Etkin Pişmanlık

Etkin Pişmanlık

MADDE 293 – (1) (…) (*) Tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz. _____

(*) Madde 293 ün 1. fıkrasında geçen “Gözaltına alınan,” ibaresi, 8.7.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G.’de yayımlanan, 29.6.2005 tarih ve 5377 sayılı Kanunun 34. maddesi hükmü gereğince madde metninden çıkarılmıştır.

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2011/1074

K. 2011/4085

T. 29.3.2011

• CEZAEVİNDEN KAÇMA ( Sanığın Kendisinin Teslim Olduğunu İddia Ettiği – Bu Durumun Araştırılarak Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanıp Uygulanmayacağına Karar Verileceği )

• TUTUKLU VEYA HÜKÜMLÜNÜN KAÇMASI ( Sanığın Kendisinin Teslim Olduğunu İddia Ettiği – Bu Durumun Araştırılarak Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanıp Uygulanmayacağına Karar Verileceği )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Tutuklu veya Hükümlünün Kaçması – Sanığın Kendisinin Teslim Olduğunu İddia Ettiği/Bu Durumun Araştırılarak Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanıp Uygulanmayacağına Karar Verilmesi Gereği )

5237/m.292, 293

ÖZET : Cezaevinden kaçan sanığın kendiliğinden yetkili makamlara teslim olduğunu savunması karşısında; bu durum araştırılarak kendiliğinden mi teslim olduğu yoksa istek ve iradesi dışında kolluk kuvvetlerince mi yakalandığının belirlenmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Cezaevinden kaçan sanığın kendiliğinden yetkili makamlara teslim olduğunu savunması karşısında; bu durum araştırılarak kendiliğinden mi teslim olduğu yoksa istek ve iradesi dışında kolluk kuvvetlerince mi yakalandığının belirlenmesi ve sonucuna göre 5237 Sayılı T.C.K.’nın 293. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2007/4285

K. 2007/8071

T. 4.6.2007

• FİRAR ( Sanığın “Kendi İsteği İle Dedesi Vasıtasıyla Polislere Haber Vererek Teslim Olduğunu” İddia Etmesi Karşısında Sanığın Dedesi ve Sanığı Yakalayarak Yakalama Tutanağını Düzenleyen Polis Memurlarının da Dinlenmesi Gerektiği )

• TANIK DİNLEME ( Firar – Sanığın “Kendi İsteği İle Dedesi Vasıtasıyla Polislere Haber Vererek Teslim Olduğunu” İddia Etmesi Karşısında Sanığın Dedesi ve Sanığı Yakalayarak Yakalama Tutanağını Düzenleyen Polis Memurlarının da Dinlenmesi Gerektiği )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Firar – Sanığın Dedesi ve Sanığı Yakalayarak Yakalama Tutanağını Düzenleyen Polis Memurlarının da Dinlenerek Uygulanıp Uygulanmayacağının Tartışılması Gerektiği )

5237/m.293

ÖZET : Sanığın yargılama sırasında da tekrarladığı savunmasında “kendi isteği ile dedesi vasıtasıyla polislere haber vererek teslim olduğunu” iddia etmesi karşısında sanığın dedesi ve sanığı yakalayarak yakalama tutanağını düzenleyen polis memurları da dinlenmek suretiyle hakkında TCK.nun 293. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırıdır.

DAVA : Firar suçundan sanık Burak Şensoy’un yapılan yargılaması sonucunda; MAHKUMİYETİNE dair ( PERŞEMBE ) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 28.9.2006 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi O Yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 13.3.2007 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:

KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Sanığın yargılama sırasında da tekrarladığı savunmasında “kendi isteği ile dedesi vasıtasıyla polislere haber vererek teslim olduğunu” iddia etmesi karşısında sanığın dedesi ve sanığı yakalayarak 19.07.2006 tarihli yakalama tutanağını düzenleyen polis memurları da dinlenmek suretiyle hakkında TCK.nun 293. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Mükerrer olan sanık hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3- Sanığa tayin edilen cezasının 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin birinci fıkrasının c bendinde gösterilen hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 04.06.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

8. CEZA DAİRESİ

E. 2007/1564

K. 2007/3327

T. 1.5.2007

• FİRAR SUÇU ( Sanığın Kaçtıktan 3-4 Ay Sonra Teslim Olduğunu Savunması Karşısında Kendiliğinden Teslim Olup Olmadığı ve Kaçtıktan Ne Kadar Süre Sonra Teslimin Gerçekleştiği Hususlarının Kesin Biçimde Saptanması Gerektiği )

• KENDİLİĞİNDEN TESLİM OLUP OLMAMA ( Firar Suçu – Sanığın Kaçtıktan 3-4 Ay Sonra Teslim Olduğunu Savunması Karşısında Kendiliğinden Teslim Olup Olmadığı ve Kaçtıktan Ne Kadar Süre Sonra Teslimin Gerçekleştiği Hususlarının Saptanması Gerektiği )

• LEHE KANUN UYGULAMASI ( Firar Suçu – Lehe Olan Hüküm Önceki ve Sonraki Kanunların İlgili Bütün Hükümleri Olaya Uygulanarak Ortaya Çıkan Sonuçların Birbirleriyle Karşılaştırılması Suretiyle Belirleneceği )

765/m.300

5237/m.293

5252/m.9/3

ÖZET : Sanığın kaçtıktan 3, 4 ay sonra teslim olduğunu savunması karşısında, kendiliğinden teslim olup olmadığı ve kaçtıktan ne kadar süre sonra teslimin gerçekleştiği hususları kesin biçimde saptanıp sonucuna göre 765 Sayılı TCK.nun 300. ve 5237 sayılı TCK.nun 293. maddeleri de tartışılarak 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki “lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü uyarınca bir değerlendirilme yapılıp, lehe olan kanun belirlenerek bütünüyle uygulanması gerekir.

DAVA : Firar suçundan sanık Adil Sulgun’un yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne dair ( ANKARA ) 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.6.2006 gün ve 216 esas, 224 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 19.2.2007 günü daireye gönderilmekle incelendi:

Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Lehe olan kanun belirlemesinin hükmün gerekçe kısmında yapılması gerektiği gözetilmeden, infazda karışıklığa neden olabilecek şekilde hüküm fıkrasında hem 5237 sayılı TCK.nun, hem de 765 sayılı TCK.nun uyarınca değerlendirme ve uygulama yapılması,

2- Sanığın kaçtıktan 3, 4 ay sonra teslim olduğunu savunması karşısında, kendiliğinden teslim olup olmadığı ve kaçtıktan ne kadar süre sonra teslimin gerçekleştiği hususları kesin biçimde saptanıp sonucuna göre 765 Sayılı TCK.nun 300. ve 5237 sayılı TCK.nun 293. maddeleri de tartışılarak 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasındaki “lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü uyarınca bir değerlendirilme yapılıp, lehe olan kanun belirlenerek bütünüyle uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,

3- Kabul ve Uygulamaya göre de;

Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması talebi karşısında, 647 sayılı Yasanın 6. maddesi hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş sanık Adil Sulgun müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi ( BOZULMASINA ), 01.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: