Etkin Pişmanlık

Etkin Pişmanlık

MADDE 269 – (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi halinde, hakkında iftira suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördü indirilir.

(2) Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme halinde, iftira suçundan dolayı verilecek cezanın dörtte üçü indirilir.

(3) Etkin pişmanlığın;

a) Mağdur hakkında hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi,

b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın yarısı,

c) Hükmolunan cezanın infazına başlanması halinde, verilecek cezanın üçte biri,

İndirilebilir.

(4) İftiranın konusunu oluşturan münhasıran idari yaptırım uygulanmasını gerektiren fiil dolayısıyla;

a) İdari yaptırıma karar verilmeden önce etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın yarısı,

b) İdari yaptırım uygulandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın üçte biri,

İndirilebilir.

(5) İftira suçunun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, bu madde hükümleri uygulanmaz. (Değişik 5. fıkra: 5377 – 29.6.2005 / m.31) (5) Basın ve yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için, bunun aynı yöntemle yayınlanması gerekir.

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2011/3

K. 2011/4

T. 10.1.2011

• İFTİRA ( Mağdur Hakkında Dava Açılıp Beraatine Karar Verildikten Sonra İftira Suçundan Açılan Dava Sırasında ve Karardan Önce Sanığın İftiradan Rücu Etmesi Karşısında Sanık Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanacağı )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Mağdur Hakkında Dava Açılıp Beraatine Karar Verildikten Sonra İftira Suçundan Açılan Dava Sırasında ve Karardan Önce Sanığın İftiradan Rücu Etmesi Karşısında Sanık Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanacağı )

• TEKERRÜR HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI ( Suç Tarihinden Sonra Kesinleşen Hükme Dayanılarak Tekerrür Hükümlerinin Uygulanmasının Hukuka Aykırı Olduğu )

5237/m. 58, 267, 269

ÖZET : Mağdur hakkında dava açılıp beraatine karar verildikten sonra iftira suçundan açılan dava sırasında ve karardan önce sanığın iftiradan rücu etmesi karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekir.

Suç tarihinden sonra kesinleşen hükme dayanılarak tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka aykırıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz süresinin geçmesine dayanılarak verilen yerel mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz, kararın hüküm fıkrasında, CYY.nın 34/2 ve 232/6. maddelerine aykırı olarak yanıltıcı ifade kullanılması ve tebligatın da yöntemince uygun yapılmaması sebebiyle yerinde görüldüğünden RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

1-)Aynı yargı çevresinde başka suçtan cezaevinde tutuklu bulunan ve “duruşmalarda bulunmaktan bağışık tutulması” hususunda karar verilmemiş olan sanığın hüküm oturumunda hazır edilmemesi suretiyle CYY.nın 196. maddeye aykırı davranılması,

2-) Şişli 6.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/628 Esas sayılı dosyasının bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya konulması ve sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazıl şekilde hüküm kurulması,

3-) Kabule göre;

a-) Sanığın eyleminin ağırlığıyla orantılı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurularak T.C.K.nın 3/1. maddesine aykırı davranılması,

b-) Mağdur hakkında dava açılıp beraatine karar verildikten sonra iftira suçundan açılan dava sırasında ve karardan önce sanığın iftiradan rücu etmesi karşısında, T.C.K.nın 269. maddesinin 3.fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

c-) Suç tarihinden sonra kesinleşen hükme dayanılarak T.C.K.nın 58. maddesinin uygulanması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, infaz başlanmış ise, infazın durdurularak sanığın tahliyesine, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadığı takdirde salıverilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına yazı yazılmasına, 10.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2010/23669

K. 2010/15547

T. 5.10.2010

• İFTİRA ( Hırsızlık Şüphesi İle Yakalanan Sanığın Kardeşinin Kimlik Bilgilerini Kullandığı/İfadesi Sırasında Gerçeğe Döndüğü – Hırsızlık Suçundan Dava Açılıp Açılmadığı da Araştırılarak Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerekip Gerekmediğinin Tartışılacağı )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Hırsızlık Şüphesi İle Yakalanan Sanığın Kardeşinin Kimlik Bilgilerini Kullandığı/İfadesi Sırasında Gerçeğe Döndüğü – Hırsızlık Suçundan Dava Açılıp Açılmadığı da Araştırılarak İftira Eyleminde Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanıp Uygulanmayacağının Tartışılması Gereği )

5237/m.267, 269

ÖZET : Hırsızlık şüphesi ile yakalanan sanığın yakalandığında soruşturma ve kovuşturmadan kurtulumak amacıyla kardeşi olduğunu belirterek iftira eyleminde bulunduğu, ifadesi sırasında gerçeğe dönmesi karşısında hırsızlık suçundan hakkında dava açılıp açılmadığı da araştırılarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Sanığın hırsızlık suçu şüphelisi olarak yakalandığında soruşturma ve kovuşturmadan kurtulumak amacıyla kardeşi M… A… olduğunu söyleyerek iftirasından, mağdur hakkında soruşturmaya başlamadan yargılamadaki ifadesi sırasında gerçeğe dönmesi karşısında hırsızlık suçundan hakkında dava açılıp açılmadığı da araştırılarak TCY.nın 269. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve sanık Z… A…’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2009/3332

K. 2009/18115

T. 9.11.2009

• BAŞKASINA AİT KİMLİK VEYA KİMLİK BİLGİLERİNİN KULLANILMASI ( Karakola Gidince Pişman Olarak ve Gerçeğin Nasıl Olsa Ortaya Çıkacağını Düşünerek 2-3 Saat İçinde Gerçek Kimliğini Açıkladığı – Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması/Karakola Gidince Pişman Olarak ve Gerçeğin Nasıl Olsa Ortaya Çıkacağını Düşünerek 2-3 Saat İçinde Gerçek Kimliğini Açıkladığı – Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği )

• PİŞMAN OLARAK GERÇEK KİMLİĞİNİ AÇIKLAMA ( Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması – Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği )

5237/m.268,269

ÖZET : Kolluk tarafından önleme araması yapıldığı sırada, üzerinde ruhsatsız tabanca ele geçirilen sanığın, narkotik büro tarafından arandığı için yanında kimlik taşımadığı ve polis tarafından yakalanınca yeğenine ait kimlik bilgilerini verdiği, ancak karakola gidince pişman olarak ve gerçeğin nasıl olsa ortaya çıkacağını düşünerek 2-3 saat içinde gerçek kimliğini açıkladığı yönündeki savunması ile tüm tutanakların sanığın gerçek kimliğine göre düzenlenmiş olması ve sanığın kimliğinin parmak izi incelemesine göre saptandığına ilişkin bir kanıt bulunmaması karşısında, kimlik bilgileri kullanılan mağdur hakkında soruşturmaya geçilmediği de göz önüne alınarak, sanık yararına TCK.nın 269.maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmelidir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

KARAR : Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

TCK.nın 268.maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu,soyut tehlike suçu olup, failin kendisini, işlediği bir suç nedeniyle soruşturma ve kovuşturma yapılmasından kurtarmak özel amacına bağlı olarak başkasına ait kimliği ya da kimlik bilgilerini kullandığı anda tamamlanır. Suçun oluşumu için, ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmaz. Bu nedenle, suçun mağduru hakkında işlem yapılaması anlamını taşıyan herhangi bir tutanak düzenlenip düzenlenmemiş bulunmasının suçunu oluşumunda bir etkisi olmayıp ancak etkin pişmanlık hükmünü düzenleyen TCK.nın 269.maddesine göre indirim oranının belirlenmesinde ölçüt alınması söz konusudur.

Bu açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde; kolluk tarafından önleme araması yapıldığı sırada, üzerinde ruhsatsız tabanca ele geçirilen sanığın, narkotik büro tarafından arandığı için yanında kimlik taşımadığı ve polis tarafından yakalanınca yeğenine ait kimlik bilgilerini verdiği, ancak karakola gidince pişman olarak ve gerçeğin nasıl olsa ortaya çıkacağını düşünerek 2-3 saat içinde gerçek kimliğini açıkladığı yönündeki savunması ile tüm tutanakların sanığın gerçek kimliğine göre düzenlenmiş olması ve sanığın kimliğinin parmak izi incelemesine göre saptandığına ilişkin bir kanıt bulunmaması karşısında, kimlik bilgileri kullanılan mağdur hakkında soruşturmaya geçilmediği de göz önüne alınarak, sanık yararına TCK.nın 269.maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden fazla ceza verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve sanık R…G…’nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2009/20698

K. 2009/15798

T. 7.10.2009

• İFTİRA ( Sanığın Soruşturmayı Engelleme Amacıyla Kardeşine Ait Kimlik Bilgilerini Kullandığı – Sanığın Annesinin ve Kardeşinin Beyanları İle Durum Ortaya Çıktıktan Sonra Gerçek Kimlik Bilgilerini Verdiği/Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanacağı )

• SORUŞTURMAYI ENGELLEMEK AMACIYLA BAŞKASINININ KİMLİK BİLGİLERİNİ VERME ( İftira/Sanığın Annesinin ve Kardeşinin Beyanları İle Durum Ortaya Çıktıktan Sonra Gerçek Kimlik Bilgilerini Verdiği – Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanacağı )

• ETKİN PİŞMANLIK ( İftira/Sanığın Annesinin ve Kardeşinin Beyanları İle Durum Ortaya Çıktıktan Sonra Gerçek Kimlik Bilgilerini Verdiği – Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği )

5237/m.267, 269

ÖZET : Sanığın, hakkında sahte çek düzenleme ve dolandırıcılık suçlarından yapılan soruşturmayı engelleme amacıyla kardeşine ait kimlik bilgilerini kullanarak iftira suçunu işlediği annesi ve kardeşinin savcılık anlatımlarıyla açıklığa kavuşmasından sonra sorguda kendisine ait kimlik bilgilerini vererek gerçeğe dönmesi karşısında, durum ortaya çıktıktan sonra gerçeğe döndüğü gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz süresinin geçmesi, nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, RED KARARININ KALDIRILMASI, suretiyle işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın, hakkında sahte çek düzenleme ve dolandırıcılık suçlarından yapılan soruşturmayı engelleme amacıyla kardeşine ait kimlik bilgilerini kullanarak iftira suçunu işlediği annesi ve kardeşinin 02.03.2007 tarihli savcılık anlatımlarıyla açıklığa kavuşmasından sonra Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan 06.03.2007 tarihli sorguda kendisine ait kimlik bilgilerini vererek gerçeğe dönmesi karşısında, TCY.nın 269. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasının gerçeğe dönmenin gerçekleşme biçmi bakımından herhangi bir koşula bağlanmadığı gözetilmeden, durum ortaya çıktıktan sonra gerçeğe döndüğü gerekçesiyle TCY.nın 269. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve sanık Yıldıray Y.’ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: