Çevrenin kasten kirletilmesi

Çevrenin kasten kirletilmesi

MADDE 181 – (1) İlgili Kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza iki katı kadar artırılır.

(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

T.C.

YARGITAY

10. CEZA DAİRESİ

E. 2007/5560

K. 2007/6339

T. 28.5.2007

• UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMAK ( Hakkında Önceden Görevlilerce İstihbarat Bilgisi Bulunmayan ve Davası Tefrik Edilen Sanığın Olay Sırasında Kaçtığı – Sanık Hakkında TCY’nın 192/3. Maddesinin Uygulanıp Uygulanmayacağının Tartışılması Gerektiği )

• YAKALANAMAYAN AÇIK KİMLİĞİ VE ADRESİ BİLİNEN SANIK ( Zabıt Mümzilerinden Olay Yerinde Kaçan Şahsın Sorulup Belirlenerek Sonucuna Göre Sanık Hakkında TCY’nın 192/3. Maddesinin Uygulanıp Uygulanmayacağının Karar Yerinde Tartışılması Gerektiği )

5237/m.181,192/3

ÖZET : Hakkında önceden görevlilerce istihbarat bilgisi bulunmayan ve davası tefrik edilen sanığın olay sırasında kaçtığı, yakalanan sanığın, kollukça alınan ifadesinde olayı ayrıntılı biçimde anlatıp suç ortağı ve olay sırasında kaçan kişinin adını ve açık kimliğini vererek hakkında kamu davasının açılmasını sağladığı anlaşılmakla; yakalanamayan açık kimliği ve adresi bilinen sanık G’nin fotoğrafı temin edilerek, olay hakkında bilgisi olduğu anlaşılan dolmuş şoförü M. ve yakalama tutanağını düzenleyen zabıt mümzilerinden olay yerinde kaçan şahsın G. olup olmadığı ve tanıyıp tanımadıkları sorulup belirlenerek sonucuna göre, sanık hakkında TCY’nın 192/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmasının gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırıdır.

DAVA : Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanık Ekrem Pil hakkında Hatay Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 03.10.2006 tarihinde, 2006/641esas, 2006/557 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 20.03.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

KARAR : Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

1- Hakkında önceden görevlilerce istihbarat bilgisi bulunmayan ve davası tefrik edilen sanık Gazanfer Kaplan’ın olay sırasında kaçtığı, yakalanan sanık Ekrem Pil’in, kollukça alınan ifadesinde olayı ayrıntılı biçimde anlatıp suç ortağı ve olay sırasında kaçan Gazanfer Kaplan’ın adını ve açık kimliğini vererek hakkında kamu davasının açılmasını sağladığı anlaşılmakla; yakalanamayan açık kimliği ve adresi bilinen sanık Gazanfer Kaplan’ın fotoğrafı temin edilerek, olay hakkında bilgisi olduğu anlaşılan dolmuş şoförü Muhammet Ali Demir ve yakalama tutanağını düzenleyen zabıt mümzilerinden olay yerinde kaçan şahsın Gazanfer Kaplan olup olmadığı ve tanıyıp tanımadıkları sorulup belirlenerek sonucuna göre, sanık hakkında TCY’nın 192/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmasının gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Sonuç adli para cezasının 1250 YTL olması gerektiği gözetilmeden, 62 madde ile indirim sırasında hesap hatası yapılarak 1050 YTL olarak belirlenmesi,

3- Sanığın TCK.nun 53. maddesinin ( 1 ) numaralı fıkrasında belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi sırasında, bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesi öngörülerek, sözü edilen maddenin ( 3 ) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken sanık hakkında CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, suçun niteliği ile tutuklu kalınan süreler göz önüne alınarak sanık müdafiinin tahliye isteğinin reddine, 28.05.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

2 Responses to “Çevrenin kasten kirletilmesi”

  1. BedalizaName Says:

    Sayın Ofluoğlu size bir sorum olacak, cevaplarsanız sevinirim. Ltd şti nin çevreyi kirletmesi sonucu açılan davada müdür olmayan ltd. şti ortağı sorumlu tutulabilirmi? Birde çevre mühendisinin hazırladığı raporda gerekli ölçümler yapılmamıştır gözüyle bakarak çevreyi kirlettiği kanısına varmıştır.


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: