Etkin pişmanlık

Etkin pişmanlık

MADDE 248 – (1) Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.

(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2012/2022

K. 2012/3945

T. 18.4.2012

• ZİMMET ( Zararın Sanıklarca Ortaklaşa Biçimde Hükümden Önce Tamamen Giderildiği – Etkin Pişmanlık Hükümleri Uyarınca Cezadan İndirim Yapılacağı )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Zimmet/Zararın Sanıklarca Ortaklaşa Biçimde Hükümden Önce Tamamen Giderildiği – Etkin Pişmanlık Hükümleri Uyarınca Cezadan İndirim Yapılacağı )

• BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA ( Hükmolunan Cezanın Yarısından Bir Katına Kadar Sadece Suç İşlenirken Kötüye Kullanılan Hak ve Yetkinin Kullanılmasının Yasaklanmasına Karar Verilebileceği – Yasaklılığın Ne Zaman Başlayacağının da Gösterileceği )

5237/m. 53, 247, 248

ÖZET : Zimmet suçunda; zararın sanıklarca ortaklaşa biçimde hükümden önce tamamen giderilmesi karşısında sanığın cezasından indirim yapılmamış olması hukuka aykırıdır.

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma hükümleri uygulanırken hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece suç işlenirken kötüye kullanılan hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilebileceği gözetilmelidir. 53/1 inci maddede yer alan hak ve yetkilerin tümünü kapsar şekilde ve bu yasaklılığın ne zaman başlayacağı da gösterilmeden infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Suç sebebiyle meydana gelen toplam 117.484,55 TL’lik zararın sanık A. ile diğer sanıklar F. ve B. tarafından ortaklaşa biçimde hükümden önce tamamen giderilmesi karşısında T.C.K.nın 248/2-2.c maddesi gereğince sanığın cezasından indirim yapılmamış olması,

T.C.K.nın 53/5 inci maddesine göre cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece suç işlenirken kötüye kullanılan hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilebileceği nazara alınmadan, 53/1 inci maddede yer alan hak ve yetkilerin tümünü kapsar şekilde ve bu yasaklılığın ne zaman başlayacağı da gösterilmeden infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması,

Dosya içeriğine göre 08.01.2008’den 24.09.2008’e kadar olan suç tarihinin karar başlığında 27.1.2008 olarak yanlış gösterilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın kapsamına, tutuklulukta geçen süreyle tutuklama koşullarında değişiklik bulunmamasına göre tahliye isteminin reddine, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2012/2724

K. 2012/2183

T. 19.3.2012

• ZİMMET ( Bilirkişi Raporlarında Daha Fazla Olduğu Belirlenen Ancak Daha Önce Belli Olmadığı İçin İddianamede Yer Almayan Zimmetin de Sanık Tarafından Derhal Ödendiği – Sanığın Ödeme İradesinin Soruşturma Başlamadan Önceye Yönelik Olduğu/Cezasından 2/3 Oranında İndirim Yapılacağı )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Zimmet/ Bilirkişi Raporlarında Daha Fazla Olduğu Belirlenen Ancak Daha Önce Belli Olmadığı İçin İddianamede Yer Almayan Zimmetin de Sanık Tarafından Derhal Ödendiği – Sanığın Ödeme İradesinin Soruşturma Başlamadan Önceye Yönelik Olduğunun Gözetileceği )

• SORUŞTURMA BAŞLAMADAN ÖNCE ZİMMETE KONU PARALARI ÖDEME İRADESİ GÖSTERME ( Sanığın Ödeme İradesinin Soruşturma Başlamadan Önceye Yönelik Olduğunun Gözetileceği – Etkin Pişmanlık Hükümleri Uyarınca Cezasından 2/3 Oranında İndirim Yapılacağı )

• ZİNCİRLEME SUÇ ( Zimmet – Bilirkişi Raporuna Nazaran Değişik Zamanlarda Tahsil Ettiği Paraları Mal Edinerek Zincirleme Surette Atılı Suçu İşleyen Sanığın Cezasının Artırılacağı )

5237/m.43, 248

ÖZET : Zimmet suçunda; sanığın iddianameyle hakkında kamu davası açıldığı, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında daha fazla olduğu belirlenen ancak daha önce belli olmadığı için iddianamede yer almayan zimmetin de sanık tarafından derhal ödendiğinin anlaşılması karşısında, ödemelerin zamanı ve iddianame kapsamı dikkate alındığında sanığın ödeme iradesinin soruşturma başlamadan önceye yönelik olduğu ve bu sebeple cezasından 2/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmelidir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporuna nazaran değişik zamanlarda tahsil ettiği paraları mal edinerek zincirleme surette atılı suçu işleyen sanığın cezasının artırılması gerekir.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Müfettişlerin düzenlediği 14.11.2001 tarihli olay tespit tutanağına, bilirkişi raporlarına, sanığın kısmi ikrarına ve dosya içeriğine göre sanığın Ağrı ili … Kara Hudut Kapısı Emniyet Amirliğinde trafik hizmetlerine baktığı ve sayman mutemedi alındılarıyla trafik para cezalarını tahsille görevli olduğu, olağan denetim yapan müfettişlerin 14.11.2001 günü tahsil ettiği toplam 2.713.000.000 TL trafik para cezasını saymanlık veznesine veya saymanlığın banka hesabına yatırmayarak zimmetine geçirdiğini belirledikleri, sanığın aynı gün bu tutarı saymanlığın banka hesabına yatırdığı, olayın C.Başsavcılığına bildirilmesi üzerine 15.11.2011 tarihinde soruşturmanın başladığı ve anılan miktarı zimmetine geçirdiğinden bahisle 19.11.2001 tarihli iddianameyle hakkında kamu davası açıldığı, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında daha fazla olduğu belirlenen ancak daha önce belli olmadığı için iddianamede yer almayan zimmetin de sanık tarafından derhal ödendiğinin anlaşılması karşısında, ödemelerin zamanı ve iddianame kapsamı dikkate alındığında sanığın ödeme iradesinin soruşturma başlamadan önceye yönelik olduğu ve bu sebeple cezasından 5237 Sayılı T.C.K.nın 248/1 inci maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,

Hükme esas alınan 28.4.2003 tarihli bilirkişi raporuna nazaran 4.9.2001 ile 13.11.2001 tarihleri arasında değişik zamanlarda tahsil ettiği paraları mal edinerek zincirleme surette atılı suçu işleyen sanığın cezasının T.C.K.nın 43 üncü maddesiyle artırılmaması,

5237 Sayılı T.C.K.nın 53/3 üncü maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileriyle ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1 inci maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek C.M.U.K.nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2012/2131

K. 2012/1866

T. 12.3.2012

• KULLANMA ZİMMETİ ( Suça Konu Paraların Tahsil Edildiği Tarihlerle İade Edilerek Yatırıldığı Tarih Arasında Sağlayacağı Nema Miktarı Hesaplattırılarak Bulunacak Tutarın “Zimmet Miktarı Olarak Belirlenmesi” Gerektiği)

• LEHE KANUN UYGULAMASI ( Önceki ve Sonraki Kanunların Bütün Hükümlerinin Olaya Uygulanarak Ortaya Çıkan Sonuçların Birbirleriyle Karşılaştırılması Suretiyle Belirlenerek Her İki Kanunla İlgili Uygulamanın Denetime İmkan Verecek Şekilde Kararda Göstermek Suretiyle Hüküm Kurulacağı)

• ZİMMET ( Kullanma Zimmeti – Suça Konu Paraların Tahsil Edildiği Tarihlerle İade Edilerek Yatırıldığı Tarih Arasında Sağlayacağı Nema Miktarı Hesaplattırılarak Bulunacak Tutarın “Zimmet Miktarı Olarak Belirlenmesi” ve Bu Nema Miktarının 5237 S. T.C.K.nın 249. Md. Kapsamında Kalıp Kalmadığının Saptanması Gerektiği)

5237/m.248,249

765/m.202,219/3

ÖZET : Sanığın eyleminin kullanma zimmeti niteliğinde kabul edildiği gözetildiğinde; suça konu paraların tahsil edildiği tarihlerle iade edilerek yatırıldığı tarih arasında sağlayacağı nema miktarı hesaplattırılarak bulunacak tutarın “zimmet miktarı olarak belirlenmesi” ve bu nema miktarının 5237 Sayılı T.C.K.nın 249. ( 765 Sayılı T.C.K.nın 219/3.) maddesi kapsamında kalıp kalmadığıyla bulunan nema miktarının sanık tarafından ödenip ödenmediğinin saptanmasından sonra sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 248. ( 765 Sayılı T.C.K.nın 202/3.) maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının da gözetilerek lehe yasa karşılaştırılmasının, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenerek, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda göstermek suretiyle yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Sanığa yüklenilen zimmet suçunun 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

DSİ’den köy sınırları içerisindeki bir kısım tarlaların sahiplerine iadesi için gerekli masrafları karşılamak üzere tarla avansı adı altında topladığı 8.812.500.000 TL’nin köye ait hesaplara intikal ettirmeyen K… Köyü muhtarı olan sanığa atılı zimmet suçunun görevi sebebiyle tevdii olunan veya muhafaza denetimi ve sorumluluğu altında bulunan para, mal ve sair kıymetleri kendisi veya başkası yararına mal edinmesiyle oluştuğu ve olayında bu şekilde gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği gözetildiğinden; K… Köy muhtarı olan sanığın, dsi’den köy sınırları içerisindeki bir kısım tarlaların sahiplerine iadesi için gerekli masrafları karşılamak üzere tarla avansı adı altında topladığı 8.812.500.000 TL’nin akıbetinin belirlenemediği ve sanığın üzerinde kaldığı iddia edilmesine karşın, sanık müdafii tarafından verilen 4.9.2005 tarihli savunma dilekçesinde toplanan paraları köyün ihtiyaçları için harcadığını savunup bunlarla ilgili olarak fatura ve makbuzları ibraz etmesi ve ceza yargılamasının amacının maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olduğu nazara alındığından; öncelikle köy ihtiyar heyeti üyeleriyle harcamalara dair gösterilecek diğer kişilerin tanık sıfatıyla dinlenerek, savunmada ileri sürülen harcamalara konu malzemelerin alınıp alınmadığı ve söz konusu harcamaların gerçekte yapılıp yapılmadığının belirlenip, gerekirse mahallinde keşif icra edilerek alınan malzemelerin kullanıldığı yerlerin maliyet hesabının çıkartılmasından sonra dava dosyasının emekli Sayıştay uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek; savunma ve iddialar da irdelenmek suretiyle, suç tarihi itibarıyla köy tüzel kişiliğinin tüm gelir ve giderlerinin tespit edilip, suça konu paraların sanığın şikayet edildiği tarihten önce ilgili hesaba yatırılıp yatırılmadığı, yatırılmış ise hangi tarihlerde ne miktarda yatırıldığı, söz konusu paraların toplandığı tarihlerle ilgili hesaba yatırıldığı tarihler arasında sağlayacağı nema miktarı da hesaplattırılıp sanığın zimmetinde kalan herhangi bir miktarın olup olmadığı, var ise bunun sebep kaynaklandığı hususlarında rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Sanığın eyleminin kullanma zimmeti niteliğinde kabul edildiği gözetildiğinde; suça konu paraların tahsil edildiği tarihlerle iade edilerek yatırıldığı tarih arasında sağlayacağı nema miktarı hesaplattırılarak bulunacak tutarın “zimmet miktarı olarak belirlenmesi” ve bu nema miktarının 5237 Sayılı T.C.K.nın 249. ( 765 Sayılı T.C.K.nın 219/3.) maddesi kapsamında kalıp kalmadığıyla bulunan nema miktarının sanık tarafından ödenip ödenmediğinin saptanmasından sonra sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 248. ( 765 Sayılı T.C.K.nın 202/3.) maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının da gözetilerek lehe yasa karşılaştırılmasının, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenerek, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda göstermek suretiyle yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek C.M.U.K.nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2008/1866

K. 2012/1694

T. 7.3.2012

• ZİMMET ( Sanığın Suç Duyurusundan Önce İlk İddianameye Konu Parayı Tamamen İade Ettiği/Bozma İlamı Sonrasında Düzenlenen Ek İddianameye Konu Edilen Kısmı da Ek İddianame Düzenlenmeden Önce Ödediği – Ödeme İradesinin Soruşturma Başlamadan Önceye Yönelik Olduğunun Gözetileceği )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Zimmet/Sanığın Ödeme İradesinin Soruşturma Başlamadan Önceye Yönelik Olduğu – Etkin Pişmanlık İndiriminde Bu Hususun Gözetileceği )

• SORUŞTURMA EVRESİNDEN ÖNCE ZİMMETE KONU PARANIN ÖDENMESİ ( Sanığın Suç Duyurusundan Önce İlk İddianameye Konu Parayı Tamamen İade Ettiği – Bozma İlamı Sonrasında Düzenlenen Ek İddianameye Konu Kısmı da Ek İddianame Düzenlenmeden Önce Ödediğinin Gözetileceği )

• KAZANILMIŞ HAK NEDENİYLE İNDİRİM YAPILMASI ( Uygulama Maddesinin Halen Yürürlükte Olan 1412 S.K. Md. 326/son Yerine 5271 S.K. Md. 307 Olarak Yazılmasının İsabetsiz Olduğu – Zimmet )

• UYGULAMA MADDESİNİN HATALI YAZILMASI ( Uygulama Maddesinin Halen Yürürlükte Olan 1412 S.K. Md. 326/son Yerine 5271 S.K. Md. 307 Olarak Yazılmasının İsabetsiz Olduğu – Zimmet )

5271/m. 158, 160

5237/m. 248

1412/m.326

ÖZET : Zimmet suçunda; Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusundan önce ilk iddianameye konu parayı tamamen iade eden, dava açıldıktan sonra abonelerin müracaatı üzerine ortaya çıkıp bozma ilamı sonrasında düzenlenen ek iddianameye konu edilen kısmı da ek iddianame düzenlenmeden önce ödeyen ve ödenen miktarların toplamına nazaran ödeme iradesinin soruşturma başlamadan önceye yönelik olduğu anlaşılan sanığın ödeme iradesinin soruşturma başlamadan önceye yönelik olduğu gözetilerek cezasından indirim yapılması gerekir.

Ceza miktarı bakımından kazanılmış hak nedeniyle indirim yapılırken, uygulama maddesinin halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi yerine, 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin yazılması isabetsizdir.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Suçun 5237 sayılı Yasa’nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasa’nın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, TCK’nın 43. maddesi ile uygulama yapılırken 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması ise sonuç cezanın doğru olarak belirlenmesi sebebiyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni sayılmamış, bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

CMK’nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 17.10.2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre; soruşturmanın, “kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi” ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ve 16.01.2001 tarihinde havale edilen suç duyurusundan önce 02.02.2001 günlü iddianameye konu 1.818.350.000 lira parayı tamamen iade ettiği, dava açıldıktan sonra abonelerin müracaatı üzerine ortaya çıkan 300.300.000 lirayı ise 27.12.2001 tarihinde ödediği, bu zimmet miktarına ilişkin olarak da Dairemizin bozma ilamı sonrasında 02.11.2004 tarihli ek iddianame ile kamu davasının açıldığı, ödenen miktarların toplamına nazaran sanığın ödeme iradesinin soruşturma başlamadan önceye yönelik olduğu gözetilerek, cezasından 5237 sayılı TCK’nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanun’un 248/2. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini,

5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında anılan maddenin birinci fıkrasında sayılan hakların tamamı ile ilgili yoksun bırakma kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Ceza miktarı bakımından kazanılmış hak nedeniyle indirim yapılırken, 5320 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulama maddesinin halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi yerine, 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin yazılması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca ( BOZULMASINA), 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

One Response to “Etkin pişmanlık”

  1. Ümit Says:

    Yakınım veri hazırlama ve kontrol memuru olarak görev yapan muhakemat memuru.2013 yılında bir şekilde bakanlığın gazinesini şifresinini kırıyor.kendisine gelen aylık giderlerden iki makbuz çıkarta çıkarta parça parça alarak zimmet suçu işliyor.son olarak 20 000 tl çekmiş.bu tespit ediliyor.evinde arabasında aramalar yapıldı.şu an çekilen para tespit edilmeye çalışılıyor.kendiside kapalı ceza evine sevkedildi.paranın tanziminde sonra verilecek karar kaç yıl olur ? Ve açık cezaevine geçme gibi bir şansı var mı ?


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: