Her İki Taraf Hakkında Verilecek Cezadan İndirim Yapılabileceği veya Ceza Verilmesinden Vazgeçilebileceği Gözetildiğinde 765 S.K.’da Yer Alan Düzenlemeye Göre Daha Lehe Olduğunun Kabul Edileceği )

• CEZANIN ISKATI ( Sanıklar Hakkında Ceza Tayin Edilmeden Cezanın Iskatına Karar Verilemeyeceği – Karşılıklı Hakaret )

• MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ ( Karşılıklı Hakaret – Sanıkların Mahkumiyetine Karar Verildiği/Katılanların Manevi Tazminat Taleplerinin Değerlendirileceği )

5237/m.129

818/m.47

ÖZET : Hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde olayın mahiyetine göre taraflardan biri veya her iki taraf hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçebileceğinin düzenlemesi karşısında 765 S.K.’dan daha lehe olduğu gözetilmelidir.

Sanıklar hakkında ceza tayin edilmeden, cezanın ıskatına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, katılanların manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerekir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 5237 Sayılı T.C.K.’nun 129/3 üncü maddesinde; hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde olayın mahiyetine göre taraflardan biri veya her iki taraf hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçebileceğinin düzenlemesi karşısında hükmün sonuçları itibariyle 5237 Sayılı T.C.K.’nun 129/3 üncü maddesinin 765 Sayılı T.C.K.’nun 485/2 nci maddesinden daha lehe bir düzenleme olduğu gözetilmeden sanıklar hakkında 765 Sayılı T.C.K.’nun 485/2 nci maddesinin uygulanması,

Kabule göre de;

Sanıklar hakkında ceza tayin edilmeden, 765 Sayılı T.C.K.nun 485/2 nci maddesi uyarınca cezanın ıskatına karar verilmesi,

Sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 358/1. ve 5320 Sayılı Kanunun geçici 1 inci maddeleri uyarınca vaki talep dolayısıyla B.K. 47 nci maddesi çerçevesinde katılanlar H. Y. ve H. K.’ın manevi tazminat talepleri değerlendirilerek bu yönde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde taleplerinin reddine karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık H. Y. vekili, katılan sanık H. K. ve sanıklar Ü. K. H. K. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2009/55028

K. 2011/34863

T. 28.9.2011

• BOŞANMA DAVASI SÜRECİNDE SANIĞIN KATILANA HAKARET İÇEREN MESAJ GÖNDERMESİ ( Sanığın Mesajları Katılanın Mesajlarına Karşılık Olarak Attığını Savunduğu – Karşılıklı Hakaretin Oluşup Oluşmadığının Araştırılacağı )

• KARŞILIKLI HAKARET ( Sanığın Mesajları Katılanın Mesajlarına Karşılık Olarak Attığını Savunduğu – Karşılıklı Hakaretin Oluşup Oluşmadığının Araştırılacağı/Tarafların Boşanmalarında Katılanın Ağır Kusurlu Olduğu Gerekçesiyle Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Karar Verileceği )

5237/m.129

ÖZET : Sanığın birçok kez cep telefonuyla aralarında boşanma davası devam eden katılana mesaj göndermek suretiyle hakaret ettiği bilirkişi raporu ve sanığın açık kabulüyle anlaşılması karşısında, öncelikle sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında; “mesajları ben gönderdim, ancak daha önce müştekinin bana göndermiş olduğu hakaret içeren mesajlarına karşılık olarak göndermiştim” şeklindeki savunması araştırıldıktan sonra, sanık hakkında karşılıklı hakarete ilişkin hükmün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekir. Tarafların boşanmalarında katılan ağır kusurlu olduğundan sanığın işlediği hakaret fiilinin haksızlık içeriğinin az olduğu şeklinde hatalı gerekçeye dayanarak sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Sanığın, 04.01.2006 ve 18.01.2006 tarihleri arasında birçok kez cep telefonuyla aralarında boşanma davası devam eden katılana mesaj göndermek suretiyle hakaret ettiği Kadıköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin bilirkişi raporu ve sanığın açık kabulüyle anlaşılması karşısında, öncelikle sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında; “mesajları ben gönderdim, ancak daha önce müştekinin bana göndermiş olduğu hakaret içeren mesajlarına karşılık olarak göndermiştim” şeklindeki savunması araştırıldıktan sonra, sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.’nun 129/3 üncü Maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, “boşanmayı gerektiren olaylarda katılanın ağır kusurlu olduğu ve bu sebeple davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine” dair Kadıköy 2. Aile Mahkemesi’nin 13.12.2006 tarihli kararına dayanarak, tarafların boşanmalarında katılan ağır kusurlu olduğundan sanığın işlediği hakaret fiilinin haksızlık içeriğinin az olduğu şeklinde hatalı gerekçeye dayanarak sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2009/56039

K. 2011/34638

T. 27.9.2011

• KARŞILIKLI HAKARET ( İddianamede Sanık Lehine Karşılıklı Hakaret Hükmünün Uygulanması İstendiği Dikkate Alınarak Uygulanmaması Sebebiyle Ek Savunma Hakkı Verilmesi Gereği )

• EK SAVUNMA HAKKI ( Karşılıklı Hakaret – İddianamede Sanık Lehine Karşılıklı Hakaret Hükmünün Uygulanması İstendiği Dikkate Alınarak Uygulanmaması Sebebiyle Ek Savunma Hakkı Verilmesi Gerektiği )

• DENETİM SÜRESİ İÇİN DE SUÇ İŞLENMESİ ( Halinde Ertelenen Cezanın Kısmen veya Tamamen İnfaz Kurumunda Çektirilmesine Karar Verilebileceği – Karşılıklı Hakaret )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Karşılıklı Hakaret – Nazara Alınacak Zararın Manevi Zarar Değil Maddi Zarar Olduğu )

• MANEVİ ZARARIN HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINDA DİKKATE ALINMAMASI ( Maddi Zararın Dikkate Alınacağı – Karşılıklı Hakaret )

5237/m.50, 129

5271/m.226, 231

ÖZET : İddianamede sanık lehine karşılıklı hakaret hükmünün uygulanması istendiği dikkate alınarak uygulanmaması sebebiyle ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmelidir.

Hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilebileceğinin ihtar edilmesi gerekirken, “sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtar edilmesine” karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilmelidir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Katılan sanık M. A.’nın temyiz isteminin kendisi hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

İddianamede sanık lehine T.C.K.nın 129/3 üncü maddesinin uygulanması istendiği halde uygulanmaması sebebiyle ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek C.M.K.nın 226 nci maddesine aykırı davranılması,

Suç tarihinde 65 yaşını bitirmiş olan ve hapis cezasına dair geçmiş mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 Sayılı T.C.K.nun 50/3 maddesi uyarınca aynı maddenin 1 inci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,

Hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilebileceğinin ihtar edilmesi gerekirken, yazıl şekilde “sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtar edilmesine” karar verilmesi,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 3.2.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 Sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda şikayetçi sanık A. A.’ın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararı da belirlenemediği halde, “sanığın tazminat ödemeyi kabul etmediği” biçimindeki, 5271 Sayılı C.M.K.nın 231 inci maddesinin 6 nci fıkrasının a, b ve c bentlerinde belirtilen gerekçeleri içermediği için yasal ve dosya içeriğine de uygun olmayan gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

2 Responses to “Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret”

  1. Duygu Says:

    Karsılıklı hakaret ve tehdit davasında reşit olan ve reşit olmayan iki bayanin telefondan mesajlaşması ve ses atması sonucu dava nasıl sonuçlanır ?

  2. meryem yılmaz Says:

    ÖNEMLİ!!!! BİR DAVA KONUSUNDA BİLGİ EDİNMEK İSTİYORUM
    BEN GEÇTİĞİMİZ NİSAN AYINDA BİR KİŞİYE HAKARETTE BULUNDUM YANİ ÇOK SİNİRLİ OLDUĞUM İÇİN CANINI ACITMAKTI MAKSADIM AMA BU KİŞİ BANA DAVA AÇTI ALTI EKİMDE MAHKEMEM VAR
    KONUYU KISACA ÖZETLEYECEK OLURSAK YARDIM ETTİĞİM PARASAL KONUDA DESTEK OLDUGUM Bİ ARKADAŞIMIN BENİ CALISMIYORUM PARAM YOK TIYATRODA OYUNCU KENDISI YONETMENIMIZ PARA VERMIO DIE KENDINI ACINDIRARAK BU SEKILDE SOZLERI VARDI VE BEN ONA MADDI MANEVI BAYAGI YARDIMDA BULUNDUM SONRA ARAMIZ BOZULDU BI SEKILDE VE BEN ONUN ESKI KONUSTUGU KIZ ARKADASI ILE TANISTIM VE BANA HAKKINDA BISEYLER ANLATTI O KIZADA AYNI BANA YAPTIGI GIBI DUYGU SOMURUSU YAPTIGI VE YAPABILSE BORCLARINI ODETECEKTI GIBI KONUSMALARDA BULUNDU BU KONUSMA KAYTLARIDA MEVCUT BENDE SONRA TİYATRO YONETMENIDE AYNI SEKILDE BANA BIZ O KISIYE PARA VERIYORDUK DEDI BENDE DOLANDIRILDIGIMI ENAYI YERINE KONULDUGUMU HISSEDIM SINIRLENDIM VE AGIR KONUSTUM BU KISIDE BANA DAVA ACTI

    SIMDI BEN BIR KAC AVUKATLA GORUSTUM IFADEMI FALAN INCELEDILER BI SORUN OLMAYACAGINI SOYLEDILER BENIM TARAFIMDA GORUNUYO HERSEY DEDILER SIMDI BEN NASIL BI YOL IZLEMELIYIM YARDIMCI OLURSANIZ SEVINIRIM


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: