Daha az cezayı gerektiren hal

Daha az cezayı gerektiren hal

MADDE 211
(1) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2008/4555

K. 2011/22340

T. 28.11.2011

• BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU ( Aldatma Yeteneğinin Bulunup Bulunmadığının Takdirinin Mahkemeye Ait Olduğu/Adli Emanette Bulunan Senedin Celbi Sağlanıp Yapılan Eylemin İğfal Yeteneğinin Olup Olmadığının Belirleneceği – Suç Tarihinde Yürürlükte Bulunan Suçun Oluşup Oluşmayacağının Tartışılacağı )

• İĞFAL YETENEĞİ ( Belgede Sahtecilik Suçu/Eylemin Bu Yeteneğinin Olup Olmadığının Belirleneceği – Belirlenmesi Durumunda Gerçek Bir Durumun Belgelenmesi veya Hukuki Bir İlişkiye Dayanan Alacağın İspatı Amacıyla Sahtecilik Suçunun İşlenip İşlenmediğine Karar Verileceği )

• SENEDİN SANIĞA İADESİ ( Belgede Sahtecilik Suçu – Suça Konu Senedin Geçerli Olduğu Miktar Şerh Düşülerek Sanığa İade Edileceği )

5237/m.211

765/m. 342/1

ÖZET : Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, adli emanette kayıtlı suça konu senedin celbi sağlanıp, yapılan eylemin iğfal yeteneğinin olup olmadığının belirlenmesi, belirlenmesi durumunda gerçek bir durumun belgelenmesi veya hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla sahtecilik suçunun işlenip işlenmediği ve sonucuna göre suç tarihinde yürürlükte bulunan suçun oluşup oluşmayacağı tartışılarak karar verilmelidir. Kabule göre ise suça konu senedin …. TL’lik kısmı geçerli kabul edildiği halde, geçerli olduğu miktar itibariyle şerh düşülmek suretiyle sanığa iadesine karar verilmesi gerekir.

DAVA VE KARAR : Sanığın 15.000.000 TL bedelli senedi 315.000.000 TL olarak değiştirerek icra takibi yaptığına ilişkin eylemin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesinde öngörülen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirme görevinin 29.05.2007 iddianame tarihi itibariyle Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.

I ) Sanığın, katılan A. Y.’ın mağazalarından yaptığı alışveriş karşılığında suça konu 15.000.000 TL bedelli senedi imzalayarak verdiğini bilahare 300.000.000 TL lik daha alışveriş yapması üzerine bilgisi dahilinde önceki senedin 315.000.000 TL olarak değiştirildiğini savunması karşısında; öncelikle belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, adli

emanette kayıtlı suça konu senedin celbi sağlanıp incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılarak yapılan eylemin iğfal yeteneğinin olup olmadığının belirlenmesi, belirlenmesi durumunda Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2003 tarih 2005/977 esas 2006/3739 karar sayılı hükmüne ilişkin Dairemizin 03.05.2006 tarih 2005/977 esas 2006/3739 karar sayılı bozma ilamında zikredilen hususlarda araştırılarak gerçek bir durumun belgelenmesi veya hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla sahtecilik suçunun işlenip işlenmediği ve sonucuna göre suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 347. maddesindeki ( 5237 sayılı TCK.nun 211.md. ) suçun oluşup oluşmayacağı da tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

II ) a- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

b- Mahkemece suça konu senedin 15.000.000 TL’lik kısmı geçerli kabul edildiği halde, geçerli olduğu miktar itibariyle şerh düşülmek suretiyle sanığa iadesine karar verilmesi gerekirken, dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2011/1893

K. 2011/1991

T. 13.4.2011

• GERÇEK BİR BORCU BELGELEMEK AMACIYLA BELGEDE SAHTECİLİK ( Şirket Ortağı Sanığın Bonoyu Şirketin Borcu İçin Kendisinin Yetkili Olduğunu Düşünerek İmzalayıp Verdiğini Savunduğu – Bu Hususun Araştırılacağı )

• SAHTE BONO DÜZENLEMEK ( Şirket Ortağı Sanığın Bonoyu Şirketin Borcu İçin Kendisinin Yetkili Olduğunu Düşünerek İmzalayıp Verdiğini Savunduğu – Gerçek Bir Borcu Belgelemek Amacıyla Belgede Sahtecilik Yapılıp Yapılmadığının Araştırılacağı )

5237/m.211

765/m.347

ÖZET : Sanık aşamalardaki beyanlarında Ltd.Şti. nin %50 hisseli ortağı ve müdürü olduğunu, şirketi fiilen kendisinin çalıştırıp borç ve alacaklarını takip ettiğini, suça konu bonoyu da şirkete alınan mobilya sebebiyle şirket adına düzenlenen fatura karşılığında şirketin borcu için kendisinin yetkili olduğunu düşünerek imzalayıp verdiğini savunması karşısında, sanık ve katılan arasında başka bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı ve şirketin sanığa olan borcunun sebep kaynaklandığı da araştırılarak gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmalıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 7.11.2006 gün ve 6/213 Sayılı kararında açıklandığı gibi, 5271 Sayılı C.M.K.nun 34/2 ve 232/6.maddelerinde belirtilen şekilde hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, yerel mahkeme kararında ise, başvurabilecek kanun yolu ile başvuru süresinin başlama tarihi şüpheye yol açmayacak surette açık biçimde gösterilmediği gibi sanık müdafiinin de yasal temyiz süresi içerisinde geçirdiği trafik kazası sebebiyle raporlu olduğu 27.11.2008 gün ve 31888 Sayılı doktor raporundan anlaşılmakla, 5271 Sayılı C.M.K.nun 42/1. maddesi uyarınca eski hale getirme talebi hakkında ancak esas talebi değerlendirecek olan mercii tarafından karar verileceğinden hukuken geçersiz ve yok hükmünde olan 28.11.2008 tarihli ek karar kaldırılıp, sanık müdafiinin eski hale getirme ve temyiz talebi süresinde kabul edilerek, temyiz itirazlarının incelenmesinde.

Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

1-)Sanık aşamalardaki beyanlarında, … Özel Dershane İşletmeciliği Ltd.Şti. nin %50 hisseli ortağı ve müdürü olduğunu, şirketi fiilen kendisinin çalıştırıp borç ve alacaklarını takip ettiğini, suça konu bonoyu da şirkete alınan mobilya sebebiyle şirket adına düzenlenen 5.11.2001 tarih ve 35268 numaralı fatura karşılığında şirketin borcu için kendisinin yetkili olduğunu düşünerek imzalayıp verdiğini savunması, şikayetçi vekilinin de 20.5.2004 havale tarihli vazgeçme dilekçesinde sanığın bonoyu şirket ortağı olduğu ve şirketin sanığa borçlu olması sebebiyle düzenlediğini beyan etmesi karşısında; sanığın şirket adına düzenlenen faturadaki mobilyaları şirket adına alıp bu şirkete nakliyesi ve şirkete girişi olup olmadıkları ile sanık ve katılan arasında başka bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı ve şirketin sanığa olan borcunun sebep kaynaklandığı da araştırılarak eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı T.C.K.nun 347 ( 5237 Sayılı T.C.K.nın 211 ) maddesi kapsamında gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-) Sanığın adli sicil kaydındaki Kayseri 4.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.3.1991 gün 10-136 esas ve karar sayılı ilamındaki eyleminin taksirli suç. Kayseri I .Sulh Ceza Mahkemesi’nin 22.12.1995 gün 213-1392 esas ve karar sayılı ilamındaki eyleminin kabahat nevinde olup ayrıca silinme koşullarının da oluşması. Kayseri 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.9.2001 gün, 1254-1178 esas ve karar sayılı ilamının kesinleşme tarihinin ise suç tarihinden sonra olması, şikayetçi vekilinin de 20.5.2004 havale tarihli vazgeçme dilekçesinde şirket zararının bulunmadığını beyan etmesine rağmen sanığın sabıkalı olduğunu ve zararı karşıladığına dair delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek hükümün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün bu sebepten dolayı, 5320 Sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2009/4065

K. 2009/9553

T. 15.7.2009

• DOLANDIRICILIK ( Sahte Nüfus Cüzdanı ile Araç Satışı – Sahih Bir Keyfiyetin Esbab-ı Subutiyesini Tedarik Maksadına Matuf Olacak Şekilde Sahtecilik )

• SAHTECİLİK ( Aralarında Alacak Borç İlişkisi Bulunan Sanığın Alacağını Tahsil Amacıyla Hareket Edip Etmediğinin Tespiti Gereği – Sahih Bir Keyfiyetin Esbab-ı Subutiyesini Tedarik Maksadına Matuf Olacak Şekilde Sahtecilik )

• SAHİH BİR KEYFİYETİN ESBAB-I SUBUTİYESİNİ TEDARİK MAKSADINA MATUF SAHTECİLİK ( Sanığın Alacağını Tahsil Amacıyla Hareket Edip Etmediğinin Tespiti Gereği – Sahteciliğin Alacağın Tahsili Amacıyla Yapılması Halinde 765 S.K. Md. 347 veya 5237 S.K. Md. 211. Uygulanması Gereği )

• AÇILMAYAN DAVA HAKKINDA HÜKÜM KURULMASI ( Bir Olayın Açıklanması Sırasında Başka Bir Olaydan Söz Edilmesinin O Olay Hakkında Dava Açıldığı Anlamına Gelmeyeceği – İddianamede Tavsifi Yapılan Fiilin Dışına Çıkılarak Açılmayan dava Hakkında Hüküm Kurulamayacağı )

1412/m. 257

5271/m. 225

765/m. 347

5237/m. 211

ÖZET : Bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi, o olay hakkında da dava açıldığı şeklinde kabul edilemez.iddianamede tavsifi yapılan fiilin dışına çıkılarak açılmayan dava hakkında hüküm kurulmaz.

DAVA : 1- Şikayetçi Mehmet T.’in trafikte adına kayıtlı olan suça konu 07 … … plakalı aracı galericilik yapan Yakup K.’e sattığı, aralarındaki ihtilaf nedeniyle aracın devrini vermediği, bunun üzerine Yakup K.’in aracı haricen Mehmet G.’ye satarak parasını aldığı ve bu şekilde birçok kez el değiştiren aracı en son Adem S. isimli kişiden haricen satın alan Musa K.’nın aracı sanık Mehmet E.’nın temin ettiği sahte kimlik ve belgelerle eşi olan sanık Filiz K. ( Ç. ) adına 32 … … plaka ile trafiğe kaydettirdikten sonra noter satışı ile Ali Y.’a satmak olarak nitelenen eylemde, aracını Yakupu Kip’e satan şikayetçi Mehmet T.’in bir zararı bulunmadığı gibi ona yönetilmiş aldatıcı bir hareket de bulunmadığından sanıklar Mehmet E. ve Filiz K. ( Ç. )’nın unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,

2- Sanıkların, Trafik Tescil Şube Müdürlüğünde Mehmet T. adına kayıtlı olan 07 … … plakalı aracı, Mehmet T.’in kimlik bilgileri ve sanık Mehmet E.’nın fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanı kayıp ve değiştirme belgesine istinaden Salihli Nüfus Müdürlüğünden alınan sahte nüfus cüzdanı ve Salihli 3. Noterliğinin 11.02.2002 gün, 1578 yevmiye nolu satış sözleşmesiyle sanık Filiz K. ( Ç. ) adına satışını yaparak 32 … … plaka ile trafiğe kaydettirdiklerinden bahisle açılan kamu davasında; sanık Musa K.’nın aracı Adem S.’dan satın aldığını devrini almak istediğinde Adem S.’yı bulamadığını ve bu nedenle iş takipçisi olan sanık Erdal D.’ın yardımıyla aracın tescilini sağlamak amacıyla bu işlemleri yaptıklarını savunması karşısında; aracı Mehmet G.’den sonra satın alan kişilerin kimler olduğu, Adem S.’nın aracı kimden aldığı ve Musa K.’ya satıp satmadığı araştırılarak, aracın Musa K. tarafından satın alındığının saptanması halinde sanıkların sahih bir keyfiyetin esbab-ı sübutiyesini tedarik maksadına matuf olacak şekilde sahtecilik yapmak suretiyle yüklenen suçu işlediklerinin kabulü gerekeceğinden 765 sayılı TCK.nın 347. ( 5237 sayılı TCK.nın 211 ) maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3- 1412 sayılı CMUK.nun 257. ( 5271 sayılı CMK.nun 225. ) maddeleri uyarınca hükmün mevzuu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup sanık Filiz K. ( Ç. ) hakkında dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK.nun 504/3 ve 5222. maddeleri uyarınca yargılanması amacıyla kamu davası açıldığı, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.09.1999 gün, 137/146 ve 23.10.2001 gün, 226/227 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesinin, o olay hakkında da dava açıldığı şeklinde kabul edilemeyeceği ve esasen iddianamede açıklanan maddi olayın da dolandırıcılık suçunun işleniş biçimine ilişkin olduğu ve “resmi evrakta sahtecilik” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, iddianamede tavsifi yapılan fiilin dışına çıkılarak yazılı şekilde açılmayan dava hakkında hüküm kurulması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanıklar Filiz ( Ç. ) ve Musa K. ile sanıklar Erdal D. ve Mehmet E. müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2008/16281

K. 2009/3880

T. 30.3.2009

• MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ZİMMET ( Sanıkların Fikir ve Eylem Birliği İçinde Koruma ve Gözetimiyle Yükümlü Oldukları Rafine Pamuk Yağı İle Çiğit Küspesini Zimmetlerine Geçirdikleri – Her İki Sanığında Bu Tutar Esas Alınarak Zimmet Suçundan Cezalandırılmaları Gerektiği )

• KORUMA VE GÖZETİMLE YÜKÜMLÜ OLUNAN EMTİAYI ZİMMETE GEÇİRME ( Sanıkların Fikir ve Eylem Birliği İçinde Rafine Pamuk Yağı İle Çiğit Küspesini Müştereken ve Müteselsilen Zimmetlerine Geçirdikleri – Her İki Sanığın da Bu Tutar Esas Alınarak Zimmet Suçundan Cezalandırılacağı )

• FİKİR VE EYLEM BİRLİĞİ İÇİNDE İŞLENEN ZİMMET ( Sanıkların Koruma ve Gözetimiyle Yükümlü Oldukları Rafine Pamuk Yağı İle Çiğit Küspesini Zimmetlerine Geçirdikleri – Her İki Sanığında Bu Tutar Esas Alınarak Zimmet Suçundan Cezalandırılmaları Gerektiği )

• SAHTECİLİK ( Gerçek Bir Durumun Belgelenmesi Amacıyla Yapıldığından Sanıkların Eylemlerinin 765 Sayılı TCK’nun 347 ( 5237 S. TCK’nun 211 ) Maddesinde Düzenlenen Suçu Oluşturduğu )

765/m.747

5237/m.211

ÖZET : Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde koruma ve gözetimiyle yükümlü oldukları suç tarihinde toplam … TL. değerindeki rafine pamuk yağı ile çiğit küspesini müştereken ve müteselsilen zimmetlerine geçirdikleri, her iki sanığında bu tutar esas alınarak zimmet suçundan cezalandırılmaları gerektiği keza sahtecilik gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla yapıldığından sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 347 ( 5237 sayılı TCK.nun 211 ) maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırıdır.

DAVA : Nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanıklar Adnan ve Abdullah’ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; basit zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine dair, Kozan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.04.2008 gün ve 2008/35 Esas, 2008/150 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin c bendindeki hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar kullanılamayacağı kararda gösterilmiş olduğundan bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Önceki bozma ilamımızda da belirtildiği üzere sanıkların fikir ve eylem birliği içinde koruma ve gözetimiyle yükümlü oldukları suç tarihinde toplam 2.327,10 TL. değerindeki rafine pamuk yağı ile çiğit küspesini müştereken ve müteselsilen zimmetlerine geçirdikleri, her iki sanığında bu tutar esas alınarak zimmet suçundan cezalandırılmaları gerektiği keza sahtecilik gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla yapıldığından sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 347 ( 5237 sayılı TCK.nun 211 ) maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Zimmete konu malın değerinin 5237 sayılı TCK.nun 249. maddesine göre az olduğunun gözetilmemesi,

Özgü suçlardan olan zimmet suçundan hüküm kurulduğu halde, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmayı düzenleyen 53. maddenin 5. fıkrasının sanık Abdullah hakkında uygulanmaması, sanık Adnan hakkında ise 765 sayılı TCK.nun 219/son maddesinin tatbik edilmemesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

One Response to “Daha az cezayı gerektiren hal”

  1. abdullatif ugur Says:

    ben bı ara borçlandım ve evımı terk etmek zorunda kaldım ve yolda yururken bır nufus cuzdanı buldum buldugum kımlıkte tanımadıgım bır şahsa ait ve kendı fotografımı yapiştirdim ve bir otele gırış yaptım konaklamak amacıyla tabii bide ailem be borçlularım benı bulmasın dıye cahılım ya polıs gece geldı benı otelden aldı ve dedıkı sen ototan aranıyosun hoş anlamadım tabi korkumdan dedım ben adım bu kımlıyım bu polıs arkadaşlar ifademı alıp bıraktılar ve bendeki bana ait olmayan kımlıyı alıp bıraktılar 4 ay sonra tabı ben evıme dondum ailem bana yardım etti borcumu ödediler bu arada mahkeme benı cağırdı gittim ve 20 ay ceza verdiler bana tabi itiraz ettim temyize gonderdim şimdi yargıtay kararı bozmuş ve şoyle yazıyo kararda 1412 sayılı cmuk nun 321 maddesi uyarınca bozulmasına aynı yasanın 326 son maddesinin gözetilmesine 11 10 2016 gununde oy birliği ile karar verilmiştir tabii bu arada tck 205 maddeden bahsetmiştir acaba benim sonum ne olacak teşekur ederım


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: